Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/481 E. 2023/1087 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/481
2023/1087
25 Ekim 2023
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/481
KARAR NO : 2023/1087
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ :Av. ... - [16387-83371-...] UETS
DAVALI :... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - [16223-22376-....] UETS
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 15/04/2022
KARAR TARİHİ : 25/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 10.10.2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına şirket ortaklarından ... ve ...'ın vekaleten, ... asaleten katıldığını, diğer ortak ...'ın katılmadığını, genel kurul toplantısında TTK 180 ve 181.maddesi hükümlerine aykırı olacak şekilde şirketin tür değiştirmesine karar verilerek alınan nev'i değişikliği kararı neticesinde, tür değiştirerek 19.10.2020 tarihinde ... Metal Danışmanlık İthalat İhracat San. ve Tic. Anonim Şirketi olarak tescil edildiğini, Bursa 3.Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/857 esas sayılı dosya ile ne'vi değişikliğine ilişkin kararın iptali talepli dava açılmış olup davalarının kabul edildiğini ve 10.10.2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan tür değişikliği kararının iptaline karar verildiğini, kararın davalı tarafından istinaf edildiğini, şirket stoklarının gerçeği yansıtmaması, şirket hammade ve ürün stoğu depoda fazla olmasına rağmen vergiden kaçmak adına kaydi olarak hammade ve ürün stoğunun gerçeğe aykırı olacak şekilde az gösterildiğini, şirketin 2020-2021 yıllarına ilişkin Olağan Genel Kurulunun yapılmadığını, müvekkilinin şirkete ortak olduğu 2012 yılından itibaren kar payı dağıtımı yapılmadığını, 2020-2021 yılları bakımından halen bilgi verilip, işlemler yapılmadığını belirterek, öncelikle telafisi imkansız zararların oluşmaması adına, davalı şirketin mal varlığını azaltacak nitelikteki işlemlerinin yasaklanmasına, müvekkilin davalı şirketteki yükümlülüklerinin dondurulmasına ve müvekkilin durumunun teminat altına alınması için davalı şirket mal varlığına taşınmaz ve araçlara ihtiyati tedbir konulmasına, pay ve paydaş çoğunluğu Kunlar ailesine ait olan şirket hisselerinin devir ve tescilini önlemek adına şirket hisselerine tedbir konulmasına, davalı şirkete denetim kayyımı atanmasını, müvekkilinin şirket ortaklığından çıkmasına, müvekkili hissesine isabet eden esas sermaye değerinin hüküm tarihine en yakın değeri üzerinden hesaplanarak belirlenecek ayrılma akçesinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile mümkün olmaması halinde ise avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davayı kabul etmediklerini, davacı tarafın dava dilekçesindeki asılsız iddialarına ilişkin tek bir somut delil sunmadığını, davacı tarafın dilekçesinde de açıkça yazmış olmasına karşın işbu davada taraf olarak ... Metal Danışmanlık İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti.'ni göstermişse de 19.10.2020 tarihli T.C. Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğü Ticaret Sicil Tasdiknamesi ile tasdik edildiği üzere davaya konu şirket nevi değişikliği sonucu ... Metal San. ve Tic. A.Ş. olduğunu, her ne kadar davacı taraf, tür değişikliğine dair genel kurul kararının iptali için Bursa 3. Asliye Ticaret Mah. 2020/857 E. sayılı dava açmışsa da söz konusu davanın istinaf incelemesinde olduğunu, müvekkili şirketin hali hazırda Anonim Şirket olduğunu, Limited Şirketlere yönelik haklı sebeple ortaklıktan çıkma düzenlemeleri Anonim Şirketler için uygulanamayacağını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda haklı nedenle ortaklıktan çıkma durumu anonim şirketlerde düzenlenmemiş olduğundan iş bu davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın iş bu davadaki asılsız ve kötü niyetli iddialarının tümünü yazarak müvekkili şirkete Özel Denetçi tayin edilmesi talebiyle Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2020/822 E. sayılı davasını açmış olduğunu, söz konusu davada Mali Müşavir-Bağımsız Denetçi ... tarafından düzenlenen 12/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafın iddialarının tümünün asılsız olduğunun tespit edilmiş olduğunu, haksız ve dayanaksız açılan işbu davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
Bursa 3. ATM'nin 2020/857 E.- 2021/977 K. Sayılı kararı, Arabuluculuk tutanağı, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava,davacının haklı nedenlerle şirket ortaklığından çıkma koşullarının oluşup oluşmadığının tespitine ilişkindir.
Mahkememizce dosyanın 1 SMMM bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, aldırılan 12/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı şirketin 2022 yılı ticari defterlerini T.T.K’nun 64. Ve 67. İle 213. Sayılı
V.U.K.’nun 182. ve 225.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak elektronik ortamda tuttukları, Maliye Bakanlığınca yapılan düzenlemeler sonucunda elektronik ortamda tutulan defterler için 1 ve 2 seri nolu elektronik defter genel tebliğinde yapılan açıklamalar çerçevesinde noter tasdikinin gerekmediği yerine geçecek berat oluşturma işleminin yapılmış olduğu, 2022 yılları defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve
Kurallarına uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturacak özellikte olduğu, davalı şirketin ortakları arasında ciddi anlaşmazlıkların olduğu anlaşılmakla birlikte davalı şirketin dava tarihi itibariyle faaliyetinin devam ettiği bu durumda ortaklıktan çıkma ya da çıkarılma hakkında TTK’nın 549/1-4. maddesi bağlamında haklı sebep olarak sayılan hallerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin Sayın Mahkemenin taktirinde olduğu, şirketin 2022 yılı 3.dönem (30.09.2022 tarihli) bilanço ve gelir tabloları incelenmiş olup şirketin aktiflerinde stok, tesis-makine-cihaz, demirbaş, taşıtların olduğu tespit edilmiş
olup ortaklıktan çıkma payı hesaplanırken şirketin aktiflerindeki varlıklarının rayiç (güncel) bedellerinin tespit edilerek hesaplama yapılması gerektiği, hal böyleyken rayiç bedellerin konusunda uzman bir bilirkişi tarafından belirlendikten sonra ortaklıktan çıkma payının hesaplanabileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce mahalinde keşif yapılmasına karar verilmiş, refakate önceki SMMM bilirkişinin yanına 1 Makine Müh. Bilirkişi alınmasına, bilirkişilerden dava dilekçesinde ibraz edilen usulsüzlüklerin tek tek incelenmek suretiyle iddiaların doğru olup olmadığı hususunda ve keşif tarihi itibariyle davacının ayrılma akçesinin hesaplanması hususunda rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Alınan 04/07/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davalı şirketin 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerini T.T.K’nun 64 ve 67 ile 213 sayılı V.U.K.’nun 182 ve 225.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak elektronik ortamda tuttukları, Maliye Bakanlığınca yapılan düzenlemeler sonucunda elektronik ortamda tutulan defterler için 1 ve 2 seri nolu elektronik defter genel tebliğinde yapılan açıklamalar çerçevesinde noter tasdikinin gerekmediği yerine geçecek berat oluşturma işleminin yapılmış olduğu, 2022 yılları defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturacak özellikte olduğu, davalı şirketin ortakları arasında ciddi anlaşmazlıkların olduğu anlaşılmakla birlikte davalı şirketin dava tarihi itibariyle faaliyetinin devam ettiği bu durumda ortaklıktan çıkma ya da çıkarılma hakkında TTK’nın 549/1-4. maddesi bağlamında haklı sebep olarak sayılan hallerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin Sayın Mahkemenin taktirinde olduğu, Şirketin 31.05.2023 bilanço ve gelir tabloları incelenmiş olup şirketin aktiflerinde, tesis- makine- cihaz, demirbaş, taşıtların rayiç bedelleri tespit edilmiş olup bilançoda yerine
konularak rayiç bilanço düzenlendiği, rayiç bilançoya göre davalı şirketin öz sermayesinin 21.860.113,92 TL olduğu, davalı şirket sermayesinin toplam 84.000 Adet paya ayrılmış olduğu ve bu payın toplam
% 10’una tekabül eden 8.400 adet payın davacı tarafa ait olduğu, davacının net ayrılma akçesi tutarının 2.186.011,39 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
Davacı, haklı sebeplerle davalı anonim şirketin ortaklığından çıkmak istemektedir.
Dava dilekeçesinde davalı olarak limited şirket gösterilmiş ise de parantez içinde anonim şirket olarak yazıldığından ve anonim şirket vekili davaya vekalet sunduğundan davanın doğru hasma yöneltilmiş olduğu kabul edimiştir.
Davalı şirket limited şirketi iken 10/10/2020 tarihli genel kurul toplantısında anonim şirkete dönüşme kararı alınmış ve bu karar 19/10/2020 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiştir.
Hernekadar Bursa 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/857 esas sayılı dosya ile ne'vi değişikliğine ilişkin kararın iptali talepli açılan dava kabul olmuş ise de karar istinaf edilmiş olup henüz kesinleşmemiştir. Dolayısıyla davalı şirket halen anonim şirket statüsündedir.
Türk Ticaret Kanununda limited şirketlerde olduğu gibi anonim şirket ortaklığından haklı nedenlerle çıkma hususu düzenlenmemiştir. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
-
Davanın reddine,
-
Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 269,85. TL harçtan peşin alınan 80,70. TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15. TL harcın davacıdan tahsiline,
-
7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A. 12. 13 maddeleri uyarınca 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye ödenmesine,
-
Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-
Davalı yararına ölçümlenen 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Karar kesinleştiğinde taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25/10/2023
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Katip ...
¸e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:10