Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/182 E. 2024/259 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/182
2024/259
5 Mart 2024
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/182 Esas - 2024/259
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
ESAS NO : 2024/182
KARAR NO : 2024/259
BAŞKAN : .....
ÜYE : ....
ÜYE : ...
KATİP : ......
DAVACI : ...-TC Kimlik no- ....
VEKİLİ : Av. .....- [16669-66587-......] UETS
DAVALI : KESTEL ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ -
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 23/02/2024
KARAR TARİHİ : 05/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kestel Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü'nün 06.10.2020 tarihinde 2020 yılına ilişkin olağan genel kurulunu gerçekleştirdiğini, 06.10.2020 tarihli olağan genel kurulu, şekli kurucu unsurları bakımından usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğinden yok hükmünde olduğunu, müvekkilinin, KOSAB sınırları içerisinde kalan Bursa ili, Kestel ilçesi, 572 ada 3 parsel 1.135,61m2 bahçeli 2 katlı kargir binada 2 ve 6 numaralı bağımsız bölüm kat mülkiyetli dükkan niteliğinde taşınmazlarda miras hissesine istinaden mülkiyet hakkı bulunmaktayken, KOSAB tarafından gerçekleştirilen 06.10.2020 tarihli olağan genel kurulunda alınan karar neticesinde iş bu taşınmazın kamulaştırıldığını, dolayısı ile müvekkilinin KOSAB olağan genel kurulunda alınan karardan doğrudan etkilendiğini, usulsüz bir şekilde toplanan ve toplantıda usulsüz şekilde karar alınan KOSAB Olağan Genel Kurulu neticesinde alınan kararlar doğrultusunda uygulama işlemleri devam etmekte olduğunu, müvekkilinin taşınmazının yıkım tehlikesi ile karşı karşıya bırakıldığını ve yıkım ruhsatı da olmadan yıkım işlemlerine başlandığını ve devam etmekte olduğunu, toplantı ve kararların açıkça kurucu şekli unsurlara ve hukuka aykırı olması karşısında, bu cihette uygulama işlemlerinin devam etmesi durumunda ileride müvekkil taşınmalarında telafisi güç başka uygulamalar tezahür edeceğinden, dava boyunca ve kararın kesinleşmesine kadar 06.10.2020 tarihli KOSAB Olağan Genel Kurulunda alınan kararların -başkaca hukuka aykırı işlemlerin meydana gelmemesi ve zararların önlenmesi bakımından- uygulanmasının durdurulması yönünde, ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etme gereği doğduğunu belirterek öncelikle KOSAB 06.10.2020 tarihli Olağan Genel Kurulunda alınan kararların uygulama işlemlerinin devam etmesi ve müvekkilinin telafisi güç ve imkansız zararlara maruz kalacak olması, toplantının ve toplantıda alınan kararların açıkça hukuka aykırı olması sebebi ile dava süresince ve karar kesinleşinceye kadar 06.10.2020 tarihli genel kurul kararlarının uygulanmaması yönünde tedbir kararı verilmesini, kurucu-şekli nitelikteki emredici kurallara, kanuna, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı ve konusu imkansız olan KOSAB 06.10.2020 tarihli olağan genel kurul toplantısının ve toplantıda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptal edilmesine, yargılama giderleri ile karşı yan vekalet ücretinin davalıya tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava; Kestel Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü'nün 06.10.2020 tarihinde gerçekleştirdiği Olağan Genel Kurulunun ve Olağan Genel Kurulu gündem madde 13'e göre kamu yararı kararı çıkartılabilmesi için kamu yararı kararı alınmasına yönelik kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ve hükümsüzlüğüne karar verilmesine ilişkindir.
Davada, mahkemenin görevli olup olmadığının incelenmesi HMK.nun 114/c bendi gereğince dava şartlarından olup; mahkemece re'sen incelenmesi gerekir.
Ticaret Mahkemelerinin görevi TTK.nun 4. ve 5.maddelerinde gösterilmiş olup, bu maddelerde belirtilen dava ve işlere bakmaya görevlidir.
4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgesi Kanunu 5. maddesinde Organize Sanayi Bölgesinin özel hukuk tüzel kişiliği olduğu açıkça düzenlenmiştir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Yasa ve Yönetmelik'te OSB girişimci kurulu kararı aleyhine başvuru süresi açıkça düzenlenmemiştir.Bir aylık sürenin yer aldığı Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nin 151.maddesinde; “Aşağıda yazılı kişiler, kanun yönetmelik ve kuruluş protokolünde belirlenen hususlar ve iyiniyet esaslarına aykırı olduğu iddiasıyla genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı izleyen günden başlamak üzere bir ay içinde, OSB’nin bulunduğu yerdeki ilgili mahkemeye başvurabilir.” biçimindeki düzenlemeye yer verilmiştir. Ayrıca şu anda yürürlükte olmayan davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 4562 Sayılı Yasa'nın 25/5. maddesinde de “genel kurulun teşkilini müteakip bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde, OSB’lerin organları ile ilgili olarak Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirketlerin organları ile ilgili hükümleri”nin kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair 2022/4599 Esas, 2023/3797 Karar sayılı ilamı ile, '...4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/4599 esas 2023/3797sayılı kararı) aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
-
MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunması nedeniyle; davanın HMK'nun 114/1. c maddesi delaleti ile 115/2.maddesi gereğince davanın usulden (görev yönünden) REDDİNE,
-
Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli BURSA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
-
Yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığında dosya üzerinden davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA KARAR VERİLECEĞİNE,
-
Yargılama harç ve giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 331/2. Maddesi uyarınca görevli mahkemece dikkate ALINMASINA,
-
Kararın birer örneğinin davacı gider avansından karşılanmak üzere taraflara TEBLİĞİNE,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca davacı tarafa İADESİNE,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 05/03/2024
Başkan ..
e-imza
Üye ....
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57