Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1162 E. 2024/299 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1162
2024/299
19 Mart 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/ Esas
KARAR NO : 2024/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ... .../ ...
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/11/2023
KARAR TARİHİ : 19/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; 24/07/2023 tarihinde satış sözleşmesi ile ... plakalı aracı davalıdan satın aldığını, müvekkilinin 25/07/2023 tarihinde aracı çalıştırmak istediğinde çalışmadığını, aracı tamircisine bıraktığında aracın motorunun bitik olduğunu ve değişmesi gerektiği kendisine söylendiğini, bunun üzerine davalıya bu durumu söylediğinde davalının aracı değiştirmeyeceğini söylediğini, müvekkilinin araç alım satımı işi yapan güvenilir bir firma olduğundan karşı tarafı da tanıdığından eksper yaptırma gereği duymadığını, aracın ayıplı olduğunu anladıktan sonra müvekkilinin satıcıya ihtarname gönderdiğini, davalının ihtarnameye karşı herhangi bir cevap vermediğini, satıcının müvekkilini bilerek aldatmak suretiyle ayıplı aracı sattığını ancak bilmese bile sorumlu olduğunu, müvekkilinin bu aracı kullanamadığından tamir ettirme zorunluluğu hasıl olduğunu ve aracın arızalarının tespiti amacıyla Makine Mühendisleri Odasından bilirkişi talebinde bulunulduğunu atanan bilirkişinin düzenlemiş olduğu raporda da araçta gizli ayıbın olduğuna ilişkin kanaate varıldığını, davalı yanın müvekkilini kandırarak hile yoluyla aldattığı için soruşturma başlatıldığını, tamir masraflarını müvekkilinin karşıladığını, şimdilik 500,00-TL onarım bedeli ve 100,00-TL değer kaybının ihtarnamenin tebliğinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının işinin ehli araç alım satım işi ile ilgilenen bir firma olduğunu, galerici olarak alacağı aracın gerekli kontrollerini yapmamış olmasının satıcının beyanlarına itimat ederek buna gereksinim duymamış olmasının akla mantığa uygun olmadığını, ekspere göstermeyi teklif etmiş olmasına rağmen davacının kabul etmediğini, ki bu hususun kendisinin sorumluluğunda olan bir konu oladığını, aracını incelediği esnada bir takım kusurlar bulduğunu bunun üzerine iki araç değişimi esnasında 100.000,00-TL fark alacakken, bu tespit ettiği hususları gerekçe göstererek 150.000,00-TL fark aldığını, bir galerinin kendini garantiye almaksızın bir alım satım işine girmesinin mümkünatı olmadığından davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
Noter satış sözleşmesi, araç ruhsatı, bilirkişi raporu, tamir faturaları, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava; davacıya ait araçta meydana gelen onarım bedeli ve değer kaybı bedelinin davalıdan tazminine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Yine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.
19.02.1986 tarih ve ... sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2-Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
213 sayılı Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.
Davalı ...'in ticaret odası kaydının olmadığı, vergi dairesinden gelen yazıya göre herhangi bir mükellefiyet kaydının bulunmadığının belirtildiği, Esnaf ve Sanatkarlar odası yazısına göre esnaf olduğu anlaşılmıştır. Esnaf faaliyeti, emeğin sermayeden daha yoğun sarf edildiği faaliyet türüdür. TTK.nun 11. maddesinde bir işletmenin ticari işletme sayılabilmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme olduğu ve ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınırın, Bakanlar kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterileceği düzenlenmiş olup, dosya kapsamından, vergi dairesi ve ticaret sicil kayıtlarına göre davalının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı, gelir hacmi itibariyle 213 sayılı VUK. 177/1 maddesinde belirtilen gelir hacmine ulaşmadığı yani faaliyetinin esnaf faaliyeti sınırı içerisinde kaldığı dolayısıyla davalının 6102 sayılı TTK. anlamında tacir olmadığı, dava konusu aracın kullanım amacının hususi olduğu anlaşılmakla davanında mutlak ticari dava da olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın, genel hükümlere göre ''Asliye Hukuk Mahkemesince'' görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (... BAM 4. HD 2023/ E.-2023/ K.; 2023/ E.- 2023/ K. ; 2023/ E.-2023/ K. sayılı ilamları )
Bu suretle davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
-
Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN görevli olduğuna,
-
HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,
-
HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,
Dair, davacı vekili ile davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57