Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1302 E. 2024/182 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/1302
2024/182
22 Şubat 2024
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/1302 Esas - 2024/182
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/1302 Esas
KARAR NO : 2024/182
HAKİM :....
KATİP : ...
DAVACI : ... - .... Sakarya Mah. Remzibey Apt. No:37/1 Osmangazi/ BURSA
VEKİLİ : Av. ....- [16961-69887-...] UETS
DAVALI : TÜRKİYE VAKIFLAR BANKASI TÜRK ANONİM ORTAKLIĞI - ....
VEKİLİ : Av. .... - [16128-21365-.....] UETS
DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2021
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkil ...'in davalı bankadan bugünkü değeri ile 30.000,00 TL kredi kullandığını, bu kredinin 7.000,00 TL'sini ödemiş ve akabinde de mali olarak sıkıntılı bir sürece girdiğinden ödemelerini gerçekleştiremediğini, ancak yoğun çabalar sonucunda 07/10/2013 tarihine kadar söz konusu borcun 24.000,00 TL'sini ödemiş ise dedavalı banka tarafından borca %45 temerrüt faizi uygulanarak toplam borcun 290.000,00 TL olarak belirlendiğini, davalı bankanın hileli olarak müvekkilinin taşınmazı olan AHS BRODE adlı fabrika binasına el konulduktan sonra müvekkiline ecrimisil talep ettiğini, müvekkilinin hem parasından hem de taşınmazından mahrum kaldığını, müvekkilinin 2021 kasım ayında taşınmazının dava dışı bir üçüncü kişiye satıldığını öğrendiğini, davalı bankanın kötü niyetle hareket ederek açıkça müvekkilini zarara uğratacak iş ve eylemlerde bulunarak haksız şekilde zenginleştiğini, temerrüt faizinin belirlenmesi hakkını tek taraflı olarak alacaklı bankaya veren sözleşme hükümleri TBK md. 27. Ve md. 25 hükümlerine ayrı ayrı aykırı olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın 23 yıl sonra açıldığını ve zaman aşımına uğradığını, davacının müvekkili bankaya olan borçlarına ilişkin olarak Bursa 5. İcra Müdürlüğününü 1999/... Esas sayılı dosyasına ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ve 1999/6782 Esas sayılı dosyası ile de ilamsız icra takibi yapıldığını, yine davacı aleyhine müvekkili banka taarfından Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/84 E. (Eski No:2009/266) sayılı dosyasından tahliye ve ecrimisil davası açıldığını, kararın kesinleşmiş alınan ilama ilişkin olarak Bursa 6. İcra Müdürlüğünün 2015/... Esas sayılı dosyasından ilamlı icra takibi yapıldığını dolayısıyla kesin hükümün de mevcut olduğunu, tüm işlemlerin davacının serbest iradesiyle ve itirazi kayıt olmaksızın gerçekleştiğini, davacının kesinleşen müvekkili banka alacağına karşı açtığı iade davasının tüm unsurlarıyla haksız bir dava olduğunu, ayrıca davacı ile müvekkili banka arasında akdedilen gayrimenkul satış vaad isözleşmesindeki hükümlerin açık olup sözleşmeden yaklaşık 16 yıl sonra iş bu davanın açılmasının da hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İcra dosyası, Asliye Hukuk dosyası, banka kayıtları, noter ihtari, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava; davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin davalıdan tahsiline ilişkin alacak davasıdır.
Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden dosya bir bankacı ve bir hesap uzmanı bilirkişilere tevdi edilmiştir.
Alınan 17/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; incelemenin sadece dosya içerisinde bulunan Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/84 Esas (Eski:2009/266 Esas) sayılı dosyasından açılan tahliye ve ecrimisil davası dosyası, bu davaya ilişkin Bursa 6. İcra Müdürlüğü'nün 2015/... Esas sayılı dosyası, Satış Vaadi Sözleşmesi ve davacı tarafından dosyaya sunulan ödeme dekontları üzerinden yapılabildiği, bunların dışında davalı banka kayıt ve belgelerinin incelenemediği ve davacı borçluya kullandırılan ve ödenmeyerek icra takibine uğrayan borçla ilgili icra takip dosyalarına ulaşılamaması nedeniyle yapılandırma ve satış vaadi sözleşmesi tarihinde 290.000,00-TL'ye ulaşan borçla ilgili olarak davacı iddialarının rakamsal teyidinin mümkün olmadığını, bununla birlikte davalı banka tarafından Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesine konu taşınmazların Bursa 5. İcra Müdürlüğünün 1999/... Esas sayılı dosyasından yapılan 02/04/2002 tarihli icraen satış yolu ile iktisap etmiş olduğu ve 05/05/2022, 06/05/2022 tarihlerinde banka adına tescil edilmiş olduğu, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin ise 02/03/2006 tarihli olduğu, taraflarca imzalanan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin davacı tarafın taksitlerini zamanında ödememesi nedeni ile davalı banka tarafından tek taraflı feshinin sözleşmeye uygun ve haklı nedenle olduğu, davacının gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca toplam 127.317,94-TL ödeme yapmış olduğu, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca haklı nedenle fesih nedeni ile davalı bankanın 63.658,97-TL cezai şart hakkı olduğu, bununla birlikte davacının tahliye tarihine kadar aylık 300,00-TL kullanım bedeli ödemekle yükümlü olduğu, davalı banka tarafından sözleşme uyarınca talep edilen kullanım bedeli hakkında Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/84 Esas sayılı dosyası ile açılan davada verilen kararın 25/11/2014 tarihinde kesinleşmiş olduğu, Bursa 6. İcra Dairesinin 2015/... Esas sayılı icra takibine konu edilen ilam uyarınca davalı bankanın 47.837,82-TL alacağı olduğu, davalı bankanın tahliye anından itibaren 10 gün içerisinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca tahsil etmiş olduğu toplam 127.317,94-TL'den 63.658,97-TL cezai şart, 47.837,82-TL kullanım bedeli ve ferileri ile birlikte tahliye anına kadar işleyecek kullanım bedellerinin mahsubu ile kalan 15.821,15-TL bakiyenin davacıya iadesinin gerektiği, davalı bankanın tahliye tarihine kadar kullanım bedeli talep hak ve yetkisi bulunmasına karşın tahliyenin ne zaman gerçekleştiğine dair dosya içerisinde bilgi bulunmaması nedeni ile hesaplama yapılmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizce taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Alınan 17/04/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacı itirazları kapsamında kök raporda bir değişiklik yapılmasına gerek görülmediği, davacı tarafın fahiş faiz iddiası kapsamında değerlendirme yapılabilmesi için davalı bankanın aynı tür kredilerin aynı dönem için uyguladığı akdi ve temerrüt faiz oranlarının ayrıca TCMB'ye bu kredilere yönelik uygulanacak akdi ve temerrüt faizi oranlarının bildiriminde bulunup bulunmadığının da sorulmak suretiyle temerrüt faiz oranlarının tespit edilmesi gerektiğinden anılan bilgilerin celp edilmesi sonrası dosyanın heyetlerine tevdi edilmesinin uygun olacağı, davalı itirazları çerçevesinde taşınmazın 08/11/2021 tarihinde tahliye edildiğinin kabulü ihtimalinde, davalı bankanın tahliye anından itibaren 10 gün içerisinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca tahsil etmiş olduğu toplam 127.317,94-TL'den, 63.658,97-TL cezai şart, 47.837,82-TL takip tarihine kadar kullanım bedeli ve ferileri birlikte 33.286,65-TL tahliye anına kadar işleyecek kullanım bedellerinin mahsubu ile kalan 17.465,50-TL davalı tarafın davacıdan alacaklı olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce, davacı tarafın fahiş faiz iddiası kapsamında davalı bankanın aynı tür kredilerin aynı dönem için uyguladığı akdi ve temerrüt faiz oranlarının, ayrıca TCMB'ye bu kredilere yönelik uygulanacak akdi ve temerrüt faizi oranlarının bildiriminde bulunup bulunmadığının da sorulması için davalı bankaya müzekkere yazılmasına, gelen yazı cevabı ile bilirkişilerden yeniden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Alınan 25/12/2023 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda; kök raporda açıklamış oldukları üzere davalı banka tarafından 1999 yılında başlatılan icra takipleri neticesinde alacağını tahsil etmek amacıyla İİK hükümleri kapsamında dava konusu taşınmazın ihale ile alınmış olduğu, bu alımın borca mahsuben yapılmış olduğu, bilgi/belge ibraz edilmemesi nedeni ile bakiye borcun bulunup bulunmadığının bilinmediği gibi aradan geçen 4 yıl sonrasında tarafların satış vaadi sözleşmesi ile sadece taşınmazın devrine ilişkin sözleşme akdedilmiş olduğu, davacı iddiası yönünde davalı bankanın herhangi bir kabulünün de bulunmadığı, bu itibarla nihai takdir yetkisi sayın mahkemeye ait olmak üzere her iki hukuki işlemin birbirinden bağımsız olarak değerlendirilmesine hata olmadığı bildirilmiştir.
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı banka tarafından Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi’ne konu taşınmazların Bursa 5.İcra Müdürlüğünün 1999/... Esas sayılı dosyasından yapılan
02.04.2002 tarihli icraen satış yolu ile iktisap etmiş olduğu ve 05.05.2022, 06.05.2002
tarihlerinde banka adına tescil edilmiş olduğu, Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi’nin
ise 02.03.2006 tarihli olduğu, taraflarca imzalanan Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi’nin davacı tarafın taksitlerini
zamanında ödenmemesi nedeni ile davalı Banka tarafından tek taraflı feshinin sözleşmeye
uygun ve haklı nedenle olduğu,
davacının Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi uyarınca toplam 127.317,94 TL ödeme
yapmış olduğu, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca haklı nedenle fesih nedeni ile davalı bankanın 63.658,97 TL cezai şart hakkı olduğu, bununla birlikte davacının tahliye tarihine kadar aylık 300,00 TL
kullanım bedeli ödemekle yükümlü olduğu, davalı banka tarafından Sözleşme uyarınca talep edilen kullanım bedeli hakkında Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/84 Esas sayılı dosyası ile açılan davada verilen kararın 25.11.2014 tarihinde kesinleşmiş olduğu, Bursa 6. İcra Dairesi’nin 2015/... Esas sayılı icra takibine konu edilen ilam uyarınca davalı Bankanın 47.837,82 TL alacağı olduğu, davalı Bankanın tahliye anından itibaren 10 gün içerisinde Gayrimenkul Satış Vaadi
Sözleşmesi uyarınca tahsil etmiş olduğu toplam 127.317,94 TL’den; 63.658,97 TL cezai şart,
7.837,82 TL takip tarihine kadar kullanım bedeli ve ferileri ile birlikte 33.286,65 TL tahliye anına
kadar işleyecek kullanım bedellerinin mahsubu ile kalan 17.465,50 TL davalı tarafın davacıdan
alacaklı olduğu anlaşılmakla bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporun gerekçeli, denetime elverişli, usul ve yasaya uygun düzenlendiği gözetilerek hükme esas alınmış olup davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
-
Davanın REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 3.364,27. TL'den mahsubu ile artan 2.936,67. TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan posta, tebligat gideri 99,75. TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davalı yararına ölçümlenen 31.520,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/02/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.
Aslının aynı olduğu tasdik olunur.
Katip .....
¸E-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12