Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/272 E. 2024/608 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/272
2024/608
27 Mayıs 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av. E
: 2- ...
VEKİLİ : Av.
DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 20/03/2024
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle:09/10/2023 tarihinde saat 17.30 sıralarında müvekkilinin yaya olarak .../.../... ... CaddesiMah. ... Cad. Üzerinden karşıya geçerken aynı cadde üzerinde seyreden ... Sk.istikametine doğru kontrolsüz bir şekilde gelen ... plaka sayılı araç müvekkile çarptığını ve müvekkilinin yaralandığını, (... Sıra No'lu Trafik Kazası Tespit Tutanağı) Aynı tarihli kaza tespit tutanağına göre müvekkilin yaralanmasına neden olan araç sürücüsü 2918 sayılı kanunun 52/1-A(aracın hızını kavşaklara yaklaşırken veya Tepe üstlerine yaklaşırken Azaltmamak)maddesini ihlal ettiği kanaatine varıldığını, müvekkilinin bu kaza sonucunda yaralı olarak ... ... Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığını, kaza nedeniyle müvekkilin vücudunun muhtelif yerlerinde yara ve kırıklar oluştuğunu, hekimlerin ilk tespitine göre müvekkilinde oluşan işbu yaralar ve kırıkların sebep olduğu hasarlardan başta parmaklardaki olmak üzere büyük oranda kalıcı olmasının beklendiğini ve asgari düzeyde iyileşmesinin dahi aylar süreceğinin belirtildiğini, inşaatlarda elektrik ustası olarak yaşamını idame ettiren müvekkilinin ellerini ve vücudunu aktif kullanamadığından mesleğini kaza tarihinden beri ifa edemediğini ve müvekkilinin bu süreçte mahrum kalacağı kazancının da kendisine ödenmesi gerektiğini, bu bedeni hasarlara ilişkin müvekkilinin tedavisinin ... ... Devlet Hastanesi ve ... Şehir Hastanesi'nde devam ettiğini, 02/12/1972 doğumlu müvekkilin geçirdiği kaza nedeniyle beden gücü kayıp oranına göre yaşına, aktif ve pasif yaşam süresine karşı sürücünün asli kusuruna göre belirlenecek maddi tazminat ödenmesi gerektiğini, bu bağlamda ... Sigorta A.Ş.'ye 21.11.2023 tarihinde mail yolu ile ilk başvuru yapıldığını, 02.12.2023 tarihinde sigorta şirketinin çeşitli evrak talebinde bulunmasıyla 12.01.2024 tarihinde tüm evraklar eksiksiz bir şekilde gönderildiğini, buna rağmen sigorta şirketinin ödemeye ilişkin davanın ikame edildiği tarihe kadar herhangi bir bilgi paylaşmadığından mahkememize başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, bu olaya ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 2023/S. No'lu dosya kapsamında suç duyurusunda bulunduklarını, trafik kazası sonucu kalıcı hasar ve sakatlığın yarattığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar ile müvekkilinin yaşının genç oluşu ve karşı tarafın asli kusurlu olduğu da gözetilerek müvekkile ayrıca manevi tazminat da ödenmesi gerektiğini beyanla,meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar dolayısıyla şimdilik 1000TL maddi tazminat talebimizin yasal faizi ile davalılardan tahsiline, kazanın oluşturduğu olumsuz etkenler nedeniyle müvekkilin yaşadığı üzüntü ve elemin bir miktar azaltılabilmesi adına yargılama sonunda 200.000 TL'den az olmamak kaydıyla manevi tazminatın davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza 09.10.2023 tarihinde meydana geldiğini, davacı tarafın ise işbu davayı 20.03.2024 tarihinde açtığını, yani davacı taraf kazadan 5 ay sonra işbu davayı açtığını, davacının maluliyetin stabil hale gelip belirlenebilmesi ve şartları oluşmuşsa müvekkili sigorta şirketi tarafından değerlendirme yapılabilmesi için gereken sürenin davacı tarafça beklenmediğini, tüm bu durumların davacıların müvekkili sigorta şirketine yapmış olduğu başvurunun usulüne uygun olmadığını ve davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini gösterdiğini, şayet mahkeme aksi kanaatte olur ise de davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafın eksik başvurusu nedeniyle müvekkili sigorta şirketinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinin sabit olduğunu, bu nedenle yargılama sonunda müvekkili sigorta şirketi aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiklerini, davacı tarafın sürekli ve geçici iş göremezlik zararları için 1.000,00TL maddi tazminat talep ettiğini bildirdiğini, ancak bu tutarın ne kadarının sürekli iş göremezlik zararına ne kadarının geçici iş göremezlik zararına ilişkin olduğu anlaşılamadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkili sigorta şirketi geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve bakım gideri, tedavi gideri ve ulaşım giderinden sorumlu olmadığını beyanla, dava şartı olan sigorta şirketine başvuru şartının usule uygun yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddine, davanın usulden reddine karar verilmemesi halinde esasa ilişkin itirazlarımızın kabulü ile davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kazanın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğunu, kazanın oluşumunda davacı tarafın tamamen kusurlu olduğunu, kazanın oluşumuna ilişkin video kaydı dikkate alındığında davacı tarafın aniden trafik akışının olduğu bölgede aracın önüne çıktığını ve kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacı tarafın kazanın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğundan maddi-manevi tazminat talep edemeyeceğini, kaldı ki talep edilen tazminat miktarı haksız ve fahiş olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını beyanla, davacı tarafça usulüne uygun olarak ttk'nın 5/a maddesi gereği arabucululuk başvurusu yapılmadığından davanın 'usulden reddine', davacı taraf kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğundan açılan davanın ‘esastan reddine’, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Eldeki dava trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemidir.Davacı kaza nedeniyle malul olduğunu öne sürmüş ve kalıcı maluliyeti ile yaşadığı üzüntü ve elemin tazmin edilmesini talep etmiştir. Davacı, 09/10/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını, kaza sebebiyle malul kaldığını, oluşan zarardan davalıların KTK, TBK ve poliçe hükümleri gereğince sorumlu olduğunu, dava konusu kaza sebebiyle uğramış olduğu maddi ve manevi zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensip oluşturulduğu ve dava tensip aşamasında iken davacı vekilinin sunmuş olduğu 15/04/2024 tarihli dilekçeye istinaden davalı sigorta hakkındaki davalarından HMK'nun 123.maddesi uyarınca vazgeçtiklerini, diğer davalı ... yönünden ise davaların takip açısından dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı sigorta vekilince sunulan 15/05/2024 tarihli dilekçe ile davacı tarafın davasını müvekkili sigorta şirketi yönünden HMK'nun 123.maddesi uyarınca geri almaya rızalarının bulunduğunu bildirdikleri görülmüştür. Davacı vekili mahkememizin 2024/... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada davalı ... Sigorta AŞ'ne karşı açmış olduğu davadan HMK 123 maddesi kapsamında vazgeçtiklerini beyan etmiş olup, sigorta şirketi yönünden açılan dava, işbu dosyadan tefrik edilerek mahkememizin 2024/... esas sayılı dosyasına kayıt edilmiştir. Mahkememizce diğer davalı ... yapılan değerlendirme neticesinde ise görev hususunda belirlemeye gidilmiştir. Görev kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen nazara alınır.Türk Ticaret Kanunun 4. maddesi ve 5/2. maddesi ile özel yasalarda hangi davaların ticari dava olduğu açıkça yazılmıştır. Mutlak ticari davalarda tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari nitelikte olduğu kabul edilen davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki taraf için ticari sayılan konulardan doğan davalardır. Nispi ticari davadan söz edebilmek için iki koşulun bir arada olması gerekir. Birinci koşul her iki tarafın da tacir olması, ikinci koşul ise dava konusu uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmasıdır. Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta olup, TTK 4.maddesinde haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklar mutlak ticari dava olarak kabul edilmemiştir. Tarafların tacir olmadığı, haksız fiilin tarafların ticari işletmeleri ile de ilgili olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafı tacir olmayan haksız fiile dayalı uyuşmazlıklarda HMK 2. maddesi uyarınca genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından resen nazara alınması gerektiğinden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda görevsizlik kararı verilmiştir.
KARAR; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1. Davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davada HMK 114/1. c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle açılan davanın HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2. Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde Görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına,
3. Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine,
Dair; tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.27/05/2024
Katip
E-Imzalıdır.
Hakim
E-Imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27