Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1304 E. 2024/78 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/1304
2024/78
25 Ocak 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/ Esas
KARAR NO : 2024/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : 1- ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -
Av. ... -
Av. ... -
DAVACI : 2- ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... - .../ ...
DAVA : Ticari Vedia Sözleşmesinden Kaynaklanan
DAVA TARİHİ : 12/01/2017
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Vedia Sözleşmesinden Kaynaklanan davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı firma arasında yemek üretim ve dağıtımı ile alakalı yapılan sözleşmenin davalıya ... 3. Noterliğinden gönderilen 11.11.2016 tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini, Davalı tarafın bu fesihe verdiği ve noter kanalıyla müvekkiline tebliğ edilen cevapta kendilerinin yeni bir yemek ihafasi yaptıkları, ihale sonucu oluşacak fiyat farkından kaynaklanan zarar ve yürüyen davalardan dolayı teminat mektupları tutarında müvekkili şirketin davalıdan ohn alacağının güvence olarak kendilerinde tutulacağını ve paraya çevirme çevrilme kabiliyeti bulunmayan teminat mektubunun da müvekkili şirkete iade edileceğinin bildirildiğini, Bunun üzerine müvekkili tarafından davalı tarafa ... 3. Noterliğinden 01.12.2016 Tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini ve davalı tarafın yaptığı uygulamanın yasal bir dayanağının olmadığını, teminat mektuplarının yemek üretim dağıtım sözleşmesi yapıldığı anda, ileride doğabilecek olan zararlar için verilmiş olduğunu, teminat mektubunun muhatabının yani borçlusunun teminatı veren banka olduğunu, davalının doğduğunu iddia ettiği bir zararı var ise bunu teminat mektubun jn muhatabı bankadan talep etmesi gerektiğini, bunun dışında yürüyen davalar yala yapılacak ihaleden doğacak fiyat farkı olacağı iddiasıyla müvekkili şirketin dağıtmış olduğu yemek bedelinin ödenmemesi yada kendi yorumlarıyla güvence olarak kendi davalı hesaplarında bekletilmesinin yasal bir dayanağının olmadığını, davalının doğacağını iddia ettiği bir zararı olacaksa teminat mektuplarını elinde tutarak ve bu zarara ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararıyla ödeme yapmaları halinde açacakları bir rücu davası sonucunda verilecek ilama göre de teminat mektuplarından varsa zararlarını gidermeleri gerektiğinin ifade edildiğini, Davalı tarafın buna karşı verdiği noter cevabında müvekkili şirketin kendilerine vermiş olduğu teminat mektuplarının Bank ...'ya ait olması nedeniyle paraya çevirme kabiliyeti kalmadığından ve başka bir bankadan teminat mektubu da getirilmediğinden müvekkili şirketin muaccel olduğunu, hak edişinin ödenmeyeceği ve yasal yollara başvurabileceklerinin ifade edildiğini, Davalı tarafın uygulaması ve borcu ödememe nedeninin hiçbir yasal dayanağı olmadığını, davalının icra dairesine vermiş olduğu itiraz dilekçesinde takibe konu 7.662,56 TL 20.817,31 TL vç 20.475,67 TL'lik faturaları kabul ettiğini, 20.412,79 TL ve 20.337,81 TL'lik faturaların ödenmiş olduğunu iddia ettiğini, Davalı tarafın müvekkile toplamda 79.891,70 TL borcu bulunduğunu, Davalı tarafın yaptığı ödemelerde fatura açıklaması olmadığından müvekkilinin cari hesap kaydında bu ödemeleri düştüğünü, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın kaldırılmasına, davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri He avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine, davalının ... Bankası hesaplarına ihtiyati Haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 01.11.2016 tarihinde davacıya ait işyerinde ... tarafından atanan yönetim kurulu üyeli ve müvekkili şirket yetkilileri ile yapılan toplantıda davacı firmaya atanan yönetim kurulu başkanı ...'nin davacının 20.000 adet/gün olan yemek kapasitesini 3.000 adet/gün'e düşmüş olduğunu, alacaklarının tahsili için uğraştıklarını, tedarikçilerinin kendilerine Fetö bağlantısı nedeniyle malvermek istemediklerini ve müşterilerinin de ayrılmak istediklerini, mevcut şartlarda müvekkili şirkete verdikleri hizmet dolayısıyla zarar yazdıklarını, müvekkili ile düzenli ödeme yapması nedeniyle şimdiye kadar çalıştıklarını, gelinen aşamada tasfiye sürecine gireceklerini tüm bu nedenlerle 15.11.20.16 tarihi itibariyle üretim faaliyetlerini durduracaklarını, taraflar arasında imzalanan sözleşmeyi mücbir sebeplerle (Olağanüstü hat kapsamında değerlendirerek) tek taraflı olarak feshedeceklerini sözlü olarak bildirdiklerini, 01.11.2016 tarihli toplantıda davacı tarafından sözlü olarak sözleşmelin feshedileceğini ve 15.11.2016 tarihi itibariyle faaliyetlerin durdurulacağının bildirildiğini, bilahare davacının ... 3. Noterliğinin 11.11.2016 tarihi ve ... Yevmiye nolu ihtarnamesi ile 15.11.2016 tarihi itibariyle üretim faaliyetlerini durduracaklarını taraflar arasında imzalanan sözleşmeyi olağanüstü hal kapsamında değerlendirerek mücbir sebeplerle tek taraflı olarak feshedeceklerini bildirdiklerini, müvekkilinin, davalının 23.11.2016 tarihli ihtarnamesinde açıkça belirtildiği üzere feshe gerekçe olarak gösterilen olağanüstü halin mücbir sebep olarak değerlendirilemeyeceğini, bir şirketin faaliyeti çerçevesinde suç işlendiğinde soruşturma ve koğuşturma konusu suçla ilgili maddi gerçeğin ortaya çıkmasına kadar şirket yönetiminin kayyım tarafından yönetilmesine yani özel şirketin yönetiminin devletin kontrolüne geçmesi söz konusu olduğunu, sadece soruşturma veya koğuşturma sürecinde şirket işlerinin yürütümünün devletin atadığı kişi veya kuruma (...) devredilmesi yani şirket yönetiminin değişmesi anlamına geldiğini, davacı firmanın sözleşme kapsamında yüklendiği sorumluluklarını ifaa etmesine engel bir durum bulunmadığını, Davacı firma yönetiminin ...'ye geçmesi davacı firma yönetiminin değişmesi dışında başka bir hukuki sonuç doğurmadığını, davacı yanca yapılan feshin haksız olduğunu, tüm bunların yanı sıra, davacı firma personeli tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde (... mahkemesi sıfatıyla) dava açıldığını, İşbu davada müvekkili şirketin davalı olarak gösterilmiş olup, davanın derdest olduğunu, Müvekkilinin yürüyen işbu davadan dolayı doğması muhtemel riskleri mevcut olduğunu, Ayrıca sözleşme süresi içerisinde müvekkili işyerinde görevlendirilmiş olan 7 davacı firma çalışanlarının ... sözleşmelerini sonlandırıldığını ve çalışanlara herhangi bir açıklama yapmaksızın bu güne kadar kıdem ve ihbar tazminatları ödemelerinin yapılmadığının tespit edildiğini, halen görülmekte olan davaların olması ve İzgün Firması çalışanlarının kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmemiş olması durumları da göz önüne alındığında sorumluluklarının söz konusu olabileceğinden çalışanların kıdem ve ihbar tazminatlarının öncelikle davacı yanca ödenmesi gerektiğini, ödeme yapılmaması halinde teminat mektubu karşılığı bloke edilen alacaklardan mahsup edileceğinin davacı yana ... Noterliği'nin 16.01.2017 Tarihi ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirildiğini, Teminat karşılığının bloke edilen alacağın iadesi için davacının yükümlülüklerini yerine getirmesi istenildiğini ve ayrıca bu hususların ... 10. Noteriiği'nin 23.11.2016 tarihli ve ... ve ... 10. Noterliği'nin 13.12.2016 Tarih ... yevmiye nolu İhtarları ile bildirildiğini, yapılan ihale sonucu oluşacak fiyat farkından kaynaklanan zararın, alt İşveren hukuku nedeniyle riskleri nedeniyle mevcut yürüyen davalardan dolayı oluşacak zararların teminatını teşkil etmek amacıyla takibe konu olan 21.10.2016 Tarih 20.817,31 TL, 28.10.2016 Tarihi 20.475,67 TL, 31.10.2016 Tarih 7.662,56 TL bedelli faturalar izgün firmasının alacaklarından teminat tutarı karşılığı güvence olarak müvekkili firma tarafından tutulduğunu, Davanın reddine, kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların beyanı, 02/02/2015 tarihli yemek alım sözleşmesi, ... 4. İcra Dairesinin 2016/... E. Sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 23/12/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 04/01/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 10/01/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir.
Tarafların ticari defterleri talep edilmiş taraflarca ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişinin 30/11/2016 tarihli raporunda özetle: Davacının 2015, 2016, 2017 yılı defterlerinin yasal süresi içinde yapıldığını, 2017 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin süresi gelmediğinden henüz yapılmadığını, davacı ticari defterlerinin 23/12/2016 tarihi itibariyle davacının davalıdan 81.000 TL alacaklı olduğu, davalının 2015, 2016, 2017 yılı defterlerinin yasal süresi içinde yapıldığını, 2017 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin süresi gelmediğinden henüz yapılmadığını, davalının ticari defterlerine göre takip tarihi olan 23/12/2016 tarihi itibariyle davacının davalıdan 81.000 TL alacaklı olduğu, takip tarihinden sonra 09/01/2017 tarihinde davalıya ait 30.273,75 TL tutarlı fatura kaydı girildiği açıklamasında "15/11/2016 -01/02/2017 arası yemek fiyat farkı bedeli yazıldığı bu faturadan sonra davacının davalıdan 13/01/2017 tarihinde 50.726,25 TL alacaklı göründüğü, taraflar arasında mal alım satıma dayalı ticari ilişkinin olduğu, takip tarihine kadar temerrüt faizi talep edilmediğinden faiz hesaplaması yapılmadığı, davalı dosyasına sunmuş olduğu 10/02/2017 tarihli cevap dilekçesinde davalıya 81.000 TL borcu olduğu, ancak aralarındaki sözleşmeye dayanarak kendilerinin karşılaşabileceği bazı riskler nedeniyle teminat olarak beklettiği, sözleşmeye dayalı bu miktarın bekletilmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğunu olduğu mütalaa edilmiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı ile davalı arasında 02/02/2015 tarihli yemek alım sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişkinin olduğu ve bu ticari ilişki kapsamında davacının icra takip tarihi olan 23/12/2016 tarihi itibariyle davalıdan 81.000 TL alacaklı olduğu sabittir. Uyuşmazlık davacı tarafından davalıya sözleşme kapsamında verilen ... Katılım Bankasına ait 81.000 TL tutarındaki teminat mektubunun ... Katılım Bankasının bankacılık faaliyetlerinin kaybedilmesi sebebiyle teminat vasfını yitirdiği ve davalının başka bir firma ile ihale yapılması sebebiyle fiyat farkından oluşan zarar ile davacı firma personeli tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinden açılan kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin davalar sonucunda verilecek kararlardan dolayı alacağın teminat olarak davacıya ödenmemesine, alacağın bloke edilip edilmemesi hususuna ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen yemek alım sözleşmesinin kati teminat ve iade şartları başlıklı 5. Maddeye göre "Müteahhit bu işle ilgili olarak 81.000 TL tutarında kati teminatı nakit(TL) ya da ...' nın uygun bulacağı bankadan alınmış süresiz veya 28 ay süreli kesin banka teminat mektubu olarak sözleşme imzası anında ...' ya teslim edecektir. Aksi halde 81.000 TL kati teminat, Müteahhit' in ... nezdindeki alacağından sözleşme sonuna kadar bloke edilecektir. Teminat olarak kabul edilebilecek herhangi bir alacağı yoksa sözleşme gerçekleşmeyecek ve müteahhit hakkında yasal işlemler başlatılacak vermiş olduğu geçici teminatı ...' ya irat kaydedilecektir." sözleşmenin kurulması için teminatın alınması zorunlu olarak düzenlenmiş olup zira teminat olarak kabul edilecek herhangi bir alacağı olmadığı takdirde sözleşmenin gerçekleşmeyeceği ifade edildiğinden, teminatın sunulmaması halinde alacağa bloke konulmasının ancak sözleşmeden önce doğan başka bir alacak olması halinde o alacak için konulabileceği bu sözleşmeden kaynaklanan alacağa teminat mektubunun teminat niteliğini kaybetmesi halinde bloke konulmasının 5. Maddesinde ve diğer hükümlerde de taraflarca düzenlenmediği kaldı ki teminat mektubu sebebiyle davalının oluştuğu zararın ancak teminat mektubunun verildiği ... Katılım Bankasına karşı ileri sürebileceğinden bu savunmanın yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafından sözleşmenin 6.9. Maddesi gereğince sözleşmede ve ekli teknik şartnamede belirtilen tüm işleri davacının şartnameye uygun istihdam edeceği elemanları ile yapacağını, bu elemanları çalıştırması sebebiyle doğacak hukuki sorumluluğun davacıya ait olduğunu ve davalı tarafından bu nedenle hukuken ve nakden ödeme yapılırsa davacının alacaklarından yetmezse teminattan karşılanması hakkına sahip olduğunun düzenlendiği, bu düzenleme kapsamında ... Asliye Hukuk Mahkemesinden açılan kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin davanın derdest olduğu bu dava sebebiyle verilmiş bir karar ve davalının işçilere yapmış olduğu bir ödeme bulunmadığı gibi davalının savunduğu ihale sebebiyle fiyat farkı zararının ancak ihalenin feshinin haklı olup olmadığı ve sonucuna göre belirlenecek zarar olup bu aşamada icra takip tarihi itibariyle davacının alacağına mahsup edilecek muaccel olmuş bir alacağın bulunmadığından icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olduğu sabit olduğundan,sübut bulan davanın kabulu ile icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın sözleşmeye dayalı fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek hüküm kurulmuştur.
Mahkememiz bu kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf talebinde bulunulmuştur.
İstinaf talebi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 2018/... E, 2018/ K. Sayılı ilamı ile incelenen mahkememiz kararı 26/09/2018 tarih ve "Taraflar arasında düzenlenen 02/02/2015 tarihli sözleşme gereğince ... fabrikalarının yemek ve kahvaltı ihtiyaçlarının yüklenici tarafından sağlanması kararlaştırılmış, davalı tarafça davacı tarafa sözleşme gereğince ... Katılım Bankası AŞ tarafından düzenlenen 23/02/2015 tarihli ... seri nolu, 81.000,00 TL bedelli, 03/07/2017 tarihine kadar geçerli kesin teminat mektubu verilmiştir. Sözleşmenin 5. Maddesinde kesin teminat ve iade şartları düzenlenmiş olup, mahkemece teminatın iadesi şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda hiç değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Oysa sözleşmenin 5. Maddesi üzerinde durulup, buna göre teminatın iadesi şartlarının bulunup bulunmadığı yönünde değerlendirme yapılması, davalının iki ihale arasındaki farka ilişkin sunduğu delillerin değerlendirilmesi, yine işçi alacaklarından kaynaklanan bir alacak hakkı bulunup bulunmadığı araştırılmalı, gerekirse bu konularda bilirkişiden ek rapor alınıp, teminat mektubunu düzenleyen ... Katılım Bankası AŞ'nin faaliyetleri sona erdirildiğinden teminat mektubunun teminat işlevi görmediği hususu da dikkate alınarak yapılacak araştırma ve değerlendirme sonucuna göre oluşacak kanaat dairesinde bir hüküm kurulmalıdır. Eksik değerlendirme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur." gerekçesi ile karar kaldırılmıştır.
Mahkememiz esasına yeniden kaydedilen dava dosyasında ... BAM 15. Hukuk Dairesinin kaldırma kararında belirtilen sözleşmenin 5. Maddesinin değerlendirilmesi, davalının iki ihale arasındaki farka ilişkin sunulan deliller ve işçi alacaklarından kaynaklanan alacak kapsamında ve tarafların iddia ve savunmalarını değerlendirir ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine, Smmm ve hukukçu bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporu temin edilmiştir.
27/05/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Heyetimizce yapılan incelemelerde, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin feshine ilişkin hukuki durumun takdiri Sayın Mahkemeye âit olmak üzere, davalı şirketin davacı şirketin personeli tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2016/, 2016/... ve 2016/... E sayılı dosyalar ile açıları işçilik alacakları davalarına ilişkin ödeme yükümlülüğünün gerek davacı şirket gerekse de davalı şirket açısından devam ettiği, bu ödemelerin kapsamında kaldığı, hukuken geçerli bir teminat mektubunun da dosyada bulunmadığı, davacı alacaklı şirket tarafından faturalara istinaden ... 4.fera Müdürlüğü'nün 2016/ ... E sayılı icra dosyası ile başlatılmış olan icra takibine vaki davalı şirket itirazlarında itiraz nedeni olarak anıları işçilik alacaklarına ait dosyaların da belirtilerek yürüyen davalardan dolayı oluşacak zararın teminatını teşkil etmek üzere el konulduğunun beyan edildiği, davalı uhdesinde halen ödenmemiş olan 81.000,00 TL tutarında fatura bedeli mevcut Ise de itiraza konu davalarla ilgili işlemiş fajg ve bir kısmında yargılama rleri ve vekil üçreti hariç almak rapor tanzim tarihi itibarıyla 24.324,55 TL tutarında işçiler lehine alacak kaleminin bulunduğu detay bilgilerin aşağıdaki gibi olduğu tespit edildiği, davacı ...'ın gerekçeli karara göre toplam 9.067,07 TL, ...'in gerekçeli karar olmadan toplam 12.447,29 TL, ıslah edilen tutara göre toplam 2.810,19 TL olduğu hususu mütalaa edilmiştir.
Mahkememizce ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/...-...-... esas sayılı dosyalarının kesinleşip kesinleşmediği hususu sorularak ilgili dosyalar celbedilmiş, ... İcra Müdürlüğünün 2019/...-... E. Sayılı dosyalarında kapak hesabı yapılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve dosya önceki bilirkişilere tevdii edilerek rapora karşı beyan ve itirazlar değerlendirir ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
14/12/2020 tarihli ek raporda özetle; Rapora karşı beyan ve itiraz dilekçelerinde yer alan taraf vekillerinin hukuki duruma ilişkin itirazları ile taraflar arasında akdedilen sözleşmenin Teminatın iadesi başlıklı 9.2 maddesinde yer alan hususların, icra dosyalarına davalı tarafından sunulan teminat mektuplarının takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, celp olunan kayıt ve belgelere ile ... İcra Müdürlüğü’nün 2019/... ve 2019/... E sayılı icra dosyalarına ait yazı cevaplarına göre 23/10/2020 tarihi itibarıyla toplam 35.074,92 TL tutarında icra dosyasına ilişkn alacak bulunduğunun heyetçe tespit edildiği hususu bildirilmiştir.
İtirazlar üzerine dosyanın önceki bilirkişiler dışında bir nitelikli hesap uzmanı bilirkişi bir SMMM bilirkişi bir işçi alacaklarında uzman bilirkişiye tevdi ile istinaf ilamı doğrultusunda ve tarafların düzenlenen rapora karşı itiraz ve beyanlarını değerlendirir bu dosya ile bağlantılı 2017/... dosyasını irdeler ve işçi alacaklarını hem bu dosya hem de 2017/... esas sayılı dosyada aynı olduğunda tek mahsup yapılarak ve BAM ilamında belirtilen davalının iki ihale arasındaki farka ilişkin savunmalarını da değerlendirir rapor düzenlenmesinin istenilmesine 1 SMMM, 2 hukukçudan oluşan yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilen dosyamızda yeni bir bilirkişi raporu temin edilmiştir.
11/08/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle: taraflar arasında kurulan sözleşmenin feshinin geçersiz olduğu, bu itibarla 23.12.2016 İcra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 81.000 TL. alacaklı olduğunun, ancak takip talebinin 79.891,70 TL. Olduğunun Sözleşmenin feshinden kaynaklanan fiyat farkı faturasını düştüğümüzde davacının davalıdan 58.551,05 TL alacaklı olduğunun, mahkemenin takdirinde olmak üzere fiyat farkı faturası hesaplamaya katılarak davalı tarafından icra dosyalarına yapılan ödemeleri düştüğümüzde davacının davalıdan 33.735,03 TL alacaklı olduğunun, mahkemenin takdirinde olmak üzere fiyat farkı faturası hesaplamaya katılmadan davalı tarafından icra dosyalarına yapılan ödemeleri düştüğümüzde davacının davalıdan 56.183,98 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği hususu bildirilmiştir.
Mahkememizce Bam karar ilamı nazara alınarak düzenlenen 11/08/2023 tarihli raporun denetime açık , gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmış, bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalıdan 33.735, 03 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olmakla, davanın kısmen kabulü ile; davalının ... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2016/... esas(eski esas ... 4. İcra Müd. 2016/...) sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 33.735,03 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine, Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan 6.747,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
-
Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının ... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2016/... esas(eski esas ... 4. İcra Müd. 2016/...) sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 33.735,03 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine,
-
Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan 6.747,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.304,44 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 964,91 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.339,... TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 4.300,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 204 TL olmak üzere toplam 4.504 TL yargılama giderinin kısmen kabul oranına denk gelen 1.901,86 TL'nin ve 964,91 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.866,77 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği davalı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/01/2024
Katip ...
¸E-imzalıdır.
Hakim ...
¸E-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29