Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/349 E. 2024/549 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/349
2024/549
3 Haziran 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/ Esas
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av.
DAVALI :... MAKİNA SANAYİİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/04/2024
KARAR TARİHİ : 03/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hazır su, damacana ve sebil servis bakım ve tamir işi ile iştigal etmekte olup davalı şirket ile arasında vuku bulan ticari ilişki üzerine, davalı taraf, müvekkilinin sunduğu hizmetler kapsamında; icra takibe konu son cari hesap ekstresi içeriğinde belirtilen 08.08.2023 tarih, ... no'lu 2.400,00 TL'lik, 14.09.2023 tarih, e-arşiv ... seri no'lu 5.908,50 TL'lik, 31.08.2023 tarih,e-arşiv no.lu 18.862,76 TL'lik faturalarda yer alan hazır su, damacana ve sebil servis bakım ve tamir hizmetleri müvekkilce sağlandığı, anılan ilişki karşılığında müvekkilinin davalı şirketten 27.171,26 TL alacağı doğmuş ancak söz konusu bedel ödenmediğini, müvekkilinin , davalı şirket ile olan anlaşması üzerine davalı şirket adına farklı firmaların satış ve servis hizmetlerini yerine getirmiş , bu hizmeti nedeniyle de taraflar arasındaki anlaşma doğrultusunda hizmet karşılığı takibe konu faturalar müvekkilce keşide edildiğini, dava konusu hizmetlerin ve emtiaların davalı tarafa tevdii sonrasında bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı taraf aleyhine ... 2. Genel İcra Müdürlüğü 2023/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı taraf, kendisine cari hesap içeriği hizmetin satış ve teslimine rağmen müvekkiline herhangi bir borcunun bulunmadığı iddiası ile 28.12.2024 tarihinde takibe itiraz ettiğini, davamının kabulü ile davalının borca itirazının asıl alacak üzerinden iptali ileBursa 2. Genel İcra Müdürlüğü 2023/... E.sayılı dosya icra takibinin takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle devamına, alacak likit ve davalı kötüniyetli olduğundan aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme ... mahkemeleri olmakla yetki itirazında bulunuyor, davanın yetki yönünden reddini talep ettiklerini, ... 2. Genel Icra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı dosyasından müvekkili şirkete gönderilen ödeme emrine itirazlarında da belirttiği üzere davaya konu icra takibinde yetkili icra müdürlüğü ... İcra Müdürlükleri olduğunu, müvekkilinin, davacı tarafa icra takibinde talep edildiği kadar borcu bulunmayıp, alacak likit olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini, Mahkeme tarafından yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile müvekkilinin talep edildiği kadar borcu bulunmadığı ortaya çıkacağını, dava konusu faturalara ilişkin hizmet gereği gibi yapılmamış olup davacı taraf edimini yerine getirmediğini, fazlaya ilişkin bedeli ispatla yükümlü taraf davacı şirket olduğundan kendi düzenlemiş olduğu fatura ispat aracı olmadığını, alacak likit olmadığından davacının kötüniyet tazminatı olan %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talebi mesnetsiz olup hukuka aykırı olduğundan reddi gerektiğini, yetki itirazının kabulü ile davanın yetki açısından reddine, dDavacı tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline ,müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından fatura alacaklarına dayalı ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde borca itiraz etmiştir.
Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra, 30/09/2015 tarihinde açılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.
Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacı tarafça,davalıya satılan damacanaların, su sebili bakım-tamir bedelinin tahsil edilmesi amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesine ilişkindir.
İşbu dava dosyası her ne kadar Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış ise de mahkememizce yapılan araştırmalar neticesinde davacının ... Ticaret Odası'dan gelen müzekkere cevabında kaydının bulunmadığı,... Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nda esnaf kaydının bulunduğu,... Vergi Dairesi'nden gelen müzekkere cevabında davacının işletme hesabına göre defter tuttuğunun bildirildiği tespit edilmekle, davacının tacir olmadığı,esnaf olduğu,davanın mahiyeti gereği mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği dikkate alınarak davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna, HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenler dikkate alınarak,
-
Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, ... Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna,
-
HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,
-
HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkemede devam etmediği takdirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.03/06/2024
Katip
¸¸
Hakim
¸¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27