Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/256 E. 2024/327 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/256
2024/327
15 Mart 2024
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/256 Esas - 2024/327
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
ESAS NO :2024/256
KARAR NO :2024/327
BAŞKAN :..
ÜYE :...
ÜYE :....
KATİP :....
DAVACI :... MAKİNA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ -
....108500019
DAVALI : ORGANİZE SANAYİ BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ - [25999-80864-....]
UETS
VEKİLİ : Av. ....... - [16305-03183-...] UETS
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 23/03/2020
KARAR TARİHİ : 15/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :15/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Bursa OSB'de faaliyette bulunduğunu, müvekkili şirketin, her ay düzenli olarak Organize Sanayi Bölgesi’ ne yönetim aidatı adı altında kesilen faturaya istinaden hizmet bedeli ödemekte olduğunu, 2019 yılı 8. dönem yönetim aidatının davalı tarafça 04.07.2019 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 12 no.lu karar ile; 6.133,42-TL. sından 7 kat arttırılarak 42.933,92-TL. sına çıkartıldığı ve 30.10.2019 tarihli, 3 parça halinde kesilen fatura ile ödenmesi talebi ile müvekkil şirkete gönderildiğini, miktarlar arasında uçurum sebebiyle faturada bir yanlışlık yapıldığı düşüncesi ile söz konusu faturanın iade faturası ile müvekkili tarafça iade edildiği, bu defa davalı tarafça müvekkil şirkete 17/03/2020 tarihli ihbarname gönderilerek; müvekkile ait Ekim - Kasım - Aralık - Ocak - Şubat ayı aidatlarının ödenmediğini, faturaların anapara + gecikme faizi + KDV'leri ile birlikte 188.908,09.-TL olduğu, işbu tutarın 23.03.2020 mesai saati bitimine kadar ödenmesi gerektiğini, ödeme yapılacak güne kadarki gecikme faizinin de ayrıca faturalandırılacağının bildirildiği, davalı Bursa OSB’nin müvekkili şirketten talep edilen fatura tutarlarının her ne kadar “yönetim aidatı” olarak adlandırılsa da bunların yönetim giderleri olduğu ve OSB Kanununda herhangi bir dayanağı bulunmadığı, müvekkili şirket ile yönetimin arasında herhangi bir hizmet sözleşmesinin de bulunmadığını, dava konusu arttırımın yapıldığı toplantının Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’ nin 14. Maddesi'ne, 19. Maddesi'ne aykırı olduğu, toplantıdan müvekkili şirketin haberi olmadığı gibi kendilerine herhangi bir çağrı da yapılmadığını, müvekkil şirketin katılım, söz ve oy hakkının elinden alındığını, Yönetmeliği’ nin 18. Maddesi gereğince toplantı yapılıp gündemdeki konuların görüşebilmesi için yapı kullanma izni almış katılımcıların en az dörtte birinin toplantıda hazır bulunmasının gerektiği ve genel kurulda kararların toplantıya katılan yapı kullanma izni almış katılımcıların salt çoğunluğu ile alınacağı düzenlendiğini, iptale konu kararda 450 üyesi bulunan OSB’ de oylamaya 76 kişinin katıldığı (dörtte bir den az) ve kararın oy çokluğuyla alındığının belirtildiğini, toplantı yeter sayısına uyulup uyulmadığı hususunun da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek tüm bu anılan nedenlerle Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nin 04.07.2019 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısının Yönetim aidatları ve hizmet karşılıklarının belirlenmesi başlıklı 12 no.lu kararının haksız ve hukuka aykırı olduğundan, yürütümünün durdurulması ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın dilekçesinde 04/07/2019 tarihli Olağan Genel Toplantısında alınan 12 nolu kararı ile yönetim aidatının 7 kat arttırıldığını fiili olarak ilk defa 17/03/2020 tarihli ihbarname ile fark ettiğini iddia ettiğini, ancak bu iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, davacıya daha önce 21/10/2019 tarihinde ihbarname gönderildiğini, Bursa 19.Noterliğinin 21/10/2019 tarihli 14315 yevmiye numaralı ihtarnameden görüleceği üzere 04/07/2019 tarihli 8.Olağan Genel Kurul toplantısında alınan 12 nolu kararın ihtarnamede belirtildiğini, davacının söz konusu kararı 17/03/2020 tarihinden önce öğrendiğinin açık olduğunu belirterek davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin haksız ve yersiz olarak hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava; davalı Bursa Organize Sanayi Bölge’sinin 04.07.2019 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 12 no.lu kararın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce OSB Yönetmeliği madde 22 ve 6102 Sayılı TTK'nun 445/1.maddesi uyarınca yasal 3 aylık süre içerisinde açılmayan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkememize ait gerekçeli karar davacı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, davanın reddi gerekçesinde Genel Kurul Çağrı kağıdının müvekkili şirket çalışanı ...'e tebliğ edildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de OSB Uygulama Yönetmeliğinin 14. maddesinin 1. fıkrasında toplantıya çağrı usulleri düzenlenmiş ve bu usullerden birinin de kargo olduğu ifade edilmişse de; işbu yönetmelikte tebligatın tüzel kişilerde kime veya hangi müstahdeme yapılacağına ilişkin bir madde bulunmadığını, özel norm niteliğindeki işbu yönetmelikte bulunan boşluğun genel norm niteliğindeki Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümleri doğrultusunda doldurulması gerektiğini, hükmü şahıslara/tüzel kişilere tebligat; 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12. ve 13. maddeleri ile 05/01/2012 tarih 28184 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesinde düzenlenmiş olduğunu, Tebligat Kanunun 13/2. Maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı, kargonun teslim edildiği kişi ...'ün müvekkili şirkette evrak almaya yetkili bir personel olmadığı, müvekkili şirkette kargoların iş yeri içerisinde bu konu ile görevlendirilmiş müstahdemler tarafından alındığı, ...'ün müvekkil şirketin dış kapısında görevli güvenlik personeli olduğu, mahkemenin bu konuda bir araştırma yapmadığı, bu iddiaların dikkate alınmadığı, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 17/01/2024 tarihli 2022/2139 esas 2024/138 sayılı kararı ile Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığı çözen ve bağlayıcı olan karar doğrultusunda davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi değil, asliye hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile işin esasının incelenmesi doğru görülmediği, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/11/2020 tarih, 2020/404-2020/654 sayılı kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yeni esas alınarak 2024/256 sırasına kaydı yapılmış ve yapılan inceleme ile davada, mahkemenin görevli olup olmadığının incelenmesi HMK.nun 114/c bendi gereğince dava şartlarından olup; mahkemece re'sen incelenmesi gerekir.
Ticaret Mahkemelerinin görevi TTK.nun 4. ve 5.maddelerinde gösterilmiş olup, bu maddelerde belirtilen dava ve işlere bakmaya görevlidir.
4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgesi Kanunu 5. maddesinde Organize Sanayi Bölgesinin özel hukuk tüzel kişiliği olduğu açıkça düzenlenmiştir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Yasa ve Yönetmelik'te OSB girişimci kurulu kararı aleyhine başvuru süresi açıkça düzenlenmemiştir.Bir aylık sürenin yer aldığı Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nin 151.maddesinde; “Aşağıda yazılı kişiler, kanun yönetmelik ve kuruluş protokolünde belirlenen hususlar ve iyiniyet esaslarına aykırı olduğu iddiasıyla genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı izleyen günden başlamak üzere bir ay içinde, OSB’nin bulunduğu yerdeki ilgili mahkemeye başvurabilir.” biçimindeki düzenlemeye yer verilmiştir. Ayrıca şu anda yürürlükte olmayan davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 4562 Sayılı Yasa'nın 25/5. maddesinde de “genel kurulun teşkilini müteakip bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde, OSB’lerin organları ile ilgili olarak Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirketlerin organları ile ilgili hükümleri”nin kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair 2022/4599 Esas, 2023/3797 Karar sayılı ilamı ile, '...4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/4599 esas 2023/3797sayılı kararı) aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
-
MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunması nedeniyle; davanın HMK'nun 114/1. c maddesi delaleti ile 115/2.maddesi gereğince davanın usulden (görev yönünden) REDDİNE,
-
Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli BURSA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
-
Yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığında dosya üzerinden davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA KARAR VERİLECEĞİNE,
-
Yargılama harç ve giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 331/2. Maddesi uyarınca görevli mahkemece dikkate ALINMASINA,
-
Kararın birer örneğinin davacı gider avansından karşılanmak üzere taraflara TEBLİĞİNE,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca davacı tarafa İADESİNE,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 15/03/2024
Başkan ......
e-imza
Üye ......
e-imza
Üye .....
e-imza
Katip ......
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57