SoorglaÜcretsiz Dene

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/927 E. 2024/12 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/927

Karar No

2024/12

Karar Tarihi

8 Ocak 2024

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/927 Esas

KARAR NO : 2024/12

HAKİM : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACI : ... - T.C.N. ...

VEKİLİ : Av. ... - [16917-19567- ....] UETS

DAVALI : ... - ... ...

VEKİLİ : Av. ... - [16831-38683-..] UETS

DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)

DAVA TARİHİ : 21/09/2023

KARAR TARİHİ : 08/01/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 11/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA VE SAVUNMA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin Bursa'da güzellik merkezi işletme işiyle iştigal ettiğini, kendi işini büyütebilmek adına davalıdan dava konusu sözleşmede geçen 100.000 bedelli cihazı satın aldığını, buna ilişkin dekontlar mevcut olduğunu, ürün müvekkiline teslim edildikten sonra ürün ve başlık hata verdiğini, bu hata olmasına rağmen müvekkilinin tüm ısrarlı mesajlarına rağmen davalı taraf teknik servis dahi göndermediğini, müvekkilinin garanti süresini doldurmaya çalışan davalı tarafın bu kötü niyeti sonrası müvekkili işbu davayı açmak zorunda kaldığını, müvekkili kendi üzerine düşen kısımları eksiksiz olarak yerine getirmiş ancak davalı taraf müvekkiline gizli ayıplı ürün satarak müvekkilini mağdur ettiğini, bu ayıplı mal nedeniyle müvekkili, yasal seçimlik haklarından olan satılanı geri vermeye hazır olduğumu bildirerek sözleşmeden dönme hakkını kullandığını,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile açılan davanın kabulünü, alınan makinayı iade etmeye hazır olduklarını bildirerek sözleşmeden dönme hakkı kullanıp; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik satış bedelinin 50.000 TL'sinin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte taraflarına iadesini, yargılama giderleri, noter masrafı ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekil eden adına talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının dava dilekçesinin ekinde belirtmiş olduğu cihaz, her ne kadar müvekkili Şirkete ait bir marka olan RobotX epilasyon cihazı olsa da; şirket kayıtlarında işbu cihazın davacı tarafa satış işleminin müvekkili davalı şirket tarafından yapıldığı görüntülenmediğini, piyasada çok fazla benzer veya taklit ürün olması sebebiyle, ancak cihazın fiziken incelenmesi sonucu müvekkili davalı şirket üretimi olup olmadığı tespit edilebilecğini, bu sebeple davacı tarafın dosyaya ödeme dekontlarını sunmasını talep ettiklerini, davacının sunmuş olduğu RobotX Satış ve Hizmet Sözleşmesi, müvekkili davalı şirket tarafından imzalı olmadığı gibi, alıcı tarafından da imzalanmadığını, bu geçersiz sözleşmeye dayanarak müvekkili davalı şirkete husumet atfedilemeyeceğini, huzurdaki davanın,iddia edilen ticari ticari ilişkinin tarafı üretici firmaya yani müvekkili davalı şirket olan AYQ Teknoloji'ye açıldığını, davalı “ticari satımın tarafı” sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan, husumetten) dolayı reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafça dosyaya sunulmuş sözleşmeye göre uyuşmazlık durumunda Bursa Mahkemeleri'nin yetkili olmadığı görüldüğünü,davacı tarafından dosyaya sunulan satış ve hizmet sözleşmesinin "Uygulanacak Hukuk ve Uyuşmazlıkların Çözümü" başlıklı 9. Maddesi gereğince; ihtilaf halinde, Adana Mahkemelerinin yetkili olacağı kararlaştırıldığını, davanın Adana Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi zorunlu olduğunu, mahkemenin işbu dava bakımından yetkili olmadığı ortada olduğunu, bu nedenle, yetki ilk itirazında bulunmak zorunluluğu doğduğunu, müvekkili davalı Şirket, sektörde öncü bir konumda epilasyon cihazları üreten, satışlarını gerçekleştiren, teknik servis ve destek gibi hizmetler sunan üretici bir firma olduğunu, ürettiği cihazları ve sağladığı hizmetlerle yerli ve milli bir şirket olan müvekkil davalı şirket, yurtiçinde olduğu gibi yurtdışında da ürettiği cihazlarla ilgili çeşitli hizmetler verebildiğini, müvekkili davalı şirket ile davacı arasında iddia edildiği gibi karşılıklı imzalanmış "robotx satış ve garanti sözleşmesi" mevcut olmadığını, davacı tarafın sunmuş olduğu evraklardan da bu durum gözüktüğünü, müvekkili davalı şirkete ait sadece kaşenin yer alması sözleşmeyi taraflarınca onayladığı anlamına gelmediğini, kaldı ki, davacının da imzası bulunmadığını, müvekkili davalı şirket, üretici firma olması ve sosyal medya/internet üzerinden ticari markasına zarar verilmesini engellemek maksadıyla; teknik servis hizmeti talebi için iletişime geçen her kullanıcıya (cihazın kim tarafından satıldığına bakmaksızın) müşteri memnuniyeti kapsamında bir kaç kereye mahsus çeşitli hizmetler sunabildiğini, bu noktada, epilasyon cihazları ile ilgili teknik temel bilgi verilmesinin doğru olacağı kanaatinde olduklarını, davacı tarafın dilekçesinde "arıza" olarak belirttiği durumlar; teknik manada arıza sayılmamakta olup; cihazın kullanılmasına bağlı olarak tükenebilen ve yenilenmesi gereken parçaları ile ilgili olduğunu, müvekkilinin ürettiği epilasyon cihazlarında ticari maksatla kullanıldığı için, oldukça yoğun çalıtığını, kullanım yoğunluğuna bağlı olarak cihazlara ait olan belirli bir atış sayısına sahip olan iki uygulama başlığının da atış ömrü dolduğunda yenilenmesi gerektiğini, bu sebeple başlık garantisi ve cihaz garantisi iki farklı hizmet ve garanti koşulları içerdiğini, satış ve sözleşme koşullarına göre, ticari satış anlaşmasına göre herhangi bir garanti taahhütü dahi verilmeyebileceğini, kesinlikle sözleşmeyi kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davaya sunulan satış sözleşmesinin tarafının müvekkili davalı şirket olduğu varsayıldığında bile; Garanti Koşulları başlıklı 5. Maddenin altında yer alan maddelerde cihaz garantisinin 24 ay; sınırsız atış garantisinin 12 ay olduğu görüleceğini, davacı 06.01.2022'de teslim alındığı varsayıldığında ise, 06.01.2023'de başlık garantisinin sona ermiş olduğu görüldüğü, bu halde dahi, davacı tarafın garantisinin olmadığı apaçık ortadayken, davanın kesinlikle reddi gerektiği, cihazın ayıplı olduğu iddiaları kabul edilemez nitelikte olduğunu, cihaz için ayıp iddiasında bulunulsa da, ayıp ihbar süresine uyulmadan iş bu dava açıldığını, davacı taraf, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli olduğunu iddia ediyor ise; ise iki gün içinde durumu cihazı satın aldığı kişi veya kuruma ihbar etmesi gerektiğini, açıkça belli olmayan bir ayıp olduğunu iddia ediyor ise de cihazı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkmışsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde cihazı satın aldığı kişiye veya kuruma ihbar etmesi gerektiğini, davacı taraf için basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü kapsamında gözden geçirme ve ayıp bildiriminde bulunma yükümlülüğü bir külfet olarak değerlendirildiğini, davanın sıfat (husumet) yoksunluğu nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatteyse, yetkisizlik nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatteyse, haksız ve yersiz olarak açılan işbu davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, BTSO'ya, Bursa Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:

Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra, 30/09/2015 tarihinde açılmıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.

Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.

Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacı tarafça, davalıdan satın alındığı iddia edilen lazer epilasyon cihazının ve başlığının ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak sözleşmeden dönme,fazlaya ilişkin hakların saklı kalınması kaydıyla 50.000,00 TL nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine ilişkindir.

İşbu dava dosyası her ne kadar Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış ise de mahkememizce yapılan araştırmalar neticesinde davacının BTSO'dan gelen müzekkere cevabında kaydının bulunmadığı,Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nda esnaf kaydının bulunduğu,Bursa Vergi Dairesi'nden gelen müzekkere cevabında davacının işletme hesabına göre defter tuttuğunun ve ikinci sınıf tüccar olduğunun bildirildiği tespit edilmekle, davacının tacir olmadığı,esnaf olduğu,davanın mahiyeti gereği mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği dikkate alınarak davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna, HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,

  1. Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Bursa Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna,

  2. HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,

  3. HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkemede devam etmediği takdirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı,davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.08/01/2024

Katip ...

¸E-imzalıdır.

Hakim ...

¸E-imzalıdır.

Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.

Aslının aynı olduğu tasdik olunur.

Katip ...

¸E-imzalıdır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

KonudelillerbursaSatıma(TicariAlacakMalınİadesi)vekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim