Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/247 E. 2024/542 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2015/247
2024/542
30 Mayıs 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2015/
KARAR NO : 2024/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZ 2021/... E. SAYILI DAVA DOSYASINDA;
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN ... 3. ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİ 2020/... E. SAYILI DOSYASINDA ;
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ...
...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan), Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/02/2015
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan), Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatife 129.807 TL aidat ve ara ödeme burcu bulunduğunu, borcunu ödemediği için ... 20. İcra Müdürlüğünün 2013/... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalı kooperatif üyesinin 14/11/2013 tarihinde takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek, ... 20. İcra Müdürlüğünün 2013/... esas dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, itiraz edilen alacağın %40'ından aşağı olmamak icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: dava konusu alacağın ne kadarının anapara ne kadarının takip tarihine kadar işlemiş faiz olduğunun belli olmadığını, ... 20.İcra Müdürlüğü'nün 2013/... Esas sayılı dosyasından müvekkile gönderilen ödeme emrinde 129.807,00 TL asıl alacak olduğu belirtiliyor ise de bu miktarın tümünün aidat borcu olması mümkün olmadığını, bu miktarın alacaklı davacı tarafça bir kısmının aidat borcu bir kısmının ise takip tarihine kadar iştemiş faiz olarak hesaplandığı, ancak toplamın kendi içinde bölünmeden bütün olarak asıl alacak kabul edilerek icra takibine konu edildiğini, bu itibarla mahkemece davacı tarafa ödeme emrinde asıl alacak olarak bildirdikleri miktarın tümünün asıl alacak olup olmadığını, şayet tümü asıl alacak yani aidat borcu değilse ne kadarının aidat borcu ne kadarının takip öncesi işlemiş faiz olduğunun açıklanmasının gerektiğini, yine ödeme emrinde asıl alacak olarak gösterilen miktarın ne kadarının hangi yıl ve ayın aidat borcu olduğunun ve hangi genel kurul kararına dayanıldığının açıklanması gerektiğini, bu ve açıklanan tüm diğer nedenlerle davacının haksız ve hukuki dayanağı olmayan davasının reddine, dava konusu icra takibinin iptali ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZ 2021/... E. SAYILI DAVA DOSYASINDA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı tarafından yapılmakta olan ... ili ... İlçesi ... Mah. Adresinde bulunan Ada, parsel(yeni parsel no ) noda kayıtlı taşınmazdan Blok bağımsız bölüm numaralı daireyi satın alarak peşin para ile bu kooperatife üye olduğunu ve kooperatif defterlerine de üye olarak kaydının yapıldığını, paranın ödendiği ve üyüliğin kaydedildiği 2009 yılından 2012 yılına kadar müvekkilinden hiç aidat talep edilmediğini, 2012 yılında yapılan genel kurulda kooperatif yönetiminin değiştiğini, müvekkilinden geçmiş yıllara ait aidatları talep ettiğini, bu talebe ilişkin olarak ... 20. İcra Müdürlüğünün 2013/... E. Sayılı dosyasında müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, itirazı üzerine takip durunca ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/... E. Sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, itirazın iptali davası devam ederken kooperatif davacı müvekkilini üyelikten ihraç etmiş, buna karşı ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/ E.- 2017/ K. Sayılı dosyasında ihraç kararının iptaline karar verilmiş ve bu karar ... 23. Hukuk Dairesinin 02.12.2020 tarih 2018/ E- 2020/ K. Sayılı ilamı ile onanarak müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğu hususunun kesinleştiğini, davalı tarafından açılan itirazın iptali davası sonuçlamadan davalı kooperatif yönetimi müvekkiline itirazın iptali davasına konu olan icra takibinin kapsadığı dönemden sonrası için aidat borcu tahakkuk ettirdiğini ve ödeme hususunda ... 18. Noterliğinin 08.03.2021 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesini gönderdiğini, davalının bunu yapmasındaki amacının daha önce iptal edilen üyelikten ihraç kararı yerine yeniden ihraç kararı alabilmek olduğunu, müvekkili tarafından itirazen ... 10. Noterliğinin 15.03.2021 tarih yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verdiğini, davanın kabulü ile müvekkilinin peşin parayla anahtar teslim daire satın almış olması nedeniyle davalı kooperatife karşı ... 18. Noterliğinin 08.03.2021 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile istediği aidat borcu da dahil olmak üzere herhangi bir aidat borcunun bulunmadığının, davalı kooperatiften peşin üyelik satın aldığının tespitlerine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kooperatife ödemesi gereken aidat ve ara ödeme borcunu tüm uyarılara rağmen ödememesi üzerine aleyhine ... 20. İcra Müdürlüğünün 2013/... E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, taraflarınca itiraz üzerine duran takibin devam etmesi amacıyla ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/... E. Sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, davacının kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin olarak genel kurul kararının iptal edilmesinin sebebinin borçlarından dolayı iki kez ihtar gönderilmemiş olması sebebiyle şekle uyulmadan üyelikten çıkarılmış olması durumu olduğunu, davacının açık ikrarı ve bayanları doğrultusunda kooperatif üyesi olduğu ve bu dairenin de kendisine kooperatif üyesi olması sebebiyle verildiğinin sabit olduğunu, açılan davanın hukuki yarar yoksunluğu sebebiyle HMK'nın 114/h uyarınca reddine, dosyaya 23.06.2019 tarihli sözleşmenin aslının kazandırılmasına ve imza sirküleri ile sözleşmedeki imzalar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, davalı müvekkili olan kooperatife müzekkere yazılarak 2012 yılı Olağanüstü Genel Kurulu ile bundan sonraki genel kurullarda talep edilen ve ... Konut Yapı Kooperatifi üyeleri tarafından ödenen aidat ve diğer gelirlerin, hangi amaçla istendiği, kooperatifin oluşturduğu taşınmazların yapı ve yapılar grubunun bakım, yönetim, işletme onarım, tamamlama vb. Giderleri için kullanılıp kullanılmadığının sorulmasına, mahkemece davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının olduğunun kabulü halinde davacının kooperatif üyesi olduğunun sabit olduğundan bahisle; 23.06.2019 tarihinden sonraki genel kurullarda alınan kararlar gereğince dava tarihine kadar olan zaman aralığında kooperatife ödemeleri gereken aidat ve sair borçlarının tespitine, davacının kooperatif üyesi oldukları mahkeme kararıyla sabit olduğundan hak ve borçlarda eşitlik ilkesi gereğince diğer üyelerle eşit şekilde aidat ve diğer ödentilerden sorumlu olduğu ve tamamlama giderleri ile sair giderlerden sorumlu olduğundan davanın esas yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep etmiştir.
Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2020/... E. SAYILI DOSYASINDA ;
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilin 23.06.2009 tarihinde “Daire Satış Vaadi Sözleşmesi” başlıklı bir sözleşme ile davalı kooperatiften ada parsel üzerine yapılacak inşaatın Blok nolu dairesini anahtar teslimi üyelik yoluyla satın almış, daire karşılığında davalı kooperatife 90.000,00 (Doksan Bin) TL ödemiş ve kooperatif yönetim kurulunun 23.06.2009 tarih nolu kararı ile kooperatife üye yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşmeye göre dairenin mutfak dolapları, kombi cihazı ve oda parkeleri satın alan tarafından yaptırılacak, bunun dışında daire diğer dairelerle aynı özellikte yapılarak davalı kooperatif tarafından davacıya teslim edileceğini, anahtar teslim şeklinde müvekkil dışında bir çok kişi de kooperatiften daire satın aldığını, her ne kadar kooperatif tarafından müvekkile anahtar teslim şeklinde satış yapılmışsa da 14.04.2012 tarihli genel kurul tutanağının 12. maddesiyle “anahtar teslimi üyelik payı alanlardan noterden ihtar çekilerek mevcut ortakların şimdiye kadar ödedikleri ortak ödentilerin tamamının tahsili” şeklinde bir karar alındığını, müvekkilin daireyi anahtar teslim şeklinde satın almış olup, diğer üyelerden farklı olarak kuraya tabi olmaksızın teslim edilecek daire baştan belirlendiğini, ayrıca aidat ödemek yerine baştan yüklü meblağda para ödediğini, bilindiği üzere kooperatiflerin anahtar teslim şeklinde daire satışı yapabileceğini, yapılan satış işleminin genel kurulda zımnen onaylanmış olması yeterli olduğu, bu şekilde daire satın alan kişilerin aidat ödeme yükümlülüğü olmayıp, yalnızca genel yönetim giderleri ve alt yapı katılım paylarından hissesine düşenleri ödemekle yükümlü oldukları, zımnen kabul ve aidat ödenmesinden muafiyetle ilgili birden fazla ... içtihatı mevcut olduğunu, 2009 yılında müvekkil tarafından daire satın alınmış, o tarihten 2012 yılına kadar kooperatifçe kendisinden hiçbir şey talep edilmediğini, kaldı ki 14.04.2012 tarihli kararda açıkça “anahtar teslimi üyelik payı alanlardan” ibaresiyle bu kişilerin anahtar teslim şeklinde daireleri satın aldığı açıkça kabul edildiğini, 2012 yılında kooperatif yönetiminin değişmesi ve geçen zaman zarfında kooperatifin bulunduğu bölgenin ekonomik olarak değer kazanması sonucunda kooperatif bir anda bu satım işlemlerini yok saymış, peşin parayla daire satın alan müvekkilden haksız kazanç elde etmek amacıyla aidat istemeye başladığını, aradan geçen üç yıl içerisinde defalarca genel kurul toplandığını, hiçbir toplantıda anahtar teslim üyeliklerin aidat ödemesi gerektiğine dair bir karar alınmadığını, bu da yapılan satış işleminin anahtar teslim satış olduğunun, bu şekilde daire satın alan yeni üyelerin aidat ödemesine gerek olmadığının zımni kabulünü göstermekte olduğu, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/... Esas sayılı dosyasına davacı kooperatif vekili tarafından sunulan 17.06.2015 tarihli dilekçeye ekli listenin başlığı da “Daireleri Peşin Alan Üyeler” şeklinde olduğu, bu husus bile bazı üyelerin anahtar teslimi peşin para ile üyelik aldığının davalı kooperatif tarafından kabul edildiğini açıkça ortaya koymakta olduğu, ayrıca kooperatifler kanun uyarınca bir nevi tacir sıfatını haiz olup, TTK hükümlerine göre basiretli bir tacir gibi gerekli hesaplamayı yaparak satış bedelini belirlemekle yükümlü olduğu, satış işlemi anında kooperatifin normal şekilde üye olan kişilerin toplamda ödeyeceği aidattan daha düşük bir meblağa daireyi satmış olması iyi niyetli satın alan konumundaki müvekkili ilgilendirmeyeceği, bu nedenlerle 14.04.2012 tarihinde alınan karar hukuka aykırı olup kooperatifçe uygulanması mümkün olmadığı, yukarıda anlatılan hususlara rağmen kooperatif tarafından 14.04.2012 tarihli genel kurul kararından sonra davacı ve diğer anahtar teslimi üyelik alanlar hakkında aidatlarını ödemedikleri gerekçesiyle icra işlemi başlatıldığını, haklarında icra takibi başlatılan bu üyelerden davacı, davacının kardeşi üye ... ..., yine diğer üyeler ..., ..., ..., ..., ... isimli üyeler icra takiplerine itiraz etmişler ve takipler durduğunu, davalı kooperatif tarafından bu itirazların iptali için ... 1. Ticaret Mahkemesi 2015/ Esas (...), ... 2.Ticaret Mahkemesi 2015/ Esas (...), ... 2. Ticaret Mahkemesi 2015/ Esas (...), ... 1.Ticaret Mahkemesi 2015/ Esas (...), ... 2.Ticaret Mahkemesi 2015/ Esas (...), ... 2. Ticaret Mahkemesi 2015/... Esas (... ...), ... 2.Ticaret Mahkemesi 2015/... Esas (... ...) sayılı dosyalarında itirazın iptali davaları açıldığını, yargılamaların devam etmekte olduğunu, her ne kadar davacı ve diğer bazı anahtar teslimi üyelik alanların kooperatife halen borçlarının olduğu iddia edilerek haklarında icra takibi yapılmış ise de bu üyelerden bazılarına üyeliklerine karşılık gelen daireler teslim edilmiş ve tapuları verildiğini, bu üyelerden bilebildiklerimiz yukarıda isimleri geçen ..., ..., ... olduğunu, dairelerini teslim alan bu üyeler su aboneliklerini de aldıklarını, Üye ... 14.11.2012, üye ... 30.04.2013 ve üye ... 25.06.2014 tarihinden itibaren su abonesi olduklarını, yine bildiğimiz kadarıyla bu üyeler kendi dairelerinde oturmakta olduklarını, dairelerini teslim alan yukarıdaki üyelerle her konuda aynı durumda olan davacıya ise ne dairesi ne de tapusu verilmediğini, bazı üyeler ise su aboneliklerini 2010 yılında aldıklarını, örneğin üye ... 08.10.2010 tarihinde su aboneliğini yaptırdığını, bu da bu üyenin 2010 yılından bu yana dairesini teslim alıp kullandığını göstermekte olduğunu, buna göre davalı kooperatif bazı üyelerine 2010 yılında dairelerini teslim etmiş, davacının dairesi ise kendisine teslim edilmediğini, bu durum üyeler arasında eşitsizliğe yol açmakta olduğunu, dairelerini teslim alan üyeler kendi dairelerinde oturmakta olup kira ödememekte veya dairelerini kiraya verip gelir elde etmekte olduklarını, davacı dairesi teslim edilmediği için bu kira gelirinden mahrum olduğunu, anahtar teslimi olarak peşin para ile üyelik alan davacının davalı kooperatife hiçbir borcu olmadığı, davacının uğradığı bu kaybın sebebi kooperatif yönetiminin keyfi tutumuyla üyeler arasında eşitlik ilkesine aykırı davranışlar sergilemesi olduğu, dolayısıyla davalı kooperatifin sebebiyet verdiği bu kaybın tazmininden sorumlu olacağı, davacının kardeşi de aynı şekilde davalıdan daire almış, birebir aynı süreçlerden geçtiğini, 2010-2015 yılları arasında meydana gelen kira kaybının tazmini için işbu dava dilekçesinde yazılı sebeplerle ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/... Esas sayılı dosyasında davacı için, ... 1. Ticaret Mahkemesinin 2020/ Esas (İstinaf öncesi dosya numarası 2016/... Esas) sayılı dosyasında davacının kardeşi için dava açıldığını, davacının kardeşi için açılan dava reddedilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2018/ Esas 2020/ Karar sayılı kararı ile red kararı “yargılama sonucunda tapuların iptaline karar verilmesi halinde dahi iptal kararı kesinleşinceye kadar bu üyeler tahsis edilen konutlar nedeniyle yarar elde edeceklerdir. Bu nedenle yukarıda yapılan açıklama ve yerleşik ... kararları doğrultusunda eşitlik ilkesi gereğince davacının durumunun değerlendirilerek kira alacağının belirlenmesi gerekir.” gerekçesiyle kaldırıldığını, kira tazminine karar verilmesi gerektiğine hükmedildiği, davacı tarafından ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/... Esas sayılı dosyasında açılan dava da mezkur BAM kararı gerekçe gösterilerek 2020/... Karar sayılı kararla kabul edildiği, dosyanın şu an istinaf aşamasında olduğu, her ne kadar davacı tarafından açılan davada 2010-2015 yılları arası davacıya verilmesi gereken dairenin getirebileceği kira bedeli bilirkişi raporuyla hesaplanmışsa da, 2016 yılında meydana gelen 15 Temmuz darbe girişimi, 2018-2019 yıllarında meydana gelen ekonomik kriz, 2020 yılında meydana gelen Covid-19 pandemisi gibi etkenler nedeniyle kira bedelleri 2015 yılından itibaren yapılması muhtemel kira artışlarıyla hesaplanamaz hale geldiği, bu nedenle yeniden keşif yapılarak, kira bedellerinin tekrardan tespiti gerektiği belirtilerek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla , açılan işbu davanın kabulü ile şimdilik; 2016 yılı için 7.500,00 (yedi bin beş yüz) TL, 2017 yılı için 8.000,00 (sekiz bin) TL, 2018 yılı için 8.500,00 (sekiz bin beş yüz) TL, 2019 yılı için 9.000,00 (dokuz bin) TL, 2020 yılı için 9.500,00 (dokuz bin beş yüz) TL olmak üzere toplam 42.500,00 (kırk iki bin beş yüz) TL kira bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu miktarın 7.500,00 (yedi bin beş yüz) TL’sine 31.12.2016 tarihinden itibaren, 8.000,00 (sekiz bin) TL’sine 31.12.2017 tarihinden itibaren, 8.500,00 (sekiz bin beş yüz) TL’sine 31.12.2018 tarihinden itibaren, 9.000,00 (dokuz bin) TL’sine 31.12.2019 tarihinden itibaren, 9.500,00 (dokuz bin beş yüz) TL’sine 31.12.2020 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; davalı vekilinin 14.07.2021 tarihinde sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki uyuşmazlık “Kooperatif üyesi olan davacının geç teslimden dolayı üyesi olduğu Kooperatiften gecikme tazminatı istemine” ilişkin olup davacı dilekçesinde özetle; kendisine “Anahtar teslimi üyelik” yoluyla satılan dairenin teslim edilmediğinden bahisle şimdilik 42.500 TL nin tahsilini talep ettiği, dava dilekçesi müvekkile usulüne uygun biçimde tebliğ edilmemiş, müvekkil açılan davadan Bilirkişi raporu ile haberdar olduğu, bu nedenle müvekkilin cevaplarının süresinde olduğunun kabulü gerektiği, öncelikle belirtmek gerekir ki; elde mevcut davada tespiti gereken ilk husus davacının da diğer üyeler gibi davalı kooperatifin üyesi (hissedarı) olduğu, nitekim bizzat davacı tarafından açılan üyeliğin iptaline dair kararlar da bu hususun en açık delili olduğu, bu kararlarla davalı üyelikten ihracının iptalini ve tekrar kooperatif üyeliğine dönmeyi istemiş sonuçta da üyeliğe geri döndüğü, sayın Mahkemeniz tarafından da bilindiği gibi; TMK, BK, Tapulama Kanunu ve Noterlik Kanunu hükümleri gereğince tapuda kayıtlı bir taşınmazın satışı ancak iki yolla mümkün olup bunlardan birisi doğrudan tapuda taşınmaz devri, diğeri ise Noterde “Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi” düzenlenmesi olduğu, bu husus kamu düzenine ilişkin olup bu şekle riayet edilmeden yapılan satışlar geçersiz olduğundan davacı yanın delil olarak sunduğu 23.06.2009 tarihli “Daire Satış Vaadi Sözleşmesi” başlıklı adi yazılı satış sözleşmesinin herhangi bir hukuki değeri olmadığı, gerek Kooperatifler Kanunu ve gerekse emsal ... içtihatlarına göre anılan sözleşme her halükarda geçersiz olup ...’nun “Anahtar Teslimi Satış yapılmasına ve başkaca herhangi bir aidat bedeli alınmasına yer olmadığına” ilişkin açık bir kararı olmaksızın yönetim kurulunun böyle bir sözleşmeyi imzalama ve taşınmaz satma yetkisi olmadığı, bu sözleşme olağan yönetim işlerinden olmadığından Genel Kurul’da bu hususta Yönetim Kurulu’na açıkça yetki verilmesi gerektiği, üstelik anılan belge incelendiğinden Kooperatif adına imza atan kişinin kim olduğu, Kooperatifin kaç imza ile temsil edildiği gibi hususlarda da açıklık olmadığı görüldüğünden bu sözleşmenin bağlayıcılığının olmadığı açık olduğu, gerek yasaların amir hükümlerinin bu yönde olması ve gerekse sözleşmenin taşınmaz satışı için Genel Kurulca yetkilendirilmemiş kişilerce düzenlenmesi sebebiyle mevcut işlemle bir daire satış vaadi yapılamayacağı açık olduğu, davacı tarafından delil olarak sunulan 23.06.2009 tarihli ve Karar Nolu kararda da satıştan bahsedilmemiş olup davacı ... (...) ... yalnızca kooperatife ortak olarak kabul edildiği, dolayısıyla, Genel Kurulca yetki verilmediğinden bu karar daire satışını değil sadece kooperatif ortaklığına kabul sonucunu doğuracağı, kaldı ki; her ne kadar davacı tarafça; “23.06.2009 tarihinde “Daire Satış Vaadi Sözleşmesi” başlıklı bir sözleşme ile davalı kooperatiften ... parsel üzerine yapılacak inşaatın Blok nolu dairesini anahtar teslimi üyelik yoluyla satın almış, daire karşılığında davalı kooperatife 90.000,00 (Doksan Bin) TL ödemiş ve kooperatif yönetim kurulunun 23.06.2009 tarih nolu kararı ile kooperatife üye yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmeye göre dairenin mutfak dolapları, kombi cihazı ve oda parkeleri satın alan tarafından yaptırılacak, bunun dışında daire diğer dairelerle aynı özellikte yapılarak davalı kooperatif tarafından davacıya teslim edileceği, anahtar teslim şeklinde müvekkil dışında birçok kişi de kooperatiften daire satın aldığı, her ne kadar kooperatif tarafından müvekkile anahtar teslim şeklinde satış yapılmışsa da 14.04.2012 tarihli genel kurul tutanağının 12. maddesiyle “anahtar teslimi üyelik payı alanlardan noterden ihtar çekilerek mevcut ortakların şimdiye kadar ödedikleri ortak ödentilerin tamamının tahsili” şeklinde bir karar alındığı, müvekkil daireyi anahtar teslim şeklinde satın almış olup, diğer üyelerden farklı olarak kuraya tabi olmaksızın teslim edilecek daire baştan belirlendiği, ayrıca aidat ödemek yerine baştan yüklü meblağda para ödediğini, bilindiği üzere kooperatifler anahtar teslim şeklinde daire satışı yapabileceği, yapılan satış işleminin genel kurulda zımnen onaylanmış olması yeterli olduğu, bu şekilde daire satın alan kişilerin aidat ödeme yükümlülüğü olmayıp, yalnızca genel yönetim giderleri ve alt yapı katılım paylarından hissesine düşenleri ödemekle yükümlü oldukları, zımnen kabul ve aidat ödenmesinden muafiyetle ilgili birden fazla ... içtihatı mevcuttur denilmişse de anılan sözleşme tamamen sahte olup davacı hakkında bu sözleşmenin sahteliği sebebiyle, “özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık” suçlarından dolayı yargılanması istemiyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/... soruşturma sayılı dosyasıyla soruşturma başlatıldığı, anılan dosya mahkemenizce celbedildiğinde de görüleceği üzere; davacı ve vekili tarafından sunulan savunma dilekçelerinde, imzaların kooperatif yönetimine ait olmadığı kabul edilmiş olmasına rağmen halen dahi ortada geçerli bir sözleşme varmış gibi talepte bulunulması HMK nın 29. ve TMK nın 2. maddesine aykırı olduğu, bu nedenle ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/... soruşturma sayılı dosyasının celbini talep ettikleri, ete yandan davacı yan kooperatif üyesi olduğu halde bu ortaklıktan doğan asli yükümlülüklerini yerine getirmediği, taraflar arasında ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 2015/... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası görülmekte olup işbu davanın dosya kapsamındaki beyanlarımızda da belirttiğimiz üzere davacı yan Kooperatif üyesi olması dolayısıyla yerine getirmesi gerekli yükümlülüğü olan aidat ödemesini yapmadığı, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun “Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde İfada Sıra” başlıklı 97. maddesinde “Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.” hükmüne yer verilmiş olup Kooperatiflerde öncelikli edim yükümü aidat ödemek zorunda olan üyelere ait olduğu, buna göre Kooperatiften yer teslimi ve yer teslim edilmediği için gecikme cezası isteyen üyenin öncelikle kendi edimlerini yerine getirmiş olması gerektiği, her ne kadar davacı, yasal tüm ödemelerini yaptığını, dairenin kendisine anahtar teslimi satıldığını ileri sürerek başkaca ödeme yapmayacağını belirtmişse de, davacının Kooperatif üyesi olduğu ve bu dairenin de kendisine Kooperatif üyesi olması sebebiyle verildiği tartışmasız olduğu, olayda uygulanacak özel kanun olan Kooperatifler Yasası'nın 23. maddesi hükmü açık olup "ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dâhilinde hak ve vecibelerde eşittirler." ilkesi gereğince davalının da diğer ortaklarca ödenen bedeli gecikme halinde faiziyle birlikte ödemesi gerektiği, davacı aidat bedellerini ödemediği için aleyhine ... 2. Asliye Tic. Mahkemesi’nin 2015/... E. s. dosyasıyla dava açılmış olup davacı vekilinin bu dosyaya sunulan 17.06.2015 tarihli dilekçeye ekli listenin başlığının “Daireleri Peşin Alan Üyeler” olmasının da dairelerin peşin alındığının kabul edildiği anlamına geldiğini söylemesi zorlama olduğu, Kooperatif Kanunu hükümleri açık olup Genel Kurul haricinde hiçbir makam veya kişinin peşin daire satma yetkisi olmadığı gibi bu türden daire alanların dahi ortak yönetim giderlerini ödemeleri gerektiği ... içtihatlarıyla sabit olduğu, üstelik davacı anılan davada davalı, bir yandan cevap dilekçesinde Kooperatif üyesi olmayıp daireyi peşin para ödeyerek aldığını öne sürerken, öte yandan 08.05.2015 tarihinde Kooperatifin Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu Başkanlıklarına sunduğu dilekçede “Anahtar teslimi peşin para ile Kooperatif üyeliği olanların Genel Yönetim Giderleri ve Alt Yapı Katılım Paylarından hisselerine düşecek masraflar hariç olmak üzere Kooperatife ait aidat ödememeleri gerektiği hususunun genel kurulun oylarına sunulması” ve “gündeme ilave edilmesi ve bu yönde karar alınmasını” talep ettiği, Kooperatif üyesi olmayan bir kişinin, ... gündemine madde eklenmesi ve bunun Genel Kurulda oylamaya sunulması talebinde bulunması mümkün olmadığına göre davacının bu dilekçesi Kooperatif üyesi olduğunun açık ikrarı ve kesin delili olduğu, davacı taraf bu yönüyle de HMK nın 29. ve TMK Md. 2 de hüküm altına alınan dürüstlük kuralına aykırı biçimde kötüniyetle hareket ettiği, hatta davacı tarafın talebi, ekte de sunmuş olduğumuz 31.05.2015 tarihli Genel Kurul Tutanağından da anlaşılacağı üzere, gündeme alınmış ancak; bu husus 1163 Sayılı Kooperatif Kanununun 46. Maddesine aykırı bulunduğu gerekçesi ile genel kurulca reddedildiği, kaldı ki; davacı dışında 45 üye daha bu şekilde peşin para ile üyelik aldıklarını iddia etmişler, bunlardan 21 tanesi daha sonra hisselerine isabet eden peşin ödemeleri yapmışlar, 9 üyesi ödeme yapamayacakları gerekçesi ile Kooperatif üyeliğinden çıktıkları, davacı taraf gibi hem ödeme yapmayıp hem de daireyi isteyen 15 üye hakkında ise hukuki yollara başvurulduğu, takibe ve açılan davaya rağmen aidat ödememekte direnen ve diğer üyelerin fedakarlığıyla daire sahibi olmayı isteyen davacı bununla da yetinmeyerek işbu dava yoluyla yoksun kaldığı kira bedellerini de istemekte ise de bu talebiyle hem dürüstlük kuralını hem de Kooperatifler Kanunu’ nun amir hükümlerini açıkça birkaç kez ihlal etmekte oldukları, nitekim ...’ ın dilekçemiz ekinde emsal olarak sunulan kararda olduğu gibi konuya ilişkin görüşleri de bu yönde olduğu, ... 23. Hukuk Dairesi’ nin 26.10.2015 tarih ve 2014/ E.- 2015/ K. sayılı kararında “… kooperatife karşı akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacı ortağın teslim isteme hakkı henüz doğmamış olduğundan, tescil talep hakkının da bulunmadığı, dolayısıyla tazminat ve kira kaybı alacağından söz edilemeyeceği…’’ denildiği, müvekkil Kooperatife karşı mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının kira geliri kaybı talep edemeyeceği açık olduğu belirtilerek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, birleşen dosya asılları, ... 20. İcra Müdürlüğünün 2013/... E. sayılı icra takip dosyası, taraflar arasında yapılan 23.06.2009 tarihli daire satış vaadi sözleşmesi başlıklı belge fotokopisi, 23.06.2009 tarihli kooperatif yönetim kurulu kararı fotokopisi, vs. ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.... 20. İcra Müdürlüğünün 2013/... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde: alacaklı ... Konut Konut Yapı Kooperatfi vekili tarafından borçlu ... ... hakkında 129.807,00 TL aidat ve ve diğer ödentilerin tahsili için 06/11/2013 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, 14/11/2013 tarihinde borçlu ... ...'a örnek 7 ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlu ... ... tarafından 14/11/2013 tarihinde borca itiraz edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış yargılamaya başlanmıştır. Mahkememiz dosyası gelinin aşamada temin edilen tüm evraklarla ve ticari defterlerle birlikte konusunda uzman nitelikli hesap uzmanı avukat bir bilirkişi ve Smmm bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu temin edilmiştir. 03/10/2016 tarihli Av. ... ve ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; Davacı Kooperatif Defter, Ticaret Sicil Dosyası ve Dosya Kapsamında Mevcut Evraklar Üzerinde Yapılan İncelemeler Sonucunda avacı kooperatife ait ticari defterlerin kuruluş yılından icra takip tarihine kadar olan kısmının eksik ibraz edilmiş olduğu, ibraz edilen özellikle 2007 ve 2008 yıllarına ait ticari defterlerinin eksik ve denetime uygun tutulmamış olduğu, davacı kooperatif ticari defter ve dava dosyasına sunulu belgelerin hesaplamaya dahil edilmesi sonucunda ... ...'nın 2013 Kasım. ayı dahil ödemeleri toplamının 90.860,00 TL olduğu tespit edilmiş olup söz konusu ödemeler, Genel Kurul tarafından belirlenen aidat tutarları ve gecikme faizi kararlarının dikkate alınması halinde ... ...'nın; 2013 Kasım ayı itibari ile 48.950,50 TI, borcunun bulunduğu, genel Kurul Toplantılarında Alınmış olan gecikme zammı oranlarına göre yapılan hesaplama netlcesinde gecikme zammı tutarının 58.490,39 TL olduğu, 6098 Sayılı TBK Kanunun 120/2. Maddesinde öngörülmüş olan sınırlamaya göre yapılan gecikme hesaplaması sonucunda gecikme zammı üst sınırının 18.822,63 TL olabileceği, davacı icra takibinde 129.800,00 TL aidat ve diğer ödenti alacağı için icra takibi yapmış olduğu, bilirkişi heyetimizce yapılan hesaplamada ise aidat ve diğer ödenti alacak bakiyesinin 48.950,50 TL olduğu, bu durumda arada (129.800,00 — 48.950,50) - 80.849,50 TL fark olduğu hususu bildirilmiştir. Aynı bilirkişiler tarafından hazırlanan 12/07/2017 tarihli ek raporda ; Önceki kök raporumuzda değişiklik yapmayı gerektirir herhângi bir husus mevcut olmadığı müşterek kanaatle bildirilmiştir. Dosyamız itirazlar üzerine SMMM konusunda uzman başka bir heyete tevdi edilerek bilirkişi raporu temin edilmiştir. 05/09/2018 tarihli bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; Önceki bilirkişi heyetinin tespit ve değerlendirmelerinden farklı hususun tespit edilmediğini, bilirkişilerinin kanaatine aynen katıldıklarını, davacı kooperatif ticari defter ve dava dosyasına sunulu belgelerin hesaplamaya dahil edilmesi sonucunda ... ...'nın 2013 Kasım ayı dahil ödemeleri toplamının 90.860,00 TL olduğu tespit edilmiş olup söz konusu ödemeler, Genel Kurul tarafından belirlenen aidat tutarları ve gecikme faizi kararlarının dikkate alınması halinde ... ...'ın 2013 Kasım ayı itibari ile 48.950,50 TL aidat aslı borcunun bulunduğu, genel Kurul Toplantılarında Alınmış olan gecikme zammı oranlarına göre yapılan hesaplama neticesinde gecikme zammı tutarının 58.490,39 TL olduğu, 6098 Sayılı TBK Kanunun 120/2. Maddesinde öngörülmüş olan sınırlamaya göre yapılan gecikme hesaplaması sonucunda gecikme zammı üst sınırının 18.822,63 TL olabileceği kanaati bildirilmiştir. 10/12/2018 tarihli bilirkişiler ..., Hukukçu bilirkişi ... ve ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; Davalının kooperatif ortağı olduğuna, peşin ödemeli üye statüsünde olmadığına diğer üyelerin yaptığı ödemelerle karşılaştırılarak hesaplanan ve icra takibine konu olan aidat borcunun: ana para + faiz =267.773,13 TL. Olduğu hususu bildirilmiştir. Aynı bilirkişiler tarafından hazırlanan 13/05/2019 tarihli ek raporda özetle; Önceki raporumuzda yapmış olduğumuz değerlendirmielerden farklı bir husus tespit edilemediğini, davalının peşin bedelli ortak olmadığı ve zımnen de benimsenmediği yönündeki tespitlerin açıklandığı hususu bildirilmiştir.08/10/2021 tarihli bilirkişiler ... ve hukukçu bilirkişi ... tarafından hazırlanan raporda özetle; ... 20.İcra Müdürlüğünün 06.11.2013 tarihli 2013/... sayılı 129.807,00 TL alacak meblağlı , ilamsız icra takibinin yapıldığı ,2013 yılı Eylül ayı sonuna kadar ödenecek olan 2013/Eylül aidatı olan 2.000,00 TL dahil olmak üzere, alacak aslı : 97.100,00 TL , işlemiş faiz borcu : 20.602,00 TL olmak üzere toplam alacak miktarının 117.702,00 TL hesaplandığını, takipten sonra işleyecek faiz, alacak aslına % 18 (aylık 6 1,5) olarak düzeltilmesi gerektiği hususu mütalaa edilmiştir. Aynı bilirkişiler tarafından hazırlanan 21/11/2021 tarihli ek raporda özetle; 23.06.2009 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi , noter aracılığıyla yapılmadığından geçersiz olduğunu, ... kararlarında, peşin ödemeli üyelik ve anahtar teslimi daire satışına ve peşin ödemeli anahtar teslimi kooperatif üyelik satışı hakkında yönetim kuruluna yetki verildiğine dair bir ifade olmadığını, dava konusu adı-soyadı yazmayan tek imza ile yapılan 23.06.2009 tarihli akit yetkisiz temsilci ile davalı ... ... arasında yapıldığını, Kooperatif adına imza sahibinin Kooperatif müdürü ... olduğu iddiasında dahi, Müdür ...'ın peşin ödemeli anahtar teslimi üyelik satışına imkan veren yetkisi olmadığını, yetkisiz temsilci ile üçüncü kişi arasında yapılan hukukî işlemler, geçerlik şartlarını sağlamadığından, eksik bir işlem olduğunu, yetkisiz temsilcin yapmış olduğu hukukî işleme, temsil olunan icazet vermez ise, yapılan işlem baştan itibaren sakat olacağını, 14/04/2012 tarihli 2011 yılı Olağan Genel Kurulu’nun 12.md gereğince davacı Kooperatifin , ( adı -soyadı belirsiz) yetkisiz temsilcinin yapmış olduğu 23.06.2009 tarihli dava konusu sözleşmeye açık ve zimni muvafakati olmadığını, dosyada başkaca icazeti ispatlayan başkaca yazılı belge de olmadığını, 23.06.2009 tarihinde ... dairenin arsası dahi alınmadığını, ancak öte yandan ilk etap konutların maliki üyelerin sözleşmeden üç ay evvel 24.03.2009 tarihinde kuraları tamamlandığını, Davalının üyeliği, ikinci etap konutlara üyelik olduğunu, Alınacak arsanın maliyeti , projesi vs. maliyeti sebebiyle ilk etap üyelerle bire bir aynı toplam aidatı ödemesi beklenemeyeceğini, bir süre hiç alınmayan ve daha sonra ise yasaya göre alınan düşük faizler , her iki etap arasında eşitsizlik yaratacağı kesin olduğunu, bu sebeple kooperatif hissesinin akit tarihinde güncel rayiç değerine isabet eden meblağın, peşinat olarak kabulü, ekonomik ilkelere ve hakkaniyete uygun olduğunu, eski üyelerin ödediği aidatlara faiz eklenerek yapılan tespit, noksan kalacağını, sözleşmeye konu 90.000 TL sı , Davacı ... Yapı Koop., üyelik hissesinin rayiç değeri internet ilanına göre 3+1 daire için 95.000 TL sına uygun olduğunu, ( Davacının dairesi nolu olup, dubleks olma ihtimali de vardır. Sözleşmede oda sayısı vs. unsurları belirtilmemiştir). 90.000 TL sını fiyat endeksi ile günümüze taşıdığımızda parasal değeri, 2021 yılının Kasım ayında 487.800 ,-TL yaptığını, ( 2009/ 6 ayda endeks 158,37 / 2021 Kasım ayıda 858,43'dir) Bu gün ...'de 3+1 Havuzlu daire 1.000.000 TL civarında olduğunu, kaldı ki peşin ödemeli üyelik için satışa konu dairenin tamamlanması ve oturulacak hale gelip, tüm maliyet hesaplarını karşılayacak bir bedeli karşılaması gerekir ve bu bedel en az normal üyenin ödediği toplam aidat bedelinin güncel karşılığı olması icap edeceğini, esasen peşin üyelik, normal üyelerin ödediği bedeli aşabilir ama az olamayacağını, üstelik daha arsası satın alınmayan dairenin , arsa ve inşaat maliyet hesaplarının yapılması da aktin vuku bulduğu 23.06.2009 günü mümkün olmadığını, 2012 yılından itibaren ticari defterlerin ve kayıtların sunulması ile hesaplamanın aynı yıla ilişkin 14.04.2012 tarihli Genel Kurul kararıyla örtüşmesi sebebiyle hukuka aykırılık taşımadığı düşünüldüğünü, davacı 14.04.2012 tarihli 2011 yılı Olağan Genel Kurulu 12.md. ile " Noterde yapılmayan ve yetkisiz temsilcinin yapmış olduğu, dava konusu 23.06.2009 tarihli akti kabul etmediği yönünde iradesini ortaya koyduğu gibi , Hangi şartla üyeliğinin devam edeceğini de belirterek, davacı Kooperatif davalı ile yetkisiz temsil ile yapılan akitin yerine koyulan yeni aktin şartlarını açıklamıştır. Kararda "müteahhit ortaklarının satışı " ifadesiyle , işbu satış işlemlerinin Kooperatif tarafından yapılmadığı belirtildiğini, "Temsil olunan böyle bir işlemin geçerli olmasını istiyorsa, üçüncü kişi ile işlemi yeniden yapılması gerektiğini, ana para ve faiz hesaplaması usul ve kanunlara uygun olduğunu, Kooperatif ile üye arasındaki işlemler ticari iş olmadığını, uygulanan faiz ... kararlarına uygun olduğunu, emsal niteliğinde raporun ekte sunulduğu hususu bildirilmiştir. 18/07/2022 tarihli hukukçu bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; Davalının, Kooperatifin 23.06.2009 tarihli sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile, Kooperatif üyeliğine kabul edilmesine dair karar verilmiş olduğu görülmekte davalının Kooperatif üyesi olduğunun ihtilafsız olduğu, kooperatif tarafından her ne kadar 23.06.2009 tarihli Daire Satış Vaadi Sözleşmesinde yer alan imzanın kooperatif yetkilisine ait olmadığı ve bu itibarla da geçerli bir sözleşmeden bahsedilemeyeceği savunmalarına yer verilmiş ise de ... bağımsız bölüm kapsamında davalıdan 90.000,00 TL tahsil edilmiş olduğu ve davalının da üye kaydının yapılmış olduğu, taraflar arasındaki işbu dava konusu ihtilafın, imzası itiraza uğrayan sözleşme içeriğinde yer alan herhangi bir düzenlemeye dayanmaması nedeni ile taraflar arasındaki imzası itiraza uğrayan Daire Satış Vaadi Sözleşmesi içeriği itibari ile işbu dava kapsamındaki uyuşmazlığın çözümüne katkısının bulunmadığı, kooperatif Genel Kurulunca alınan peşin ve sabit ödemeli üye kabulüne yönelik herhangi bir karar bulunmadığı, raporun (3.b) maddesinde detaylı açıklanan nedenler ve 1163 sayılı KK.m.23 uyarınca davacı ... tarafından kooperatif üyelerinde eşitlik ilkesi kapsamında üyeler arasında zımnen ya da açık olarak bir ayırım gözetildiğinin kabul edilemeyeceği, raporun (3.c) maddesinde detaylı açıklanan nedenler ve Tabloda detaylı yer verilen hesaplama uyarınca ihtarname tarihi olan 08.03.2021 tarihi itibari ile Kooperatifin 30.300,00 TL aidat ve 22.457,91 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 52.757,91 TL aidat alacağının bulunduğu, bu itibarla davalı üyenin, kooperatife 311,34 TL faiz talebi kadar borçlu olmadığı Mahkeme tarafından davalı üyenin peşin ve sabit ödemeli üye olduğunun kabul edilmesi halinde raporun (3.b) maddesinde ayrıntılı açıklamalara yer vermiş olduğumuz üzere inşaat finansmanı için hakkında aidat tahakkuk ettirilemeyecek ancak genel yönetim giderleri ve alt yapı giderleri için aidat tahakkuk ettirilebileceğinden, Kooperatif tarafından talep edilen toplam 30.300,00 TL aidatın ne kadarının genel yönetim ve alt yapı giderlerine ilişkin olduğunun ve bu kapsamda davalı hissesine ne kadar olduğunun sorulmasının gerekeceği hususu bildirilmiştir. Aynı bilirkişi tarafından hazırlanan 06/02/2023 tarihli ek raporda özetle: Kooperatif tarafından 2009 — 2012 yılına ait ticari defter ve kayıtların ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015 / ... Esas sayılı dosyasına sunulduğu beyan edilmiş olmakla anılan dosya içerisinde 2009 — 2012 yıllarına ait ticari defter ve kayıtların Kooperatif tarafından sunulmamış olduğu, davalı üye hakkında Kooperatifin tüm üyelerinden farklı bir aidat tahakkukunun yapılıp yapılmadığına dair tahakkuklara ilişkin denetim Kooperatif tarafından 2009 — 2012 yılları arasındaki Defter ve Kayıtların sunulmamış olması nedeni ile incelenemediği, yer verilen değerlendirmelerimizin Sayın Mahkemenin 27.10.2022 tarihli duruşmasının (2) no.lu ara kararı ile defter ve kayıtların sunulmaması durumunda mevcut delil durumuna göre karar verileceğine dair kesin süre ihtarına binaen mahkemenin karar vermesine olanak tanımak adına mevcut delil durumu ve dosya kapsamına ilişkin yapıldığı kök Raporumuzda değişiklik yapılmasına gerek görülmediği hususu bildirilmiştir. Birleşen dosya ... 3. Asliye Ticaret mahkemesi 2020/... E. Sayılı dosyasında inşaat mühendisi ... ve SMMM bilirkişi ...'nin 07/07/2021 tarihli raporunda özetle; Davacının davalı kooperatife ödemiş olduğu 90.860,00 TL. Sından genel yönetim giderleri Payı olarak 16.725,00 TL. düşüldükten sonra kooperatif kayıtlarına göre 74.135,00 TL.alacağı bulunduğu, davacının davalı kooperatiften talep edebileceği kira tazminatının ise dosyada mevcut İstinaf Mahkemesi'nin kararına göre hak kazandığı kanaatine varıldığını, dosyaya sunulan emsal raporda benimsenen ve kabul edilen; 2016 yılı itibariyle yıllık kira bedelinin 7.500,00 TL. 2017 yılı itibariyle yıllık kira bedelinin 8.000,00 TL. 2018 yılı itibariyle yıllık kira bedelinin 8.500,00 TL. 2019 yılı itibariyle yıllık kira bedelinin 9.000,00 TL. 2020 yılı itibariyle yıllık kira bedelinin 9.500,00 TL. olmak üzere toplam 42.500,00 TL. kira tazminatı olacağını, bu değerlere bağlı kalınarak aşağıda davacının kira tazminatı hesabının; Yapılan işlemlerde talep edilen ve ön görülen ,dava tarihi (15.12.2020) itibariyle faiz tutarlarının ise; 2016 yılı için : 7.500,00 x1424 Gün x 49 Faiz/36000- 2.670,00 TL.2017 yılı için : 8.000,00 x1064 Gün x 49 Faiz/36000- 2.128,00 TL.2018 yılı için : 8.500,00 x704 Gün x 49 Faiz/36000- 1.496,00 TL.2019 yılı için : 9.000,00 x344 Gün x 9 Faiz/36000- — 774,00 TL. olmak üzere toplam faiz hesaplamasının 7.068,00 TL. olacağı, 2020 yılı için her hangi bir faiz alacağının olmayacağı, buradan da davacının toplam alacak miktarının faiz dahil (42.500,00 TL.kira+7.068,00 TL Faiz) 49.568,00 TL. olacağı yönündeki kanaatleri mütalaa edilmiştir. Aynı bilirkişiler tarafından hazırlanan 14/10/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; Davacı itirazı açısından; yapılan değerlendirmede, aynı taşıtmaz için, 2015 yılındaki değere bağlı kalmarak ... endeks sayılarına göre işlem yapıldığında 2016 yılı kira gelirinin 11 060.08 TL, 2018 yılı kira gelirinin; 12387.28 TL 2019 yılı kira gelirinin 16 351.20 TL 2020 yılı kira gelirinin; 17 659.29 TL Toplam kira gelirinin... 67 245.53 TL olup, İlk 4 yıla yasal faiz hesaplanması:2016 yılı için: 9 787.... TL x1424 gün x 09 Faiz/36000 — 3.484,41 2017 yılı için: 9 787.... TL x1064 gün x 949 Faiz/36000 — 2.603,52 2018 yıl için: 9 787.... TL x 704 gün x *49 Faiz/36000 — 1.722,63 2019 yılı için: 9 787.... TL x 344 gün x *49 Faiz/36000— 841,74 TL. olmak üzere toplam faiz tutarının 8.652,30 TL. olduğu, burudan da davacının kira ve kira faiz toplam tutarının (67 245,53 TLA8.652,30 TL) almak üzere 75.897,83 TL: olacağı davalı itirazı açısından ise, talebin Yüksek Mahkemeye yönelik olması nedeniyle, taraflarınca herhangi bir değerlendirme yapılamadığı hususu bildirilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık davacının davalı kooperatifin peşin ödemeli ortağı olup olmadığı, bakiye borcu kalıp kalmadığı noktasında toplanmakta olup, bilirkişiler tarafından ... kararlarında, peşin ödemeli üyelik ve anahtar teslimi daire satışına ve peşin ödemeli anahtar teslimi kooperatif üyelik satışı hakkında yönetim kuruluna yetki verildiğine dair bir ifade olmadığı tespit edilmiştir. ... (...) ile ... arasında düzenlenen 23/06/2009 tarihli Daire Satış Vaadi Sözleşmesi olduğu, bu sözleşmeye göre satış bedelinin 90.000,00 TL olarak ... daire satışının gerçekleştiği ve dairenin tüm eksiklerinin giderilerek anahtar teslim edileceği ifadesine rastlandığının tespit edildiği, ayrıca davacı ...’ne ait 2007-2008-2009-2010-2011-2012-2013-2014-2015-2016-2017 yıllarına ait olağan genel kurul toplantı tutanakları incelendiğinde, toplantı tutanakların hiçbirinde peşin bedelli üyelik satışına ve bu konuda yönetim kuruluna yetki verildiğine ilişkin bir kararın mevcut olmadığının , kooperatif işlem ve kararlarında zımnen dahi peşin ödemeli anahtar teslimi kooperatif üyesi statüsü kabul edilmediğinden davalının üyeliğinin normal taksitli üyelik olduğu kabul edilmiş, davacı kooperatif tarafından davalı aleyhine ... 20. İcra Müdürlüğünün 2013/... Esas sayılı sayılı dosyası icra takibi başlatıldığı görülmüş, mahkememizce kooperatif defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesine karar verildiği, bilirkişi ... ve ... tarafından yapılan hesaplamada 97.100,00-TL asıl alacak, 20.602,00-TL işlemiş faiz olmak üzere 117.702,00-TL davalının borcunun olduğunun belirlendiği, mahkememizce aldırılan kanaat verici bilirkişi raporuna itibar edilerek ASIL DAVA OLAN 2015/... ESAS SAYILI DAVADA; Davanın Kısmen KABULÜ ile; davalının ... 20. İcra Müdürlüğü'nün 2013/... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 97.100,00-TL asıl alacak, 20.602,00-TL işlemiş faiz olmak üzere 117.702,00-TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında olan 23.540,40-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, birleşen mahkememiz 2021/... E. sayılı dava yönünden; davalı kooperatif tarafından gönderilen ... 18. Noterliğinin 08/03/2021 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamede 53.069,25 TL talep edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 18/07/2022 tarihli raporda yapılan hesaplamada birleşen dosyada davalı üyenin kooperatife 311,34 TL kadar borcu olmadığı belirtilmekle, Davanın Kısmen KABULÜ ile; ... 18. Noterliğinin 08/03/2021 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnameye konu borçtan 311,34-TL davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, yine birleşen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/... E. Sayılı dosyada bilirkişiler tarafından düzenlenen 14/10/2021 tarihli raporun hüküm kurmaya elverişli olduğuna itibar edilerek ve talep sonucu da dikkate alınarak dava tarihinden önce davalı temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davanın kabulune dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
A)ASIL DAVA OLAN 2015/... ESAS SAYILI DAVADA;
-
Davanın Kısmen KABULÜ ile; davalının ... 20. İcra Müdürlüğü'nün 2013/... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 97.100,00. TL asıl alacak, 20.602,00. TL işlemiş faiz olmak üzere 117.702,00. TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında olan 23.540,40. TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.040,22 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.567,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.472,42 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 5.250,00 TL, posta ve tebligat gideri 348,30 TL olmak üzere toplam 5.598,30 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 5.076,24 TL yargılama gideri ve 1.567,80 TL peşin harç olmak üzere toplam 6.644,04 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri davanın kabul red oranına göre hesaplandığında cüzi miktar olduğundan takdiren davalı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 18.832,32 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 12.105,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
B)BİRLEŞEN ... 2. ATM 2021/... ESAS SAYILI DAVADA;
-
Davanın Kısmen KABULÜ ile; ... 18. Noterliğinin 08/03/2021 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnameye konu borçtan 311,34. TL davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 906,30 TL'nin mahsubu ile artan 478,70 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri 77,50 TL'nin yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 0,45 TL yargılama gideri ve 906,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 906,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 311,34 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
C)BİRLEŞEN ... 3. ATM 2020/... ESAS SAYILI DAVADA;
-
Davanın KABULÜ ile, 2016 yılı için 7.500,00 TL 2017 yılı için 8.000,00 TL 2018 yılı için 8.500,00 TL, 2019 yılı için 9.000,00 TL, 2020 yılı için 9.500,00 TL olmak üzere toplam 42.500,00 TL kira gelir kaybı alacağının dava tarihi olan 15/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.903,18 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 725,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.177,3 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan bilirkişi, posta ve tebligat gideri 1.355,10 TL'nin yargılama gideri ve 725,80 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.080,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.30/05/2024
Katip ...
¸E-imzalıdır.
Hakim ...
¸E-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27