Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/549 E. 2023/930 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/549
2023/930
18 Eylül 2023
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/549 Esas - 2023/930
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/549 Esas
KARAR NO : 2023/930
HAKİM : ...
KATİP : ....
DAVACI :... YÖNETİM ANONİM ŞİRKETİ - [25959-81288-...] UETS
VEKİLİ : Av... - [16751-57043-...] UETS
DAVALILAR : 1- ... - T.C.N. ..... Kültür Mah. Martı(200) Sk. No:16A Nilüfer/ BURSA
2. ... YAPI DEKORASYON İNŞAAT OTOMOTİV SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ . ..... Panayır Mahallesi 505. Sk. No: 8 Osmangazi/ BURSA
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 09/05/2022
KARAR TARİHİ : 18/09/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Temlik eden DENİZBANK A.Ş ile imzalanan sözleşme hükümlerine uyulmaması üzerine İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas (eski esas:2009/23620) sayılı dosyası ile borçlular ..., ... ve ... TEKSTİL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, söz konusu kredi alacağı/icra takip dosyalarının müvekkili... YÖNETİM A.Ş'ye temlik edilmiş olduğunu, borcun tahsili amacı ile yapılan icra takipleri ve icra takip işlemleri kapsamındaki harici tespitlerimizde borçluların krediyi kullandıkları tarihten bu yana birinci dereceden akrabalık bağı, organik bağ bulunan kişi adına kurdukları işletme ile nam'ı müstear ilişkisi kurmak suretiyle alacaklılardan mal kaçırdıklarını, perdeli şekilde grup şirketleri aracı kullanarak kredilerden faydalandıkları ve kurdukları iç ilişki ile borcun ödenmesi yollarını engellediklerinin tespit edildiğini, borçlu/davalılar ... ve ..., alacaklılardan mal kaçırma saikiyle hareket ettiklerini, nam-ı müstear aracılığı ile ticari faaliyet esnasındaki işlerinin semerelerini başka bir kişiye/şirkete yaptırılmasını sağladıklarını, borcun doğumundan sonra, borçlular ile aynı iştigal konusunda kurulan, önce borçlular ... ve ...'ın müşterek çocuğu ...'ın 18 yaşında iken hisse devraldığı, akabinde ... ve ...'ın müşterek çocuğu ...'ın yalnızca 21 yaşında iken hisse devraldığı ... Yapı Dekorasyon İnşaat Otomotiv Sanayi Tic. Ltd. şti.' nin kurulmuş olduğunu, borçlu şirket ve 3.kişi şirketin iştigal konularının aynı olduğunu, bu nedenle mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğunu, paravan şirket olarak tanımladıkları davalı şirket ile davalı/borçluların arkasında gizlenen ve yasal yollar kullanılarak hukuksal korunma sağlamaya çalışılan perdenin kaldırılmasının gerektiğini, paravan şirket niteliğindeki davalı ... Yapı Dekorasyon İnşaat Otomotiv Sanayi Tic. Ltd. Şti. İle davalı/borçlular arasındaki bu perde kalktığında, aslında paravan şirketin davalı/borçlulardan bir farkı olmadığının, bilakis borçlu ile yapışık olduğunı ve bu nedenle müvekkili şirketin işbu davaya konu ettiği alacaklarının adı geçen davalıdan da tahsil etmekte haklı olduğunun ortaya çıkacağını, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek, 500.000,00TL fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla alacaklarının davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalılar tarafından savunmada bulunulmamıştır.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 7. İcra Müdürlüğünün 2022/... sayılı icra takip dosyası, İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2022/... sayılı icra takip dosyası, İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/397 sayılı dosyası, İstanbul 39. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/286 sayılı dosyası, bilirkişi raporu, Denizbank A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ,BTSO’ya, Bursa SGK İl Müdürlüğü’ne, İznik Tapu Müdürlüğü’ne, Mudanya Tapu Müdürlüğü’ne, Mustafakemalpaşa Tapu Müdürlüğü’ne, İnegöl Tapu Müdürlüğü’ne, Kestel Tapu Müdürlüğü’ne, Yıldırım Tapu Müdürlüğü’ne, Büyükorhan Tapu Müdürlüğü’ne, Gürsu Tapu Müdürlüğü’ne, Orhaneli Tapu Müdürlüğü’ne, Orhangazi Tapu Müdürlüğü’ne, Gemlik Tapu Müdürlüğü’ne, Keles Tapu Müdürlüğü’ne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne, Nilüfer Tapu Müdürlüğü’ne, Osmangazi Vergi Dairesi’ne, Karacabey Tapu Müdürlüğü’ne, Harmancık Tapu Müdürlüğü’ne ,Yenişehir Tapu Müdürlüğü’ne ,Osmangazi Tapu Müdürlüğü’ne Bursa İl Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne, Nilüfer İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, dava dilekçesinde gösterilen ve davalılar ile dava dışı ..., ..., ... Tekstil San. Ve Tic. A.Ş. arasında fiili-organik bağ olduğu iddiasına dayalı (tüzel kişiliğin perdesinin aralanmasına dayalı ) maddi tazminatı istemine ilişkindir.Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında davalılara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde bir mali müşavir bilirkişi, bir bankacı bilirkişi ve bir nitelikli hesap uzmanı bilirkişi tarafından inceleme yapılarak rapor düzenlenebilmesi için defter inceleme günü verilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi ..., bankacı bilirkişi ..., nitelikli hesap uzmanı bilirkişi Av. ...' ın 03/07/2023 tarihli raporlarında özetle; Davalıların dava dışı borçluların davacıya olan borcundan sorumlu tutabilmek adına tüzel kişilik perdesinin aralanması için iki şirket arasında alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli olarak işlemlerin yapıldığının ve bu nedenle asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediğinin somut verilerle ispatlanmasının gerektiği, ancak bu anlamda dosya içerisinde bir bilgi bulunmadığı, dava dışı borçlular ile davalılardan ...'ın 1.derece akraba olmasının, 2015 yılına ilişkin tespit edilen 3 adet araç satış işlemlerinin davalı şirket adına vekaleten dava dışı borçlu ... tarafından gerçekleştirilmesinin, davalı şirketin 2013-2020 yılları arasında pay sahiplerinden dava dışı borçlu ... olmasının dava dışı borçluların borcundan davalıların sorumlu tutulmasını sağlamaya yönelik tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasını gerektirecek mahiyette bulunmadığı, mütalaa edilmiştir.
Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava;Denizbank'ın borçlular ..., ..., ... Tekstil şirketi aleyhine, taraflarca imzalanan sözleşme hükümlerine uyulmaması nedeniyle İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas (Eski esas 2009/23620 ) sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, icra takip dosyasının/kredi alacaklarının davacı şirket tarafından temlik alındığı, icra dosyası borçluları ile Mahkememiz dosyası davalıları arasında hukuki-organik-fiili bağ bulunduğu iddiasına dayalı (tüzel kişilik perdesinin aralanması) alacak davasına ilişkindir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14/06/2022 tarihli 2019/(19)11-149 Esas 2022/894 Karar sayılı ilamında ;
''Tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisine değinmek gerekirse; bu teori ancak istisnai ve sınırlı durumlarda titizlikle uygulanması gereken bir teoridir. Bu teoriye ihtiyatlı bir biçimde yaklaşılmalı; istisnai bir teori olduğundan mümkün olduğunca dar yorumlanmalı ve bu teorinin uygulanmasına ancak tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı, zarara yol açan tüzel kişinin sorumluluğuna hükmedebilmek için ise başka bir yasal nedene dayanılmasının mümkün olmadığı durumlarda başvurulmalıdır. Zira tüzel kişilik perdesinin aralanması, tüzel kişilerin borçlarından dolayı başkalarının sorumlu tutulamayacağı ilkesinin, özellikle şirketlerin sadece sermayeleri ile sorumlu olacakları ve tüzel kişilerin borçlarından dolayı ortakların sorumlu tutulamayacağı kuralının önemli bir istisnasını teşkil etmektedir (....: Ticaret Ortaklıkları Bağlamında Perdenin Kaldırılması Kuramı ve Yargıtay Uygulaması, BATİDER, C. 32, S. 2, 2016, s. 12).
Anlaşılacağı üzere tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi her somut olayın özelliği gözetilerek değerlendirilmeli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. maddesi gereğince dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı gözetilerek tüzel kişiliğin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kullanılıp kullanılmadığı, tüzel kişiliği düzenleyen normların dışına çıkılıp çıkılmadığı incelenmelidir.
Borçlu şirketin yanında aynı ana şirkete bağlı bir kardeş şirketin sorumluluğuna gidilebilmesi tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle mümkün olabilmektedir. Bu durum sadece ana ve kardeş şirket için değil, aynı zamanda grup veya holding sistemi içinde yer alan kardeş şirketler arasında da söz konusu olabilmektedir.
Tüzel kişilik perdesinin aralanması genellikle kardeş şirketler arasında söz konusu olduğundan, ana şirket ile kardeş şirket ve ortaklar arasındaki karmaşık ilişkiler zinciri net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Bu noktada bu şirketlerin ekonomik anlamda bağımsız şirket vasfında olup olmadığının araştırılması büyük önem taşımaktadır. Çünkü kardeş şirketler arasında perdenin aralanması teorisine başvurabilmek için tek bir iktisadi işletmenin yürütüldüğü farklı faaliyetler için birbirinden bağımsız tüzel kişiliklerin kurulmuş olması gerekmektedir. Hukuken iki farklı tüzel kişilik gibi görünen bu şirketler aslında özdeştir, alacaklılardan mal kaçırmak ya da sorumluluktan kurtulmak amacıyla kötü niyetli olarak iki farklı tüzel kişilik gibi kurulmuştur. Ayrıca bunların üretim, pazarlama ve ihracat faaliyetleri birbirini tamamlayıcı nitelikte olup, şirketler aslında tek ve aynı iktisadi işletmeye vücut vermektedir (Öztek, Selçuk/Memiş, Tekin: Şirketler Hukuku ve İcra İflas Hukuku İlkeleri Karşısında Borçlu Şirketin Alacaklılarının Hakim Ortağa Karşı Korunması, E. Ulusoy (Editör), I. Uluslararası Ticaret Hukuku Sempozyumu, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul 2008, s. 209)
Tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasına benzeyen bir başka kavram organik bağ kavramıdır. Tüzel kişilik perdesinin aralanmasında olduğu gibi organik bağ kavramında da bir tüzel kişinin borçlarından bir başka tüzel kişinin sorumluluğuna gidilmektedir. Bu hâliyle organik bağ kavramının da kaynağını TMK’nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı oluşturmaktadır (Öztek/Memiş, s. 210). Ancak organik bağ kavramı, tüzel kişilik perdesinin aralanmasına göre daha geniş bir anlama sahip olsa da organik bağın varlığı, tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmemektedir. Başka bir deyişle şirketler arasında organik bağ tespit edilse dâhi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir.
Şirketler ortaklarının akraba olması tek başına şirketler arasında organik bağ olduğunun kabulü veya tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli olmadığı gibi şirketlerin aynı alanda faaliyet yürütüyor olması da organik bağ için yeterli değildir.
Şirketler arasında organik bağ olup olmadığı; şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması veya temsilcilerinin aynı olması, faaliyet alanları, hisse devirleri, muvazaalı işlemler gibi hususlar ve somut olayın özellikleri de gözetilerek tespit edilebilir. Ancak tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasında her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda öyle büyük ve derin bir kesişme vardır ki; bu şirketlerle iş yapan kişiler nezdinde iktisadi bir bütünlük içerisinde tek bir şirketle iş yapılıyor algısı oluşmaktadır. Ayrıca üçüncü kişiler nezdinde uyandırılan bu algı neticesinde, ticaret yaparken güçlü bir yapıya sahip görüntüsü oluşturularak şirketlerden birinin borca batırılması ya da içinin boşaltılıp iş alanının diğerine kaydırılması işlemleri tipik bir hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmelidir. Nitekim aynı hususlara Hukuk Genel Kurulunun 08.02.2022 tarihli ve 2021/(19)11-659 E., 2022/82 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Kardeş şirketler arasında perdenin aralanması teorisine başvurabilmek için tek bir iktisadi işletmenin yürütüldüğü farklı faaliyetler için birbirinden bağımsız tüzel kişiliklerin kurulmuş olması gerektiği gibi, hukuken iki farklı tüzel kişilik taşıyan bu şirketlerin aslında özdeş olması, alacaklılardan mal kaçırmak ya da sorumluluktan kurtulmak amacıyla kötü niyetli olarak iki farklı tüzel kişilik gibi kurulmuş olması gerekir.'' hususları yer almaktadır.
İlgili Yargıtay HGK ilamı doğrultusunda icra takip borçluları ile mahkememiz dava dosyası davalıları arasında organik-hukuki-fiili bağ bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla dosyada nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden, bankacılık alanında uzman bilirkişiden, SMMM bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 04/07/2023 tarihli raporda özetle; davalıların-dava dışı borçluların davacıya olan borcundan sorumlu tutabilmek adına tüzel kişilik perdesinin aralanması için iki şirket arasında alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli olarak işlemlerin yapıldığının ve bu nedenle asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediğinin somut verilerle ispatlanmasının gerektiği ancak bu anlamda dosya içerisinde bir bilgi bulunmadığı, dava dışı borçlular ile davalılardan ...'ın 1.derece akraba olmasının, 2015 yılına ilişkin tespit edilen 3 adet araç satış işlemlerinin davalı şirket adına vekaleten dava dışı borçlu ... tarafından gerçekleştirilmesinin, davalı şirketin 2013-2020 yılları arasında pay sahiplerinden dava dışı borçlu ... olmasının dava dışı borçluların borcundan davalıların sorumlu tutulmasını sağlamaya yönelik tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasını gerektirecek mahiyette bulunmadığının bildirildiği, bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporda davaya konu hususlar gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, raporun mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılarak , davalılar ile ilgili icra takibindeki borçlular arasında organik-hukuki-fiili bağ bulunduğu hususu davacı tarafça ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
-
Davanın REDDİNE,
-
Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerine bırakılmasına, davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalılar vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 73.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
-
HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde mahkememize veya mahkememize iletilmek üzere verilecek dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yoluna başvurma hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2023
Katip ..
¸E-imzalıdır.
Hakim ....
¸E-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:49