Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/409 E. 2024/949 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/409
2024/949
18 Eylül 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
RED
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2024/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 22/04/2024
KARAR TARİHİ : 18/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : Davacı ...'nün %16 oranındaki hissesi ile; ..., ..., ... ve ... ile birlikte davalı ... İpek Tekstil Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nde hissedar olarak bulunduğunu, ...'nin şirket hissedarı olduğunun şirketin 09/06/2020 tarihinde gerçekleştirilen 2018 ve 2019 yılına ait Olağan Genel Kurul toplantısında öğrenildiğini, davacının şirketin diğer ortakları ile yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle davalı şirkette fiili olarak görev alamadığını, 2013 yılından bu yana şirket merkezinde ve diğer yerlerde yapıldığını sonradan öğrendiğini, Genel Kurul toplantılarına katılım sağlayamadığını, 13/05/2014 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağı'na göre ... tarafından, ...'ye hisse devri yapıldığını, aynı tarihli hisse devir sözleşmesi ile bu toplantının gerçekleştirildiğini, davacının da toplantıya katılmışcasına Hazirun Listesinde ve Toplantı Tutanağı'nda imzaları mevcut göründüğünü ancak bahse konu imzaların davacının eli ürünü olmadığını, davacının hisse devrine ilişkin hiçbir işlemden haberdar edilmediğini, ...'nin pay sahipliğinin onaylandığı genel kurula ilişkin olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, Savcılık dosyasında alınan bilirkişi raporunda toplantı tutanağında bulunan imzanın davacı ...'nün eli ürünü olmadığına ilişkin rapor düzenlendiğini ileri sürerek Davalı şirketin 13/05/2014 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Kararın yok hükmünde olduğunun- yokluğunun tespitini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacının paydaş ...'nin şirketin hissedarı olduğunu 09.06.2020 tarihinde öğrendiğine yönelik beyanının doğru olmadığını, yapılan hisse devir sözleşmesinin usulüne uygun olduğu ve Ticaret Sicilinde ilan edildiğini, şirketin ortaklık yapısı ve yetkililerinin kim olduğu hususlarının yapılan ilanlarda açıkça yazılı olduğunu, davacının şirketin 2013 tarihinden sonraki genel kurullarına katılım sağlamadığı ve genel kurulların çağrısız yapıldığına yönelik iddianın dava ile ilgisinin olmadığını, ...'nün paylarının bir kısmını ...'ye devrine yönelik hisse devir sözleşmesi noterden yapıldığı için bu konuda her hangi bir tartışma bulunmadığını, 13.05.2014 tarihli genel kurul toplantısı yasanın aradığı toplantı ve karar nisaplarına uygun olduğunu, davacının şirkette %16 paydaş olup, gerek toplantı nisabı gerekse de karar nisabını etkileyecek bir hissedar olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe:
Dava davalı şirketin 13/05/2014 tarihinde yapılan genel kurulun iptali yahut butlanının tespiti istemine ilişkindir.Mahkememizce davalı şirketin sicil özeti ile 13/05/2014 tarihli genel kuruluna ilişkin toplantı tutanağı, hazirun cetveli ve diğer belgeler celp edilmiştir.Davalı şirketin sicil özeti incelendiğinde davalı şirkette ..., ..., ..., ... ve ...'nün paylarının bulunduğu, ... ile ...'nün şirkette münferiden temsili yetkili müdür olarak bulunduğu, ...'yun ise sınırlı yetkili olarak şirkette görevinin bulunduğu anlaşılmaktadır.Davalı şirketin 13/05/2014 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde yapılan genel kurul toplantısına ..., ..., ..., ... ve ...'nin katıldığı, genel kurul toplantısında ...'nün şirkette mevcut 33.000 adet hisse karşılığı 1.650.000,00 TL kıymetindeki sermayesini ...'ye devrettiği, hisse devir işleminin de ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı görülmektedir.Davacı taraf dava dilekçesinde 13/05/2014 tarihli genel kurulda bulunmadığı, genel kurul tutanağında bulunan imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek 13/05/2014 tarihli genel kurulun iptalini talep etmiştir.Davalı taraf ise davacının şirkette %16 paydaş olduğunu, toplantı nisabı ve karar nisabını etkileyecek bir durumda bulunmadığını, 13/05/2014 tarihli genel kuruldan sonra başkaca genel kurulların da yapıldığını, davacının bu genel kurullarda daha önceki genel kurulda yapılan devre ilişkin bilgisinin de bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.Bilindiği üzere kanun koyucu TTK'nun 445. ve 446. Maddesinde genel kurul kararlarının iptalini düzenlemiştir. 447. Maddesi ise genel kurul kararlarının butlanını düzenleyen maddedir. Yokluk hali ise yasada düzenlenmemiştir. Ancak; doktrin ve uygulamada genel kurulun kurucu unsurlarında bir eksiklik var ise; yokluk halinin bulunduğu kabul edilmektedir. Eldeki dava iptal yahut butlan değil yokluk iddiasına dayalıdır. Genel Kurul incelendiğinde; toplantıda yalnızca hisse devrinin onaylandığı ve hisse devri sonucu hissedarlık yapısının toplantı tutanağında gösterilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Genel kurulun tutanağının 2 numaralı kararında ...'nun 33.000 Adet hissesini ...'ye devrettiği anlaşılmaktadır. Hazirun cetveli incelendiğinde 4 ortağında toplantıda hazır gösterildiği hepsi tarafından hazirun cetvelinin imzalandığı anlaşılmaktadır.Genel Kurul toplantısı yapılması istendiğinde yönetim kurulu tarafından genel kurul yapılmasına ilişkin usulünce karar alınıp çağrı merasimine de uyulmak suretiyle genel kurul toplantısı gerçekleştirilmelidir. Yönetim kurulunca karar alınmaksızın ve hiç bir kimseye çağrı yapılmaksızın yapılan genel kurul toplantısı yoklukla malul olacaktır. Çağrısız genel kurul ancak bütün ortakların katılımıyla gerçekleştirilebilir.Eldeki genel kurulda hiç çağrı yapılmadığı, çağrısız toplantı prosedürünün uygulandığı görülmektedir, bu hususta taraflar ihtilaflı değillerdir.
Çağrısız genel kurulda toplantı yeter sayısı oy birliğidir, bu oybirliği toplantının başından sonuna kadar mevcut olmalıdır, yukarıda da belirtildiği üzere genel kurul toplantıları yönetim kurulu tarafından karar alındıktan sonra gerçekleştirilir, böyle bir karar alınmadan toplantı yapılmış ise yokluk müeyyidesi uygulanır. Çağrısız toplantıda toplantı yeters sayısı oybirliği olduğundan davacının imza inkarı bu oybirliğini bozacaktır. Bu durumda davacının imza inkarı karşısında grafolojik araştırma yapılmasının gerekip gerekmediği tartışılmalıdır. Söz konusu genel kurul 2014 yılında yapılmış, davacı tarafından eldeki dava açılana kadar bu duruma sessiz kalınmıştır, genel kurul toplantısında alınan karar hisse devrinin onaylanmasına yöneliktir, Ltd Şti'nin hisse devirleri TTK'nın 595.maddesine göre payın devrine yönelik işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onaylanır.Söz konusu hisse devrinin 13/05/2014 tarihinde ... 11.Noterliğinde gerçekleştirildiği TTK'nın 595.maddesine uygun bir hisse devri olduğu anlaşılmaktadır.TTK 595/2.maddesine göre şirket sözleşmesinde aksi ön görülmemişse esas sermaye payının devri için ortaklar genel kurulunun onayı şarttır, devir bu onayla geçerli olur. Aynı maddenin 7.fıkrasına göre başvurudan itibaren 3 ay içerisinde genel kurul reddetmediği takdirde onay vermiş sayılır. Yasa hükümlerinden de anlaşılacağı üzere davalı şirketin hisseyi devralan ortağın başvurusu üzerine genel kurul tarafından 3 aylık süre içerisinde red yönünde bir karar verilmediği takdirde hisse devri zaten onaylanmış sayılacaktır. Davalı şirketin hisse devrini kabul ettiği görülmektedir, red yönünde bir irade olmadığı genel kurul toplantı tutanağından da anlaşılmaktadır. Söz konusu genel kurul toplantısı ve kararı olmasaydı dahi şirketin iradesi red yönünde olmadığından 3 ay içerisinde reddedilmeyerek ortaklığa şirket onayı zaten gerçekleşecek idi. Dolayısıyla davacının 10 yıllık bir süreden sonra eldeki dava ile yokluk halinin ileri sürmesi MK madde 2'ye aykırı kabul edilmiştir. Yokluk için herhangi bir süre şartı aranmamaktadır, yokluk hali ileri sürülmese bile bir davada hakim resen dikkate alınır. ancak yerleşik ... uygulaması yokluk halinin MK madde 2'ye aykırı olarak ileri sürülemeyeceğini yerleşik uygulama olarak kabul etmektedir. ... 11.Hukuk Dairesi 11/03/2021 tarih 2019/... esas 2021/ karar sayılı ilamında da uyuşmazlığa konu olayda şirket müdürünün 10 yıllığına seçildiği, davacının yaklaşık 4 yıllık süre zarfından şirkete yeniden temsilci tayin edilip edilmediği hususunda bilgi sahibi olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olması ve basiretli bir tacirden beklenemeyeceği dikkate alınarak 01/04/2010 tarihli toplantıda alınan kararların yokluğun ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ve hukuken korunamayacağı ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta da zaten başvurudan sonra 3 ay içerisinde reddedilmeyen hisse devrine onay verilmiş sayılacağından davacının başından beri ortağı bulunduğu şirketin 2014 yılından beri haberdar olmayışının ileri sürülmesi hayatın olağan akışına da uygun olmayacağından 10 yıllık süre sonrasında açılan eldeki davada tipik anlamda hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Bu sebeple genel kurul toplantısındaki hazirun cetvelindeki imzanın davacıya aidiyetinin araştırılması yargılama dosyası bakımından sonuca etkili bir yönü bulunmamaktadır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
-
Davanın REDDİNE,
-
Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına
-
Davalı taraf kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
-
Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Yargı Yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/09/2024
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58