SoorglaÜcretsiz Dene

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/664 E. 2023/967 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/664

Karar No

2023/967

Karar Tarihi

2 Kasım 2023

T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/664 Esas - 2023/967

T.C.

BURSA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/664

KARAR NO : 2023/967

HAKİM : ....

KATİP : ...

DAVACI :... - ...

VEKİLİ :Av. ......-

DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ Torun Center, Fulya Mahallesi, Büyükdere Caddesi No:74/D Şişli/ İSTANBUL

VEKİLİ :Av. .....

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 22/06/2022

KARAR TARİHİ : 02/11/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 01/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.05.2017 günü müvekkilinin evinin bulunduğu caddede kaldırımda yürürken sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kaldırımda bulunan tabelaya çarpması neticesinde yerinden çıkan tabela müvekkilinin üzerine düştüğünü ve müvekkilinin yaralanmasına ve maluliyetine yol açtığını, kaza nedeniyle müvekkilinin vücudunda kırıklar meydana geldiğini, tedavi sürecinin halen devam ettiğini, tedavi süreci ve müvekkilinin tam olarak eski haline dönenemeyecek olması nedeniyle kaza müvekkilinde büyük bir zarara yol açtığını, müvekkilini olumsuz etkilediğini, müvekkilinin yaralanma nedeniyle ev işlerini tam anlamıyla yapamaz olduğunu, ailesine karşı sorumluluklarını yerine getiremediğini, onlarla ilgilenemediğini, kazanın oluşumunda kaldırımda bulunan tabela sahibi ... İnşaat Taahhüt Müteahhitlik Emlak Yapı Malzemleri San ve Tic Ltd Şti'nin tabelasının yola taşmış olması nedeniyle, sürücü ...'nin dikkatsizliği sebebiyle ve araç sahibi İsmet Sanlı'nın da işleten sıfatıyla kusuru ve sorumluluğu bulunduğunu, 20. Asliye Ceza Mahkemesi'ne sunulan bilirkişi heyet raporunca da ... plakalı araç sürücüsü ... kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise tamamen kusursuz olduğunu, Borçlar Kanunu 61. Madde gereğince sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalının kusuru oranında değil zararın tamamından olduğunu, kazaya sebebiyet veren diğer etkenlerin kusur durumu müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan 2017/935 Esas sayılı manevi tazminat talepli dava dosyasında mahkemece alınan adli tıp raporunda belirtildiği üzere iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu, yüzde 36,2 meslekte kazanma gücü kaybı olduğunun saptandığını, lakin bu sonuca bağlı kalmamak üzere oranların ve sürelerin daha fazla olduğunu düşündüklerini, bu sebeple alınacak raporla sürekli işgöremezlik oranı ve geçici iş göremezlik ile geçici bakıcı giderinin belirlenmesini talep ettiklerini, müvekkilinin bu kaza sonrasında çalışamaz hale geldiğini, devlet ve özel hastanelerde yapılan ve halen de devam etmekte olan tedaviler neticesinde müvekkilinin çalışma gücünün ciddi anlamda düştüğünü ve büyük oranda beden gücü kaybına maruz kaldığını, davacının dinç ve sağlıklı bir yapıya sahipken çalışan ve bir çok etkinliklere katılarak huzurlu ve mutlu bir yaşam sürmekte iken artık sağlıklı bir insan olmaması nedeniyle sıkıntılı bir yaşama katlanmak zorunda kalacağını, davalıya 22.08.2017 tarihinde dilekçe ile ödeme yapılması için başvuruda bulunulduğunu, ancak davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi ile müvekkilinin hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartını yerine getirdiğini, lakin müzakereler sonucunda anlaşmaya varılamadığını, 6098 sayılı yasanın 76. maddesi gereği 18.000 TL geçici ödemenin icra aşamasında mahsup ile dikkate alınmak üzere ekonomik acz içerisinde olup yargılama giderlerini dahi karşılayamayan müvekkili lehine arakararla geçici ödeme olarak verilmesini arz ve talep ettiklerini, müvekkilinin kusursuzluğu ve maluliyet durumu da geçici ödeme kararının verilmesini haklı kıldığını, davalının, Yargıtay Kararlarında da belirtildiği gerekçe ile avans faizinden sorumlu olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2005/12919 Esas sayılı 18.12.2006 tarihli trafik sigortacısına karşı açılan destek tazminatı talepli davada verdiği kararında; “taraflar arasındaki uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklanmasına, bu hususun TTK'nın 5. kitabında düzenlenmiş olmasına, aynı Yasanın 3. maddesinde ise, bu yasada düzenlenen hususların ticari işlerden olduğunun açıklanmış olmasına ve 3095 sayılı yasanın 2/3. maddesi uyarınca ticari işlerde avans faizinin istenebileceğine göre davalılardan ... Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir” denilmek suretiyle araçlar ticari araç olmasa dahi avans faizi istenebileceğine hükmettiğini, arz ve izah edilen sebeplerle maluliyet ve fazlaya ait ve munzam zarardan kaynaklanan hak ve alacağı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 19.000 TL sürekli iş göremezlik, 500 TL geçici iş göremezlik, 500 TL geçici bakıcı gideri, poliçe limiti dahilinde sigortaya başvurudan 8 gün sonrasından itibaren temerrüt tarihinden itibaren araç ticari kamyonet olduğundan avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul anlamına gelmemekle beraber; davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkili ... Sigorta A.Ş. nezdinde 4101601089698 numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 14.05.2016-2017 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe limitinin 310.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olmakla beraber; masraf, vekâlet ücreti sorumluluğumuz da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olduğunu, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, sigortacının ise, KTK ve Genel Şartlar Mucibince poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralamasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işleten düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitine kadar temin ettiğini, böyle bir halde zorunlu trafik sigortasında, sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararların, işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda üçüncü kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerektiğini, dolayısıyla KTK. 86. madde gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacağını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 15.03.2001 tarih ve 2001/1244 E. ve 2001/1941 K. sayılı kararının bu yönde olduğunu, kaldı ki KTK Madde 86 hükmünce işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın kazanın meydana geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulduğunu, bu nedenle kabul anlamına gelmemekle beraber kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun tespiti gerektiğini, sigortalı olan işletenin raci kusur ve zararın kanıtlanamaması halinde müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığını, davacı vekilinin müvekkilinin daimi sakatlığının bulunduğunu iddiası ile müvekkili şirketten sakatlık tazminatı talep ettiğini, ancak; özürlülük ölçütü, sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmeliğe göre,(resmi gazete 30 mart 2013-28603) kişinin tüm tedavileri tamamlandıktan sonra sakatlığın 12 ay boyunca stabil ve kalıcı olması gerektiğini, bu nedenle davacının kalıcı bir sakatlığının olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca sağlık kurulu raporları da yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini, bu yönleriyle de davacı vekilinin beyanlarını kabul etmediklerini, başvurucu vekilinin müvekkilinin daimi sakatlığının bulunduğu iddiası ile müvekkili şirketten sakatlık tazminatı talep ettiğini, ancak başvurucunun iddia ettiği kalıcı sakatlığının tespiti için rapor alınması halinde, hazırlanacak raporda trafik sigortası genel şartları gereği özürlülük oranının dikkate alınması ve yönetmeliğe uygun olarak tanzim edilmesi gerektiğini, başvuru konusu sigortalı araç poliçesinin genel şart değişikliği sonrasında tanzim edilmiş olduğundan yeni genel şartların uygulanması gerektiğini, genel şartlarda bahsi geçen, 30 Mart 2013 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 28603 sayılı Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe göre,kişinin tüm tedavileri tamamlandıktan sonra sakatlığın 12 ay boyunca stabil ve kalıcı olması gerekmekte olup davacının kalıcı bir sakatlığının olup olmadığının yönetmelikteki esaslara göre tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu kazanın, 01.06.2015 tarihli trafik sigortası genel şartlarına tabi olduğunu, bu nedenle tazminatına ilişkin hesaplama TRH-2010 (kadın-erkek hayat) tabloları esas alınarak yapılması gerektiğini, talep edilen geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı tazminatlar bakımından müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, bu tazminatlar bakımından sorumluluğun sgk'ya ait olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilinin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu, şirkete yapılmış geçerli bir başvuru bulunmadığından, temerrütün gerçekleşmiş olmasının da mümkün olmadığını, bu husustaki tespitlerin de kabul edilemeyeceğini, arz edilen nedenlerle; davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/41891 soruşturma sayılı dosyası, Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/28 Esas 2021/803 Karar sayılı dosyası, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/935 Esas sayılı dosyası, SGK kayıtları, Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi tedavi kayıtları, sosyal ve ekonomik durum araştırması, ... SigortaA.Ş. poliçe ve hasar dosyası, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 30/01/2023-1233 Karar sayılı raporu, kusur raporu, aktüerya bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava; 09/05/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkememizce,TBK’nın 76. Maddesi gereğince davacının geçici ödeme isteminin kabulüne karar verilerek, ileride hükmedilen tazminattan mahsup edilmek, tazminata hükmedilmemesi halinde yasal faizi ile birlikte geri verilmesine karar verilmek üzere davacı için 18.000,00-TL geçici ödemenin davalıdan tahsili ile geçici ödemenin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/28 Esas sayılı dosyası'nın celp ve incelenmesinde, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/41891 soruşturma sayılı dosyası kapsamında alınan 24/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı Ford Transit marka beyaz renk tente kasalı kamyoneti ile çift yönlü Cumhuriyet caddesi üzerinden, yolun sağ şeridinden, gereken dikkatini yola vermeden dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde yolun sağ tarafına yaya kaldırımın yanına yanaştığı sırada, kamyonetinin tentesinin sağ üst kısmının yola taşmış şekilde bulunan ... İnşat işletmesine ait tabelaya çarptığı ve çarpmanın etkiyle tabelanın yerinden çıkarak, bu esnada yaya kaldırımı üzerinde kurallara uygun şekilde yaya olarak yürüyen mağdur yaya ...'nun üstüne düşmesi şeklinde gelişen olayda mağdur yayanın olayda kusurlu olmadığı , araç sürücüsü şüpheli ...'nin olayda, kusurlu olduğu, tabela Sahibi Şüpheli Şükrü MARDİM'in olayda kusurlu olduğu, Bursa Büyükşehir Başkanlığı Kaynak Geliştirme ve İştirakler Dairesi Başkanlığı İlan ve Reklam Şube Müdürlüğü yetkilisinin olayda kusurlu olduğu yönünde rapor düzenlendiği; Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/28 Esas sayılı dosya kapsamında alınan 11/11/2019 tarihli raporda özetle; olayın, 5510 sayılı kanunun 13. maddesine göre iş kazası olmadığı, olayın meydana gelmesinde kasıt unsurunun bulunmadığı, raporun İnceleme ve Mevzuata Göre Değerlendirme bölümünün 1. Maddesinde belirtildiği üzere; Kaynak Geliştirme ve İştirakler Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan inceleme sırasında; iş yeri önünde beyan etmediği totem şeklinde 100cm.x200cm. ebadında çift taraflı tabelanın fark edilmesine ve bu tabelanın Bursa Büyükşehir Belediyesi İlan ve Reklam Uygulama Yönetmeliğine göre uygunsuz olduğunun tespit edilmesine rağmen tabelayı kaldırmayan, iş yerine ait totem şeklindeki tabelayı gabarisi yola taşacak ve araç trafiği ve yaya güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde direk üzerinde kaldırıma yerleştiren ... İnşaat Ltd. Şirketi sahibi ve yetkilisi ...'in kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, raporun İnceleme ve Mevzuata Göre Değerlendirme bölümünün 2.Maddesinde belirtildiği üzere; aracını yolun sağına kaldırıma yakın şekilde park ederken, gabarisi yola taşmış olan reklam tabelasını fark etmeyen, yol ve çevre kontrolünü yapmayan ve gerekli dikkat ve özeni göstermeyen ... plakalı araç sürücüsü sanık ...” nin kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu, izinsiz konulan reklam unsurlarının tespiti halinde kaldırma işlemlerini “Zabıta Dairesi Başkanlığı” ile birlikte gerçekleştirecek olan “Fen İşleri Dairesi Başkanlığına”, İlan ve Reklam Uygulama Yönetmeliği 27. Maddesi hükümlerine aykırı olarak bildirmeyen İlan ve Reklam İşleri Şube Müdürlüğünün bağlı olduğu Kaynak Geliştirme ve İştirakler Dairesi Başkanı ... ile söz konusu reklam tabelasını kaldırmayan/müştereken kaldıracakları Fen İşleri Dairesi Başkanlığına durumu bildirmeyen Zabıta Dairesi Başkanı ...” nın kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu oldukları, yaya kaldırımında yürüdüğü sırada gerçekleşen olayda, kurallara aykırı bir hareketi tespit edilmeyen müşteki ...” nun kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığı yönünde rapor tanzim edildiği, Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonucunda Sanıklar ..., ... ve ...'nın sabit olan taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği görülmüştür.

Mahkememizce deliller toplandıktan sonra; Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/935 esas sayılı dosyasında alınlan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediği anlaşılmış olmakla, dosyanın tedavi tedavi evrakı ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 3. İhtisas Kurulununa gönderilerek, Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/935 Esas sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 24/01/2022-1333 karar sayılı adli raporu da değerlendirilerek davacının 09/05/2017 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle varsa uğradığı kalıcı ve geçici iş göremezliğin tespiti amacıyla, davaya konu trafik kazası nedeniyle mevcut yaralanması dikkate alınarak, kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenilmesi ile ayrıca; bakıcı gideri talepleri bakımından davacının kazaya bağlı yaralanması nedeni ile bakıcı yardımına ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise tam zamanlı ya da yarı zamanlı olup olmadığı ve süresinin neden ibaret olması gerektiği konularında rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 30/01/2023-1233 Karar sayılı raporunda özetle; ...’nun 09/05/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Torakal omurganın yaralanması, Tablo 1.3 Kategori IV’ye göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %23 (yüzdeyirmiüç) olduğu, kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %23 (yüzdeyirmiüç) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu görülmüştür.

Mahkememizce dosyanın aktüerya bilirkişiye tevdi ile, davacının iş göremezlikten kaynaklı zararının tespiti yönünden rapor düzenlenmesinine karar verilmiş, bu kapsamda dosyanın hesap uzmanı bilirkişi ...'a tevdi edildiği, bilirkişinin 18/09/2023 tarihli raporunu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.

18/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Adli Tıp Kurumunun 01.02-2022 Tarihli 156711/21389 Sayılı Raporunda aşağıdaki görüşü uyarınca, kazalının 9.05.2017-9.02.2018 tarihleri arasındaki iyileşme döneminde %100 malul sayılacağı, takip eden dönemde ise varsayımsal kazancına tüm vücut engellilik oranının %23 (yüzdeyirmiüç) olduğu kabulüyle hesaplama yapıldığı, davacının efor kaybı zararının 1.223.333,51TL olacağı, davacının talep kalemlerinde yer alan geçici iş göremezlik zararının 11.973,49TL, sürekli iş göremezlik zararının 1.211.360,02TL olacağı, dosyada örneği mevcut olan ... plakalı araç için 14-05-2016-14-05-2017 tarihleri arasında geçerli 4101601089698 numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesinin, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiği ve kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatı limitinin 330.000 TL. olduğu, bu sebeple, davalının sorumluluk tavanının 330.000 TL. olacağı, davacının bakıcı gideri talebinde bulunduğu ancak, Adli Tıp Kurumunun 01.02-2022 Tarihli 156711/21389 Sayılı Raporunda yer alan görüşüne uygun olarak hesaplama yapılmadığı yönünde rapor tanzim edilmiştir.

Davacı vekili 11/10/2023 tarihli dilekçe ile özetle; bedel arttırım dilekçesinin kabulüyle dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak talep etmiş olduğu 19.000 TL sürekli iş göremezlik, 500 TL geçici iş göremezlik, 500 TL bakıcı gideri tazminat tutarını bilirkişi raporu doğrultusunda, ek dava vs haklarımız saklı kalmak kaydıyla 310.500 TL artırarak; 329.500 TL sürekli iş göremezlik, 500 TL geçici iş göremezlik, 500 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere 330.500 TL toplam maddi tazminatının poliçe teminat limitini aşmamak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;09/05/2017 tarihinde, sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile çift yönlü Cumhuriyet caddesi üzerinden, yolun sağ şeridinden, gereken dikkatini yola vermeden dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde yolun sağ tarafına yaya kaldırımın yanına yanaştığı sırada, kamyonetinin tentesinin sağ üst kısmının yola taşmış şekilde bulunan ... İnşat Ltd. Şti. işletmesine ait tabelaya çarptığı ve çarpmanın etkiyle tabelanın yerinden çıkarak, bu esnada yaya kaldırımı üzerinde kurallara uygun şekilde yaya olarak yürüyen davacı yaya ...'nun üstüne düşmesi şeklinde gelişen olayda, ceza dosyası kapsamında alınan gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporlarına göre, davacı yaya ...'nun olayda kusurlu olmadığı, davalı nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nin aracını yolun sağına kaldırıma yakın şekilde park ederken, gabarisi yola taşmış olan reklam tabelasını fark etmeyerek yol ve çevre kontrolünü yapmadan ve gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle Mahkememizce kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen adli rapora göre; davacının tüm vücut engellilik oranının %23 (yüzdeyirmiüç) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edilmiş olup, alınan hesap uzmanı raporuna göre de, davacının geçici iş göremezlik zararının 11.973,49TL, sürekli iş göremezlik zararının 1.211.360,02TL olacağının hesap edildiği görülmüştür.

Her ne kadar kusura ilişkin bilirkişi raporunda, iş yerine ait totem şeklindeki tabelayı gabarisi yola taşacak ve araç trafiği ve yaya güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde direk üzerinde kaldırıma yerleştiren ... İnşaat Ltd. Şirketi sahibi ve yetkilisi ...'in kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu ve izinsiz konulan reklam unsurlarının tespiti halinde kaldırma işlemlerini “Zabıta Dairesi Başkanlığı” ile birlikte gerçekleştirecek olan “Fen İşleri Dairesi Başkanlığına”, İlan ve Reklam Uygulama Yönetmeliği 27. Maddesi hükümlerine aykırı olarak bildirmeyen İlan ve Reklam İşleri Şube Müdürlüğünün bağlı olduğu Kaynak Geliştirme ve İştirakler Dairesi Başkanı ... ile söz konusu reklam tabelasını kaldırmayan/müştereken kaldıracakları Fen İşleri Dairesi Başkanlığına durumu bildirmeyen Zabıta Dairesi Başkanı ...' nın kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu oldukları da tespit edilmişse de, TBK 61. Maddesi gereğince meydana gelen zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olanlar hakkında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacak olup, meydana gelen zarardan sigortalının müteselsil sorumluluğu gereğince davalı sigorta şirketinin zararın tamamından poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğu, ... plakalı araç için 14-05-2016-14-05-2017 tarihleri arasında geçerli .1089698 numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesinin, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiği ve kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatı limitinin 330.000,00 TL olduğu, bu sebeple, davalının sorumluluk tavanının 330.000,00 TL olacağı, davacının bakıcı gideri talebinde bulunduğu ancak, Adli Tıp Kurumunun raporunda da tespit edildiği üzere, iyileşme süresince başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı anlaşılmakla; Mahkememizce, Maddi tazminat istemine yönelik davanın kısmen kabulü ile; sürekli iş göremezliğe ilişkin 329.500,00-TL ve geçici iş göremezliğe ilişkin 500,00-TL olmak üzere toplam 330.000,00-TL maddi tazminatın; 14/09/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Maddi tazminat istemine yönelik davanın KISMEN KABULÜ ile; sürekli iş göremezliğe ilişkin 329.500,00. TL ve geçici iş göremezliğe ilişkin 500,00. TL olmak üzere toplam 330.000,00. TL maddi tazminatın; 14/09/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

  2. Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 22.542,30. TL harçtan peşin alınan 1.141,70. TL harcın( 80,70. TL peşin harç ve 1.061,00. TL tamamlama harcı) mahsubu ile bakiye 21.400,60. TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,

  3. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 51.500,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

  4. Davacı tarafından yapılan 1.233,90. TL harç, 1.250,00. TL bilirkişi ücreti, 1.828,00. TL adli tıp fatura bedeli, 326,50. TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 4.638,40. TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 4.631,38. TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

  5. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 500,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

  6. İleride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00. TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin ret kabul oranı dikkate alınarak 1.557,63. TL'sinin davalıdan; 2,37. TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

  7. Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/11/2023

Katip ....

e-imza

Hakim ...

e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ticaretTazminatbursaCismaniZararşirketi(ÖlümSebebiyleistanbulVesigortaanonimAçılanhükümdavalıvekilicevapTazminat)delillerasliyemahkemesi

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim