SoorglaÜcretsiz Dene

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1069 E. 2024/640 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1069

Karar No

2024/640

Karar Tarihi

1 Temmuz 2024

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

...

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/ Esas

KARAR NO : 2024/

HAKİM :

KATİP :

DAVACI : ... .../ ...

VEKİLİ : Av.

DAVALI : 1- ... .../ ...

VEKİLİ : Av.

DAVALI : 2- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -

VEKİLİ : Av. ... ...

DAVALI : 3- ... - .../ ...

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 27/10/2023

KARAR TARİHİ : 01/07/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin, 02/12/2022 tarihinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı şehir içi yolcu otobüsünden durakta inerken aracın ani hareket etmesi sonucu düşerek yaralandığını, meydana gelen trafik kazasından dolayı davalılardan ... adına kayıtlı ve davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü davalı ... hakkında taksirle yaralanmaya neden olmaktan dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... sayılı dosyasıyla soruşturma başlatılmış, alınan bilirkişi raporunda araç sürücüsünün aslî ve tam kusurlu olduğu, müvekkilin ise kusursuz olduğu tespit edildiği, kaza sonrası ambulansla hastaneye götürülen müvekkilin kalçasının kırıldığı ve hayati tehlikesinin olduğu tespit edilmiştir. ... Şehir Hastanesi'nde ameliyat olan müvekkilin kalça eklem yerlerine platin takılmıştır. Ameliyattan sonra 7 gün hastanede yatmış, taburcu olduktan sonra dahi aylarca ayağa kalkamadığı, müvekkili yaşanan kaza nedeniyle bedensel ve maddi kayba uğradığı gibi derin acı ve üzüntü duymak suretiyle manen de zarar gördüğünü, müvekkilinin geçici raporu savcılık dosyasında olduğunu, ev hanımı ve ... doğumlu olan müvekkili 02.12.2022 tarihinde meydana gelen işbu trafik kazası sonucu bedensel olarak zarar gördüğünü, bu nedenle müvekkilinin maddi zararlarının tazmini için (manevi tazminat hakkımız saklı kalmak kaydıyla) iş bu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu, olay sebebiyle davacının maddi zararlarının karşılanması için davalı ... Sigorta AŞ.'a göndermiş oldukları 17.08.2023 tarihli başvuru dilekçesi ile yasal olarak davalı sigorta kuruluşuna sunulması gereken tüm bilgi ve belgeler ile birlikte başvuru yapılmış, talebe ilişkin evrak davalı sigorta kuruluşuna 21.08.2023 tarihinde tebliğ edildiğini,müvekkilinin 02.12.2022 tarihinde ... merkez ... mahallesinde ... hat nolu ve ... plakalı özel halk otobüsüne arkadaşı ... ... ile birlikte bindiğini, inecekleri yer olan ... durağından önce otobüsün inme ikaz düğmesine bastıklarını, otobüs durakta durmuş, arka kapıdan önce müvekkilinin arkadaşı ... inmiş, akabinde müvekkili tam inmek üzereyken otobüs hareket ettiğini,otobüsün aniden hareketi üzerine müvekkili savrularak dengesini kaybetmiş ve yan vaziyette hızla yere düştüğünü, müvekkili düşmenin etkisiyle yere yığılıp kalmış ve kalkamadığını, bunun üzerine müvekkilinin arkadaşı otobüs şoförüne bağırmış ve "Neden hareket ediyorsun, arkadaşım düştü" dese de şüpheli otobüs şoförü kâle almayarak durmamış, yoluna devam etmiş ve kaza mahallinden hızla uzaklaştığını, davalı otobüs şoförü hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 2023/... sayılı dosyayla soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde davalı / şüpheli aslî ve tam kusurlu bulunduğunu,davacı müvekkilinin ise kusursuz olduğu tespit edildiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi'ne göre mülkiyeti davalı ... adına kayıtlı ve diğer davalı ...'ün nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç davaya konu 02.12.2022 olay tarihini kapsayan 24.06.2012/2023 tarihleri arası davalı ... Sigorta A.Ş.'a ZMMS Poliçesi ile sigortalı olup, 02.12.2022 olay tarihi itibariyle kişi başı sakatlık ve tedavi gideri sebebiyle ayrı ayrı teminat limit miktarı 500.000,00 TL olduğunu,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi gereğince müvekkilimiz ...’ın ZMMS Poliçesi kapsamında maddi zararların tazmini talebi için talepte bulunduklarını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını,müvekkili davacının sol kalça femur boyun kemiği kırılmış, kırık bölgeye platin takılmış, müvekkili fiziksel ve psikolojik olarak rahatsız etmekte, ayrıca bu kırık müvekkilin hareket kabiliyetini kısıtlar durumda olduğunu,hareketlerde zorlanmakta, ağrıları olmakta ve efor kaybı da yaşadığını,ameliyat sonrası bir hafta hastanede kalmış, kırık sebebiyle 6 ay ayağa kalkamadığını,02.12.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu cismani olarak zarar gören davacı ... bakımından (Manevi tazminat, tüm hak ve alacakları saklı kalmak üzere) maddi tazminat talepleri belirsiz alacak davası şeklinde yöneltilmiş olup, maddi tazminat miktarı hesap bilirkişisi marifetiyle tam olarak tespit edilmesinden sonra harç tamamlama-bedel artımı dilekçesi sunulacağını,adli yardım taleplerinin kabulüne, 02.12.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu cismani olarak zarar gören davacı ... bakımından maddi tazminat talepleri; 1.000,00 TL Geçici işgöremezlik sebebiyle maddi zarar, 1.000,00 TL Sürekli İşgöremezlik sebebiyle maddi zarar,500,00 TL geçici bakıcı gideri sebebiyle maddi zarar sebebiyle maddi tazminat olmak üzere, 2.500,00 TL maddi tazminatın davalı ... ile ... bakımından 02.12.2022 olay tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta AŞ. (davalı sigorta kuruluşu maddi tazminattan miktarlarından ZMMS Poliçesi teminat limiti ile sınırlı olarak) bakımından ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesine,yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın KTK gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere kaza ile davacının sakatlığı arasındaki illiyet bağının ve davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespiti bakımından dosyanın ... 3. ihtisas kurumu’na sevk edilerek erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliğe göre rapor tanzim edilmesi gerektiğini,davayı kabul manasında olmamak üzere, müvekkili şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu gözetilerek kusur oranının tespiti bakımından dosyanın ... Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, davacının talebine konu geçici iş göremezlik,bakıcı, tedavi ve yol gideri tazminatı talepleri, yasa değişikliği ile ...'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında ... tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bunun yanında, uyuşmazlık, poliçe tanzim tarihi olan 24.06.2022 tarihi itibarıyla yeni genel şartlara tabi olup müvekkili şirketin bu talep hakkında da herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını,davacı tarafın kaza sırasında gelir getiren bir işte çalışmadığı tespit edilmiş olup davacı tarafından aksini ispatlayıcı herhangi bir somut delil sunulamadığından başvurunun reddi gerektiğini, tedavi/sağlık giderleri teminatı sosyal güvenlik kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve güvence hesabının sorumluluğu 2918 sayılı karayolları trafik kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere tazminat hesaplamasının genel şartlarda berlirlenen usul ve esaslara göre yapılması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere davacının zararın artmasında kusuru bulunması halinde hesaplanacak tazminattan müterafik kusurun tenzili gerektiğini,işbu nedenle bu hususun da araştırılması gerektiğini,davacı taraf yolcu konumunda olup emniyet kemeri kullanılmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini,ayrıca, ceza dosyasında uzlaşma olması durumunda, davanın, yerleşik yargı kararları gereği, hiçbir araştırmaya gerek kalmadan reddinin gerekeceği de açık olduğunu,kabul manasında olmamak üzere müvekkili şirketin faiz sorumluluğu dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak kabul edilmesi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine,usulden ret sebebi şu aşamada kabul görmeyecek ise yapılacak yargılama sonucunda davanın esastan reddine,yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sahibi olduğu ... plakalı araç sürücüsünün davacının düşmesinde ve yaralanmasında herhangi bir kusuru bulunmadığını,davalı sürücünün ceza soruşturması dosyasında da belirttiği gibi davacı otobüsten inerken kendisi düşmüş olup sürücünün bu hususta hiç bir kusuru bulunmadığını, müvekkiline ait araç özel halk otobüsü olup, otobüste, kapıda cisim algılandığı zaman otobüsün hareket etmesini engellemek amacıyla fotosel emniyet sistemi bulunduğunu,bu hususta ... Özel Halk Otobüsçüleri Odası'na müzekkere yazılarak özel halk otobüslerinde fotosel bulundurma zorunluluğunun bulunup bulunmadığının sorulmasını, aynı zamanda müvekkiline ait otobüste de uzman bilirkişilerce inceleme yapılarak bu sistemin araçta bulunduğunun Mahkemece de tespitini talep ettiklerini, ayrıca alınacak bilirkişi raporu ile de bu sistemin aracın çalışmasına engel olacağı, dolayısıyla davacının otobüsün hareket etmesi nedeniyle değil kendi kusuru ile düştüğü anlaşılacağını,her ne kadar ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... sayılı soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün kusurlu olduğu yönünde tespitte bulunulmuş ise de iş bu rapor müştekinin beyanı doğru kabul edilerek hazırlanmış olup bu şekilde bir kabulle davalı sürücüye kusur izafe edilmesi mümkün olmadığını,kaldı ki ceza dosyası kapsamında alınan kusur raporu eldeki dava yönünden bağlayıcı olmadığını,bu nedenlerle kusur izafesini kabul anlamına gelmemekle birlikte iş bu dosya kapsamında ... Trafik ihtisas dairesinden rapor alınması gerekli olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının maluliyet durumunun var olup olmadığının var ise sakatlık durumu ile kaza arasında illiyet bağının varlığının araştırılması gerekli olduğunu,davacının maluliyet durumunun ise kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat çerçevesinde belirlenmesi gerekli olduğunu, davacının diğer taleplerini de kabul etmemekle birlikte davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talepleri ...'nın sorumluluğunda olduğu için bu taleplerinin davalı müvekkiline yöneltilmesi mümkün olmadığını,ayrıca davacı tarafından da belirtildiği üzere davacı kaza tarihinde ev hanımı olup kazanç sağlayan bir işi olmadığı için geçici iş göremezlik tazminatı talep etmesi mümkün olmadığını,deavalı sürücünün kusurlu olduğunu ve davacının yaşanan kaza nedeniyle zarara uğradığını kabul etmemekle birlikte, davacının meydana gelen zararın artmasına neden olan müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı konusunda araştırma yapılması ve tespiti halinde indirim uygulanması gerekli olduğunu, davalı araç işleteni olan müvekkili diğer davalı sürücünün kusuru oranında sorumlu olup, davalı sürücünün kazanın oluşumunda dolayısıyla davacının cismani zarara uğramasında herhangi bir kusuru bulunmadığını, Mahkemece toplanacak deliller neticesinde bu durum sübut bulacağını, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

Dava dilekçesi,cevap dilekçeleri,tarafların beyan-itiraz dilekçeleri,... ...'ya,... CBS'ye,... Polis Merkezi Amirliği'ne,davalı sigorta şirketine, ... Devlet Hastanesi'ne,... Şehir Hastanesi'ne yazılan müzekkere cevapları ve sair evraklar.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un amaç başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarının koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerinin korucuyu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir." hükmü bulunmaktadır. Kanun'un tanım başlıklı 3. maddesinin (1) bendi, "Sağlayıcı; Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi", (k) bendi, "Tüketici; Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi", (1) bendi "Tüketici işlemi; Mal veya hizmet piyasalarında Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder" şeklindedir. Bir hukuki işlemin tüketici işlemi sayılabilmesi için yukarıda belirtilen tanımlara uygun olması gerekir.

28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde ise kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.

6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.

Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; 02/12/2022 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı şehir içi yolcu otobüsünden durakta inerken, aracın ani hareket etmesi sonucu düşerek yaralandığı iddiasına dayalı olarak maddi tazminat talebine ilişkindir.Her ne kadar işbu dava dosyası Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış ise de emsal mahiyette ve güncel ... BAM 5. HD'nin 11/03/2024 tarih 2022/... Esas 2024/ Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere taraflar arasında yolcu taşıma sözleşmesinin bulunduğu ve trafik kazasının da bu taşıma hizmetinin ifası sırasında gerçekleştiği anlaşıldığı, somut olayda; tüketici işlemi mahiyetindeki taşıma işlemi söz konusu olup işbu davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine ait olduğu hususu gözetilerek davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Tüketici Mahkemeleri’nin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,

  1. Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, ... Tüketici Mahkemeleri’nin görevli olduğuna,

  2. HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,

  3. HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... Tüketici Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkemede devam etmediği takdirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,

Dair, davacı vekilinin, davalı ...’ın yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK’nın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.01/07/2024

Katip

¸¸

Hakim

¸¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

delillerFiilden(HaksızKaynaklanan)Tazminatvekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim