Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/538 E. 2024/770 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/538
2024/770
18 Temmuz 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2024/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/05/2022
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
Mahkememizde açılan itirazın iptali davasının açık muhakemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... tarafından davalı ...'in %75 oranında ortağı ve yetkili temsilcisi olduğu ... Gıda San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti.'den () 2013-2014 yıllarında et satışı karşılığı düzenlenen faturalar nedeniyle alacağı olduğunu, bu alacağın ödenmemesi nedeniyle davalı ...'in yetkilisi ve sahibi olduğu ... Gıda Ltd. Şti. ile ve ara ara davalının kendisi ile yapılan ticari alışveriş neticesinde oluşan alacaklarını ödeme amacıyla davalı tarafından bizzat davalıya davaya konu 30.09.2015 vade tarihli 35.000,00TL bedelli bono ve 31.12.2015 vade tarihli 60.000,00TL bedelli bonoları ve 21.03.2015 tarihli 21005810 numaralı 55.000,00 TL bedelli çekin verildiğini, davalı tarafından bu bono ve çeklerin ödenmediğini, aradan geçen zaman içinde ... Gıda Ltd. Şti.'nin gayri faal hale geldiği ve davacının şirketten olan alacaklarının fiilen tahsilinin imkansız hale geldiğini, bunun üzerine davacı tarafından davalı borçlu aleyhine, ... 4. İcra Müdürlüğünün 2021/... E, Sayılı dosyasından ödeme emri gönderildiğini, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu nedenle itirazın iptalini, takibin devamını, dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının alacak iddiasını dayandırdığı söz konusu 30.09.2015 vade tarihli 35.000,00 TL bedelli ve 31.12.2015 vade tarihli 60.000,00 TL bedelli bonolar süresi içinde takibe konu edilmemiş olup, zamanaşımına uğradığını, nitekim 6102 sayılı TTK'nın 778/1-h maddesinin atfıyla aynı kanunun 749/1 maddesi uyarınca bonolarda zamanaşımı vade tarihinden itibaren 3 yıl olduğunu, davacının söz konusu bonoları vade tarihinden yaklaşık 7 yıl sonra takibe konu ettiğini, dolayısıyla davacının alacak iddiasını dayandırdığı bonoların kambiyo vasfını yitirdiğini, bu nedenden ötürü söz konusu alacak iddiasına karşı zamanaşımı def'inde bulunulduğu. Davanın pasif husumet yokluğunu nedeni ile reddinin gerektiğini, davacının bonoları teminat amacı ile verdiğini, davacının takibe konu ettiği bonolara ait asıl borç ilişkisinin bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava taraflar arasındaki zamanaşımına uğramış iki adet bono nedeni ile ... 4. İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı takip dosyasında başlatılan 95.000,00 TL tutarlı takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir. İlgili bonolar zamanaşımına uğradığından davacı yalnızca taraflar arasındaki esas ilişkiye dayanarak talepte bulunabilecektir. Nitekim davacı ilgili bonoların fatura bedellerine istinaden doğan borcun ödenmesi maksadı ile verildiğini ve ifa uğruna edim olduğunu iddia etmektedir. Davalı ise cevap dilekçesinde böyle bir ticari ilişkinin bulunmadığını, bonoların dava dışı ... Gıda ile davacı arasındaki ticari ilişki kapsamında verildiğini bedellerinin ilgili şirket tarafından ödendiği şeklinde savunma ileri sürmüştür. Davalı tarafından ilgili ticari ilişkinin varlığı ikrar edilmiş olup borcun ödendiğini ispat yükü davalıya geçmiştir. Nitekim davalı tarafından ileri sürülen banka kayıtları delil olarak istenilmiş ve davalı tarafından davacıya 10.000,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Lakin bu ödemenin de dava konusu bonolar sebebiyle yapıldığı hususu davalı tarafından ispatlanamamıştır. Yine bu bono bedellerinin ödendiği hususunda yemin hakkı hatırlatılmış ise de davalı yemin deliline dayanmamıştır.Mahkememizce ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır, bilirkişinin 05/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda,"1- Dava konusu olayla ilgili dava dosyası ile Davacı ...'in ticari defterleri yerinde veya Talimat Mahkemesinde tarafımıza ibraz edilmediği için ticari defterler üzerinden yapılması istenen davacı alacak tutarının tespitinin yapılamadığı,2- Davalı ... tarafından ... bankası hesabı üzerinden davacı ...'e hesap dökümlerinde neden ödendiğine açıklanmamakla birlikte- 2014 yılında toplamda 10.000 TL ödeme yapıldığı,3- Davacı ... bağlı olduğu vergi dairesine verdiği 2018- 2022 yılları BA ve BS bildirimlerinde davalı ...'den mal veya hizmet alımı veya satımı bildirimi yapmadığı, Davalı ...'in herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığı için BA-BS formlarının bulunmadığı," bildirilmiştir. İspat yükünün davalıya geçtiğine dair benzer bir olayda,11. Hukuk Dairesinin 07/03/2023 tarih, 2023/ Esas, 2023/ Karar sayılı ilamında;"...Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olmakla, illetten mücerrettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak, senede “malen” veya “nakden” kaydı yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda kanıt yükümlülüğü yer değiştirir. Senedi talil eden, iddiasını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. ( 17.12.2003 gün 2003/- E., 2003/ K. sayılı ilamı) Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya dönülecek olursa, davaya konu, keşidecisi davacı, lehtarı davalı ... olan, ... tarafından tahsil cirosuyla diğer davalıya devredilen 30.04.2004 vade tarihli, 15.775,00 TL bedelli bonoda "nakden" kaydı bulunmaktadır. Davalı ..., senedin bedelsiz olmadığını, davacıyla aralarında taşeronluk sözleşmesi bulunduğunu, zikredilen bononun bu sözleşme uyarınca tahakkuk edecek hakedişlerinin karşılığı olarak düzenlendiğini savunmuş olup, bu savunmasıyla senedin nakden olan düzenleme sebebini hizmet karşılığı olarak talil etmiş ve ispat külfetini üzerine almıştır. Bu nedenle mahkemenin ispat külfetinin davacıda olduğuna ilişkin gerekçesi isabetli değildir..... Bu itibarla, mahkemece, 30.04.2004 vade tarihli 15.775,00 TL bedelli bono bakımından ispat külfetinin senedin düzenleme nedenini talil eden davalı ...'ta olduğu ve adı geçen davalıya ileri sürülebilecek olan defilerin bonoyu tahsil cirosuyla devralan diğer davalıya karşı da ileri sürülebileceği gözetilerek, davalılar tarafından sunulan delillerin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." şeklinde tespitlerde bulunmuştur.Davacının elindeki yazılı delil başlangıcı niteliğindeki bonolar karşısında davalının ikrar edip ispat yükünü üzerine aldığı hususlarda geçerli ispat vasıtaları sunmadığı gözetilerek davacının davasını ispatladığı şeklinde kanaat hasıl olduğundan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve davanın kabulü ile, ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin devamına, alacak likit olduğundan %20 oranında hesaplanan 19.000,00-TL tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KABULÜ ile;
... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin devamına,
Alacak likit olduğundan %20 oranında hesaplanan 19.000,00-TL tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Alınması gereken 6.489,45. TL karar ve ilam harcından başlangıçta davacıdan alınan 1.622,37. TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.867,08. TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
-
7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A. 12. 13 maddeleri uyarınca 1.560,00. TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafça yapılan toplam 1.640,50. TL yargılama gideri, 1.622,37. TL peşin harç, 80,70. TL başvurma harcı toplamı olan 3.343,07. TL'nin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE
-
Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca davacı tarafa İADESİNE,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/07/2024
Katip ...
✍e-imzalı
Hakim ...
✍e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01