Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/980 E. 2023/1318 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/980
2023/1318
18 Aralık 2023
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/980 Esas - 2023/1318
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/980 Esas
KARAR NO : 2023/1318
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : (İFLAS NEDENİYLE) TASFİYE HALİNDE BOR-AN İNŞAAT MAKİNE LOJİSTİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... Mebusevleri Mah. İller Caddesi No:38 Tandoğan Çankaya/ ANKARA
VEKİLİ : Av. ....- [16889-88469-...] UETS
DAVALI : BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI - [35590- 60952-...] UETS
VEKİLİ : Av. .... - Bursa Büyükşehir Belediyesi Hukuk Müşavirliği Acemler Yerleşkesi Avrupa Konseyi Bulvarı 3/3 B Blok Osmangazi/ BURSA
DAVA : Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Banka Teminat Mektubunun İadesi)
DAVA TARİHİ : 03/10/2023
KARAR TARİHİ : 18/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Banka Teminat Mektubunun İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı idare bünyesine alınan Köy Hizmetleri 17. Bölge Müdürlüğü-Bursa / Bursa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'na Yenişehir Yolören stabilize kaplama işi kapsamında verilen toplamda altı adet banka teminat mektuplarının iadesi, iadelerinin mümkün olmaması halinde ilgili teminat mektuplarının hükümsüz kılınarak geçersizliğinin tespiti talebi ile açıldığını, davacı müflis şirket için 10.10.2017 tarihinde iflas kararı verilmiş (EK: Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.10.2017 tarihli 2016/390 Esas ve 2017/776 Karar sayılı kararı), 15.11.2021 tarihinde de iflas kararı kesinleştiğini, iflas kararı ile birlikte Ankara 21. İflas Müdürlüğü nezdinde 2017/23 iflas dosyası açıldığını ve iflas kararının kesinleşmesi ile de 25.04.2023 tarihinde ikinci alacaklılar toplantısı yapıldığını,söz konusu ikinci alacaklılar toplantısında alınan 7 nolu ara karar kapsamında "...müflis şirketin kayıtlarında görülen alacakların tahsil imkanı ve dayanak belgelerinin değerlendirilerek talep takip ve dava yetkisinin ve mevcut icra takiplerinde işlemlere devam edilme konusunda iflas idaresine yetki verilmesine..." karar verildiğini,davacı müflis şirket tarafından halihazırda davalı idare bünyesine alınan Köy Hizmetleri 17. Bölge Müdürlüğü- Bursa/Bursa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'na Yenişehir Yolören stabilize kaplama işi davaya konu banka teminat mektupları verildiğini, söz konusu iş tamamlanmış olmasına rağmen iş bu banka teminat mektupları davacı müflis şirkete teslim edilmediğini,07.02.2022 tarihinde davacı müflis şirketin talebi üzerine İflas İdaresi tarafından yapılan inceleme sonrası Ankara 21. İflas Müdürlüğü tarafından 18.02.2022 tarihinde davalı İdareye müzekkere gönderildiğini,Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından gelen yazı cevabında kayıtlarında yalnızca Şekerbank T.A.Ş. tarafından düzenlenen 2.000,00-TL bedelli, 7002 mektup numaralı kesin ve süresiz teminat mektubunun olduğu belirtilmiş, ancak iade edilmediğini, davacı müflis şirketin Yenişehir Yolören stabilize kaplama işi için davalı idareye sunduğu altı adet teminat mektubunun, söz konusu işin tamamlanmış olması, İflas İdaresi tarafından iki kez ilgili banka teminat mektuplarını istemesine rağmen ısrarla iade edilmemesi göz önüne alındığında huzurdaki davayı açma zorunluluğunun doğduğu ortada olduğunu, davaya konu edilen teminat mektuplarının iadesine, iadesinin mümkün olmaması halinde ilgili teminat mektubunun hükümsüz kılınarak geçersizliğinin tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce arabulucuya başvuru yapılmadığı, bu hususlar göz önüne alınarak davanın arabuluculuk yoluna başvurulmadan açıldığı gözetilerek davanın dava şartı yokluğundan rcddini talep ettiklerini, davanın zamanaşımından reddini talep ettiklerini, süresiz teminat mektupları, Borçlar Kanunu'nun da belirtilen 10 yıllık genel zaman aşımı süresine tabi olduğunu, süresiz mektuplar tanzim tarihinden itibaren 10 yıl içinde tazmin talep edilmediği takdirde, zamanaşımıma uğradığını, nitekim iş bu davada belirtilen teminat mektuplarının tarihleri 2002 yılı olup 10 yıllık süre her halükarda geçmiş bulunduğunu, dava konusu teminatların ilgili olduğu işin ve mektupların devredildiği idarenin tespiti ve devre ilişkin komisyon kararının temin edilmesini talep ettiklerini, dava konusu teminat mektuplarının ve ilgili oldukları Yenişehir Yolören Stabilize kaplama işinin 6360 Sayılı Yasa ile Bursa İl Özel İdaresinin kapanması ve muhtelif kurumlara devri sırasında müvekkili belediyeye devredilip devredilmediğinin araştırılması gerektiğini, 2014 Yılı mart ayında çıkarılan yasa ile özel idareleri kapatılmış ve ilgilisine göre tüm işleri ve dosyaları muhtelif kurumlara devredildiğini, bu komuda Yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı kurularak komisyon kararları alındığını, müvekkili belediyeye devredildiğine dair bir komisyon kararı alınmış olup olmadığını,işin tarihi ve teminat mektupları çok eski tarihli olup devirden evvel bile bu işin tamamlanmış olması kuvvetle muhtemel olduğunu, mali hizmetler daire bşakanlığının ekte örneği sunulu yazı cevabında kayıtlarda teminat mektuplarının bulunmadığı belirtildiğini, dava dilekçesi ekleri taraflarına tebliğ edilmemiş olup davacı vekili ile haricen yapılan görüşme ülzerine temin edilen ve dava dilekçesi ikinci sayfasında Ankara 21, İflas Müdürlüğünün yazısı üzerine Büyükşehir Belediye Başkanlığınca verildiği iddia edilen 14.03.2022 tarih ve 81615 sayılı yazı cevabı Buski tarafından yazıldığını, yazı Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından yazılmış olduğundan teminat mektuplarına ilişkin kayıtların da Buski ye sorulması uygun olduğunu, Buski Genel Müdürlüğünün bağımsız bütçeli tüzel kişiliğe haiz bir kuruluş olduğunu, 6360 Sayılı yasa ile yapılan devir sırasında bazı iş ve işlemler Buski'ye de devredildiğini, teminat mektubuna ilişkin kısmen olumlu yanıt verilmiş olup işin de Buski ye devredildiği düşünüldüğünü, davanın husumet yönünden reddini de talep ettiklerini, İSKİ'nin Kuruluşu Hakkındaki 2560 Sayılı Kanunun Ek 5. Maddesinde, bu kanunun diğer Büyükşehir Belediycterinde de uygulanacağı hükmü yer almakta olup, 2. Maddesinde ise su konusundaki hizmetleri yürütme görevinin bu idareye ait olduğu belirtildiğini, İSKİ 2560 Sayılı Kanun 1. Maddesine göre İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi, İstanbul Büyük Şehir Belediyesine bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluş olduğunu, Buski Genel Müdürlüğü de 2560 sayılı yasaya uygun olarak kurulmuş, bağımsız bütçeli tüzel kişiliğe sahip bir kuruluş olduğunu, ilgili mevzuat doğrultusunda BUSKİ tarafından tesis edilmiş bir işlem olan ve BUSKİ'nin görev alanındaki bir hususa ilişkin olan davada hasım olarak müvekkil idarenin gösterilmesi hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davanın doğru hasım olan Buski ye yöneltilmesini Buski Genel Müdürlüğünün hasım mevkiine lınmasını, mahkeme aksi kanaatte isc davanın Buski Genel Müdürlüğüne ihbar edilmesini talep ettiklerini, davaya ilişkin olarak idare bünyesinde herhangi bir kayıt ve doküman dahi bulunmadığı ilgili birimce ekte sunulu yazı ile belirtildiğini, birimlerle yapıları yazışmalarımız henüz tamamlanmamış olup tamamlanması halinde ayrıca beyanda bulunmak hakkı da saklı tutarak davanın dava şartı, husumet ve zamanaşımı yönünden, esas yönünden reddine, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini saygı ile bilvekale arz ve talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, beyan dilekçesi , Ankara 9. ATM'ye,Ankara 21. İflas Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra, 30/09/2015 tarihinde açılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.
Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
TTK'nın 16. Maddesinde; '' (1) Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar.
(2) Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar. '' hükmü yer almaktadır.
Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; Köy Hizmetleri 17. Bölge Müdürlüğü-Bursa/Bursa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'na Yenişehir Yolören stabilize kaplama işi kapsamında davacı tarafça davalıya verildiği iddia edilen altı adet banka teminat mektuplarının davacıya iadesi, iadelerinin mümkün olmaması halinde ilgili teminat mektuplarının hükümsüz kılınarak geçersizliğinin tespiti talebine ilişkindir.İşbu dava her ne kadar Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış ise de TTK'nın 16. Maddesinin ikinci fıkrasına göre davalı büyükşehir belediye başkanlığının tacir olmadığı , davanın mahiyeti gereği mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği dikkate alınarak davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine,mahkememizin görevsizliğine,Bursa Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna, HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.(Emsal mahiyette İstanbul BAM 19. HD'nin 2022/2427 Esas 2022/2157 Karar sayılı ilamı dikkate alınarak)
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
-
Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Bursa Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna,
-
HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,
-
HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkemede devam etmediği takdirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.18/12/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49