Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1216 E. 2023/1145 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1216
2023/1145
13 Aralık 2023
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/1216 Esas - 2023/1145
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/1216
KARAR NO : 2023/1145
BAŞKAN : ..
ÜYE : ....
ÜYE : ....
KATİP :...
DAVACILAR : 1- ... ... -TC Kimlik no- ....
2- ... ... REFORM İNŞAAT MÜHENDİSLİK YAPI MALZEMELERİ PROJE MİMARLIK TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ......
: 3- ... GROUP İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ..... [25929-46232-.....] UETS
VEKİLİ : Av. .....- [16073-70460-....] UETS
DAVALILAR : 1- ... -TC Kimlik no- ....- [16296-92779-......] UETS
2. ... İŞÇÖZÜMLERİ DANIŞMANLIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ . 0058021525400024 Kemalpaşa Mah. Adliye Sk. Sandalcı Iş Merkezı Blok No: 2 İç Kapı No: 54 İnegöl / Bursa İnegöl/ BURSA
VEKİLİ : Av. ... - [15349-43074-...] UETS
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/12/2022
KARAR TARİHİ : 13/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :27/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı ... ve yine davalının uhdesinde yer alan ............ DANIŞMANLIK MOBİLYA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin taraf olduğu avukatlık kanununa açıkça aykırı olan bilgileri ekte yer alan danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, bahse konu sözleşmenin imzalandığı tarihte ekonomik sıkıntıları sebebiyle bir iş adamı olarak daha önceden halihazırda derdest İnegöl İcra Dairesi 2018/... E. (BURSA 7.İCRA DAİRESİ 2017/1931) T.N. dosyasıyla halende borçlusu olduğu dosyadan müvekkiline icra ve haciz işlemleri için geldiğini, devamında davalı yanın müvekkiline borcunu ödemesinde kolaylık sağlayacağını ancak içerisinde bulunduğu ekonomik sıkıntılardan dolayı ancak kendisi ile çalışmam halinde bu durumu sağlayacağını taahhüt ettiğini, müvekkilinin içerisinde bulunduğu acziyet durumundan faydalanarak gabine konu olacak nitelikte 1.000.000,00 TL tutarında hukuki danışmanlık ücreti talep ettiğini, ancak kendisine öyle bir meblağ veremeyeceğini iletmiş olmasına rağmen haciz baskısı altında itiraza konu teminat senedine dayanak teşkil eden ekte fotokopisi sunulan sözleşmenin ferisi niteliğinde olan ve yukarıda bilgileri yazılı olan senedi müvekkile ve o dönem şirketinin ortağı olan ... 'a imzalattığını, daha sonra kötüniyetli olarak, halihazırda derdest olan ve müvekkiline karşı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla devam eden farklı takip dosyaları olan yanda bilgileri yazılı; Bursa İnegöl İcra Dairesi 2019/... esas sayılı işbu dosya kapsamında İnegöl İcra Hukuk Mahkemesi 2019/199 E.,2019/890 K. 18.12.2019 tarihli kararda "Tüm Dosya Kapsamı icra dosyası ile birlikte değerlendirildiğinde; İnegöl İcra Müdürlüğünün 2009/... esas sayılı dosyasında Borçlu Reform İnşaat Mühendislik yapı malzemeleri Proje mimarlık Tur. Sanayi aleyhine 350.000 TL rehin alacağı bulunduğundan bahisle takip başlatıldığı, başlatılan takipte dayanak gösterilen Bursa 3 İcra Müdürlüğünün 2017/... temlik bedelleri incelendiğinde temlik edilen tutarın 235.000 TL olduğu halde açılan takipte ödeme emrinde belirtilen tutarın 350.000 TL olduğu, takip asıl alacak miktarının temlik tutarlarından farklı olduğunu, Bursa 3.İcra Müdürlüğü 2017/... Esas sayılı dosyasından düzenlenen temliknamelerin aslının olmadığı anlaşıldığından şikayetin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. "hükmünün kurulduğunu, diğer dosyalarda takiplerin devam etmekte olduğunu, bu konu ile ilgili şikayet haklarının saklı olduğunu, İnegöl İcra Hukuk Mahkemesi 2018/18744 esas, Bursa 5.İcra Dairesi 2022/... E.,Bursa 14.İcra Dairesi 2021/... E. Sayılı dosyalarının celbini talep etme zaruriyeti hasıl olduğunu, her ne kadar kambiyo senedi sebepten bağımsız olsa da söz konusu icra dosyası,ekte sunulan sözleşme fotokopisi irdelendiğinde tamamen sözleşmeye istinaden ve karşılıklı olarak sebebe bağlanan hususlar doğrultusunda teminat niteliğinde verilmiş bir senet olduğunu, devamında işbu dava tarihi itibariyle müvekkili davalı vekili Av.......'ı azlettiğini, halen daha vekil müvekkil ilişkisi devam etmekte olup vekilliği süresince müvekkilinin hem maddi hem de manevi olarak zarara uğratacak iş ve işlemlerine devam etmekte olduğunu, bu konuyla alakalı şikayet haklarının saklı olduğunu, bu doğrultuda davalılardan ...'ın vekil ilişkisi devam ederken müvekkiline icra takibi başlattığı dosya numaralarının daha sonra mahkememize ibraz edileceğini, davaya konu icra dosyası irdelendiğinde davalılardan ...'ın her nasılsa aynı dosyada borçlu olmasına rağmen işbu dava tarihi itibariyle herhangi bir icra takip işlemine maruz kalmadığı ve söz konusu senedin kambiyo vasfına sahip olmaması ve tamamen icra baskısı altında imzaladığı bir senet olmasına rağmen müvekkile ve dava dışı ...'a yönelik devam ettiği sayın hakimliğinizce tespit edileceğini, senedin dayanağı olan danışmanlık sözleşmesinin açıkça avukatlık kanunu ilgili hükümlerine göre hakka ve hukuka aykırı olduğunu, dolayısıyla sözleşme ile bağlı olan ve açıkça sözleşmenin 7.maddesinde atıfta bulunulan senedin halihazırda bu aykırılığa rağmen müvekkil aleyhine kullanılması hususu müvekkili ağır zarara uğratmış ve halen daha zarara uğratmaya devam etmekte olduğunu, hakka ve hukuka aykırı olan taraflardan biri hukuka aykırı olarak hukuk danışmanlığı vermeyi taahhüt eden şirket ve işbu şirket ile organik bağı bulunan davalı Av....... tarafından hazırlanan ve müvekkilinin açıkça zarara uğratıldığı ve varsayım olarak taahhüt edilen edimler arasında gerçekten açık bir gabin olduğu aşikar olan 1.000.000,00 TL bedelin avukatlık hizmetleri kapsamında mı yoksa vaatlere dayalı açıkça soyut kavramlardan oluşan vaatler kapsamında mı talep edildiği hususlarına taraflarınca bir anlam verilemediğini, vaatlere dayalı sözleşmede anılı işler açısından işin ne kadarının yerine getirildiğini, bu doğrultuda müvekkiline geri dönüş yapılıp yapılmadığını, yapılan işlere yönelik herhangi bir serbest meslek makbuzu veya fatura kesilmediğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için sözleşmenin hukuki danışmanlık sözleşmesi olduğu kabul edilse dahi söz konusu bedellerin neyi kapsayıp kapsamadığı, hangi dosyalardan ne kadar vekalet ücretine dayalı bir alacak hasıl olduğu hususları açıkça izahı mümkün olmayıp müvekkile herhangi bir geri dönüşü olmayan iş ve işlemler kapsamında , soyutluk üzerine kurulu, gabin açıkça gözüken bir sözleşmeye istinaden müvekkile herhangi bir borç yüklemeyen teminat senedinin müvekkil aleyhine icra takibine konu edilmesi açıkça hakka ve hukuka aykırı olduğunu, söz konusu sözleşmenin ferisi niteliğinde verilen 1.000.000,00 TL'lik teminat senedi de açıkça kambiyoya özgü takip yoluna konu edilemeyeceğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için sözleşmenin ve senedin hukuka uygun olduğu kabul edilse dahi davalının vekalet ilişkisi kapsamında hakka ve hukuka aykırı olarak düzenlenen işbu davaya konu sözleşme ve ferisi niteliğinde olan teminat senedinin içtihat ve doktrin kapsamında irdelendiğinde; " Objektif unsur için; vaat edilen edimler arasında açık oransızlık bulunması gerekir. Aşırı yararlanmadan söz edebilmek için özel bir sebebe dayanarak dahi açıklanamayacak derecede önemli bir oransızlık olmalı ve bu oransızlık edimleri mantık kuralları çerçevesinde kıyaslayan herkesin gözüne batması gerektiğini, bu aşırı yararlanmanın objektif şartı olduğunu, ivazlar arasında açık bir oransızlık bulunduğunu, çok düşük olan karşı edim için çok yüksek bir edim veya bunun aksine, çok yüksek olan bir karşı edim için düşük bir edim taahhüt olunduğu taktirde gabinden söz edilebileceğini, iki taraflı, karşılıklı hak ve borçları kapsayan sözleşmelerde edimler arasında, makul, hayatın olağan icaplarına uygun düşen ekonomik bir dengenin varlığı aranacağını, gerçekten de, olağan koşullar altında, taraf yararları arasında böyle bir denge sağlanmadan, bir belgeyi imzalamasının da beklenemeyeceğini, bu tür uyuşmazlıklarda aranan temel noktanın, öğretide “objektif unsur” olarak da ifade edilen, karşılıklı edimler arasında “açık bir nispetsizlik” bulunması olduğunu, Açık nispetsizliğin soyut içerikli bir kavram olduğunu, yargısal uygulamalarla, yasal terimdeki soyutluğun açıklığa kavuşturulması gerektiğini, “açık nispetsizlik” karşılıklı ivazlar arasında “göze çarpan” aşırı bir fark mevcut olması anlamına geldiğini, normal bir kimsenin hayat bilgi ve görgüsüne göre edimler arasında olağanüstü ve aşırı bir farkın var olması halinde açık nispetsizliğin oluştuğu kabul edilir." verilen senedin teminat senedi olduğu, yapılan sözleşmenin müvekkilin ağır ekonomik bunalımda olması sebebiyle yapıldığını, lehdarının davalılardan ... olmasına rağmen mahkememizce celbini istedikleri anılı icra dosyasında kendisine dair herhangi bir icra ve haciz işlemleri başlatılmadığının açıkça görüleceğini, müvekkili ... ile vekalet ilişkisi haricinde herhangi bir ticari ilişkisi mevcut olmadığını, sözleşmenin ve bu sözleşmenin ferileri niteliğinde olan teminat senedinin açıkça iptali ve bu doğrultuda müvekkili aleyhinde devam eden kambiyoya özgü takip yoluyla başlatılan takibin iptalini isteme zaruriyeti hasıl olduğunu, müvekkili borçlu kılmayan dava konusu senedin iptali ve bu senetten dolayı müvekkilin davalılara borçlu olmadığının hükmen tesbiti için bu davanın açılması gerektiğini belirterek takip konusu yapılan (1.000.000,00)TL'lik 20/10/2019 vade tarihli senetten dolayı müvekkilin davalılara borçlu olmadığının tesbitine,senedin iptaline, İİK nun 72/2. Maddesine göre "İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme,talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilecek ,72/3 maddesine görede İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyecek, borçlu tarafından gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir" hükmü uyarınca dava sonuna kadar -teminat karşılığında-icra veznesine yatırılan paranın davalılara ödenmemesine Bursa 15.İcra Dairesi 2021/... E. Sayılı dosyası ile koymuş olduğu tüm haciz ve blokelerin ihtiyati tedbir olarak kaldırılmasına, davalılar haksız ve kötüniyetli olduğundan müvekkil lehine %20 tazminatın tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilince davacı taraf adına borçlu vekili sıfatıyla katılınmış yüzlerce duruşma, takip edilmiş yüzlerce dava, yüzlerce icra takibi ve yüzlerce cevaplanmış ihtarname işlemleri olduğunu ve yapıldığını, müvekkilinin davacıların vekili olarak takip etmiş olduğu dava, icra işlemlerinin bugün ki değerinin yaklaşık 3.5 milyon TL durumunda olduğunu, söz konusu tutarın karşı vekat ücretleri hariç tutarlar olduğunu, 05.10.2021 tarihinde inegöl 6. Noterliğince davacılar, ... ... Reform inşaat, ... Reform Grup ve ... ...'i vekalet ücreti ödemelerini yapmadıklarını, davaların yasal zorunlu masraflarını ödemediklerini ve bu sebeple vekalet ilişkisinin çekilmez hale geldiğini içerir ihtarla ihtar ettiğini, müvekkilinin sözleşmenin bitme tarihinden sonra da işi yarım bırakmama ve süreci tamamlama adına bütüm olumsuzluklara bağlı olarak vekalet ilişkisini sürdürdüğünü, söz konusu ilişkinin, avukatlık ilişkisinden öte iyilikten maraz doğar hale geldiğini, kötü niyetli bir şekilde müvekkilinin hakkı olan bakiye alacağına ilişkin, işimizi gör ama ücret isteme ana temasıyla müvekkilinin haklı alacağını engelleme çabasıyla iş bu davanın ikame edildiğini, Müvekkili ve davacı tarafça yapılan sözleşmenin tarihinin 01/06/2017 olduğunu, sözleşmenin geçerlilik süresinin 9. Madde de belirtildliği gibi 01/06/2017 ile 01/06/2019 tarihleri arası olduğunu, yani sözleşmenin süresi dolalı 3 yıl 6 ay olduğunu, yani sözleşme biteli, sözleşme süresinden daha uzun süre geçtiğini, bu sebeple söz konusu sözleşmeye fesih istemenin hakikatten, ahlaktan ve hukuktan bağımsız olarak yasal olarakta mümkün olmadığını, sözleşmenin geçerliliği süresince de müvekkiline karşı buna ilişkin herhangi bir ihtarat söz konusu olmadığını, beyan edilen tüm dava vb. hukuki işlemler ve sözleşme işlemleri yapıldığını, yine belirtmek gerekir ki sözleşmenin 8. Maddesinde belirtildiği gibi tarafların sözleşmenin imzasından itibaren 1 ay içerisinde ihbarda bulunmak suretiyle sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceğini, sözleşme boyunca sözleşme kurallarına ilişkin hiç bir sorun oluşmadığını, hatta müvekkilince işi bırakma beyanında da bulunulmuş ise de davacı tarafça müvekkiline tehdide varan zorlamalarda bulunduğunu , fakat müvekkilinin bunu tehdit olarak değil çaresizlikten kaynaklanan ve işin devamına yönelik yoğun istek olarak varsaydığını, davacının belirlemiş olduğu bir diğer hususun ise hakkında icra takiplerinin yapıldığını, bu icra takiplerinin yapılabileceğine dair, icra takiplerinin yapıldığı tarihte davacıların müvekkiline ekte protokol beyanıyla ibra ettiklerini içerir yazıyı verdiklerini, çünkü davacı aleyhine müvekkilinin vekil sıfatına haizken yapılan icraların kaynağı kendilerine probleme dönüşen bir ilişkide 3. Kişiden sağlanan 72 bin USD'lik tutar temlik alacaklarına ilişkin olduğunu, devralınan temlik hakkı olduğunu, bu temlik hakkına karşılık ödenen ödemelere ilişkin takipler olduğunu, müvekkilinin davacı tarafla tanışmasına vesile olan icra dosyasının alacaklısı, alacağını almadan müvekkiline muvafakat verdiğini, bu işlemin müvekkilinin emekleri dolasısıyla alacaklının anlayışı sayesinde gerçekleştiğini , iş bu senedin geçersizliği konusunda senet borçluları olan davacıların müvekkiline karşı Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/620 E. sayılı dosya ile dava açtığını, bu davaya ilişkin dava dilekçesi, bilirkişi raporu ve kararın ekte sunulduğunu, davanın reddine karar verildiğini, sözleşmenin bitim tarihinin 2019 senesi olduğunu, iş bu davanın açılış tarihinin 02/012/2022 olduğunu, sözleşmenin geçerli olduğunu, verilen senetin sözleşme sonrası bağımsız ödeme olduğunu ve geçerli olduğunu, yapılan işlemlerin vekalet ücretleri incelendiğinde bu ücretlerin sözleşmeden doğan miktar senetten doğan miktarla toplandığında daha fazla olduğunun görüleceğini, bu sebeple bile dahi açılan davanın müvekkilinin hak edilmiş bakiye alacağını kötü niyetli bir şekilde engellemek adına keşide edildiğinin açıkça görülmekte olduğunu belirterek iş bu kötü niyetli olarak açılan davanın reddine, müvekkillerin alacaklarını zamanında alamaması sebebiyle davacı tarafa davaya konu miktarın %20'sinden az olmamak üzere tazminat bedeli yükletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava; icra takibine konu bono nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığına ilişkin menfi tespit davasıdır.
Mahkememizce Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/620 Esas sayılı dosyasının incelenmek üzere celbine, senet aslının celbi için yazı yazılmasına, taraf vekillerine iddia ve savunmaları doğrultusunda var ise bugüne değin sunmadıkları yazılı delillerini sunmaları konusunda 2 haftalık süre verilmesine, bilirkişi incelemesi konusunda daha sonra karar oluşturulmasına karar verildiği, Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/620 Esas sayılı dosyasının UYAP sistem üzerinden gönderildiği, Bursa 15. İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra dosyasına yazılan yazıya cevap verildiği, senet aslının gönderildiği, dosya kapsamına göre davacılar vekiline senedin teminat senedi olduğunu iddia etmekle teminat senedi olduğu konusunda davalı taraflara yemin teklif edip etmediği, yemin teklif ediyor ise yemin metnini hazırlayıp sunması konusunda 2 haftalık kesin süre verilmesine, davacı vekilinin de yemin metninin hazırlanıp sunulması halinde bir örneğinin davalı taraflara tebliğine karar verildiği, davacı vekilinin yemin metni konusunda verilen ara kararına rağmen beyanda bulunmadığı gibi yemin metnini de dosyaya sunmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK.'nun 225 ve devamı maddelerinde belirtildiği üzere, yemin taraflardan birinin, bir vakıanın doğru olup olmadığı hakkında beyanda bulunmasıdır. Bir vakıanın doğru olup olmadığına yemin edilirse, artık o vakıa hakkında başka delil gösterilmesine gerek yoktur. Bu anlamda, yemin delili kesin bir delildir. Mahkememizce 11/10/2023 tarihli oturumda davacı vekiline iki haftalık kesin süre içinde yemin metnini hazırlayıp sunması hususunda ihtarat yapılmış, ancak davacı vekilinin yapılan tebligata rağmen verilen kesin süre içinde yemin metnini sunmadığı gibi herhangi bir beyanda da bulunmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalılar ile davacı tarafla yapılan sözleşmenin tarihinin 01/06/20217 olduğu, sözleşmenin geçerlilik süresinin 9.Madde de belirtildiği gibi 01.06.2017 ile 01.06.2019 tarihleri arası olduğu, yani sözleşmenin süresinin uzun zaman önce dolduğu, yani 3 yıl 6 ay geçtiği, iş bu senedin geçersizliği konusunda senet borçluları olan davacıların davalıya karşı Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/620 esas sayılı dosyası ile dava açtığı, mahkememizce Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/620 esas sayılı dosyasının DYS üzerinden dosyamıza gönderildiği ve yapılan incelemesinde davanın reddine karar verildiği, sözleşmenin bitim tarihinin 2019 senesi olduğu, iş bu davanın açılış tarihinin ise 02/12/2022 olduğu, sözleşmenin geçerli olduğu, verilen senedin sözleşme sonrası bağımsız ödeme olduğu ve geçerli olduğu, ayrıca dosya kapsamına göre davacılar vekiline senedin teminat senedi olduğunu iddia etmekle teminat senedi olduğu konusunda davalı taraflara yemin teklif edip etmediği, yemin teklif ediyor ise yemin metnini hazırlayıp sunması konusunda 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verildiği, davacı vekilinin de yemin metninin hazırlanıp sunulması halinde bir örneğinin davalı taraflara tebliğine karar verildiği, ancak davacılar vekilinin yemin metni konusunda verilen ara kararına rağmen beyanda bulunmadığı gibi yemin metnini de dosyaya sunmadığından ve beyanda da bulunmadığı anlaşıldığından davacı tarafça ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiş, hüküm aşağıdaki şekilde tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İspat edilemeyen davanın REDDİNE,
-
Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 269,85.. TL harcın peşin alınan 17.077,50.. TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 16.807,65.. TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı yana İADESİNE,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatluk Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 140.000,00.. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davalılar vekilinin yüzünde, davacılar vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/12/2023
Başkan .....
e-imza
Üye ....
e-imza
Üye ....
e-imza
Katip ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49