Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/939 E. 2023/663 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/939
2023/663
21 Haziran 2023
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/939
KARAR NO : 2023/663
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... -TC Kimlik no- ...
2. ... . T.C Kimlik no. ...
3. ... . T.C Kimlik no. ...
4. ... . TC Kimlik no. ...
5. ... . TC Kimlik no. ...
VEKİLİ : Av. ... - [16888-88389-...] UETS
DAVALILAR : 1- ... -TC Kimlik no- ... ...
2. ... . TC Kimlik no. ... ...
3. ... . TC Kimlik no. ... ...
4. ... . TC Kimlik no. ... ...
5. ... . TC Kimlik no. ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [16185-81572-.....] UETS
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/11/2021
KARAR TARİHİ : 21/06/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin anneleri ... ve babaları ...'un ... İplik Tekstil San. ve Tic. A.Ş.'nde pay sahibi olduklarını, müvekkillerinin annesinin vefat etmesi ile müvekillerinin murisi ... % 32,50 lik payın sahibi, müvekkilleri Hacer Surgun %0,3, ... % 0,3 ... %0,3, Osman naim Surgun %0,3,ve ... %0,3 payın sahibi olduklarını, müvekkillerinin murisi ...'un da 10.12.2017 tarihinde vefat etmesinin ardından müvekkillerinin toplamda ... İplik Tekstil San. Ve Tic. A.Ş.'de % 34“lük pay sahibi olarak kaldıklarını, davalıların ise bahse konu şirketin yönetim kurulu üyeleri olduğunu, öte yandan, ... dışındaki davalıların hem murisleri olan Veli Surgun'un yönetim kurulu üyeliği döneminden mirasçı sıfatı ile sorumlulukları bulunmakta hem de mevcut durumda yönetim kurulu üyesi sıfatı ile müstakilen sorumlulukları bulunmakta olduğunu, şirket adına kayıtlı olarak, Bursa İli, Nilüfer İlçesi, Organize Sanayi Bölgesi Mavi Cad. No:19 adresinde 18 Pafta 682 Parsel 5522m2 fabrika binası ve arsası ve Bursa İli Yıldırım İlçesi Vakıf Mah Volkan Sok No:3-5 adresinde H.22.d.08.C Pafta 587 Parsel 7800 m2 yüzölçüme sahip fabrika yerleri bulunduğunu, taraflar 2003 yılında anlaşma tutanağını imza altına aldıklarını, işbu tutanakta belirtilen 7800 m2 yüzölçüme sahip kiraya verilen fabrika yerlerine ilişkin kira bedelleri müvekkillerinin murisi şirket ortağı olmaşına rağmen kendisine ödenmediğini, 2006 yılında müvekkilinin murisi ... bu nedenle diğer ortaklar aleyhine dava ikame ettiğini, sonrasında ise Bursa İli, Nilüfer İlçesi, Organize Sanayi Bölgesi Mavi Cad. No:15 adresinde 18 Pafta 682 Parsel 5522m2 fabrika binası ve arsası satışa çıkartılmış ve yine müvekkillerinin isbu satılan arsava ilişkin kendilerine düşen bedeli alamadıklarını, öte yandan müvekkillerinin murisi ..., şirket ortağı davalı ... ile Surgun Ticaret Adi Ortaklığı adı altında 2001-2002 yılları arasında ticari faaliyette bulunmakta iken, sahıs firmalarına verilen çeklerin tamamı müvekkillerimizin murisi ...'a ait olduğundan müvekkillerinin murisi şahsi olarak şirketin borçlarından sorumlu olmuştur. İşbu borçlar nedeniyle müvekkillerimizin murisinin ikamet ettiği ev olan Doburca Mah. Akarsu Apt. No:30/5 Osmangazi/Bursa adresindeki eve haciz konulup satışa çıkartıldığını, şirket yönetimi, müvekkillerimizin murisi tarafından kira bedellerinin alınamaması nedeniyle ikame edilen davanın geri çekilmesi karşılığında müvekkillerine satılan arsadan hakları olan bedelin verileceğini ve ancak bu şekilde haczedilen taşınmazın kurtulabileceğini belirttiklerinden müvekkillerimizin murisi ikame edilen davayı geri çekmek zorunda kaldığını, Bursa İli, Nilüfer İlçesi, Organize Sanayi Bölgesi Mavi Cad. No:19 adresinde 18 Pafta 682 Parsel 5522m2 fabrika binası (eski Bursa İli Nilüfer İlçesi Minareli Çavuş Mah. H21COSALA Pafta 1491 Ada 7 Parsel)şirket üzerine kayıtlı fabrika binası ve arsası 2006 yılında kayden 670.670,52 USD karşılığında satıldığını, fakat işbu satılan bedelden müvekkillerinin murisinin hakkı olan paranın çok daha azının verilmesi karşılığında müvekkillerinin murisi ...'a boş senet imzalattıklarını, 2010-2011 yıllarında müvekkillerinin Bursa İli, Yıldırım İlçesi, Vakıf Mah Volkan Sok No:3-5 adresinde H.22.d.08.C Pafta 587 Parsel 7800 m2 yüzölçüme sahip fabrikanın tümünün kiraya verildiğini öğrendiklerini, fakat müvekkillerine işbu kira bedelleri ödenmemeye devam edildiğini, 2012 yılında müvekkilleri tarafından Surgun Ticaret'in borçlarının yalnızca müvekkillerinin murisinden tahsil edildiği, %50'sinin diğer bir ortak olan ...'dan tahsil edilmesi için dava ikame edildiğini, 2016 yılında yapılan Genel kurul toplantısında ... vekili kar gelir-gider gerçeği yansıtmadığı için itiraz oy kullanmış ve ...'un yönetim kurulundan çıkarılmasını beyan etmiş ise de ... yönetimde gösterildiğini, müvekkillerinin murisi 2017 yılının aralık ayında vefat edince şirketin yönetim kurulu müvekillerine fabrikadan kira bedeli olarak 16.500,00 TL alındığını beyan ettiklerini, fakat 2003-2004 senelerinde toplantı tutanaklarında 22.000,00 TL-24.000,00 TL kira bedellerinin mevcut olduğunu müvekkillerinin gördüğünü, bunun akabinde yönetim kurulunun müvekkillerine lodostan çatılar uçtuğunu, yağmur yağınca trafonun patladığını bunlarının hepsinin masraf olduğunu ve vergi ödediklerini söylediklerini, 2018 yılında ise müvekkillerinin fabrikada bulunan kiracılarla bizzat görüştüklerinde şirketin 42.000,00 TL kira bedeli aldığını öğrendiklerini, halen şuan fabrikada kiraya verilen boş yer bulunmamakta olup, kira bedeli olarak da resmi olarak işbu tutarın 1/3'i kadarı gösterilmekte olduğunu, çoğunluk tüm yönetimi ele geçirmiş olup, müvekkillerine kâr payı dağıtılmadığını, kaldı ki müvekkillerine kira gelirlerinden hak ettikleri bedellerin de ödenmediğini, şirketin yalnızca kira bedellerinden elde ettiği gelir aylık 42.000,00 TL olmasına rağmen, hiçbir zaman şirket ortağı olan müvekkillerine bir ödemede bulunulmadığını, müvekkillerinin yalnızca kağıt üzerinde şirket ortağı olarak görünmekte olduğunu, her türlü dava talep ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile; müvekkillerine kar payı ödenmemesi, şirket adına kayıtlı Bursa İli Yıldırım İlçesi Vakıf Mah Volkan Sok No:3-5 adresinde H.22.d.08.C Pafta 587 Parsel 7800 m2 yüzölçüme sahip fabrika binasından elde edilen kira gelirlerinin tesmiyette düşük gösterilmesi ve müvekkillerine kira bedellerinden ödeme yapılmaması, şirket adına kayıtlı bu taşınmaza ilişkin imar barışı kapsamında müracaatta bulunulmayarak yapı kayıt belgesi alınmamış olması nedeniyle taşınmazda değer kaybı meydana gelmesi ve müvekkillerinin uğradığı dava tarihine kadar oluşan tüm zararların tespiti ile işbu zarar tutarının yürürlükteki en yüksek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerimize ortaklıktaki payları oranında ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline, diğer her türlü hukuki ve cezai talep hakları saklı kalmak kaydı ile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılar vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; TTK madde 560, “Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğradığını, şu kadar ki, bu fil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır." Hükmü gereği davanın zaman aşımına uğradığını, davacıların; şirket kira gelirlerinin düşük gösterildiği, kar payı dağıtılmadığı, ortaklara kira geliri ödenmediği iddiaları zaman aşımına uğradığını, davacıların 1ş bu davaya konu yaptıkları hususları bildiği, ayını iddia ve taleplerle açtıkları bursa 1 asliye ticaret mahkemesinin 2018/399 e.. 2019/43 k ve 16/01/2019 tarihli kararına konu davanın 20,03.2018 tarihinde açılmış olması ve üzerinden geçen iki seneyi aşkın süre dikkate alındığında zamanaşımının açıkça görüleceğini, davacılar Bursa 1.Âsliye Ticaret Mahıkemesinde 20.03.2018 tarihinde şirket feshi talebi ile dava açtıklarını, 20.03.2018 Tarihinde açılan dava ile sundukları dava dilekçelerinde, “pay sahibinin hakkını sürekli ve ciddi şekilde ihfal eden durumların var olduğu, şirketin ortak amacının gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı şirketin amacından uzaklaştığının ileri sürüldüğünü, yine bu dava ile zararın doğduğu, kar payı dağıtılmadığı iddiasında bulunulduğunu, bu davanın Bursa 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/399 E.. 2019/43 K ve 20/03/2018 tarihli kararı davacılar lehine sonuçlandığını, Bursa 5.Bölge Adliye Mahkemesinin 2019/997 E., 2019/825K. ve 30/09/2019 tarihli kararı ile davalı şirketin haklı nedenle fesih şartlarının oluşmaması, davacı ortakların şirket kar payı ile kira alacağı isteminin yerinde olmaması, şirkete ait taşınmazın payları oranında ortaklar adına tescili talebinin şirketler hukuku TTK hükümleri çerçevesinde dinlenme olanağının bulunmaması nedeniyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/'1. maddesine göre esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemenin 16.01.2019 tarih 2018/399-2019/43 E. K. sayılı kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilerek davanın esastan reddine karar verildiğini, karar davacılar tarafından temyiz edilerek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/4836 E., 2021/4728 K. ve 03.06.2021 kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı onandığını, müvekkillerin şirketi ve dolayısı ile ortakları zarara sokan eylem ve kararları bulunmadığını, şirket kayıtlarının da bu iddiayı teyit etmekte olduğunu, davacıların iyi niyetli olmadığını, yönetim kurulu çoğunluğunun ortaklar arasında yapılan açık oylama ile sağlandığını bilmelerine rağmen yönetimi ele geçirme diye adlandırmasından anlaşılmakta olduğunu, bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, davacı ortakların dava dilekçesine konu edilen hususlar nedeni ile zararının bulunup bulunmadığı, kusur ve illiyet bağı prensipleri göz önüne alınarak davalı taraflardan istenip istenemeyeceği, ve bu tutarların davacı tarafa ödenmesine karar verilip verilemeyeceği, tutarın neden ibaret olacağına ilişkindir.
Mahkememizce Bursa 1. ATM'nin 2018/399 Esas 2019/43 Karar sayılı dosyasının fiziki ortamda incelenmek üzere celbine, davalı vekilinin zamanaşımı itirazı ve diğer itirazlarının davanın esası ile incelenip karara bağlanmasına, davacı delil listesi 3 nolu bendi gereği gerekli delillerin celbi için yazılar yazılmasına, Bursa 1. ATM'nin 2019/545 Esas sayılı dosyasının incelenmek üzere celbine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyanın dosya içeresine celp edilen deliller, dava dilekçesi ve cevap dilekçesi ve diğer beyanlar çerçevesinde nitelikli hesaplamalar bilirkişisi, SMMM bilirkişi ve bir inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek davalıların yönetim kurulunda bulundukları süre içeresinde ve bu görevleri nedeniyle kusurlu ve zararlandırıcı eylemleri nedeniyle davacıları zarara uğratıp uğratmadıkları hususunun kayıtlara dayalı olarak iddia ve savunmaalar doğrultusunda dosya kapsamına uygun rapor tanzim edilmesinin istenmesine karar verilmiş, bilirkişi kurulunun 03/04/2023 tarihli raporunda; davacıların, dava dışı ... İplik Tekstil San. ve Tic. A.Ş.'nin %34 pay sahibi olduğu, davacı paydaşların kar payı talep edebilmesi için şirket genel kurulunda bu yönde bir karar alınması gerektiği, dava dışı şirketin genel kurullarında kar payı kararı alınmadığı, şirketin mali kayıtlarına göre dağıtılabilir bir karının mevcut olmadığı, şirketin tahsil etmesi gereken kira gelirlerinin 2018yılından dava tarihi arasındaki dönem için 1.008.553,38.-TL eksik beyan edildiği ve tahsil edildiği, bu yönü ile davacı şirketin zararına işlem tesis edildiği, davanın anonim şirket yöneticisinin sorumluluğu kapsamında oluşan zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, TTK'nın 553. maddesi uyarınca, şirket yöneticileri yasadan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu oldukları, TTK'nın 553-555. Maddeleri gereğince, şirket alacaklıları ve pay sahiplerinin şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açmaları imkanı mevcut olduğu, yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açtığı, başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların ve alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğuracağı, davanın açılıp görülebilmesi için, oluştuğu iddia olunan zararın doğrudan ya da dolaylı zarar niteliğinde olup olmadığının tespiti gerektiği, şirket ortağı veya alacaklısı konumunda olan kişilerin sorumluluk davası yolu ile kendileri adına istemde bulunabilmelerinin koşulunun oluştuğu, ileri sürülen zararın, doğrudan zarar niteliğinde olması gerektiği, şirket ortağı veya alacaklısı konumunda olan kişilerin sorumluluk davası yolu ile kendileri adına istemde bulunabilmelerinin koşulunun, oluştuğu ileri sürülen zararın, doğrudan zarar niteliğinde olması gerektiği, şirket yöneticilerinin, şirket adına tahsil etmeleri gereken kira gelirlerini düşük bedel ile tahsil etmeleri iddiası ile dava dilekçesindeki diğer iddiaların davacı paydaşlardan yönünden dolaylı zarar olduğu, dolaylı zarar durumunda; ortakların veya alacaklıların, ancak yöneticilerin ödeyeceği tazminatın şirkete verilmesi yönünde istemde bulunmaları mümkün olduğu, oysa davacıların, zararın kendilerine ödenmesi istemiyle işbu davayı açtıkları, bu yönü itibariyle aktif husumet ehliyeti ve nihai talep konusundaki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; TTK'nın 553-555. Maddeleri gereğince, şirket alacaklıları ve pay sahiplerinin şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açmaları imkanı mevcut olduğu, yöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açtığı, başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların ve alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğuracağı, davanın açılıp görülebilmesi için, oluştuğu iddia olunan zararın doğrudan ya da dolaylı zarar niteliğinde olup olmadığının tespiti gerektiği, şirket ortağı veya alacaklısı konumunda olan kişilerin sorumluluk davası yolu ile kendileri adına istemde bulunabilmelerinin koşulunun oluştuğu, ileri sürülen zararın, doğrudan zarar niteliğinde olması gerektiği, şirket ortağı veya alacaklısı konumunda olan kişilerin sorumluluk davası yolu ile kendileri adına istemde bulunabilmelerinin koşulunun, oluştuğu ileri sürülen zararın, doğrudan zarar niteliğinde olması gerektiği, şirket yöneticilerinin, şirket adına tahsil etmeleri gereken kira gelirlerini düşük bedel ile tahsil etmeleri iddiası ile dava dilekçesindeki diğer iddiaların davacı paydaşlar yönünden dolaylı zarar olduğu, dolaylı zarar durumunda; ortakların veya alacaklıların, ancak yöneticilerin ödeyeceği tazminatın şirkete verilmesi yönünde istemde bulunmaları mümkün olduğu, oysa davacıların, zararın kendilerine ödenmesi istemiyle işbu davayı açtıkları, bu yönü itibariyle aktif husumet ehliyetine sahip olmadıkları anlaşıldığından TTK'nın 555. Maddesi hükmü uyarınca dava açma hakkı, eş deyişle aktif husumet ehliyetinin ortadan kalktığı, davanın taraflarının sıfata (husumet) sahip olmalarının ve sıfat yokluğunun mahkemece yargılamanın her aşamasında ve resen gözetilmesi gerektiği anlaşıldığından davacıların davasının bu nedenle yerinde görülmeyip davada aktif husumetin bulunmadığı takdir edilmekle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş, hüküm aşağıdaki şekilde tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE,
-
Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 179,90.. TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
-
7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A. 12. 13 maddeleri uyarınca, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.400,00.. TL arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
-
Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatluk Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 9.200,00.. TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,
5 -Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
- Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafa İADESİNE,
Dair, davacılar vekili ile davalılar vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/06/2023
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:30