Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/646 E. 2023/931 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/646
2023/931
26 Ekim 2023
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/646 Esas - 2023/931
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/646
KARAR NO : 2023/931
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI :BURSA ... YAPI DENETİM LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ :Av. ..... - [16437-34066-..] UETS
DAVALI :... İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... [25969-45987-...] UETS
VEKİLİ :Av. ..... - [16800-08571-...] UETS
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 16/06/2022
KARAR TARİHİ : 26/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Yapı Denetim alanında faaliyet gösteren müvekkili şirket ile davalı arasındaki hukuki uyuşmazlığın iki tarafa borç yükleyen ve davalının müteselsil sorumlu olduğu Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesinden kaynaklandığını, müvekkili şirket ile davalıya ait Bursa İli Nilüfer İlçesi Kültür Mahallesinde bulunan ve tapunun H21C05D4C Pafta, 708 Ada, 2 Parsel numarasına ile H21CO5D4C Pafta 707 Ada 1Parsel numarasına kayıtlı arsalar üzerine yapılacak yapının, yapı denetim kuruluşu tarafından projelerinin incelenmesi, ruhsata ve eklerine uygun olarak yapılmasının denetlenmesi amacıyla sözleşme imzalandığını, söz konusu Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesinin, müvekkili şirket olan ... Yapı Denetim firması tarafından eksiksiz yerine getirildiğini, ancak davalı şirketin müvekkili şirketin hak edişleri olan; 340.386,00 TL (161.896,00 TL + 178.490,00 TL) ödemediğini, bunun üzerine Bursa 19. İcra dairesinde 2021/... ve 2021/... esas no.lu takip dosyası açıldığını, şahsı tarafından takip başlangıcında sehven bir hata yapıldığını, birden fazla müvekkilinin kayıtlı olduğu vekaletname üzerinde işlem yapıldığı esnada vergi numaraları tarafınca karıştırılmış olup ödeme emirlerinin yanlış alacaklı adına işlem gördüğünü, bu maddi hatanın tarafınca fark edildiğini ve dosya esaslarının kayıtlı olduğu icra müdürlüğünden sehven yapılan maddi hatanın düzeltilmesini ve dosya borçlularına yeni ödeme emri çıkartılmasını talep edildiğini ve talebinin kabulü ile birlikte borçlular arasında kayıtlı olan ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye hatadan arındırılış ödeme emirlerinin 12.08.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, dosya borçlusu ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. 'nin usulüne uygun tebliğ edilen iki farklı dosyadaki ödeme emrine karşı kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, itiraz ile haksız olarak durdurulan icra takip sonrası davalı olarak gösterilen şirket yetkililerinin Yapı Denetim hizmet bedelini ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin banka hesabından Nilüfer Mal Müdürlüğüne yatırdığını ve icra takip dosyasının vekaletle temsil edilmesine rağmen tarafından bağımsız müvekkili firma ile anlaşıp, H21C05D4C Pafta, 708 Ada, 2 Parsel için 67.653,00 TL ve H21CO5D4C Pafta 707 Ada 1Parsel için 159.896,00 TL ödeme yaptığını, tüm bu ödemeleri davalı olarak gösterilen şirketin banka hesapları üzerinden yaptığını, yapılan haksız itiraz ve sonrasında vekil harici ödeme yapılması davalı şirketin itirazının kötü niyetle yapıldığının en belirgin göstergesi olduğunu, davalı tarafça kötü niyetli olarak yapılan itirazların Bursa 19. İcra Dairesi 2021/... ve 2021/... Esas numaralı dosyalar incelendiğinde ortaya çıkacağını, huzurdaki davanın açılmasının, yapılan ödemeler dışında tutulan icra vekalet ücretlerinin tahsili amacıyla sadece vekalet ücretini kapsayacak şekilde itirazın iptali istemi olduğunu, Bursa 19. İcra Dairesi 2021/ ... esas numaralı takip dosyasından 20.906,55 TL, Bursa 19. İcra Dairesi 2021/... Esas numaralı dosyada 19.330,12 TL olmak üzere toplam 40.236,67 TL'nin takip tarihinden itibaren takip dosyasında istenilen işleyecek faiziyle beraber tarafına ödeme yapılması gerektiğini, takip dosyalarında yapılan borca itirazların icra vekalet ücreti ödememeye yönelik olduğunu, borcun varlığının resmi işlemlerle ortada olduğundan ve itiraz sonrası müvekkile yapılan ödeme, itirazın icra vekalet ücretini ödememeye yönelik olup kötü niyetle yapıldığının göstergesi olduğunu, davalı şirketin böyle bir borcu olmadığını beyan edip borca itiraz ettikten sonra müvekkili şirketle pazarlık yaparak ödeme yaptığını, yapılan ödeme dekontlarında açıklama kısmında yer alan Pafta, Ada ve Parsel numaraları Bursa 19. İcra dairesinde derdest olan takip dosyalarında yer alan takip dayanakları evraklar üzerinde yazan taşınmaz bilgileriyle aynı olduğunu, esas numaraları yazılı takip dosyalarında müteselsil sorumluluk gereği birden fazla borçlu kaydının mevcut olduğunu, her iki dosyada da ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. müteselsilen borçlu olduğunu, huzurdaki dava sadece unvanı zikredilen ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye karşı açıldığını, davanın konusu ve tarafının aynı olması nedeniyle ve usul ekonomisi ilkesi gereği iki farklı icra dosyasında yapılan kötü niyetli haksız itirazın iptali için sadece bir tane itirazın iptali davası başvurusu yaptıklarını, açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile; davalının haksız olarak yaptığı itirazın iptali ile Bursa 19. İcra Dairesi 2021/... ve Bursa 19. İcra Dairesi 2021/... E sayılı icra takibinin talep edilen miktar yönünden devamına, haksız yere borcunu inkar eden davalının %100´dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile cezalandırılmasına, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkili şirket aleyhine Bursa 19. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. ve 2021/... E. sayılı dosyaları üzerinden ayrı ayrı ilamsız icra takipleri yönelttiğini, müvekkili şirketin takiplere ayrı ayrı itirazı nedeniyle takiplerin durdurulduğunu, İcra dosyalarından kaynaklı "İcra Vekalet ücretlerinin tahsili" amacıyla 2021/2636 ve 2021/2635 nolu dosyalar üzerinden söz konusu her iki takip dosyası için ayrı ayrı olmak üzere "itirazın kaldırılması" konulu arabuluculuk müracaatlarında bulunulduğunu iddia ederek, bu defa her iki icra takibine yapılan itirazların iptali için tek dosya üzerinden "itirazın iptali" konulu olarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacı tarafın davasının hukuki dayanaktan yoksun olup; usule ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, bu nedenle davacının davasının reddi gerektiğini, öncelikle, iş bu davanın davacısı gözüken Bursa ... Yapı Denetim Ltd. Şti. (VN: 1910626142) tarafından aynı konuda ("Yapı denetim sözleşmesinden kaynaklanan hak edişlerin tahsiline ilişkin") Bursa 19. İcra Müdürlüğü' nün 2021/5887 ve 2021/5888 Sayılı dosyaları üzerinden ilamsız icra takipleri başlatıldığını, akabinde dava dışı ... Oto Serv. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. (VN:....) tarafından iş bu davaya konu edilen Bursa 19. İcra Müdürlüğü' nün 2021/... E. ve 2021/... E. Sayılı dosyaları üzerinden yine aynı konuda ve mükerrer nitelikte ayrı ayrı ilamsız icra takipleri başlatıldığını, görevsiz Mahkemede açılan davanın görevsizlik nedeni ile reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı vekilinin dava dilekçesindeki iddiaları karşısında uyuşmazlığın vekalet ilişkisinden kaynaklı vekalet ücretine ilişkin olduğunun sabit olduğunu, zira kabul etmemekle birlikte dava dilekçesinin 1. sayfasının son paragrafında, davacı vekili bizatihi kendisini kastederek "tarafımdan bağımsız olarak Müvekkil firma ile anlaşıp" şeklinde iddiada bulunduğunu, HMK 188. Madde kapsamında ikrar mahiyetindeki bu iddia da dava konusu uyuşmazlığın vekil ile müvekkili arasındaki vekalet ilişkisinden kaynaklanan vekalet ücretine ilişkin olduğunun açık göstergesi olduğunu, vekalet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olan davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin 4. Hukuk Dairesi 2017/1233 esas, 2017/993 karar sayılı ve 07.07.2017 tarihli ilamında görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirttiğini, dolayısıyla avukatın vekalet ücreti alacağına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan, davanın görevsizlik nedeni ile reddi gerektiğini, davanın itirazın iptali konusunda herhangi bir arabuluculuk müracaatı bulunmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, dosya kapsamında sunulan arabuluculuk son oturum tutanağından da anlaşılacağı üzere davacı tarafından yapılan arabuluculuk müracaatının konusunun "itirazın kaldırılması (İİK Md. 68)" olduğu arabuluculuk belgeleriyle de açıkça sabit olduğunu, takdir edileceği üzere arabuluculuk konusu yapılan itirazın kaldırılması İcra İflas Kanunu'nun 68. maddesi ile düzenlendiğini, mahiyeti, niteliği, uygulanacak hükümlerin, görevli mahkeme, yargılama usulü, süreler itibariyle; İcra İflas Kanunu'nun 67. Maddesi ile düzenlen itirazın iptali davasından tamamen farklı bir dava olduğunu, Türk Ticaret Kanunu' nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A Maddesi' nde;"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü düzenlendiğini, yasal düzenleme gereği davacının huzurda açmış olduğu itirazın iptali konusunda arabuluculuk müracaatında bulunmuş olmasının dava şartı olduğunu, ancak davacı tarafın, iş bu dava konusu olan itirazın iptali ve icra vekalet ücreti, icra inkar tazminatı vs. taleplerine yönelik herhangi bir arabuluculuk müracaatı bulunmadığını, bu nedenle, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı şirket tarafından yöneltilmiş iş bu davaya konu olabilecek usulüne uygun, geçerli bir icra takibi bulunmadığını, dava konusu takiplerde, takip alacaklısı şirketin (... OTO SERVİS) ile huzurdaki davanın davacısı olan şirketin (BURSA ... YAPI) örtüşmediğinden, davacı tarafça usulüne uygun olarak yöneltildiğini ve iş bu davaya konu olabilecek herhangi bir icra takibi bulunmadığını, itirazın iptali davasının ön şartı usule ve yasaya uygun geçerli bir icra takibinin bulunması olduğunu, dava konusu icra takiplerinin alacaklısı olmayan davacı şirket tarafından huzurdaki davanın açılmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, iş bu davaya konu edilen Bursa 19. İcra Müdürlüğünün 2021/... ve 2021/... sayılı icra takiplerinin, "23 Nisan Mh. 241 Sk. No:14/11 - NİLÜFER / BURSA" adresinde mukim davadışı Alacaklı "... Oto Servis İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (VN:..)" tarafından başlatıldığını, söz konusu dosyalar üzerinden müvekkiline gönderilen ödeme emirleri ile de bu hususun sabit olduğunu, takip başlangıcında icra dosyalarına sunulan vekaletname de yine dava dışı "... Oto Servis İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (VN:..)ne ilişkin olduğunu, dava dışı takip alacaklısı "... Oto Servis İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (VN:.)" ile iş bu davanın davacısı gösterilen "Bursa ... Yapı Denetim Ltd. Şti. (VN:......)" nin unvanları, vergi numaraları, yetkilileri, faaliyet adresleri tamamen farklı olup; bu şirketler iki farklı tüzel kişilikler olduğunu, bu şirketler arasında yanılgıya düşülmesinin veya maddi hatanın bahsinin mümkün olmadığını, yerleşik Yargıtay içtihatları ve doktrindeki kabul edilen görüş gereği icra takibinde bu nitelikte iradi taraf değişikliği mümkün olmadığını, dolayısıyla, davacı şirket tarafından, iş bu davaya konu olabilecek herhangi bir takip bulunmadığından, davanın reddi gerektiğini, keza itirazın iptali davasını açabilmek için ilk şartın usule ve yasaya uygun bir icra takibinin bulunması olduğunu, bu nedenlerle, dava şartı bulunmadığından davacının usule ve yasaya aykırı davasının reddi gerektiğini, itirazlarını tekrarla ve kabul anlamına gelmemekle dava konusu edilen icra takiplerine konu edilen alacakların daha önceki tarihlerde farklı icra dosyaları üzerinden takibe konu edildiğini, iş bu dava konusu icra takiplerin mükerrer takipler olduğunu, davacının Bursa ... Yapı Denetim Ltd. Şti. tarafından aynı konuda ("Yapı denetim sözleşmesinden kaynaklanan hak edişlerin tahsiline ilişkin") Bursa 19. İcra Müdürlüğü' nün 2021/5887 ve 2021/5888 Sayılı dosyaları üzerinden 14/07/2021 tarihinde ilamsız icra takipleri başlatıldığını, söz konusu takiplere rağmen, usule ve yasaya aykırı olarak aynı konuda iş bu davaya konu edilen icra takipleri başlatıldığını, davaya konu icra takiplerine dayanak olarak sunulan sözleşme ve hakkediş raporlarından; 2021/... Sayılı takibin konusunun, ... ve hissedarlarıyla imzalanan ve ... ve hissedarlarına ait "Bursa, Nilüfer, Kültür Mh. 707 Ada, 1 Parsel" sayılı taşınmaza ilişkin olduğu, 2021/... Sayılı takibin konusunun ise, ... ve hissedarlarıyla imzalanan ve ... ve hissedarlarına ait "Bursa, Nilüfer, Kültür Mh. 708 Ada, 2 Parsel" Sayılı taşınmaza ilişkin olduğu açıkça sabit olduğunu, davacının, her ne kadar müvekkili şirkete ait olduğunu iddia etmişse de; söz konusu taşınmazların müvekkil şirkete ait olmadığı gerek tapu kayıtlarıyla, gerekse davacı ile taşınmaz malikleri arasında imzalanan yapı denetim sözleşmeleri ve hakediş raporlarıyla da sabit olduğunu, dolayısıyla, her iki takibin konusu, tarafları, dayanakları farklı olup; birbiri ile hiçbir ilgili olmayan iki takibin aynı davaya konu edilmesi usule ve yasaya aykırı olduğunu, huzurdaki davada davacı şirket yönünden aktif husumet yokluğu bulunduğunu, bu nedenlerle huzurdaki davanın davacı şirket adına açılmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, kabul etmemekle birlikte icra vekalet ücretine ilişkin uyuşmazlık vekil-müvekkil arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiğinden, iş bu davanın müvekkiline yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirket arasında imzalamış herhangi bir yapı denetim hizmet sözleşmesi bulunmadığını, yasal olarak olmasının da mümkün olmadığını, müvekkili şirketin takibe konu edilen alacaklar yönünden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından, iş bu davaya konu edilen vekalet ücretinden de sorumlu tutulamayacağını, 4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun' un "Yapı denetim kuruluşları ve görevleri" başlıklı 2. Maddesi' nde;"Yapı denetim hizmeti; yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütülür. Yapı sahibi, yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil tayin edemez." hükmü düzenlendiğini, yine kanunun "Yapı denetimi hizmet sözleşmeleri" başlıklı 5. Maddesi' nde "Yapı denetim hizmet sözleşmeleri, yapı sahipleri ile Bakanlıkça yayımlanacak usul ve esaslara göre elektronik ortamda belirlenen yapı denetim kuruluşları arasında akdedilir." hükmü düzenlendiğini, taraflar arasında imzalanan yapı denetim hizmet sözleşmesinin hizmet bedeli başlıklı madde 4 hükmünde de hizmet bedelinin yapı sahibi tarafından ödeneceği açıkça belirtildiğini ve tekrarlandığını, yasal düzenlemede de açıkça belirtildiği üzere davacı tarafça takibe konu edilen yapı denetim hizmet sözleşmesinin sadece yapı sahibi veya vekili arasında imzalanabildiğini, yapı müteahhidi yani müvekkil şirketin de vekil olarak tayin edilemeyeceğini, dolayısıyla, müvekkili şirketin, vekil olarak dahi bahse konu sözleşmenin tarafı olmadığını, olmasının da mümkün olmadığını, kaldı ki, dava konusu takiplere dayanak yapılan ve taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ve hakkediş raporlarıyla da sözleşmelerin yapı sahipleriyle yapıldığı, hakkediş raporlarının da yine bu kişiler adına düzenlendiği, hizmet bedellerinin de yapı sahipleri tarafından ödeneceğinin düzenlendiğinin sabit olduğunu, açık yasal düzenleme ve taraflar arasındaki sözleşmelerle hakkediş raporları karşısında, müvekkil şirketin tarafı olmadığı ve olamayacağı sözleşmeden ve alacaklardan bahisle müvekkil şirket aleyhine takipler yöneltilmesi ve akabinde huzurdaki davanın açılması usule ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle usule ve yasaya aykırı davanın reddi gerektiğini, "4708 Sayılı Yapı Denetim Yasa'sının 2. maddesindeki, “...Yapı denetim hizmeti, yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütülür.” ve aynı Yasa'nın 5. maddesindeki, “Yapı denetim hizmet sözleşmeleri, yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedilir...Yapı denetim hizmet bedeli, yapı denetim kuruluşlarının hizmet bedellerinin ödenmesinde kullanılmak üzere yapı sahibince il muhasebe birimlerinde açılacak emanet nitelikli hesaba yatırılır.” şeklinde düzenlenen hükümler uyarınca yapı denetim hizmetini veren şirkete karşı yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinden arsa sahibi sorumludur. ..." (Y. 3. HD. 2020/10923 E., 2021/9901 K., 12.10.2021 T.) davacı tarafın, ödeme ve anlaşma iddiaları gerçeğe aykırı olduğunu, eksik, hatalı ve gerçeğe aykırı beyanlarla kat malikleri tarafından yapılan ödemeler müvekkili şirket adına yapılmış gibi çarpıtıldığını, yukarıda ilgili kısımlarda detaylıca belirttikleri üzere müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanmış dava konusu takiplere konu edilebilecek herhangi bir yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalanmadığını, gerek ilgili yasal düzenlemeler ve gerekse taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve hakkediş raporları ile bu sözleşmelere ilişkin hizmet bedellerinin yapı sahipleri tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunda ve yükümlülüğünde olmayan bir bedelin müvekkili şirket tarafından ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafından aynı konuda yapı sahiplerine yöneltilen icra takipleri sebebiyle takip, haciz ve dava tehdidi altında olduklarını belirterek bildirmiş oldukları tutarların kendileri adına ilgili Mal Müdürlüğüne ödenmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin de yapı sahipleri ile aralarındaki iç ilişkiye istinaden yardımcı olmak amacıyla ilgili hizmet bedellerini yapı sahipleri adına Nilüfer Mal Müdürlüğü hesabına internet bankacılığı vasıtasıyla yatırdığını, ilgili ödemelere ilişkin dekont açıklamalarında da ödemelerin kim adına ve hangi taşınmaza ilişkin yapıldığının açıkça belirtildiğini, söz konusu ödemelerin tamamen iyiniyet çerçevesinde yapılmış ödemeler olduğunu, davacı tarafça iddia edildiği şekilde müvekkili şirket tarafından yapılmış herhangi bir harici anlaşma, pazarlık vs. söz konusu olmadığını,salt sözleşmenin tarafı olan davadışı yapı sahipleri adına yapılan ödeme işlemlerinden bahisle müvekkili şirketin sorumlu olacağı iddiası hukuki temelden yoksun olup; usule ve yasaya aykırı olduğunu, yasal düzenlemeler, sözleşmeler ve Yargıtay kararlarıyla sorumlusu açık olan bir hukuki durumda, sadece hukuki ilişkinin sorumlusu adına yapılan ödeme işlemi müvekkil şirketin sorumluluğunu doğurmadığını, davacı tarafın davası ve talepleri hukuki dayanaktan yoksun olduğunu; usule ve yasaya aykırı olduğunu, davasının tümden reddi gerektiğini, itirazları tekrarla ve kabul anlamına gelmemekle davacı tarafın takibe konu edilen alacak ve faiz talepleri, sözleşmenin tarafları arasındaki anlaşmalara, hayatın olağan akışına, resmi kayıtlara dahi aykırı olduğunu, dava konusu takiplere ilişkin takip talepleri ve ödeme emirlerinden de görüleceği üzere; ... ve hissedarlarına ait (707 Ada, 1 Parsel) taşınmaz için başlatılan 2021/... Sayılı dosyada 174.490,00-TL asıl alacak talep edilmişken, yer sahipleri tarafından 67.653,00-TL ödendiğini, ... ve hissedarlarına ait (708 Ada, 2 Parsel) taşınmaz için başlatılan 2021/... Sayılı dosyada 161.896,00-TL asıl alacak talep edilmişken, yer sahipleri tarafından 159.896,00-TL ödenmiş ve söz konu ödemelerle takibe konu asıl alacak, faiz ve ferilerinin ödendiği, bakiye bir alacak kalmadığının ikrar edildiğini, ilgili Nilüfer Mal Müdürlüğü ile sair resmi kurum kayıtlarıyla da bahse konu yapı denetim sözleşmeleri sebebiyle herhangi bir hak ve alacağın kalmadığının sabit olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın takibine konu asıl alacaklar ve ferileri sözleşmelere ve kayıtlara aykırı bir şekilde fahiş talep edildiğini, davacı tarafından aynı konuda daha önce yöneltilmiş olan icra takiplerine konu alacak tutarları dahi iş bu takiplere konu alacak tutarlarıyla örtüşmediğini, yine davacı tarafın, bahse konu hizmet bedellerine ilişkin yapı sahiplerine taahhüt ettiği iskonto miktarları dava konusu takiplerde mahsup edilmeksizin takip yöneltildiğini, davacının takibi, düzenlenen sözleşmelere, belge ve kayıtlara açıkça aykırı olduğunu, davacının iş bu davaya konu ettiği alacak kalemi, takip konusu asıl alacak (hizmet bedeli, faiz ve ferileri) ile doğrudan bağlantılı olduğundan, davacının davaya konu talepleri de fahiş olup; usule ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme tacirler arasında düzenlenmiş bir sözleşme olmadığı gibi bahse konu sözleşmede faize ilişkin herhangi bir düzenlemenin de yer almadığını, yine davacının herhangi bir temerrüt ihtarının da söz konusu olmadığını, dolayısıyla davacı tarafından takibe konu edilen faiz türü (Ticari Temerrüt faizi), faiz oranı ve faiz başlangıç tarihleri usule ve yasaya aykırı olup fahiş olduğunu, bu nedenle söz konusu hususların iş bu davaya konu edilen alacağa doğrudan etki edeceğinden, davacının davası ve talepleri usule ve yasaya aykırı olup; reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında iş bu davaya konu borcun kaynağına ilişkin herhangi bir hukuki ilişki kurulmadığını, dolayısıyla, müvekkili şirketin davacı tarafa dava konusu takiplere konu edilebilecek herhangi bir borcu olmadığını, olmasının da mümkün olmadığını, bu nedenle davacının usule ve yasaya aykırı davasının ve tüm taleplerinin reddi gerektiğini, itirazlarını tekrarla ve kabul anlamına gelmemekle dava konusu takiplerin çok sayıda borçluya yöneltilmiş olmasına rağmen, davacı tarafın huzurdaki davayı sadece müvekkili şirkete yöneltmesinin kötüniyetli olduğuınu, usule ve yasaya aykırı olduğunu, İtirazları tekrarla ve kabul anlamına gelmemekle davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin usule ve yasaya aykırı olduğunu ve fahiş olduğunu, takdir edileceği üzere davacı tarafın talebine konu icra inkar tazminatı sadece asıl alacağa ilişkin bir düzenleme olduğunu, takip ferileri, vekalet ücreti vs. kalemler yönünden icra inkar tazminatına ilişkin herhangi bir yasal düzenleme söz konusu olmadığını, takibe konu alacağın ödendiğinin açıkça ikrar edilmesi karşısında, icra inkar tazminatı talebi usule ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca tüm bu açıklamalar kapsamında dava konusu uyuşmazlığa konu alacağın likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiğinin açık olduğunu, bu nedenlerle icra inkar tazminatına ilişkin yasal koşullar oluşmadığından, davacının tüm talepleriyle birlikte icra inkar tazminatı da usule ve yasaya aykırı olup reddi gerektiğini, davacı tarafın müvekkili şirkete yönelik takiplerinin ve davasının kötüniyetli olduğunun açıkça sabit olduğunu, bu nedenle İİK Md. 67/2 gereğince davacı aleyhine %20' den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle davasının ve tüm taleplerinin reddine, davacının müvekkili şirkete yöneltmiş olduğu takiplerin usule ve yasaya aykırı, mükerrer, haksız ve kötüniyetli olduğu gözetilerek, her bir takip için ayrı ayrı İİK Md. 67/2 gereğince davacı aleyhine %20' den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, yapı denetim hizmet bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine icra vekalet ücreti kısmına yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı vekili tarafından, Bursa 19. İcra Müdürlüğü’nün 2021/... Esas sayılı dosyasında, Bursa İli, Nilüfer İlçesi, Beşevler Mahallesi, 707 Ada 1 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde tesis edilen inşaatın yapı denetim sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla, 178.490,00- TL asıl alacak üzerinden; Bursa 19. İcra Müdürlüğü’nün 2021/... Esas sayılı dosyasında, Bursa İli, Nilüfer İlçesi, Beşevler Mahallesi, 708 Ada 2 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde tesis edilen inşaatın yapı denetim sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla, 161.896,00- TL asıl alacak üzerinden; söz konusu taşınmazlar için yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenici olan davalı ve sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan dava dışı Harput Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş., ile arsa malikleri aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmış, davalının borca ve faize itirazı üzerine süresinde itirazın iptali davası açılmıştır.
Davacı taraf, takip sonrası davalı şirket yetkilileri tarafından yapı denetim hizmet bedelinin haricen davalının banka hesabından 708 Ada, 2 Parsel için 67.653,00 TL ve 707 Ada 1 Parsel için 159.896,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemeler dışında tutulan icra vekalet ücretlerinin tahsili amacıyla sadece vekalet ücretini kapsayacak şekilde itirazın iptalini talep etmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça, arsa malikleri ile davalı yüklenici arasında Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesine gereğince yapı denetim bedelinden davalı yüklenicinin de sorumlu olduğunu ileri sürülmüş ise de; 4708 sayılı Yapı Denetim Yasa' sının 2. maddesindeki, “...Yapı denetim hizmeti, yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütülür. Yapı sahibi, yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil tayin edemez.” ve aynı Yasa' nın 5. maddesindeki, “Yapı denetim hizmet sözleşmeleri, yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedilir...Yapı denetim hizmet bedeli, yapı denetim kuruluşlarının hizmet bedellerinin ödenmesinde kullanılmak üzere yapı sahibince il muhasebe birimlerinde açılacak emanet nitelikli hesaba yatırılır.” şeklinde düzenlenen hükümler uyarınca yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinden arsa sahipleri yapı denetim hizmetini veren şirkete karşı sorumlu olup, yapı denetim hizmet sözleşmesinin tarafı olmayan yüklenici davalı taraf hesabından yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinin de bu sorumluluğu değiştirmeyeceği, davalının hizmet bedelinden sorumlu olmadığından icra takibine konu alacağın ferilerinden olan davaya konu icra vekalet ücreti alacağından da sorumlu olmadığı anlaşılmakla Mahkememizce davanın reddine karar verilmiş, davacının takibinde kötü niyetli olduğuna dair delil bulunmadığından yasal şartlar oluşmamakla söz konusu icra takipleri nedeniyle kötü niyet tazminatı isteminin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Yasal şartlar oluşmamakla kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
-
Harçlar yasası gereği alınması gereken 269,85. TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 687,15. TL harçtan mahsubu ile, bakiye 417,30. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
6325 Sayılı Kanun 18/A. 13 maddesi uyarınca toplam 2.640,00. TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
-
Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/10/2023
Katip ...
e-imza
Hakim ....
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:10