Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1014 E. 2024/838 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1014
2024/838
18 Temmuz 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI :
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 05/10/2023
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davalı 'in maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç arasında 22/05/2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, gerçekleşen kazada davalının tam kusurlu olduğunu, yukarıda açıklanan nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere yargılama esnasında tespit edilecek alacağı tamamlamak kaydıyla; müvekkiline ait ... plakalı araçta oluşan şimdilik 100,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihi olan 22.05.2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (Sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) ile vekil edene ödenmesine, müvekkiline ait ... plakalı aracın tamir süresince kullanılamadığından dolayı araç mahrumiyet zararına ilişkin şimdilik 100,00 TL'nin arabuluculuk son tutanak tarihi olan 15/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'ten tahsili ile vekil edene ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile vekil edene ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi cevap dilekçesinde özetle; yetki ve görev itirazlarının olduğunu, dava konusu talebin muaccel haline gelmediğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğu yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; öncelikle görevsizlik itirazları kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazlarının kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevapları dikkate alınarak usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevapları dikkate alınarak esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Deliller; ... Merkezi Müdürlüğü'ne, ... Sigorta A.Ş.'ye yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır. Makine Mühendisi ve Adli Trafik Bilirkişilerinin Raporunun Sonuç Kısmı: "Trafik kazası sonucu; bakiye değer kaybı, onarım süresince araçtan mahrumiyet ve bakım ve yıpranma bedeli hesaplandığında davacıda toplam 16.382,77 TL (Onaltıbinüçyüzsekseniki Türk Lirası, Yetmişyedi Kuruş) zarar-ziyan oluşmuştur. " şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Eldeki davaya konu trafik kazası ile ilgili somut değerlendirmeye yer vermeden önce, davalıların sorumluluğunun hukuki temeli ile ilgili kısa açıklamalara değinmekte fayda vardır. Trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararlardan; sürücü TBK m.49'da ifadesini bulan haksız fiil hükümlerine göre, işleten ise KTK m.85'te ifadesini bulan tehlike sorumluluğu hükümlerine göre, sigorta şirketi ise KTK m.91 hükmü gereğince sözleşme hükümlerine göre sürücünün kusuru oranında müteselsilen sorumludur. Burada dikkat edilmesi gereken husus, işleten ve onun sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin sürücünün kusuru oranında zarardan sorumlu olmalarıdır. Araç sürücüsünün kusursuz olması halinde, sürücü haksız fiil hükümlerine göre zarardan sorumlu olmayacağından işleten ve sigorta şirketinin de zarardan sorumlulukları doğmayacaktır. Bu bağlamda davamıza konu trafik kazasında, kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının belirlenmesi; sürücü, işleten ve sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi yönünden önem arz etmektedir. Bu açıklama ışığında dosyamıza konu trafik kazası değerlendirildiğinde, mahkememizce kusur ve zarar raporu alınmıştır. Bilirkişi raporunun kusur tespiti bölümünde; sürücü ...'ın kavşaklarda geçiş önceliği kuralına uymadığı, davacının ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı tespit edilmiştir. Davalının % 75, davacının ise % 25 kusurlu olduğu raporda belirtilmiştir. Kusur tespiti kazanın oluş şekline ve kaza ile ilgili tutulan belge delillerine uygun olduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır.
... yerleşik uygulamasına göre değer kaybının belirlenmesi, aracın kaza tarihinde hasar görmemiş ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılması halinde meydana gelecek olan ikinci el piyasa değeri arasındaki fark kriterine göre yapılmalıdır. Davaya konu ... plakalı aracın kilometresi, kaza tarihinden önce tramer hasar kayıtları ve davaya konu kaza sonrasında araçta parça değişimlerinin olması araçta değer kaybı olacağını göstermektedir. Bilirkişi raporunda; davacının aracında 40.000,00 TL değer kaybı oluşacağı hesaplanmıştır. Davacının kazadaki kusuru dışında kalan davalı sürücünün % 75'lik kusuruna isabet eden tutar 30.000,00 TL'dir ve sigorta şirketinin yaptığı 21.416,59 TL'lik değer kaybı ödemesi düşüldüğünde davacının aracında 8.583,41 TL'lik ödenmemiş değer kaybı kaldığı hesaplanmıştır. Her ne kadar bilirkişi raporunda hesaplama yanlış yapılmış ise de mahkememizce söz konusu hesap hatasına dair ek rapor alınmadan davacı tarafından ıslah dilekçesi sunulduğundan ilgili hesaplama mahkememizce yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Araç mahrumiyet zararı ile ilgili olarak; davacının aracının oluşan hasar durumuna göre objektif onarım süresi 10 gündür ve davacının aracının günlük kiralama bedeli olan 400,00 TL dikkate alınarak yapılan hesaplamada davacının 4.000,00 TL araç mahrumiyet zararı olduğu hesaplanmıştır. Ancak, davacının bu süre içerisinde yapmaktan kurtulduğu yakıt giderinin de zarardan düşülmesi gerçek zarar ilkesine uygun olacağından davacının 3.260,29 TL araç mahrumiyet zararı olacağı anlaşılmıştır. Davacı ıslah dilekçesi sunmuş ve ıslah dilekçesi davalılara tebliğ edilmiştir.
Davalı sigorta şirketinin araç mahrumiyet zararından sorumlu olmaması hususuna dikkat edilmiş ve davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 07/07/2023 tarihinden itibaren yasal faize hükmolunmuştur. Davacının, KTK m.97 gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerekir. Trafik kazasından kaynaklı; sigorta şirketlerine karşı açılan davaların KTK m.97 gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığına dair; BAM 20. HD. 2024/ Esas ve 2024/ Kararında aynen, "6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. ( 4. Hukuk Dairesinin 2021/ Esas, 2022/ Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur." şeklinde, KTK m.97 sebebiyle sigorta şirketine karşı açılan davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı ve zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle eldeki davada zorunlu arabulucuya ödenen ücretin davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
-
Değer kaybı yönünden; 8.583,41 TL değer kaybının, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 07/07/2023 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 22/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-
Araç mahrumiyet zararın yönünden; 2.445,21 TL araç mahrumiyet zararının, kaza tarihi olan 22/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak, davacıya verilmesine,
-
Hüküm tarihi itibariyle değer kaybı yönünden alınması gereken 586,33 TL karar ve ilam harcından; değer kaybı için yatırılmış 134,92 TL peşin harç ve 236,31 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 215,10 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, hazineye irat kaydına,
-
Hüküm tarihi itibariyle araç mahrumiyet zararı yönünden alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından; araç mahrumiyet zararı içi yatırılmış 134,93 TL peşin harç ve 40,09 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 252,58 TL karar ve ilam harcının davalı ...'ten alınarak, hazineye irat kaydına,
-
Davacının değer kaybı için yatırdığı 134,92 TL peşin harç ve 236,31 TL ıslah harcı toplamı olan 371,23 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
-
Davacının araç mahrumiyet zararı için yatırdığı 134,93 TL peşin harç ve 40,09 TL ıslah harcı toplamı olan 175,02 TL'nin davalı ...'ten alınarak, davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 486,50 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 4.756,35 TL yargılama giderinden; davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.201,49 TL yargılama giderinin davalı sigorta şirketinin 2.491,67 TL ile sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı değer kaybı yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 ve m.13/2 hükümlerine göre hesaplanan 8.583,41 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
-
Davacı araç mahrumiyet zararı yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 ve m.13/2 hükümlerine göre hesaplanan 2.445,21 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak, davacıya verilmesine,
-
Davalı sigorta şirketi reddolunan değer kaybı talebi yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 ve m.13/2 hükümlerine göre hesaplanan 5.354,14 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı sigorta şirketine verilmesine,
10-Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı anlaşılmakla; 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 3.200,00 TL'nin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
11-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
12-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; kabul edilen ve reddedilen miktarların istinaf sınırının altında kalması sebebiyle HMK m.341 gereğince kesin olmak üzere karar verildi.18/07/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01