Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/346 E. 2024/730 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/346
2024/730
4 Temmuz 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2024/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/10/2022
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu sözde senet 350.000,00 TL bedelli, davalı ...'in alacaklı olarak, müvekkiline ise borçlu olarak gözüktüğünü, 17/04/2021 düzenleme tarihli, 15/07/2021 vade tarihli bono olduğunu, müvekkili ile davalı arasında hiçbir hukuki veya ticari ilişki bulunmamakla birlikte davalı tarafından söz konusu bono haksız ve hukuka aykırı olarak elinde bulundurulduğunu, bu hususa ilişkin bilginin ise davalı tarafından müvekkiline ve ailesine şifahen bildirildiğini, davaya konu senedin fotoğrafının haricen taraflarına davalı tarafından gönderildiğini, müvekkilinin bu senetten söz konusu fotoğraf neticesinde haberdar olduğunu. ancak bonodaki ödeyecek olarak gözükenin her ne kadar müvekkili olsa da söz konusu bonoda yer alan imzaların hiçbirinin müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin söz konusu bonoyu düzenlememiş olduğu gibi bonodaki imzaları da tanımadığını, müvekkilinin, davalı ... ile herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmadığını, hali hazırda müvekkilinin alacaklı gözüken davalıya herhangi bir borcu da bulunmadığını, müvekkilinin haberinin dahi olmadığı işbu davaya konu bono nedeniyle ciddi bir icra takibi ve haciz tehdidi altında olduğunu, haksız ve hukuka aykırı işlemlerin tedbiren durdurulmasının ciddi manada önem teşkil ettiğini, aksi halde müvekkilinin hem maddi anlamda zarara uğrayacağını, hemde itibari olarak kayıp yaşayacağını, bu durumun telafisinin neredeyse imkansız olduğunu, müvekkilinin, davalının haksız ve hukuka aykırı olarak elinde bulundurduğu bono nedeniyle karşılaşacağı iş ve işlemler ciddi manada yıkıma sebebiyet verebileceğinden; kabul edilirse sözde bononun teminat oranındaki miktarının depo etmeye hazır olduğunu, bu sebeple dava konusu senedin, teminatsız veya mahkemenizce uygun görülecek bir teminat mukabilinde ve iş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar davalı ve 3. kişiler tarafından başlatılacak olan icra takiplerinin ihtiyati haczi de kapsayacak biçimde icraya konulmasının durdurulmasını ve ödenmesini engeller mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesine, itiraza ve davaya konu bonoyu davalının haksız ve hukuka aykırı olarak elinde bulundurmasından dolayı senedin iptaline ve haklı davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli davalı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın açmış olduğu iş bu davanın gerek usul ve gerekse esas bakımından hukuka aykırı olduğunu, reddi gerektiğini, davacıların iş bu menfi tespit davasını açmakta hukuki bir yararı olması gerektiğini, dava dilekçesi ekinde yer alan 1 adet bono sureti olduğu belirtilen evrak incelendiğinde evrakta belirtilen vade tarihinin 15.07.2021 olduğunun görüldüğünü, davacı tarafın, dava dilekçesinde dava konusu evrakın müvekkili tarafından haricen kendilerine gönderildiğini belirtmiş ise de hangi vasıta ile, hangi tarihte ve kime gönderildiğinin belirtilmediğini, gönderen telefon numarası ve gönderilen telefon numarasının belirtilmediğini, gönderen mail ve gönderilen mail adreslerinin açıklanmadığını, gönderenin ... olup olmadığının belli olmadığı gibi gönderilenin de ... mı yoksa vekili mi olduğunun belirtilmediğini, davacının dava dilekçesinde, dava konusu bono sureti üzerinde her ne kadar ...'in alacaklı olarak gözüktüğü beyan edilmiş ise de bahsi geçen evrağın bir fotoğraf olup kambiyo aslı olmadığından ve protesto edilmemiş olması ve ayrıca icra takibine konu edilmemiş olması gibi durumlar dikkate alındığında ortada dava konusu edilen evrak ile bağlantılı talep edilebilir bir alacak olmadığının aşikar olduğunu, davacının iş bu davayı açmasının hiç bir mantığı olmadığı gibi gerekçesinin de olmadığını, zira müvekkilinin elinde bu miktar bir bono olsaydı vade tarihinden itibaren 1 yıl beklemeyeceğini, icraya konu edeceğini, bu şartlar altında hiç bir şekilde talep yetkisi olmayan müvekkiline karşı dava açılması ve müvekkiline husumet yöneltilmesinin usule ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ...' in alacaklı olduğu bonoların, ... 16. İcra Müdürlüğü 2022/... E sayılı dosya ile icra takibine konu edildiğini, iş bu dava ile icra takibi başlatılan bonolar arasında her hangi bir ilişki olmadığını, ... 16. İcra Müdürlüğü 2022/... E sayılı dosya ile icra takibine konu 2 adet bono üzerinde tanzim edenin ..., kefil kısmında ... ve lehtar kısmında ... bulunduğunu, söz konusu bonoların ciro yolu ile ... 'tan müvekkiline devredildiğini, ... 16. İcra Müdürlüğü 2022/... E sayılı icra takibine ... ve ... tarafından imzaya ve borca itiraz edildiğini, ... 9. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/... E sayılı davanın derdest olduğunu, ancak müvekkilinin, ..., ... ve ... tarafından dolandırıldığına inandığı için ..., ... ve ... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, yine müvekkilinin alacaklısı olduğu , ... 16. İcra Müdürlüğü 2022/... E sayılı icra takibine konu 120.000 TL bedelli 16.02.2022 tanzim ve 16.03.2022 vade tarihli , ... tarafından tanzim edildiğini ve ...'ın Kefil olduğu bono borçlu ... tarafından itiraz edilmeksizin ödendiğini ve bono aslının kendisine iade edildiğini, görüldüğü üzere müvekkilinin hamili olduğu bonoların, icra takibine konu edildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde gösterdikleri fotokopi/bono, müvekkilinin elinde olmuş olsa idi zaten diğer bonolar ile birlikte icra takibi başlatılacağını, bu sebeplerle davacı tarafın açmış olduğu davanın reddi gerektiğini, izah edildiği şekliyle ve re’sen dikkate alınacak diğer sebeplerle; haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddine, davacı tarafın kötü niyet tazminatına ( %20 ) mahkum edilmesine, mahkeme masraflarının ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; kambiyo senedinden kaynaklı borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Davacı tarafça; keşidecisi davacı, lehtarı davalı olan, 17/04/2021 düzenleme tarihli, 15/07/2021 vade tarihli 350.000,00TL bedelli senetten kendisine gönderilen fotoğrafı neticesinde haberdar olduğunu, ancak senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, davalı ile herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmadığını, davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek söz konusu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce, 11/10/2022 tarihli tensip ara kararı ile bononun icra takibine konu edilmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin taraflar arasında geçerli olmak ve teminat mukabilinde kabulüne karar verilmiş, davacı tarafça teminatın yatırıldığı görülmüştür.Davacı vekili 04/01/2023 tarihli dilekçe ile özetle; dava konusu bononun davalı tarafından taraflarına verilmekle söz konusu bono nedeniyle verilen ihtiyati tedbir kararının bu haliyle hukuki bir etkisi kalmadığını belirterek verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını ve teminat bedelinin tarafına iade edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce 04/01/2023 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve teminatın iadesine karar verilmiştir. Mahkememizce, yapılan yargılama sonucunda, 02/11/2023 tarih ve 2022/... Esas 2023/ Karar sayılı karar ile, davanın HMK 320/4 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusuna istinaden ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 29/03/2024 tarih ve 2024/... Esas 2024/... Karar sayılı ilamı ile özetle; davacı vekilinin, 02/11/2023 tarihli mazeret dilekçesinin mahkemeye intikal etmiş olması, duruşma esas numaralarını belirtilerek meslekî mazeretin somutlaştırması ve UYAP sisteminden bu durumun tespit edilebilecek olmasına göre geçerli mazeretin varlığı kabul edilerek, yargılamaya devam edilmesi gerekirken davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın Mahkememizce tevdi edildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; Dava, icra takibinden önce açılan kambiyo senedine dayalı menfi tespit talebine ilişkin olup, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde görüntüsü sunulan keşideci olarak davacı adının ve imzaların yer aldığı, unsurları tam olan bonoya karşı borçlu bulunmadığının tespiti için menfi tespit davası açmasında dava tarihi itibariyle hukuki yarar bulunduğu gibi, bu kapsamda söz konusu kambiyo senedinde lehtar olarak yer alan davalıya karşı husumet yöneltilmesi de yerinde olup, Mahkememizce davalının buna ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. Yargılamanın devamı sırasında, davacı vekili 04/01/2023 tarihli dilekçe ile dava konusu bononun davalı tarafından taraflarına iade edildiğini belirterek söz konusu bono aslını Mahkememize ibraz etmiş, Mahkememizce yapılan incelemede söz konusu bononun düzenleme tarihi ve imzaların bulunduğu sağ alt köşesinin yırtılarak koparılmış olduğu görülmüştür. Sonuç olarak davaya konu bono yargılama devam ederken davacı tarafa iade edilmekle dava konusuz kalmış, bu nedenle mahkememizce konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve yasal şartlar oluşmamakla kötü niyet tazminatı isteminin de reddine şeklinde karar verilmiştir. Ayrıca, konusuz kalan davada haklılık durumuna göre nisbi vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekmekte olup, her ne kadar davacı tarafça, dava dilekçesinde senedin fotoğrafının haricen davalı tarafından gönderildiğini, yine yargılama aşamasında senedin davalı tarafından kendilerine iade edildiğini belirtmişse de buna ilişkin dosyaya bir delil sunulmadığı gibi, davaya konu senedin davalı tarafça icra takibine konu edilmemiş olması gibi durumlar dikkate alındığında, davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet vermediği gibi, senetten kaynaklı davacı iddiaları dosya kapsamı itibariyle sübuta ermediğinden yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
-
Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
-
Yasal şartlar oluşmamakla kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
-
Harçlar yasası gereğince alınması gereken 427,60. TL harcın peşin yatırılan 5.977,13. TL'den mahsubu ile bakiye 5.549,53. TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 6. Madde hükmü uyarınca 27.250,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
-
Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/07/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09