Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1249 E. 2023/1024 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1249
2023/1024
16 Kasım 2023
T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
ESAS NO : 2022/1249
KARAR NO : 2023/1024
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - [16957-59686-....] UETS
DAVALI : ... - ...
...
VEKİLİ : Av. ... - [16179-71485-...] UETS
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/12/2022
KARAR TARİHİ : 16/11/2023
Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete yapmış olduğu satış neticesinde yabancı para alacağının doğduğunu, söz konusu satışa ilişkin müvekkili tarafından davalıya fatura kesildiğini. Yasal düzenlemeler gereği faturaların TL bazında düzenlenmişse de faturalarda borcun döviz karşılığınında belirtildiğini. Satılan ürünlerin tesliminin davalıya yapıldığını ancak davalının müvekkilinden aldığı ürünlerin bedellerini kararlaştırıldığı üzere döviz üzerinden TL karşılığının tamamının müvekkiline ödemediğini beyan ettiğini. Bu nedenle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ticaretinin hiçbir aşamasında davacı şirkete borçlu kalmadığını, süresinde tüm ödemeleri yaptığını, davacı tarafın müvekkili şirkete usulsüz kur farkı faturası keserek borçlandırmayı amaçladığını. Dava konusu icra takibinde de bu alacağın talep edildiğini. Bu sebeple icra takibine itiraz edildiğini, ticari alım satımdan kaynaklanan bir dava açılmış gibi gözükse de alacağın talep edildiği fatura içeriğinin bir ticari alım satım konusu olmadığını. Kur farkı adı altında haksız bir bedelin talebi olduğunu. Taraflar arasında böyle bir ticari anlaşma bulunmaması sebebiyle müvekkilinin noter huzurunda söz konusu faturaya süresinde itiraz ederek davacı şirkete iade ettiğini. Bu nedenle davanın reddini, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava, davacı tarafından kur farkı faturası olarak düzenlenen faturanın ödenmediği iddiası ile Bursa 12. İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı takip dosyasında başlatılan 69.783,31 TL tutarlı takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkememizce dosya tarafların ticari defter ve kayıtları üzerine taraflar arasında herhangi bir kur farkı anlaşması bulunup bulunmadığı, geçmişten günümüze kur farkı faturası kesilmesine dair bir teamül oluşup oluşmadığı ve yine çek ile yapılan ödeme bulunup bulunmadığı hususlarında rapor aldırılmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bilirkişinin 31/07/2023 tarihli raporunda özetle; "
Davalı defterlerine göre Takip tarihli (23.06.2022) itibariyle davacının davalıya 816,02-TL borçlu göründüğü,
Davalı şirket taraflar arasındaki C/H hareketlerinin Döviz cinsinden incelenmesi; Davacı firma tarafından davalı firmaya düzenlenen fatura incelendiğinde; Taraflar arasında düzenlenen faturada kur olarak fatura tarihine ait Merkez Bankası Döviz Satış Kuru uygulandığından, döviz cinsi hesaplamalarda Merkez Bankası Döviz Satış kuru dikkate alınarak hesaplama yapıldığı,
Faturaların Usd üzerinden düzenlediği, kur olarak fatura tarihine ait Merkez Bankası Döviz Satış Kuru uygulandığı, dosya muhteviyatında taraflar arasında cari hesabın Usd yada döviz cinsinden takip edileceği hususunda herhangi bir sözleşme yer almadığı,
Sayın mahkemenin takdirinin Cari hesabın Usd olarak hesaplanması yönünde olması
halinde Takip tarihi (23.06.2022) itibariyle davacının davalıdan 4.439,36-USD (4.439,36 Usd x 17,3613 (Merkez bankası döviz satış kuru)-77.073,06-TL) alacaklı göründüğü, " bildirmiştir.
Dosya çek ile yapılan ödeme bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla ek rapor aldırılmak üzere aynı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişinin 28/08/2023 tarihli raporunda özetle;
"Taraflar arasında herhangi bir kur farkı anlaşması bulunup bulunmadığı; Dosya muhteviyatında taraflar arasında herhangi bir kur farkı anlaşmasının yer almadığı,
Geçmişten günümüze kur farkı faturası kesilmesine dair bir teamül oluşup oluşmadığı ve yine çek ile yapılan ödeme bulunup bulunmadığı; Davacı firmaya ait ticaret defterler tarafıma sunulmadığından incelemenin yapılamadığı,
Davalı firmaya ait ticari defterler incelendiğinde, davacı firma tarafından davalı firmaya 12.10.2021 tarihli ALD202100000166 seri numaralı Kdv dahil 24.482,25-USD (219.184,69-TL) tutarlı e-fatura düzenlendiği, (EK-1), davalı firma tarafından 12.10.2021 tarihinde davacı firmaya 18.02.2022 vadeli 110.000,00-TL ve 12.03.2022 vadeli 110.000,00-TL tutarlı toplam 220.000,00-TL tutarlı 2 adet çekin verilerek faturaya ait ödemenin yapıldığının görüldüğü, (220.000-219.184,69) =815,31-TL davacı firmanın davalı firmaya 815,31-TL borçlu görüldüğü,
12.03.2023 tarihinde davacı firma tarafından davalı firmaya ALD202200000033 seri numaralı Kdv dahil 9.134,53-USD (136.388,58-TL) tutarlı kur farkı faturası düzenlendiği, açıklama olarak 18/02/2022 ve 12/03/2022 vadeli çeklerin kur faturası diye yazılı olduğunun görüldüğü, davalı firma tarafından 04.04.2022 tarihinde 12.03.2023 tarihli kur faturasına istinaden SO0T2022000000009 e fatura İle 68.194,29-TL iade faturası düzenlendiği. 05.05.2022 tarihinde davalı firmanın Garanti Bankası Demirtaş Org San şubesi 606/6295925 numaralı hesap numarasından davacı firmaya 68.195,00-TL ödeme yaptığının görüldüğü,
Daha önce davacı firma ile davalı firma arasında kur farkı faturası kesilmesine dair bir teamül oluşmadığının görüldüğü," bildirmiştir.
Bilirkişi tarafından sonuç kısmında izah edildiği üzere taraflar arasındaki ticari ilişkide kesilen faturaların tüm ödemelerinin 2 adet çek ile yapıldığına yönelik tespitleri dikkate alınmış ve kur farkı istenemeyeceğine kanaat getirilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 05.12.2019 Tarih, 2018/965 Esas ve 2019/5447 Karar sayılı kararında bu husus " ....Dava kur farkı alacağından kaynaklanmaktadır. Kur farkına esas olan faturalar incelendiğinde, satılan malların döviz karşılığının gösterildiği ve bu nedenle ödeme tarihlerine göre kur farkı istenebileceği anlaşılmaktadır. Ancak malın geri iadesi suretiyle yapılan ödemeler ile çek keşide edilmek suretiyle yapılan ödemelerde kur farkı istenemez. Bono ile yapılan ödemelerde ödeme tarihi, havale ve elden yapılan ödemelerde ise makbuz ve havale tarihi itibariyle kur farkı doğuyorsa bu fark istenebilir. Bu durumda mahkemece bu ilkeye göre yaptırılacak bir hesaba göre karar verilmesi gerekirken tüm ödemeler yönünden kur farkı doğacağına dair bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. " şeklinde kabul edilmiştir. Benzer nitelikte çok fazla karar mevcut olup, Yargıtay'ın yerleşik içtihadı haline gelen bu durum mahkememizce gözetilmiş, dosyada çek ile yapılan ödemeleri kabul eden davacı yönünden kur farkı alacağı doğmayacağı kanaati ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının kötü niyetle takip yaptığı hususu ispatlanamadığından, aksi hakkaniyete uygun düşmeyeceğinden haksız takip tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
- Davanın REDDİNE,
Kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85. TL karar ve ilam harcı ile Arabuluculuk masrafı olan 3.120,00. TL'nin toplamı olan 3.389,85. TL'den peşin alınan 977,18. TL'nin mahsubu ile bakiye 2.412,67. TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine.
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md. uyarınca yatıranlarına iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okundu, usulen anlatıldı. 16/11/2023
İş bu kararın gerekçesi 22/12/2023 tarihinde yazılmıştır.
Katip ...
✍e-imzalı
Hakim ...
✍e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38