Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/920 E. 2023/957 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/920
2023/957
31 Ekim 2023
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/920 Esas - 2023/957
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/920
KARAR NO : 2023/957
HAKİM : ..
KATİP : ..
DAVACI : KALIPSAN ALÜMİNYUM SAÇ METAL KALIP TASARIM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - (VKN:0492044343000001) -Üçevler Mah. 81.Sk.N:1 I/1 Nilüfer/BURSA
VEKİLİ : Av. MEHMET KÜRŞAD AKBAŞ - [16822-28651-49536] UETS
DAVALI : BRUSA KOLTUK VE İÇ TRİM TEKNOLOJİLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ -0187060897500012 [25939-21842-01941] UETS-Fethiye OSB Mah. Mavi Cad.2.Sk.N:1 Nilüfer/BURSA
VEKİLİ : Av. ERCAN DOĞANCI - [16354-53476-72508] UETS
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 13/09/2022
KARAR TARİHİ : 31/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı yana alüminyum levha ve profil satış hizmeti/işlemi neticesinde almaya hak kazandığı alacak bedellerini faturalandırdığını, söz konusu faturalandırma işlemlerinin TCMB Döviz satış kuru üzerinden gerçekleştirildiğini, davalı tarafından ticari defterlerine işlendiğini ancak ödemelerini eksik yaptığını, müvekkili alacaklı firmanın, borçlu şirketten ödenmeyen muavin defter kaydı alacağının tahsili amacıyla Bursa 13. İcra Müd. 2022/... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra dosyasına borca, faize ve ferilerine itiraz ederek takibin durdurulmasını sağladığını, davalı tarafın hiçbir dayanağı olmayan itirazının yerinde olmadığı gibi gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin takip konusu faturalardan ve ticari defter kayıtlarına bakıldığında davalı borçludan alacaklı konumunda olduğunun görüleceğini, davalının borcunu tüm taleplerine rağmen ödemediği için, davalının aleyhine Bursa 13. İcra Müd. 2022/... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının düzenlenen faturalara ilişkin itirazda bulunmayarak, Bursa 13. İcra Müd.
2022/... sayılı dosyası ile ilamsız takibe itiraz etmesi davalı-borçlunun kötü niyetli olduğunu
gösterdiğini, bu nedenle, borçlunun borca ve ferilerine yaptığı haksız itirazı kabul edilebilir vasıfta
olmayıp, icra takibine yapılan haksız itirazın iptali için iş bu huzurdaki davanın açılması
zorunluluğunun doğduğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının, Bursa 13. İcra Müd. 2022/... sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile şimdilik 1.000 TL
üzerinden icra takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle, davalı hakkında %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı şirkete, takibe konu edilen fatura bedeli kadar bir borcu olmadığını, yargılama sırasında, müvekkili şirketin ticari defterleri ve mali kayıtları, bilirkişi vasıtası ile incelendiğinde görüleğini, müvekkili şirketin aralarındaki ticari
ilişkiye dayalı ve bu ticari ilişkiye uygun düzenlenen ve gerçek mal/hizmet satışına dayalı
faturalarını ödediğini ve cari hesap bakiyesinin davacı şirket açısından sıfırlandığını, davacının düzenlediği ve haksız icra takibine konu ettiği, 01/06/2022 tarih ve 32.276,27.-TL bedelli, "BRY2022000000837 nolu faturalara istinaden iadedir" açıklamalı faturasının, müvekkili şirket tarafından kabul edilen bir fatura olmadığını, yargılama sırasında, her iki tarafın ticari kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi
ile de görüleceği üzere; davacı tarafın, 2021 yılı Aralık ayına kadar düzenlediği faturaların müvekkili şirket tarafından, faturaya konu mal ve hizmet teslimine uygun bulunduğunu ve
itirazsız olarak ödendiğini; ancak, Aralık 2021 yılında, "tek taraflı o tarihte anlaşmaya
dayanmayan "fahiş ve hangi güne dayalı olduğu belli olmayan" kur ve mal teslimi ile uyumsuz
fiyat ve birim miktar içeren fatura bedellerinin bir kısmının kabul edilmeyerek, bu uğurda iade
faturası ile bu fahiş bedellere itiraz edildiğinin karşı tarafa bildirildiğini, davacı tarafın ise bu kez müvekkili şirket tarafından iade edilen faturayı, her seferinde iade ettiğini, müvekkilinin de tekraren faturaları iade ederek, taraflar arasında, bu konuda bir "anlaşmazlık" çıktığını, müvekkili davalı şirketin, TCMB Döviz satış kuru
üzerinden gerçekleştirilen mal/hizmet satışlarına ait faturaları, ticari defterine işlediğini, ancak
eksik ödeme yaptığının tümüyle gerçek dışı olduğunu, davanın tarafları arasında, "kur farkı" faturası
düzenleneceğine dair ne bir sözleşme ne de kur farkı olarak düzenlenen faturaların "itirazsız"
olarak karşılıklı ticari kayıtlara işlenmesi suretiyle oluşmuş bir "ticari teamül" olduğunu, bu durumda, davacı tarafın, kur farkı faturası olarak düzenlenen dava ve takip konusu
faturanın, anlaşmaya aykırı olarak ödenmediği iddiasının kesinlikle kabul edilemeyeceğini, taraflar arasındaki karşılıklı faturalaşmalarda,
kesinlikle kur farkı olarak fatura kabulü ve ödemesi olmadığını, bunun yanında, davalı müvekkili şirketin kendisine teslim edilen mal/hizmet satışına ve
uygun kur bedeli üzerinden yapılan fiyatlamalara, karşı çıkmadığını; sadece 2021 Aralık ayında
düzenlenen, teslime uyumsuz ve fahiş kur üzerinden düzenlenen faturaların, fazlalık olan
kısımlarına itiraz ederek, iade faturası ile fazla talep edilen bedellere itiraz ettiğini, müvekkili davalı şirketin, Bursa 13.İcra Müdürlüğü'nün 2022/... sayılı icra takibine konu fatura bedeli kadar bir borcu olmadığını ve alacaklı tarafın başlattığı takibe yapılan itirazın bu anlamda haklı ve yerinde olduğunu beyanla, öncelikle; itirazın iptali davasının, niteliği gereği, "kısmi dava" veyahut "belirsiz alacak davası" olarak ikame edilmesi mümkün olmadığından, usule ilişkin itirazlarının kabulüyle; dava değerinin 32.276,27.-TL'ye artırılmasını ve eksik harcın davacı tarafından ikmaline karar verilmesini; şayet eksik harç tamamlanmaz ise açılan davanın usulden ve dava şartı yokluğundan reddine, eksik harcın tamamlanmasından sonra, davacı tarafın açtığı haksız, yersiz ve mesnetsiz davanın esastan reddine; davacı tarafın, basiretli bir tacir olarak alacağın varlığını, miktarını ve varlığı ile
yokluğunu bilebilmesi bakımından başlattığı icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğundan,
davanın esastan reddi ile birlikte alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet
tazminatına hükmedilmesine; yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve tarafımız için vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, davacı tarafından davalıya satılan ürünler hakkında kur farkı alacağı iddiası kapsamında davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan Bursa 13.İcra Dairesi’nin 2022/... esas sayılı dosyasında yapılan takibe itirazın 1.000 TL üzerinden kısmen iptalinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkememizce; tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerine müzekkere yazılarak, 2021 yılı Şubat ayı, 2021 yılı Mart ayı, 2021 yılı Nisan ve 2021 yılı Mayıs ayına ait BA ve BS formları ile cari hesap ekstresi, muavin defter kayıtları ile 2021 ve 2022 yılına ait e defter beratları, 2022 yılına ait yevmiye ve defterlerine ilişkin e defter beratları ile uyap üzerinden gönderilen Bursa 13.İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı dosyası celp olunarak dosyamız arasına alınmıştır.
Her iki tarafın tacir olduğu değerlendirilerek mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme ara kararı kurulmuş, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda alınan 01/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; davacı tarafından kesilen 25,12,2021 tarihli 4 faturada 03/12/2021 tarihinde kesilen bir adet
faturada hatalı kur ile fatura kesildiği, davacının 25/12/2021 tarihli faturalarda döviz kurunda hata yaptığı, bu hatadan doğan farkın KDV'li olarak 53,647.92-TL olduğu, davalının 31/12/2021 tarihinde bu farklardan oluşan tutarı fiyat farkı açıklaması ile fatura etttiği, söz konusu faturanın kur farkı ile ilgisinin olmadığı, kesilen faturalarda hatalı alınan kurlarla
alınması gereken kurların arasındaki farklardan oluştuğu, bu faturanın davacı tarafından kabul edilip defterlerine işlenmiş aynı tutarda, "faturanın iadesidir "açıklamasıyla davalıya iade faturası olarak kesildiği, davalının bu faturayı kabul edip fiyat farkı faturasını tekrar kestiği, davalı tarafından 5 adet 36,083,61-TL tutarında fiyat farkı faturası kesilmiş davacı ise 4 adat 36,083,61-TL tutarında
iade faturası kestiği, beşinci faturanın dava konusu olan 32.276,27-TL tutarındaki fatura olduğu ve
kur farkı faturası değil davalı tarafından kesilen son 837 nolu faturanın iadesi açıklamasıyla
kesilen iade fatura olduğu, bu şekilde karşılıklı kesilen faturaların taraflarca defterlere işlendiği, son olarak davacı 837 nolı
faturayı iade faturası açıklamasıyla keserek davalıya sistem üzerinden gönderdiği, bu faturayı kabul ederek defterlerine işlediği, aynı tutarda iade faturası keserek 180 nolu faturayı iade faturası açıklamasıyla davacıya sistemden gönderdiği, davacının faturayı defterlerine işlemediği ve şüpheli alacak hesabına virman ettiği; ancak
kendisine temel fatura senaryosunda gönderilen bu faturaya itiraz ettiğine dair bir belge
dosyada mevcut olmadığı ve davacının dava konusu faturadan dolayı alacaklı olmadığı görüşü açıklanmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere tarafların ticari defterlerinde bir takım farklılıkların bulunduğu, davacının iddiasına konu faturanın kur farkından meydana gelmediği, kurun farklı girilmesi sebebiyle ticari defterler arasında farklılıkların bulunduğu her iki tarafın ticari defterlerindeki ihtilafa konu faturaların iade faturaları olduğu, mal ve hizmet alımına ya da kur farkı sebebiyle alacak iddiasının davacı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Harçlar yasası gereği alınması gereken 269,85. TL karar ve ilam harçtan, peşin yatırılan 80,70. TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15. TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 1.000,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
6325 Sayılı Kanun 18/A. 13 maddesi uyarınca 1.560,00. TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2023
Katip .... Hakim .
E-Imzalıdır. E-Imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55