SoorglaÜcretsiz Dene

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/931 E. 2024/320 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/931

Karar No

2024/320

Karar Tarihi

26 Mart 2024

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/ Esas

KARAR NO : 2024/

HAKİM : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... - ... ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 20/07/2023

KARAR TARİHİ : 26/03/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 27/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari defterlerden ve cari hesap dökümünden de anlaşılacağı üzere bir ticari alım satım ilişkisi bulunduğunu, davacı ile davalı arasındaki işbu alım satım sebebiyle müvekkili şirket tarafından davalı adına satış faturaları düzenlendiğini, müvekkili şirketin faturaya konu malları aradaki alım satım ilişkisine uygun olarak kararlaştırılan şekilde davalıya göndermiş olup hemen ardından mallara ilişkin faturaları usulüne uygun olarak düzenleyip davalıya tebliğ ederek üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, öyle ki, usulüne uygun olarak düzenlenen ve tebliğ edilen faturalara, davalı tarafından ilgili kanun maddeleri gereğince süresinde itiraz edilmemiş olup borç davalı tarafından ikrar edildiğini, Fakat borçlu tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin alacağını tahsil edebilmesi amacıyla ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, usulüne uygun ve eksiksiz olarak düzenlenen ve tebliğ edilen faturalara süresinde itiraz etmeyen borçlu, borç ilişkisini ikrar etmiş sayılmasına rağmen hiçbir ödeme yapmamış ve aleyhinde başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, faturalara süresi içinde itiraz etmeyen borçlunun, icra takibine olan itirazının hiçbir hukuki dayanağı olmayıp müvekkili şirket açıkça mağdur edilmeye çalışıldığını, arabuluculuğa başvurulmuş yapılan arabuluculuk görüşmelerinde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davanın kabulüyle dosyaya haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalının itirazının iptaline ve takibin aynen devamına, borcun davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, likit alacak niteliğinde olmasına rağmen yapılan haksız ve kötü niyetli itiraz sonucunda %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesinin yanında HMK m. 329 uyarınca davalının kötüniyetli olması nedeniyle müvekkilin tarafına ödeyeceği avukatlık ücretinin de karşı taraf uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dosyada mübrez faturadaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, bu imzaların bilirkişi incelemesi neticesi müvekkiline ait olmadığının ispat edileceğini, müvekkiline teslim edilen herhangi bir mal bulunmadığını, işbu davada, malların teslim edildiğine ilişkin ispat yükü davacıda olup, davacı tarafından dosyaya herhangi bir teslim fişi, sevk irsaliyesi yahut malların teslim edildiğine ilişkin yazılı bir belge sunulmadığını, cari hesap ekstresi ve ticari defter ve kayıtları ile mal tesliminin yapıldığının ispatı mümkün olmadığını, bu meyanda müvekkilin, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığından haksız menfaat teminine yönelik işbu davanın reddi gerektiğini, davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

KANITLAR:

İcra dosyası, fatura, vs.

KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :

Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Yine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir.

Buna göre; 1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,

2. Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.213 sayılı Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise  ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.

Davalının ticaret odası kaydının olmadığı, basit usulde vergilendirmeye tabi olduğu, esnaf odasına kaydının olduğu anlaşılmıştır. Esnaf faaliyeti, emeğin sermayeden daha yoğun sarf edildiği faaliyet türüdür. TTK.nun 11. maddesinde bir işletmenin ticari işletme sayılabilmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme olduğu ve ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınırın, Bakanlar kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterileceği düzenlenmiş olup, dosya kapsamından, vergi dairesi ve ticaret sicil kayıtlarına göre davalının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı, gelir hacmi itibariyle 213 sayılı VUK. 177/1 maddesinde belirtilen gelir hacmine ulaşmadığı yani faaliyetinin esnaf faaliyeti sınırı içerisinde kaldığı dolayısıyla davalının 6102 sayılı TTK. anlamında tacir olmadığı anlaşılmakla davanında mutlak ticari dava da olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın, genel hükümlere göre ''Asliye Hukuk Mahkemesince'' görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (... BAM 4. HD 2023/... E.-2023/... K.; 2023/... E.- 2023/ K. ; 2023/ E.-2023/ K. sayılı ilamları) Bu suretle davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlere,

1. Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... 1. Asliye Hukuk  Mahkemesinin görevli olduğuna, 

2. Kararın kesinleşmesinden itibaren ... 1. Asliye Hukuk  Mahkemesi ile mahkememiz arasında görev uyuşmazlığı bulunması sebebiyle yargı yerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın resen ilgili ... Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

3. Yargılama giderleri ve sair hususların gerekçeli kararda açıklanmasına,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/03/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkanıarbursaİtirazınİptali(TicariSatımdanKaynaklanan)vekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim