Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/793 E. 2023/638 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/793
2023/638
20 Haziran 2023
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/793 Esas - 2023/638
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/793
KARAR NO : 2023/638
HAKİM : .....
KATİP : .......
DAVACI :... -TC Kimlik no- ....
VEKİLİ :Av. ..... - [16009-00586-......] UETS
DAVALILAR : 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ...... Barbaros Mah.M.Sümbül Sok.No:9 K:13 Worldwide Business Center Ataşehir / İstanbul Ataşehir/ İSTANBUL
VEKİLİ : Av. ... ..- [16488-84362-...] UETS
:2- ... -TC Kimlik no- ..
Yeni Mah. Oruç Reis Sk. No:9 İç Kapı No:1 Kestel/ BURSA
VEKİLİ : Av. ...... - [15120-21989-...] UETS
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/10/2020
KARAR TARİHİ : 20/06/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dilekçesinde özetle; 08.01.2018 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Otosansit Sitesi bankalar otopark Yapı Kredi Bankası yanında geri geri manevra yapmak isterken arkasında durup ... plaka sayılı araçtan inen sürücü ...'a çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu ..., araç kapısı ile araç arasında sıkışması nedeniyle ağır yaralandığını, davacı ... Adli Tıp Kurumu'nun 21.09.2018 tarihli Adli Raporu'na göre kazada, hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayat fonksiyonlarını AĞIR (4) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığını, somut olayda ... ... plaka sayılı aracın sürücüsü ve işleteni olduğunu, somut olayda ... ... plaka sayılı aracın sahibi olduğunu, 08.01.2018 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı'na göre meydana gelen kazanın oluşumunda ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... 2918 sayılı KTK'nın sürücülere ait asli kusurlardan sayılan 84/j maddesini (Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama) ihlal ettiğinden dolayı tamamen kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, Bursa 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/1143 E. sayılı dosyasına biraz edilmek için alınan Trafik Kazası Bilirkişi Raporu'na göre ... plaka sayılı aracın sürücü ...'nun tamamen kusurlu olduğunu, davacı ...'ın, meydana gelen trafik kazası sonucunda, hayati tehlikeyi atlattığını ve bir süre hastanede yatmak zorunda kaldığını, kaza nedeniyle çalışma hayatının sekteye uğradığını hem maddi hem de manevi olarak yıprandığını, ayrıca müvekkilinin kırılan kaburga kemikleri yapılan tedavilere rağmen kısmen de olsa hayat fonksiyonlarını etkilemesinin önüne geçilemediğini, vücudunu artık istediği gibi kullanamamasının verdiği rahatsızlık psikolojik travmaya sebebiyet verdiğini, aşırı derecede üzüntü duyduğunu ve kendisinin ruh sağlığının bozulduğunu, 08.01.2018 tarihinde gerçekleşmiş kaza sonucu meydana gelen zarardan sürücü ve sigorta şirketi aynı zarardan çeşitli sebeplerle Borçlar Kanunu Md. 61 gereği müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile ve HMK Md. 107 ' de düzenlenmiş belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere; 1.000 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (Davalı sigorta şirketi yönünden, poliçe şart ve limitleri dahilinde), 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sürücü ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'ın 08/04/2018 tarihinde, müvekkilinin sürücüsü olduğu aracı ile kendisine çarpması sonucu yaralandığı iddiası ile 12/10/2020 tarihinde 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat talepli eldeki davanın açıldığını, davacının iddialarını ispat maksadıyla Ceza Mahkemesi dava dosyasını delil olarak gösterdiğini, müvekkilinin, aracını bulunduğu yerden çıkarmak için geri manevra yapan bir kişi konumunda olduğunu, kazaya neden olan asıl nedenin, davacının, sanığın parktan çıkmak için geri manevrasına başladığı esnada, onun manevra imkanını engelleyecek şekilde yolun ortasına uygunsuz parketmesi olduğunu, davacının henüz aracından tam olarak inmemiş veya inme pozisyonunda olması aracını 5 sn lik zaman dilimi içinde davalının manevra yaptığı sırada çok ani bir şekilde arkasında durduğunu bu da davacının hatalı park ettiğini açık bir şekilde göstermekte olduğunu, davacının beyanlarında belirttiği gibi davalının aracının kendisine şiddetli bir şekilde çarptığını kendisinin kapı ile araç arasına sıkıştığını, kaburgasında incinme olduğunu beyan etmesi aracın gördüğü hasar durumuna bakıldığında araçta kayda değer bir maddi hasar olmaması davacının beyanlarının tutarsız ve gerçek dışı olduğunu göstermekte olduğunu, maddi ve manevi tazminat miktarının tarafların kusur oranları incelenerek belirlenmesi gerekmekte olduğunu, kazanın meydana gelmesinde asıl kusurlu olan kişinin, geri manevra yapan bir aracın manevrası esnasında, kullanmakta olduğu aracı diğer aracın manevrasını engelleyecek şekilde durduran davalı olduğunu, müştekinin hem kazaya neden olduğunu hem de tazminat talebinde bulunduğunu, davacı tarafın müvekkilinden maddi-manevi tazminat istemi yersiz ve kötüniyetli olduğunu, davalının kaza sonrası davacının evine yaptığı geçmiş olsun ziyaretinde davacının daha öncede bir kaza geçirdiğini kaburgalarından yara aldığını beyan etmesi ve eski yaralanma ile bu kazayı birleştirip tazminat talebinde bulunmak istediğini, davacının hayatın olağan akışına uymayan ve hiç bir belgeye dayanmayan belge ile kanıtlayamadığı uzun süre çalışmadığından söz ederek 50.000 tl gibi bir tazminat istemesinin kötü niyet göstergesi olduğunu, yaralanmasından dolayı hiç bir hastane masrafı yapmamış olduğunu beyan etmesine ve aracında kayda değer hasar olmadığı halde sadece çalışamadığını bahane ederek hiç bir belgeye dayanmayan tazminat istemesine itiraz ettiklerini belirterek davacının kendi kusurununda olması, taleplerinin mesnetsiz olması nedeniyle davanın esastan reddine, mahkeme aksi kanaatte ise tarafların kusur durumu incelemesi yapılarak zararın belirlenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davanın, ne haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemesinde, ne genel yetki kuralı gereği davalıların yerleşim yeri mahkemesinde, ne de sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemesinde açılmadığını, işbu dava da "Yetkili Mahkeme”, müvekkili sigorta şirketinin yerleşim yeri İstanbul olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereği; İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu bakımdan yetki itirazlarının kabulü ile davanın yetki yönünden reddine ve dosyanın yetkili İSTANBUL Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, 6098 Sayılı TBK’nın 50. maddesi hükmü uyarınca, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğunu, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi zorunlu olduğunu, zarar gören kişilerin sigorta kuruluşuna başvurmadan sigorta kuruluşu aleyhine doğrudan doğruya dava yoluna gitme hakları bulunmadığını, somut olayda davacının müvekkil sigorta şirketine başvuruda bulunmadığından müvekkil şirket bakımından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, maluliyet tazminatı zararının, 01.06.2015 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının ekinde yer alan esaslara göre belirlenmesi gerektiğini, aksi bir hesaplamanın kanuna ve genel şartlara aykırı olacağını, başvuranın sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, sorumluluğa esas kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasını talep ettiklerini, müvekkil şirket tarafından temerrütten bahsedilemeyeceğinden davacının faiz isteminin reddini talep ettiklerini belirterek yetkisiz ve görevsiz mahkemede açılan iş bu davanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesini, davacıya talebinin açıklattırılmasını, dava şartının yerine getirilmemesi sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan reddini, itirazlarının kabul görmemesi halinde, maluliyet tazminatı hesabının ZMS sigortası genel şartları A.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasını, geçici iş göremezliğe ve geçici bakıcı giderine ilişkin haksız istemlerin reddini, her halükârda sigortalı araç sürücüsünün kusur oranlarının belirlenebilmesi için dosyanın kusur bilirkişisine tevdi edilmesini, her durumda müvekkil şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; 08/04/2018 de meydana gelen trafik kazası sebebiyle, yaralama davacının maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkememizce celse arasında Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/1143 Esas sayılı dosyasının fiziken istenilmesine, iddia ve savunmalar doğrultusunda davacının maluliyet oranının hesaplanması için Uludağ Üniversitesi Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adli Tıp Bölümü’ne gönderilmesine, raporun ikili şekilde göğüsteki yaralanma hesaba katılarak ve katılmadan olmak üzere 2 li ayrımlı şekilde maluliyet oranının hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiş, celse arasında istenen 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1143 esas sayılı dosyasının fiziken dosyamız arasına alındığı anlaşılmıştır.
Adli Tıp Kurumunun 05/08/2021 tarihli raporunda; 08.01.2018 tarihinde meydana geldiği bildirilen trafik kazası olayı nedenli şahısta meydana gelen sol omuzda yumuşak doku yaralanması ve kaburga kırıkları arazlarının 03/08/2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre değerlendirilmesinde, şahsın çalışma gücünün 9460'ını kaybetmediği, aynı yönetmelik içeriğinde Meslekte Kazanma Gücü Kaybına dair hükümler bulunmaması ve 23. Maddesinde Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin çalışma gücü, vazife malullüğü, harp malullüğü ve erken yaşlanma hükümlerinin yürürlükten kaldırıldığı, Meslekte Kazanma Gücü ile ilgili hükümlerin yürürlükten kaldırıldığına dair herhangi bir ibare yer almaması nedeni ile bu arazın Ekim 2008 Tarihinde yayınlanan 27021 sayılı Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre değerlendirilmesinde; sol omuzdaki yumuşak doku yaralanmasınının fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet oranı tayinine mahal olmadığı, adli tahkikat dosyası, hastanın tıbbi belgeleri, beyanları ve yapılan muayene sonucunda şahıstaki nefes darlığının kendisinde mevcut olan kalp yetmezliği hastalığından ileri geldiği, mevcut kaburga kırıklarının fonksiyonel araz bırakmadan iyileştiği, bu sebeple sürekli maluliyet oranı tayinine dahil edilmediği, tıbbi iyileşme süresinin 15 (onbeş) güne kadar uzayabileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Celse arasında dosyanın iddia ve savunmalar doğrultusunda davacının maluliyet oranının hesaplanması için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine, raporun ikili şekilde göğüsteki yaralanma hesaba katılarak yaralanmanın kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının hususunda maluliyet oranının hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiş, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 13/05/2022 tarihli raporunda; davalı sürücü ..., idaresindeki araç ile olay mahalli mevkide geri manevrasını dikkatli ve kontrollü bir şekilde gerçekleştirmeyerek hatalı bir şekilde geri manevra yapması neticesinde aracının arkasında ve manevra alanında bulunan otomobile ve bu otomobilden inen davacıya önlemsizce çarptığı anlaşılmış olup, meydana gelen olayda; asli kusurlu bulunmuş, davacı yaya ..., olay mahalli mevkide idaresindeki araçtan inip yaya konumuna geçtiği sırada meydana gelen olayda; atfı kabil kusuru bulunmadığı belirtilerek davalı sürücü ...'nun %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın kusursuz olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyanın geçici iş görmemezlik talebi açısından aktüer konusunda uzman bilirkişisine tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişinin 30/03/2023 tarihli raporunda; dosya kapsamına alınan dava dosyası kapsamında alınan maluliyete ilişkin raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Olduğu ve alınan raporda 1,5 ay geçici iş görmezlik süresi belirlendiği ve maluliyet oluşmayacağına karar verildiği tespit edilmiş, davacının dosya kapsamında işsiz olduğu belirlenmekle, asgari ücret neti dikkate alınarak hesaplama yapılmış, buna göre davacının kazancının 2.404,68 TL olacağı ve maluliyet ve kusur dikkate alındığında davacının gerçek zararının 2.404,68 TL. Olacağına, davacının maluliyet oranı “0” olarak belirlendiğinden işleyecek dönem ve pasif dönem zararının tespiti yoluna gidilmediğine, davalı sigorta şirketinin Geçici İş Göremezlik Zararlarından sorumlu olacağına, dava dosyasına sunulan poliçede davalı sigorta şirketinin bedeni zararlardan dolayı kişi başına 360.000,00 TL teminat verildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Celse arasında davacı vekiline maddi tazminat açısından HMK 107/2 maddesi uyarınca dava değerini belirlemesi ve belirlediği değer üzerinden harcı tamamlaması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde bedel belirlenip mevcut bedel üzerinden harcın yatırılmaması halinde mevcut değer üzerinden karar verileceği ihtar edilmiş, davacı vekilinin 06/06/2023 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini arttırarak 2.404,68.-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiği ve 102,00.-TL tamamlama harcını yatırdığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın 08/04/2018 de meydana gelen trafik kazası sebebiyle yaralama sebebiyle davacının maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, davacı ... hakkında ATK 2.Adli Tıp İhtisas Kurulunun 28/10/2022 15439 sayılı kararı ile davacı ... için düzenlenen raporda ... oğlu 1973 doğumlu ...'ın 08.01.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında, fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, dolayısıyla; tüm vücut engellilik oranının % O olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1.5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği, dava dosyasında yapılan incelemede davacının dosya kapsamında kazancının olmadığı tespit edilmekle asgari ücret elde ettiği ve bekar olduğu dikkate alınarak değerlendirme yapılacağı, dava dosyasında davalılar arasında ... plakalı araç için 03.11.2017- 03.11.2018 vadeleri kapsayan 5224989 nolu KZMSS düzenlendiği tespit edilmiş, düzenlenen poliçe kapsamında verilen teminat 330.000,00 TL. olarak belirlenmiş ise de 01.01.2018 tarihinde bu limit 360.000,00.-TL. olarak arttırıldığı, davacının dosya kapsamında işsiz olduğu belirlenmekle, asgari ücret neti dikkate alınarak hesaplama yapılarak davacının kazancının 2.404,68.-TL olacağı ve maluliyet ve kusur dikkate alındığında davacının gerçek zararının 2.404,68.-TL. olacağı, davacının maluliyet oranı “0” olarak belirlendiğinden işleyecek dönem ve pasif dönem zararının tespiti yoluna gidilmediği, davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olacağı, dava dosyasına sunulan poliçede davalı sigorta şirketinin bedeni zararlardan dolayı kişi başına 360.000,00 TL. teminat verildiği, davacının kazancının 2.404,68 TL olacağı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporun da tespit edildiğinden davanın maddi tazminat talebi açısından kabulü ile 2.404,68 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi açısından 17/05/2019 tarihinden, diğer davalı ... açısından kaza tarihi olan 08/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, tarafların sosyo-ekonomik durumları, tarafların kusur oranları ve yaralanma derecesi göz önüne alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü kısmen Reddi ile 7.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın maddi tazminat talebi açısından Kabulü ile 2.404,68.. TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi açısından 17/05/2019 tarihinden, diğer davalı ... açısından kaza tarihi olan 08/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davanın Manevi tazminat talebi açısından Kısmen Kabulü Kısmen Reddi ile 7.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacıya ödenmesine,
-
Alınması gereken 642,43.. TL nispi harçtan peşin alınan 174,20.. TL harç ile 102,00.. TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 366,23.. TL karar ve ilam harcının davalılardan müteselsilen alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
-
7155 Saylı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A. 12. 13 maddeleri uyarınca 1.320,00.. TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat KAYDINA,
-
Hükmolunan maddi tazminat tutarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 2.404,68.. TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Hükmolunan manevi tazminat tutarı yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 7.000,00.. TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Reddolunan manevi tazminat tutarı yönünden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddolunan kısım üzerinden taktir ve tayin olunan 7.000,00.. TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafça yapılan 174,20.. TL peşin harç, 54,40.. TL başvurma harcı, 102,00.. TL tamamlama harcı, 1.000,00.. TL bilirkişi ücreti, 1.620,30.. TL tebligat posta masrafı olmak üzere toplam 2.950,90.. TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınıp davacıya VERİLMESİNE,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı ...’nun vekilinin yüzünde diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/06/2023
Katip ....
e-imza
Hakim ........
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:49