SoorglaÜcretsiz Dene

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1059 E. 2024/15 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1059

Karar No

2024/15

Karar Tarihi

8 Ocak 2024

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1059 Esas - 2024/15

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/1059 Esas

KARAR NO : 2024/15

HAKİM : ....

KATİP : ....

DAVACI : ... - ..... Mecidiye Mah. Kangal Sk. No:8 İç Kapı No:1 Sultanbeyli/ İSTANBUL

VEKİLİ : Av. ..... - [16674-76171-...] UETS

DAVALI : ... İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ..... [25959-56394-....] UETS

VEKİLİ : Av..... - [16687-86748-....] UETS

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 24/10/2023

KARAR TARİHİ : 08/01/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 10/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA VE SAVUNMA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özeTLe: müvekkilinin davalı borçludan ;04.03.2022 tarihli gib2022000000002 fatura nolu 34.769,02 TL ocak ayı ciro primi alacağından kalan 15.642 TL ocak ayı ciro primi alacağı;01.06.2022 tarihli gıb2022000000005 fatura nolu 24.741,77 TL şubat ayı ciro primi alacağı;01.06.2022 tarih gıb2022000000006 fatura nolu 27.290,37 TL mart ayı ciro primi alacağı;18.08.2022 tarih gıb2022000000007 faturan nolu 4.349,43 TL nisan ayı ciro primi alacağı;18.08.2022 tarih gıb2022000000008 fatura nolu 25,94 TL mayıs ayı ciro primi alacağı;18.08.2022 tarih gıb2022000000009 fatura nolu 5374,71 TL haziran ayı ciro pirimi alacağı;18.08.2022 tarih gıb2022000000010 fatura nolu 155,32 TL temmuz ayı ciro primi alacağı olmak üzere toplam 77.579,54 TL alacağı bulunduğunu, müvekkilinin, müteaddit defalarca söz konusu faturalardan doğan alacağını talep ettiği halde, davalı borçlu herhangi bir ödeme yapmadığını, davalı borçlunun ödeme yapmaması üzerine tarafımızca Bursa 3. İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalı yan haksız ve kötü niyetli olarak takibe ve borca itiraz ettiğini, davalının itirazı üzerine Bursa 3. İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasında takip durduğunu, davalının yapmış olduğu itiraz tamamen haksız ve kötü niyetli olup; alacağın tahsilini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, Bursa 3.İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. Sayılı dosyasına borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile icra takibinin devamına ve alacağın tahsiline, kötü niyetli davalının üzerine kayıtlı malvarlığına dosyada tedbir şerhi işlenmesine, kötü niyetli borçlunun takip miktarının en az %20'si oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: görev itirazında bulunduklarını, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından 30/10/2023 tarihli yazı cevabında ...'nin gerçek kişi ticari işletme kaydı, sicil kayıtlarına göre ortağı olduğu kollektif, komandit ve limited şirket kaydı bulunmadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydı da bulunmadığı bildirildiğini, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından 02/11/2023 tarihli yazı cevabında ...'nin Sultanbeyli Birleşik Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na kayıtlı olduğu bildirildiğini, davacının tacir olmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığından icra takibine yapılan itiraz haklı olduğunu, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki veya hizmet sözleşmesi mevcut olmadığını, müvekkili şirketin herhangi bir borcu bulunmadığından haksız icra takibine yapılan itiraz da haklı olduğunu, hizmet verildiğine ve borcun varlığına ilişkin ispat yükü davacıda olup iddia ettiği borç ve faturaların neye ilişkin olduğu somutlaştırılmamış ve herhangi bir delil sunulmadığını,davacı tarafın icra inkar tazminatı taleplerinin de reddi gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine başlatılan Bursa 3. İcra Dairesi'nin 2022/... E. Sayılı icra takibi kötü niyetli ve haksız olduğundan müvekkil şirketin, haksız yere aleyhine başlatılan icra takibine, davacı tarafa herhangi bir borcunun olmadığına yönelik itirazda bulunarak takibi durdurduğunu,müvekkili şirketin, davacıdan herhangi bir mal veya hizmet almamış olduğundan davacı/alacaklının itirazın iptali davasını açmakta herhangi bir hukuki yararı bulunmadığını, davacı/alacaklı, müvekkili şirketin herhangi bir borcu olmamasına rağmen kötüniyetli olarak icra takibi başlattığını, müvekkili şirket aleyhinde haksız ve hukuka aykırı olarak işbu davayı açmış olduğundan davacının %20 icra kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, davacı aleyhine %20 icra kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,Bursa 3.İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. sayılı icra takip dosyası,İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, Sultanbeyli Vergi Dairesi'ne, Nilüfer Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:

Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı tarafından faturalara dayalı olarak ilamsız takip talebinde bulunulmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı yasal süre içinde borca itiraz etmiştir.

Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra, 30/09/2015 tarihinde açılmıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.

Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.

Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacı tarafça fatura alacaklarının(ciro prim alacaklarının) tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesine ilişkindir.

İşbu dava dosyası her ne kadar Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış ise de mahkememizce yapılan araştırmalar neticesinde davacının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabında kaydının bulunmadığı, İstanbul(Sultanbeyli) Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nda esnaf kaydının bulunduğu,Sultanbeyli Vergi Dairesi'nden gelen müzekkere cevabında davacının işletme hesabına göre defter tuttuğunun ve ikinci sınıf tacir olduğunun , bilanço esasına göre defter tutmadığından BA-BS formu verme yükümlülüğü bulunmadığının bildirildiği tespit edilmekle, davacının tacir olmadığı,esnaf olduğu,davanın mahiyeti gereği mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği dikkate alınarak davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna, HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.(Emsal mahiyette İstanbul BAM 37. HD'nin 2022/3784 Esas 2023/2268 Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak)

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,

  1. Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Bursa Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna,

  2. HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,

  3. HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkemede devam etmediği takdirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.08/01/2024

Katip .......

¸

Hakim .....

¸

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istanbuldelillerasliyebursaticaretİtirazınİptalimahkemesi(HizmetdavacıSözleşmesindenKaynaklanan)vekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim