Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/769 E. 2024/778 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/769
2024/778
13 Eylül 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2024/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/08/2024
KARAR TARİHİ : 13/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı (İcra Dosyasının Borçlusu) tarafından ... 2.Genel İcra Müdürlüğü 2024/... E sayılı dosyası kapsamında ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verilmiş olup,; 1 yıllık süre içerisinde işbu davayı ikame etme zorunluluğu doğduğunu, davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ ne yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, 30.12.2023 tarihinde davalı ve davacı arasında ... ... mevkinde bulunmakta olan dairenin onarım tadilat işleri ile ilgili sözleşmede detayları yazmak üzere genel toplamı 350.000 TL tutarında eser sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmedeki "Bu bir sözleşmedir Bu sözleşmeye birlikte imza atan kişiler aksi bir durumda karşı tarafa ... Mahkemelerinden tazminat açma hakkında sahiptir" maddesi gereği tazminat hakları da ayrıca saklı tutulduğunu, işbu eser sözleşmesi 350.000,00 TL tutarlı sözleşme olduğunu, sözleşmedeki "ödeme şekli arkada belirtilmiş" maddesine binaen sözleşmenin arka sayfasında"sonradan yapılan işler" başlıklı 40.000,00 TL tutarlı ek sözleşme yapıldığını, davalı borçlunun yapılan işler karşılığında ödemeyi taahhüt ettiği toplam borcu 390.000,00 TL olduğunu, ek sözleşme yapıldığını, sözleşmedeki maddeler halinde yazan yapılacak işlerin hepsi tamamlanmış olup iş bitirildiğini, işin bittiğine dair taraflar arasında ... uygulaması üzerinden konuşulmuş olup davalı yan bu konuşmalarda işin bittiğini ve borcunun tamamını ödemediğini ikrar ettiğini,davalı tarafın mesajlarından da görüleceği üzere davalı yan, sözleşmenin arkasında yazılan üst kata ekstra olarak yapılan işlerin yapıldığını ikrar ettiğini, davalının saydığı işler sözleşmenin ön sayfasında yer almayan harici işler olduğu açıkça görüldüğünü, davalı yanın işin yapılmadığına dair bir konuşması ve delili de bulunmadığını, kaldı ki sözleşmenin arkasında yazılan işlerin sözleşmenin ön sayfasındaki yapılacak işler haricinde, üst kata yapıldığı ve davalının sözleşmenin arkasında yazılan ekstra işlerden haberdar olduğu ve bildiği görüldüğünü,mahkemece görevlendirilecek bilirkişilerce ev incelendiğinde görülecektir ki; sözleşmenin hem ön sayfasındaki hem de arka sayfasındaki tüm işler yapılmış olup sözleşmedeki yazılan değerler ve eve yapılan işlerin tutarı da birbirine uyuştuğunu, borcun sadece 175.000,00 TL si borçlu davalı tarafından banka havalesi ile ödenmiş olup geriye kalan tutarı ödenmediğini, ödenmeyen borç miktarı için müvekkilince davalı borçluya vade verilmiş olup hala ödeme yapılmamış olmasına dayanarak "fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla" şimdilik 65.000,00 TL'lik alacak üzerinde ... 2.Genel İcra Müdürlüğü 2024/... E. sayılı dosyası kapsamında takibe geçilmiş olup; davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini,ilaveten, takip konusu meblağ davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bilinmekte olup, aynı zamanda likid bir alacak olduğunu, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetledavacı tarafın tacir olduğu ve işin ticari iş kapsamında olduğu iddiasıyla huzurdaki dava asliye ticaret mahkemelerinde açılmışsa da mahkeme davayı görmekle görevli olmadığını, davacı; tacir olmadığını, davacının ticaret odası kaydı bulunmadığını, kazanç itibariyle tacir sınırının üzerinde olmadığını, uyuşmazlık konusu iş de ticari iş olmadığını, huzurdaki uyuşmazlığı gidermekle görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleri değil asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında evin tadilatı yönünde sözleşme imzalandığını, davacı; sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirerek evin tadilatını yapacak davalı müvekkili ise tadilatın karşılığı olan bedeli davacıya ödeyeceğini, davacı; sözleşmede belirtilen edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, yaptığı imalatların bir kısmı eksik bir kısmı ise hatalı olarak üretilmiş bunlarla beraber yapmadığı bir takım imalatlar da bulunduğunu, bunun yanında fazlaca yani sözleşmede belirtilmeyen bir takım imalatları yaptığı iddiasıyla fazladan bir ödeme talep ettiğini, davacının sözleşmedeki yüklendiği edimleri yerine getirmeksizin sözleşme dışındaki imalatları sebebiyle fazladan ücret talep etmesi hukuka uygun olmadığını, sözleşmenin arka sayfasında sonradan yapılan işler denilerek talep edilen hususlar sözleşmeye sonradan eklenen hususlar olduğunu,bu eklenen hususların altında müvekkilin imzası bulunmadığını, hatta sözleşmeye sonradan eklenen "sonradan yapılan işler" denilen kısım davacının eli ürünü olarak yazılmış olan işler olduğunu, bu işlerle ilgili müvekkilinin herhangi bir talebi ve rızası olmadığını, eğer whatsap uygulaması üzerinden yapılan yazışmalarda bu yönde bir ikrar olduğu düşünülecekse de burada iki ayrı hususa değinmek gerektiğini, öncelikle delil olarak sunulmuş olan ... konuşmaları davacı ile müvekkili arasındaki konuşmalar olmadığını, bu sebeple konuşma içeriğine ve konuşmaların kendisine itiraz ettiklerini, bu hususun haricinde yazışmaların taraflar arasında olduğunun kabul edilmesi halinde ortaya yazılı bir sözleşmenin varlığı halinde ... yazışmaları ile sözleşme hükümlerinin değiştirilip değiştirilemeyeceği hususu tartışılmalı olduğunu, taraflar arasında geçerli olduğu iddia edilen bir sözleşme söz konusuyken bu sözleşmenin değiştirilip genişletilmesi veya kaldırılması gene aynı şekil ve kudretteki bir belgeyle yapılması gerektiğini, taraflar arasındaki yazılı sözleşme geçerliyse bu sözleşme içeriğindeki edimlerin değiştirilmesi veya başkaca edimlerin eklenmesi gene aynı usulde yazılı bir sözleşme ile olması gerektiğini, dolayısıyla yazılı sözleşme hükümlerinin ... yazışmalarıyla değiştirilip genişletilemeyeceği açık olduğunu, sözleşme dışında yapılan imalatlar olmamakla birlikte sonradan yapılan imalatların varlığını kabul etsek dahi bu imalatların yapılması konusunda müvekkilinin talebinin olmadığı da açıkça ortada olduğunu, içeriğini ve kendisini kabul etmemekle birlikte davacı tarafından sunulan yazışmaların içeriğinde de müvekkili aslında bu imalatları kabul etmediğini ifade ettiğini, tüm bu hususların yanında karşı dava dilekçesinde detaylıca belirttikleri üzere davacının bir takım imalatları eksik ve hatalı yaptığı görüleceğini, şayet davacı; müvekkilinin iradesinin hilafına sözleşme dışında bir takım imalatla yaptıysa müvekkili bunların geri verilmesine de hazır olduğunu, ayrıca gene karşı davada belriteceği üzere uğramış olduğu zarar ve ziyanın fazladan yapıldığı iddia edilen imalatlar ile takas ve mahsubunun da yapılması gerektiği açık olduğu,davacı;müvekkilinin talep etmiş olduğu imalatların bir kısmını eksik yapmış bir kısmını hatalı yaptığını, bir kısmını da yapmadığını, davacı yüklenmiş olduğu edimi gereği gibi yerine getirmemiş olmasına rağmen müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia ettiğini, davacının yüklenmiş olduğu edim gereği gibi yerine getirilmediğinden bugün ev hala kullanılabilir durumda olmadığını, daire giriş kapısı boyanmamış, parkeler ve mutfak tezgahı yerine oturtulmamış, elektrik tesisatı arızalı, mutfak çekmecesi kapanmıyor, mutfak lavabosu su kaçırıyor, ankastre üst kapağı takılmamış, mutfak fayans derzleri düzenli yapılmamış ve taşta kesik yapılmış, balkon kapısı kornişi ve kombi borusunun arkası boyanmamış, mutfakta kablolar açıkta bırakılmış, balkona takılması gereken çamaşır asma demirleri takılmamış, banyo peteği ve bataryası yamuk takılmış, duş ahizesinin hortumu yırtılmış, internet için takılan kablolar çalışmamakta, kaloriferler ısınmamakta gibi bir çok eksik ve ayıplı imalat söz konusu olduğunu, zaten keşif yapılması halinde de imalatların ne durumda olduğu görüleceğini, müvekkili eksik ve hatalı imalatlar sebebiyle zarara uğradığını, davacıya birçok kez eksikliklerin ve ayıpların giderilmesi için çağrıda bulunulmuşsa da davacı eksik ve ayıpları gidermek konusunda en ufak bir adım atmadığını, bu hususta karşı dava açmak hakkımızı da saklı tuttuklarını, davacı tarafın alacağın likit olduğu yönündeki iddiası da gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu ödemeye mukabil davacı yüklenici tarafından yapılan iş ne kadarlık bir kısma tekabül etmektedir hususu müvekkili tarafından bilinmediğini, şayet sonradan yapılan işlere yönelik iddianın kabulü halinde zaten müvekkilinin bilgisi ve kabulü olmadığından alacağın likit olduğu iddiası tamamıyla gerçeğe aykırı olacağını, bu hususlarla beraber talep edilen miktarı müvekkilinin tek başına bilebilme ve hesaplayabilme durumu ve ihtimali söz konusu olmadığını, bu sebeple de talep edilen tutarın likit olmadığı açıkça ortada olduğunu, netice itibariyle davacı; edimini gereği gibi yerine getirmediğini, taraflar arasında yapıldığını iddia ettiği sözleşmedeki edimlerini dahi tam ve kusursuz olarak yerine getirmediğini, kaldı ki sonradan yapılan işler diye belirtilen işlerin taraflarca kararlaştırılarak yapılmış bir iş olmadığı, müvekkilinin davacıdan bu yönde bir talebinin olmadığı, hükümlerin yazılı olduğu sayfa altında müvekkilinin imzasının olmadığı ve bu hükümlerin davacının eliyle yazılarak sözleşmeye sonradan eklendiği görüldüğünü, davacının delil olarak dayandığı metin kendi eli ürünü olup müvekkilinin imzası dahi bulunmadığını, imalat olarak yapıldığı iddia edilen hususların fiilen yapılmış olması halinde de müvekkili iade etmeye hazır olduğunu, bunların yanında davacının eksik ve hatalı imalatları da bulunduğunu, sonradan yapıldığı iddia edilen işleri kabul etmemekle birlikte varlığı halinde de eksik ve hatalı olan imalatlar karşısında takas ve mahsup hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafından, tadilat işçiliği alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip talebinde bulunulmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde borca itiraz etmiştir.Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra, 30/09/2015 tarihinde açılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacı tarafça davalıdan, davalıya ait dairede yapılan (bakiye) tadilatın alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesine ilişkindir. İşbu dava dosyası her ne kadar Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış ise de mahkememizce yapılan araştırmalar neticesinde ... Ticaret ve Sanayi Odası'dan gelen müzekkere cevabında davacının ve davalının kaydının bulunmadığı, davacının ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nda esnaf kaydının bulunmadığı, davalının esnaf kaydının bulunduğu, ... Vergi Dairesi'nden gelen müzekkere cevabında her iki tarafın da işletme hesabına göre defter tuttuğunun, ikinci sınıf tüccar olduğunun bildirildiği tespit edilmekle, davacının tacir-esnaf olmadığı, davalının esnaf olduğu/tacir olmadığı,davanın da mahiyeti gereği mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği dikkate alınarak davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna, HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
-
Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, ... Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna,
-
HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,
-
HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkemede devam etmediği takdirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,
Dair,dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.13/09/2024
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58