SoorglaÜcretsiz Dene

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/472 E. 2024/576 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/472

Karar No

2024/576

Karar Tarihi

6 Haziran 2024

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/ Esas

KARAR NO : 2024/

HAKİM : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ...

VEKİLLERİ : Av. ... -

Av. ... -

DAVALI : ... - ... ...

VEKİLİ : Av. ... -

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 22/06/2023

KARAR TARİHİ : 06/06/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 06/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili, davalı tarafça düzenlenen 16.12.2021 tarihli fatura uyarınca davalı şirketten 297.000,00-TL bedel ödeyerek 11.000 adet sertifikalı aşılı açık köklü chandler yabani ceviz fidanı satın aldığını, davalının müvekkiline teslim ettiği fidanların çürük/ayıplı çıktığını, müvekkili 06.01.2022 tarihinde davalı tarafa süresinde ayıp bildiriminde bulunduğunu, davalı şirket yetkilisi ... ise müvekkilinden özür dileyerek ve gönlünü rahat tutmasını söyleyerek ''ayıplı fidanları değiştirmeye hazır olduğunu'' beyan ettiğini, davalı şirket yetkilisi ... fidanların çürük olduğunu müvekkilinin fidanları ektiği bahçeye gelip kendisinin de yerinde tespit ettiğini, ..., fidanlara iyi geleceğini söyleyerek müvekkiline birtakım bitki ilaçları satın almasını tavsiye ettiğini, müvekkilinin o yolu da denediğini fakat çözüm olmadığını, Kasım 2022 tarihinde müvekkile teslim edilen ayıplı fidanlar ayıp bildirimi yapılmasına rağmen davalı tarafından iade alınmamış; ayıpsız misliyle değiştirilmemiş, müvekkilin zararı giderilmemiştir. Müvekkil aldığı ayıplı ürünler nedeniyle hem kendisinin mağdur olduğunu hem de bahçesini yaptığı müşterilerinin mağdur olduğunu, müvekkili 25.01.2023 tarihinde ... Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü Bitki Sağlığı Laboratuvarına fidanların örneğini teslim ettiğini ve yapılan inceleme sonucunda fidanların sağlıklı gözükmediği, gelişim olarak homojen olmadığı, bazılarında aşı yerlerindeki yaraların tam kapanmadığı ve ''kök çürüklüğü hastalığı'' olduğunun tespit edildiğini, müvekkili oldukça yüklü miktarda masraf yüklenmek zorunda kaldığını, budama - işçilik maliyeti, kepçe maliyeti, ilaç maliyeti, davalı şirketten satın alınan fidanların maliyeti vb. harcamalar için 2021-2022 yıllarına ait alım gücü bakımından dekontlarda da sunulduğu üzere 437.850,00 TL ödediğini, bunun yanında müvekkili dekontları olmayan harcamalar da yapmak durumunda kaldığını, gelinen aşamada ise davalı tarafça ne müvekkilinin zararının giderilmediğini ve ayıplı ürünlerin değişiminin yapılmadığını, taraflarınca müvekkilinin uğradığı zararların tazmini ve sözleşmeden dönme bildirimi adına ... 32. Noterliğinden ... Yevmiye numaralı ve 24.04.2023 tarihli ihtarname davalı tarafa keşide edildiğini, ilgili ihtarnamede müvekkilinin uğradığı mağduriyet sebebi ile seçimlik haklarından ''sözleşmeden dönme'' hakkını kullandığını, bu talep doğrultusunda müvekkilinin uğradığı zararların ihtarın davalıya tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde ödenmesi gerektiğinin ihtar ve talep edildiğini, ancak keşide edilen ihtarnameye cevap verilmediği gibi taleplerinin de karşılıksız kaldığını, tüm bu süreç sonunda 15.05.2023 tarihinde tüketici davalarında zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve 29.05.2023 tarihindeki görüşmenin anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenle dava açtıklarını, davalının bunca zaman müvekkilini oyalamış olması ve defalarca yapılan bildirimlere rağmen ödemeden kaçınması nedeni ile müvekkilinin hak ettiği bedelin miktarı da göz önünde bulundurulduğunda ihtiyati tedbir taleplerinin olduğunu, sözleşme konusu bedelin teminat altına alınması gerekmekte olup ... Fidancılık Tarım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. adına kayıtlı taşınır veya taşınmazlar üzerine ve banka hesaplarına dava değerimiz kadar takdiren teminatsız ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, açıklanan ve mahkemece re'sen nazara alınacak hususlar çerçevesinde, öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığı ihtiyati tedbir talebimizin kabulüne, müvekkilinin uğradığı ve yukarıda sayılan zararlara istinaden -fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak- 437.850,00-TL'nin denkleştirici adalet ilkesi gereği hesaplanarak davalıyı temerrüde düşürdüğü ihtarname tarihi olan 24.04.2023 tarihinden itibaren hesaplanacak değerinin tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkili ile ... TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ arasında fidan satışına ilişkin bir ticari ilişki bulunmadığını, bu durum 16/12/2021 tarih ve numaralı fatura ile sabit olduğunu, davaya konu fidan alış verişi müvekkil ile ... Tarım Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında olduğunu, davacı olarak iş bu davayı açan ... ile müvekkili arasında hiç bir ilişki bulunmadığını, aralarında bir ürün alış verişi olmadığını, bu nedenle davacı ile müvekkili arasında aktif husumet bulunmadığını, bu husus davacı tarafça sunulan fatura ile de sabit olduğunu, su nedenle husumet itirazında bulunduklarını, davacı taraf davayı açarken tüketici mahkemesi sıfatı ile açtığını, dava konusu uyuşmazlığın bir tüketici uyuşmazlığı olmadığını, bir işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerektiğini, somut olayda taraflar arasındaki satış sözleşmesi ceviz fidanı satışına ilişkin olup, davacının gelir elde etme amacıyla hareket etmesi nedeniyle 6502 sayılı Kanunu'nun 3.maddesinde düzenlendiği şekilde tüketici sıfatına sahip olmayıp, taraflar arasında tüketici işlemi bulunmadığından söz konusu uyuşmazlıkta tüketici mahkemeleri değil, genel mahkemelerin görevli olduğunu, her iki tarafın da tacir olduğunu, dolayısıyla davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, bu yönüyle de davada tüketici mahkemesinin görevli olmadığını, görev itirazında bulunduklarını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ... ile müvekkili arasında bir fidan alım satım ilişkisi bulunmadığını, davacı taraf böyle bir ilişki olduğunu iddia ediyor ise bunu gerek fatura gerekse fidan bedellerinin ödemesine ilişkin dekontlar ile ispat etmesi gerektiğini, sunulan deliller arasında alım satım ilişkisini doğrular bir belge olmadığını, müvekkili iddia edilen satışı ... TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ' ne yaptığını, müvekkiline bu güne kadar ilgili şirketten bir ayıp ihbarı yapılmadığını, ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin bir bildirimde bulunulmadığını, satışın üzerinde 1,5 yıl geçtikten sonra müvekkili ile arasında aktif husumet bulunmayan davacı tarafından yapılan açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkili ... TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'ne ürünleri ayıpsız ve eksiksiz olarak teslim ettiğini, ekim ve bakım işleri ilgili şirket tarafından yapıldığını, 25.01.2023 tarihli ... Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü Bitki Sağlığı Laboratuvarına yapılan inceleme sonucunda fidanların sağlıklı gözükmediği, gelişim olarak homojen olmadığı, bazılarında aşı yerlerindeki yaraların tam kapanmadığı ve ''kök çürüklüğü hastalığı'' olduğunun tespit edildiğini kabul etmemekle birlikte bu tespit ekimden 13 ay sonra yapıldığını, Ekim kış ayında su tutan bir araziye, çamur olan toprağa yapıldığını, bu tespitler doğru olsa dahi fidanlar ayıplı olduğu için değil bakımın yeterli olmaması ve arazinin ceviz fidanına uygunsuzluğundan kaynaklandığını, çürük olan fidan zaten eken kişi tarafından ilk bakışta anlaşılacağını ve ekiminin gerçekleştirilmeyeceğini, davacının fidanların çürük olduğunu iddia etmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca zaman aşımı itirazında bulunduklarını, açıklanan sebeplerle müvekkili aleyhine açılmış olan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, izah edilen nedenlerle işbu haksız, hukuka aykırı davanın öncelikle husumet yokluğu sebebiyle reddine, görev itirazının kabulüne ve davanın görev yönünden reddine, esasa ilişkin ise davacının tüm taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

KANITLAR:

Fatura, Ticaret Odası, Vergi Dairesi, Esnaf odası cevabi yazıları, vs.

KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.

Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.

Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Davacının Ticaret Odası'dan gelen müzekkere cevabında tacir kaydının bulunmadığı, Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nda esnaf kaydının bulunmadığı, Vergi Dairesi'nden gelen müzekkere cevabında davacının kazanç getirici bir gelirinin olmadığının bildirildiği, davacının tacir veya esnaf olmadığı, çiftçilik amacıyla dava konusu fidanları satın aldığı, davanın mahiyeti gereği mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği dikkate alınarak davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.(... 20. Hukuk Dairesi 2015/ E.-2015/ K. Sayılı ilamı)

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,

  1. Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna,

  2. Kararın kesinleşmesinden itibaren ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında görev uyuşmazlığı bulunması sebebiyle yargı yerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın resen ilgili ... Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

  3. Yargılama giderleri ve sair hususların gerekçeli kararda açıklanmasına,

Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/06/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapşirketi'tarımsanayikanıarbursavekillerivekiliticaretFiilden(HaksızlimitedşirketiKaynaklanan)Tazminathayvancılık

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim