Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/845 E. 2024/574 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/845
2024/574
15 Mayıs 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :2020/
KARAR NO :2024/
BAŞKAN :... ...
ÜYE :... ...
ÜYE :... ...
KATİP :... ...
DAVACI :... ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... ...
VEKİLİ :Av.
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/10/2020
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen 15.03.2016 tarihli satış Temsilcilik ve Danışmanlık Hizmeti Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmelerin içeriği ve konusunun aynı olup, sadece ...'in şahıs firmasından limited şirkete dönüşmesi nedeniyle yeni ünvana uygun şekilde taraflarca yeniden imzalandığını, kısaca, "... ..." şahıs firması iken 2016 yılında limited şirket olduğunu, ve bu durumun yapılan sözleşmelerde taraflarca belirtilerek aynı tarihli ve aynı kapsamlı yeni bir sözleşme akdedildiğini, sözkonusu sözleşmelerin 4\f maddesine göre; "Prim esaslı villa başı satış hizmet bedeline ilaveten İŞVEREN tarafından ...'e danışmanlık ücreti olarak aylık 10.000 TL.(On Bin Türk Lirası) + %18 KDV ödeme yapılacağını, belirtilen aylık danışmanlık ücretinin 01.04.2016 tarihinde başlayıp 30.06.2017 tarihinde olmak üzere toplam 15 ay devam edecek ve toplamda en fazla 150.000 TL olacaktır." şeklinde olduğunu, davalı tarafın toplamda 150.000.-TL olan alacağın sadece 50.000 TL+KDV'sini ödemiş olup, alacağın kalan 100.000 TL+KDV'sini, yani toplamda 118.000 TL'yi ödemediğini, müvekkil Şirket tarafından satışı sağlanan 6 adet villadan ödemesi eksik kalan bir adet villanın ödenmeyen komisyonu olarak 40.000 (Kırk bin) TL + KDV, toplam 47.200(Kırk yedi bin iki yüz) TL olduğunu, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında akdedilen 15.03.2016 tarihli Satış Temsilcilik ve Danışmanlık Hizmeti Sözleşmesinin 4. Maddesinin f fıkrasına göre; "Sözleşme süresi içerisinde yapılacak olan projede yer alan tüm villaların satışlarında İŞVEREN özel anlaşma kapsamında ...'e her villa satışında hizmet bedeli ödeyecektir. Taraflar arası özel anlaşma kapsamında belirlenen hizmet bedeli villa başına 40.000 TL(KırkbinTL)+ %18 KDV'dir. Belirtilen hizmet bedeli tek villa satışı için geçerli olan bedel olup projede yer alan tüm villaların satışı için geçerlidir." şeklinde olduğunu, müvekkil şirket davalı şirket tarafından sözleşmesi fesih edilinceye kadar 6 adet villa satışı gerçekleştirildiğini, bu villa satışlarının sözleşmesi yapılan ödemelerinin müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, sadece 5 adet villanın sözleşmeye göre müvekkiline ödemesinin yapıldığını, müvekkil ile davalı şirket arasında akdedilen ve 15/03/2016 tarihinde başlayıp 31/12/2017 tarihlerini kapsayan, 15.03.2016 tarihli Satış Temsilcilik ve Danışmanlık Hizmeti Sözleşmesinin 5. Maddesine göre; "Sözleşme süreleri içerisinde herhangi bir tarafın sözleşmeyi tek taraflı fesih etme hakkı bulunmamaktadır. Tek taraflı fesih etmek isteyen bir taraf olması durumunda ise; fesih eden taraf diğer tarafa 50.000 ... (...) tazminat ödemeyi peşinen kabul, beyan ve taahhüt etmektedir." şeklinde olduğunu, davalı şirketin, taraflar arasında akdedilen sözleşmelere riayet etmediğini ve davalı şirkete ait projelerde yapılan sözleşmeye istinaden tek yetkili olmasına rağmen davalı şirketin, ... isimli villa projeleri için ... ... (...) özellikle ... Ülkelerine satış yapan bir firma ile ayrıca bir sözleşme imzaladığını, müvekkil şirket davalı şirkete ait villaların satışları ile ilgili olarak tek yetkili olmasına rağmen, ...'da başka bir satış firması ile yeni bir anlaşma yapmasının, müvekkil ile davalı şirket arasındaki sözleşmenin ihlali olduğunu, diğer taraftan davalı şirketin, yeni bir satış firması ile anlaşarak taraflar arasındaki sözleşmeyi ihlal etmekle kalmadığını birkaç ay sonra yani 15/08/2017 tarihinde davalı şirket sahibi ...'ın sekreteri ... tarafından, villa satışlarına ilişkin kurulan whatsapp grubundan yazılan mesajda aynen"... projesinde satış politikasında köklü değişiklikler yapıldığını, tüm görsellerin mimari projeye uygun hale getirilip her şeyin yenilendiğini, 10 Ağustos tarihi itibari ile yeni bir satış ofisi ile anlaşıldığını, satış ile ilgili eski müşterilerden geri dönüş olduğu takdirde haklarına düşen komisyonun mevcut satış ofisi tarafından takdir edileceğini, davalı şirket tarafından 26/09/2017 tarihinde gönderilen "DÜZENLEME ŞEKLİNDE AZİLNAME" sonucunda müvekkil ile davalı şirket arasında akdedilen ve 15/03/2016 tarihinde başlayıp 31/12/2017 tarihlerini kapsayan, 15.03.2016 tarihli Satış Temsilcilik ve Danışmanlık Hizmeti Sözleşmesi davalı şirket tarafından haksız olarak feshedildiğini, tarafların aralarındaki sözleşmeye istinaden davalı şirketin müvekkile cezai şart olarak 50.000 ... karşılığı Türk Lirasını faiziyle birlikte ödemesi gerekmekte olduğunu, müvekkil şirketin, davalı şirket ile aralarında bulunan Satış Temsilcilik ve Danışmanlık Hizmeti Sözleşmesine istinaden sözleşmeye bağlı kaldığını ve sözleşme şartlarını yerine getirmesine rağmen davalı şirket tarafından haksız olarak sözleşmesinin feshedildiğini ve müvekkil şirkete ödenmesi gereken bedeller ödenmediğini belirterek müvekkil şirket ile ... YAPI TASARIM İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. arasında akdedilen sözleşmelerden doğan; 15.03.2016 tarihli Satış Temsilcilik ve Danışmanlık Hizmeti Sözleşmesinin 4/fmaddesine göre 01.04.2016-30.06.2017 tarihlerini kapsayan 15 ay boyunca her ay 10.000 TL+%18 KDV danışmanlık ücreti ödemesi yapılması gerekirken eksik kalan toplam 118.000 TL'nintemerrüd tarihinden itibaren işleyen ticari faiziyle, müvekkil şirket tarafından satışı sağlanan 6 adet villa satışından dolayı ödemesi eksik kalan bir adet villanın ödenmeyen komisyonu olarak 40.000 TL+KDV olan 47.200,00 TL'nintemerrüd tarihinden itibaren işleyen ticari faiziyle, Müvekkil şirket tarafından davalı şirket adına toplam 5.000.000,00 TL bedelli olarak satın alınan 3 adet taşınmaz komisyon bedeli olarak toplam bedelinin %3'ü olan 150.000,00 TL(Yüzellibin TL)'nintemerrüd tarihinden itibaren işleyen ticari faiziyle, 15/12/2015 tarihli Temsilcilik ve Danışmanlık Sözleşmesine istinaden müvekkile ödenmemiş danışmanlık bedelinden kalan 37.500,00 TL (OtuzyedibinbeşyüzTL) + 18 KDV olmak üzere 44.250,00(Kırkdörtbinikiyüzelli TL)'nintemerrüd tarihinden itibaren işleyen ticari faiziyle,15/12/2016 tarihli Satış Temsilcilik ve Danışmanlık Sözleşmesinin 5. Maddesine göre, müvekkil şirket ile olan sözleşmenin süresi bitmeden davalı şirket tarafından haksız olarak feshedilmesi nedeniyle ödenmesi gereken 50.000 ...(...) cezai şartın dava tarihimiz olan 28.09.2020 tarihindeki ...'nin belirlediği günlük efektif satış Kuru olan 7,8438.-TL üzerinden hesap edilen392.190,00.-TL'nin temerrüd tarihinden itibaren işleyen ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .5/03/2016 tarihinde imzalanmış olan satış temsilcilik ve danışmanlık sözleşmesi Dava dışı ... ile imzalanmış olup davacı şirket ile herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, davacı şirketin sözleşmenin akdinden sonra 20/12/2019 tarihinde şahıs alacağını müvekkil davalı şirket ve 3. Kişilere karşı ileri sürmeden ve hukuken kabulü mümkün olmayan sözleşme ile temlik etmesi hukuken mümkün olmadığını, müvekkil davalı ile danışmanlık sözleşmesi imzalayan ve danışmanlık faaliyetini yürüten Dava dışı ... 'nin şahsı olup davacı şirketle danışmanlık faaliyeti kapsamında herhangi bir danışmanlık sözleşmesi imzalanmadığından davanın öncelikle husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği tüm alacak talepleri zamanaşımına uğrayan talepler olup, zamanaşımı yönünden davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, müvekkil şirketin sözleşmeden kaynaklı herhangi borcu bulunmadığı gibi fazla yapılan ödemeler için de dava ve talep haklarını saklı tuttuklarını, sözleşmeden kaynaklı alacakların tahsili ile ilgili davanın dava dilekçesinde belirtilen dava konusu alacaklar başlıklı A bendinde yer alan ; 15.03.2016 tarihli Satış Temsilcilik ve Danışmanlık Hizmeti Sözleşmesinin 4/f maddesine göre 01/04/2016 -30.06.2017 tarihlerini kapsayan 15 ay boyunca her ay 10.000(On bin) TL+KDV danışmanlık ücreti ödenmesinden eksik kalan 10 ayın toplam bedeli 118.000 TL (Yüzonsekizbintürklirası) talep edilmiştir. Bu talebin kabulü mümkün değildir. Müvekkil yukarıda anılan sözleşme kapsamında danışmanlık ücreti olarak davacı şirketin banka hesabına kesilen faturalara istinaden toplamda 236.000 TL ödeme yapmıştır. Bu ödemeler banka kayıtları ile sabit ödemelerdir. Bu ödemelerin dışında işe başlarken 14/04/2016 tarihinde de elden 50.000 TL avans davacı şirket yetkilisi ve sözleşme alacaklısı dava dışı Dava dışı ... tarafından elden teslim alındığını, bu kapsamda fazla yapılan ödemelere ilişkin talep ve dava haklarının saklı olduğunu, davacının sözleşmede belirlenen villa satışlarından kaynaklı davalı şirketten prim , komisyon ücreti, hizmet bedeli adı altına bakiye alacağı bulunmadığını, davacı şirket ile bir danışmanlık sözleşmesi yapılmadığını, danışmanlık sözleşmesinin dava dışı ... ile yapılmış olup sözleşmenin yapıldığı 15/03/2016 tarihinden sonra hangi villaları kendisinin sattığını yada satışa aracılık ettiğini, hangisinden ne kadar komisyon alacağı kaldığını açıklamadığı gibi iddia ettiği üzere 6 villa satışını yaptığı ve eksik komisyon ödemesi yapıldığı iddiasını ispat külfeti davacıdadır. Davacının satmış olduğu ve aracılık ettiği villaların komisyonu da davacı şirketin yetkilisi olan ve dava dışı ...’ye sözleşme şartlarında ödenmiş olup , başkaca bir hak ve alacak bulunmamaktadır. Eksik komisyon ödemesi talebinin kabulü mümkün değildir. Davalı müvekkil şirketin sözleşmeden kaynaklı villa satışlarından doğan herhangi bir hizmet bedeli borcu bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği ; sözleşmeden kaynaklı alacakların tahsili ile ilgili dava dilekçesinde belirtilen dava konusu alacaklar başlıklı c bendinde yer alan " müvekkil şirket tarafından , davalı şirket adına toplam 5.000.000 tl bedelli olarak satın alınan 3 adet arsanın işlem tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun komisyon bedeli olarak toplam bedelin %3'ü olan 150.000 tl" başlığı altında iddia edilen komisyon bedellerinin talep edilmesi mümkün olmadığını, tarafların danışmanlık süresi 30/06/2017 tarihinde sona ermiş olup , bu tarihten sonra herhangi bir danışmanlık ilişkisi kalmadığını, sözleşmede yer alan müvekkilin üstlendiği edimler müvekkil tarafından eksiksiz yerine getirildiğini, bu edimlerle birlikte sözleşmede danışmanlık süresinin 01/04/2016 - 30/06/2017 tarihleri arasında olacağı ve 15 aylık süreyi kapsayacağı ve danışmanlık için azami 150.000 TL ödeneceği (15 ay x 10.000 TL ) olacağı hesabı ile sözleşmeye açık bir şekilde yazıldığını, sözleşme süresi sonunda danışmanlık faaliyetinin sona erdiğini, sözleşmenin 5/b maddesinde yer alan 31/06/2017 tarihinde tarafların birbirine olan yükümlülüklerinin sona ereceği bağıtlandığını, sözleşmede yer alan 31/06/2017 tarihi üzerinde 6. Ay üzeri davacı tarafından tek taraflı paraflandığını, sözleşmede değişiklik yapıldığında sözleşmenin taraflarının bu hususu birlikte kabul etmeleri ve değişikliğe muvafakat etmeleri gerekmektedir. Davacının parafı geçersiz bir paraf olup , sözleşmenin sona erme tarihi 30/06/2017'dir. Kaldı ki sözleşmede, ek sözleşme ve protokoller uyarınca da danışmanlık hizmetinin 15 aylık süre boyunca devam edeceği açıktır. Yine davalının imzaladığı ek sözleşmelerden de 30/06/2017 tarihinde danışmanlık sözleşmenin sona erdiği açıktır. Hal böyle iken erken fesih söz konusu olmadığı gibi erken fesihten kaynaklı bir cezai şart talebi mümkün olmadığını belirterek HMK ‘nın 121. maddesi gereğince dava dilekçesi ve ekleri tarafımıza tebliğine, tebliğ işlemi tamamlanıncaya kadar esas hakkındaki beyanda bulunma hakkımızın saklı tutulmasına, davacının hiçbir somut veriye dayanmayan davasının öncelikle husumet yönünden reddine, davacının taleplerinin zamanaşımı itirazlarımız nedeniyle usul yönünden reddine, usulden red talepleri kabul edilmez ve davanın esasına girilmesine karar verilirse, somut veriye dayanmayan haksız ve yersiz davanın esastan reddine hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, davacının taraflara arasında düzenlenen satış temsilcilik ve danışmanlık hizmet sözleşmesi kapsamında var ise alacaklı olduğu tutarın dava tarihi itibari ile neden ibaret olduğuna ilişkin alacak davasıdır.
Mahkememizce dosyanın bilirkişiye tevdi ile iddia ve savunmalar yönünden inceleme yapılara gerektiğinde taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar da yerinde incelenerek davacının dava tarihi itibariyle var ise alacaklı olduğu tutar ve faizinin belirlenmesinin istenmesine, bilirkişi olarak bir SMMM, bir inşaat mühendisi ve bir de gayrimenkul değerleme uzmanının görevlendirilmesine karar verilmiş, bilirkişi kurulunun 07/02/2022 tarihli raporunda; davacı şirketin bilirkişi incelemesine sunmuş bulunduğu 2016-2017-2018 yılları ticari defter ve kayıtlarının açılış ve kapanış tasdiklerinin kanunun belirlemiş olduğu yasal süreler içerisinde yaptırılmış olduğu, davalı şirket tarafından rapor tanzim tarihine kadar ticari defter ve belgelerin sunulmamış olması nedeniyle davalı defter ve kayıtları üzerinde bir incelemenin yapılamamış olduğu, ... Danışmanlık ... firmasının 30.04.2016 tarihinde kapanmış olduğu, ... Proje Danışmanlık San. ve Tic. Ltd.Şti. ' nin ise; 18.04.2016 tarihinde tescil edilerek kurulduğu, dava dosyası kapsamında davalı şirket ile davacı şirket kaşe ve imzalarını taşıyan bir sözleşmenin yer almadığı, dava dosyasında yer alan sözleşmelerin Davalı şirket ile ... danışmanlık ... arasında yapıldığı, davacı şirket ile davalı şirket kaşe ve imzalarını taşıyan bir sözleşmenin dava dosyası kapsamında yer alamamasına rağmen davacı ve davalı şirket kaşe ve imzalarını taşıyan 29.06.2017 tarihli ek sözleşmenin Davalı şirket ile ... danışmanlık ... arasında yapılmış bulunan 11.03.2016 tarihli ...-... nolu sözleşmenin 4/F maddesinin değiştirilmesine yönelik olduğu, bu hususun takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu, davacı şirket ticari defter ve kayıtlarında davacının davalı şirketten 59.000,00.-TL alacaklı olarak gözüktüğü, dava dışı firma olan ... danışmanlık ... tarafından davacı şirkete 29.12.2019 tarihinde davalı şirketten olan 152.250,00.-TL alacaklarının temlik edildiği, Mahkeme tarafından davacı ...' nin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olmasına rağmen ... danışmanlık ... firmasının devamı niteliğinde olduğu kanaatine varılması durumunda davacının davalıdan verilen hizmetler karşılığında; 177.000,00.-TL + 283.200,00.-TL = 460.200,00.-TL alacaklı olacağı bu tutara karşılık davalının yapmış bulunduğu ödemeler toplamının; 286.000,00.-TL olduğu 460.200,00.-TL - 286.000,00.-TL = 174.200,00.-TL alacaklı olabileceği, mahkeme tarafından davacı şirket ile davalı şirket arasında tarafların kaşe ve imzalarını taşıyan bir sözleşmenin bulunmaması nedeniyle ...' nin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olmasına rağmen ... danışmanlık ... firmasının devamı niteliğinde olmadığı kanaatine varılması durumunda davacının davalıdan olan alacağının 29.12.2019 tarihinde verilen temlik tutarı olan 152.250,00.-TL kadar olabileceği, talep edilen 50.000 ... cezai şartın takdirinin mahkememize ait olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 27/04/2022 tarihli oturumunda davalı vekilinin öncelikle ticari defterleri üzerine inceleme yapılarak rapor tanzim edilmesini istediklerini, daha önce yaptırılan bilirkişi incelemesi sırasında ticari defterlerinin başka bir dava dosyasına ibraz edilmiş olup bu dosyadan yaptırılacak bilirkişi incelemesi sırasında şirketin mali müşavirine bu konuda yani ticari defterleri teslim etmesi konusunda bilgi verdikleri halde teslimin bu nedenle gerçekleşemediğini ya da 3. ATM yerine başka bir mahkemeye teslim edilmiş olup o aşamada mahkemeniz dava dosyasına bilgi verilmediğinden incelenemediğini, mahkemece uygun görülecek olur ise bu aşamada ticari defterlerini inceletmek istediklerini beyan etmiş, davacı vekili aynı oturumda davalı tarafça süresi içinde ibraz edilmeyen ticari defterlerin bu aşamada sunulup incelenmesine muvafakat etmediklerini, davayı uzatmaya yönelik olduğunu düşündüklerini beyan etmiş, davalı vekilinin davacı tarafça bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi ekinde ilk defa sunulan 11/03/2016 tarihli temsilcilik ve danışmanlık hizmet sözleşmesi daha önce sunulmadığı için ek raporda da hesaplamaya ve incelemeye alınmamasını talep ettiklerini, muvafakatleri bulunmadığını, ayrıca müvekkiline ait ticari defterlerin incelemesi gecikmeye sebebiyet vermeyeceğini beyan etmiş, davacı vekili yeniden söz alarak bu sözleşmenin dava dilekçesi ekinde yer aldığını beyan etmiştir. Mahkememizce davalı tarafça ticari defter ibraz yükümlülüğüne daha önce uyulmadığından, davacı tarafça da bu aşamada yeniden ticari defter sunulmasına muvafakat edilmediğinden bu aşamada inceleme yapılmasına yer olmadığına, dosyanın yeniden aynı bilirkişi heyetine tevdii ile taraf vekillerinin itirazları yönünden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi kurulunun 20/06/2022 tarihli ek raporunda; davacı şirketin bilirkişi incelemesine sunmuş bulunduğu 2016-2017-2018 yılları ticari defter ve kayıtlarının açılış ve kapanış tasdiklerinin kanunun belirlemiş olduğu yasal süreler içerisinde yaptırılmış olduğu, davalı şirket tarafından kök rapor tanzim tarihine kadar ticari defter ve belgelerin sunulmamış olması nedeniyle davalı defter ve kayıtları üzerinde bir incelemenin yapılamamış olduğu, ek raporda ise davalı tarafça ticari defter ibraz yükümlülüğüne daha önce uyulmadığından, davacı tarafça da bu aşamada yeniden ticari defter sunulmasına muvafakat edilmediğinden bu aşamada inceleme yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, ... Danışmanlık ... firmasının 30.04.2016 tarihinde kapanmış olduğu, ... Proje Danışmanlık San. ve Tic. Ltd.Şti. ' nin ise; 18.04.2016 tarihinde tescil edilerek kurulduğu, dava dosyası kapsamında davalı şirket ile davacı şirket kaşe ve imzalarını taşıyan bir sözleşmenin yer almadığı, dava dosyasında yer alan sözleşmelerin Davalı şirket ile ... danışmanlık ... arasında yapıldığı, davacı şirket ile davalı şirket kaşe ve imzalarını taşıyan bir sözleşmenin dava dosyası kapsamında yer alamamasına rağmen davacı ve davalı şirket kaşe ve imzalarını taşıyan 29.06.2017 tarihli ek sözleşmenin Davalı şirket ile ... danışmanlık ... arasında yapılmış bulunan 11.03.2016 tarihli ...-... nolu sözleşmenin 4/F maddesinin değiştirilmesine yönelik olduğu, bu hususun takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu, davacı şirket ticari defter ve kayıtlarında davacının davalı şirketten 59.000,00.-TL alacaklı olarak gözüktüğü, dava dışı firma olan ... danışmanlık ... tarafından davacı şirkete 29.12.2019 tarihinde davalı şirketten olan 152.250,00.-TL alacaklarının temlik edildiği, Mahkeme tarafından davacı ...' nin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olmasına rağmen ... danışmanlık ... firmasının devamı niteliğinde olduğu kanaatine varılması durumunda davacının davalıdan verilen hizmetler karşılığında; 118.000,00.-TL + 47.200,00.-TL = 165.200,00.-TL alacaklı olacağı bu tutara karşılık davalının yapmış bulunduğu ödemeler toplamının; 286.000,00.-TL olduğu 286.000,00.-TL- 165.200,00.-TL = 120.800,00.-TL davalının alacaklı olabileceği, mahkeme tarafından davacı şirket ile davalı şirket arasında tarafların kaşe ve imzalarını taşıyan bir sözleşmenin bulunmaması nedeniyle ...'nin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olmasına rağmen ... danışmanlık ... firmasının devamı niteliğinde olmadığı kanaatine varılması durumunda davacının davalıdan olan alacağının 29.12.2019 tarihinde verilen temlik tutarı olan 152.250,00.-TL kadar olabileceği, talep edilen 50.000 ... cezai şartın takdirinin mahkemeye ait olduğunu mahkemeye ait olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Akabinde taraf vekillerinin dosya içerisine sundukları itirazların değerlendirilmesi ile dosyaya daha önce sunulan bilirkişi kök raporu ve ek raporu içeriği ve sonuç bölümlerinde kendi içerisinde çelişkili raporlandırma sonuçlarının bulunması, bu hali ile bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı hususunun mahkememizce de taktir edilmekle dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi ile dosya kapsamına uygun iddia ve savunmalar yönünden rapor aldırılmasına, bu kez davacı ve davalı yana ait ticari defterlerin yeniden yerinde incelenmesi konusunda bilirkişi heyetine yetki verilmesine, bilirkişi heyetinin bir SMMM ..., Bir Gayrimenkul satış sektör bilirkişi, bir nitelikli hesaplamalar uzmanı (Hukukçu) bilirkişilerden adli bilirkişiler listesinden oluşturulmasına karar verilmiş, bilirkişi kurulunun 24/01/2023 tarihli raporunda; davacı şirketin dava dışı gerçek kişiden dönüşülen limited şirket niteliğinde olmadığı, bu halde dava dışı gerçek kişinin devamı mahiyetinde bulunmadığı, dava dışı gerçek kişi tarafından davalı şirketten olan alacaklarından 152.250,00 TL'sini davacı şirkete 20.12.2019 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesi ile temlik etmiş olduğu, bu halde davacı şirketin dava dışı gerçek kişi ile davalı şirket arasındaki 15.03.2016 tarihli Sözleşme kapsamındaki alacaklarından 152.250,00.-TL ile sınırlı olarak hak ve alacak talebinde bulunma hakkının bulunduğu, dava konusu 15.03.2016 tarihli Sözleşme uyarınca dava dışı gerçek kişiye KDV dahil 177.000,00 TL, danışmanlık ücreti ödenmesi gerektiği, davalı şirket tarafından nakit avans olarak 50.000,00 TL ödenmiş olduğu bu itibarla davacının davalıdan KDV dahil 127.000,00 TL bakiye alacağının bulunduğu, dava konusu 15.03.2016 tarihli Sözleşme yürürlük tarihi içerisinde toplam 5 adet villa satılmış olduğu, bu satış işlemlerine münhasır satış yetkisi kapsamında dava dışı gerçek kişinin aracılık ettiğinin kabulü ile ücrete hak kazanmış olduğu, davalı tarafından 5 adet villa için komisyon bedeli olarak toplam 236.000,00.-TL ödeme yapılmış olduğu görülmekle davalı tarafın villa satışlarına ilişkin olarak komisyon bedeli ödeme borcunun bulunmadığı, satışına aracılık edildiği iddia edilen 6.villa hakkında herhangi bir tespit yapılamadığı gibi dava dışı ... tarafından satışına aracılık edildiğine dair dosya içerisinde herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığından bu yönde ücrete hak kazanılmamış olduğu, 15.03.2016 tarihli Sözleşme m.4/d ile sözleşme ve proje kapsamında davalı adına 3 adet taşınmaz satın alınması işlemleri için komisyon bedeli ödenemeyeceği değerlendirilmekle, anılan hizmetin danışmanlık ücreti kapsamında ifa edilmiş olduğu değerlendirildiğinden dava dışı gerçek kişinin ayrıca bir komisyon alacağına hak kazanamayacağı, 15.12.2015 tarihli Sözleşmede davalı şirketin imzası ve kabulünün bulunmadığı değerlendirildiğinden davalı şirketin 15.12.2015 tarihli sözleşme uyarınca herhangi bir borcunun bulunmadığı, dava konusu 15.03.2016 tarihli Sözleşme m.5/b ile Sözleşme kapsamındaki cezai şart yükümlülüklerinin 30.06.2017 tarihinde sona erdiğinin kararlaştırılmış olduğu, taraflar arasındaki 29.06.2017 tarihli Ek Sözleşme ile de davalı tarafın başka satış temsilcileri ile çalışmasına muvafakat edilmiş olduğu birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafın cezai şart talebinin haklı olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Akabinde dosyanın yeniden aynı bilirkişi heyetine tevdi ile her iki sözleşmeninde iddia ve savunmalar yönünden inceleme konusu yapılarak taraf vekillerinin dilekçelerinde yer alan beyan ve itirazları yönünden ek rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş, bilirkişi kurulunun 27/04/2023 tarihli ek raporlarına göre kök raporda değişiklik yapılmasına gerek olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce dosya içerisine ibraz edilen bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli bulunmadığı, taraf vekillerinin itirazlarını karşılamadığı anlaşılmakla dosyanın aynı uzmanlık alanlarında adli bilirkişi listesinden yeniden oluşturulacak 3 kişilik başka bir bilirkişi kuruluna tevdi ile önceki inceleme ara kararlarımız doğrultusunda ve taraf vekillerinin itiraz, talep ve beyanları değerlendirilecek şekilde yeniden rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi kurulunun 01/11/2023 tarihli raporunda; davacı şirket ile davalı şirket arasında 15/03/2016 tarihli sözleşmenin imzalandığı, söz konusu sözleşmenin BK Md. 205 uyarınca sözleşmenin devri hükmünde olduğu, veya yeni bir sözleşme olarak da değerlendirilebileceği, ilgili sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle davacı şirketin tüzelkişilik kazanmadığı, ancak tüm faturaların davacı şirket tarafından tanzim edildiği ve davalı şirket defterlerine işlenerek ödeme yapıldığı, 29/06/2017 tarihinde ek sözleşme yapıldığı dikkate alınarak sözleşmenin bağlayıcı olduğu sonucuna varıldığı, tarafların ticari defterleri incelendiğinde davacı şirket tarafından KDV dahil 59.000,00 TL tutarlı 4 adet fatura tanzim edildiği ve davalının ticari defterlerine işlendiği, fatura bedellerinin ödendiği, dava konusu yapılan 6. Villa satışına ilişkin herhangi somut delil tespit edilemediği, sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde 5 villa satışının yapıldığı, bu nedenle villa satışından doğam simsarlık ücreti alacağı hesaplanamadığı, davacı şirket tarafından dava konusu yapılan 10 aylık danışmanlık ücretine ilişkin davacı tarafından herhangi bir fatura tanzim edilmediği, davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı, bu durumda davalı şirketin 10 aylık danışmanlık ücreti tutarı olan 100.000,00.-TL’den sorumlu olduğu, davalı şirketin fatura tanzim edilmemesine rağmen kdv dahil bedelden sorumlu olduğunun kabul edilmesi halinde 118.000,00 TL alacaktan sorumlu olduğu, arsa satışına ilişkin simsarlık sözleşmesi imzalanmadığı, yerleşik ... kararları uyarınca kurucu unsurları açıkça içeren yazılı sözleşmenin taraflarca imzalanmadığından arsa satışlarından simsarlık ücreti talep edilemeyeceği, davalı şirketin 15/03/2016 tarihli sözleşmeyi sözleşme süresi olan 31/06/2017 tarihinden önce feshettiğine ilişkin somut delil tespit edilemediği, sözleşmede davalı şirketin başkaca firmalardan simsarlık hizmeti almasının cezai şarta bağlanmadığı, bu nedenle davalı şirketin cezai şarttan sorumlu tutulamayacağı, davalı şirket ile dava dışı ... arasındaki 15/12/2015 tarihli sözleşmeden kaynaklı 50.000,00 TL danışmanlık ücreti alacağının davacı şirkete temlik edildiği, dosyada ilgili danışmanlık ücretine ilişkin herhangi bir fatura ya da ödeme belgesi bulunmadığı, bu durumda davalı şirket bakiye 37.500,00.-TL danışmanlık bedelinden sorumlu olduğu, davacı şirketin fatura kesmemesine rağmen davalı şirketin kdv bedelinden de sorumlu olacağı kabul edilirse 44.250,00.-TL bedelden sorumlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce dosyanın yeniden aynı bilirkişi heyetine tevdi ile taraf vekillerinin dilekçelerinde tüm itirazlarının ayrı ayrı ve tek tek madde numaraları altında incelenerek ve itirazları tamamen giderecek şekilde ek rapor tanzim etmelerinin istenmesine karar verilmiş ve bilirkişi kurulunun 05/04/2024 tarihli rapora göre; yapılan inceleme sonucunda kök raporun sonuç kısmın yer alan; davalı şirket ile dava dışı ... arasındaki 15/12/2015 tarihli sözleşmeden kaynaklı 50.000,00 TL danışmanlık ücreti alacağının davacı şirkete temlik edildiği, dosyada ilgili danışmanlık ücretine ilişkin herhangi bir fatura ya da ödeme belgesi bulunmadığı, bu durumda davalı şirket bakiye 37.500,00 TL danışmanlık bedelinden sorumlu olduğu, davacı şirketin fatura kesmemesine rağmen davalı şirketin KDV bedelinden de sorumlu olacağı kabul edilirse 44.250,00 TL bedelden sorumlu olduğu,”
tespitinin hatalı olduğu, davalı şirketin 15/12/2015 tarihli sözleşmede imzasının bulunmadığı, alacağa ilişkin fatura dahi kesilmediği, bu nedenle davacı şirketin temlik alan sıfatıyla 15/12/2015 tarihli sözleşmeden doğan alacak talep edemeyeceği, bu husus dışında kök raporda değişiklik yapılmasına yer olmadığı, taraf itirazlarının seçenekli hesap sunularak 2. ve 3. kısımda değerlendirildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı şirket ile davalı şirket arasında 15/03/2016 tarihli sözleşmenin imzalandığı, söz konusu sözleşmenin BK Md. 205 uyarınca sözleşmenin devri hükmünde olduğu, veya yeni bir sözleşme olarak da değerlendirilebileceği, ilgili sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle davacı şirketin tüzelkişilik kazanmadığı, ancak tüm faturaların davacı şirket tarafından tanzim edildiği ve davalı şirket defterlerine işlenerek ödeme yapıldığı, 29/06/2017 tarihinde ek sözleşme yapıldığı dikkate alınarak sözleşmenin bağlayıcı olduğu sonucuna varıldığı, tarafların ticari defterleri incelendiğinde davacı şirket tarafından KDV dahil 59.000,00.-TL tutarlı 4 adet fatura tanzim edildiği ve davalının ticari defterlerine işlendiği, fatura bedellerinin ödendiği, dava konusu yapılan 6. villa satışına ilişkin herhangi somut delil tespit edilemediği, sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde 5 villa satışının yapıldığı, bu nedenle villa satışından doğan simsarlık ücreti alacağı hesaplanamadığı, davacı şirket tarafından dava konusu yapılan 10 aylık danışmanlık ücretine ilişkin davacı
tarafından herhangi bir fatura tanzim edilmediği, davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı, bu durumda davalı şirketin 10 aylık danışmanlık ücreti tutarı olan 100.000,00.-TL’den sorumlu olduğu, davalı şirketin fatura tanzim edilmemesine rağmen KDV dahil bedelden sorumlu olduğunun kabul edilmesi halinde 118.000,00.-TL alacaktan sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile, 118.000,00.-TL sözleşmeden kaynaklı bakiye danışmanlık ücretinin 10/01/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek hüküm aşağıdaki şekilde tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KISMEN KABULÜ ile, 118.000,00 TL sözleşmeden kaynaklı bakiye danışmanlık ücretinin 10/01/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
-
Alınması gereken 8.060,58.. TL harçtan peşin alınan peşin alınan 12.589,56.. TL. harcın mahsubu ile fazla alınan 4.775,56.. TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
-
7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A. 12. 13 maddeleri uyarınca 1.320,00.. TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin ret kabul oranına göre 207,24.. TL'sinin davalıdan, 1.112,76.. TL'sinin davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 18.880,00.. TL.vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesap ve takdir olunan 94.709,60.. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafça yapılan aşağıda dökümü yazılı toplam 26.490,24.. TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre (%15,70 kabul % 84,30 red) 4.158,96.. TL'sinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/05/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32