Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/656 E. 2024/813 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/656
2024/813
16 Temmuz 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2024/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALILAR:1- ... - ...
2. ... . ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/07/2024
KARAR TARİHİ : 16/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; 13/06/2019 tarihinde ... plaka sayılı aracın müvekkiline çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, yaşanılan kazada ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurunun olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkili ... için 150.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan kaza tarihi 13/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faiz, yargılama gideri ve ücret-i vekalet ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Ticari davaların hangi davalar olduğu TTK m.4'te tanımlanmış ve belirlenmiştir. Bu maddeye göre ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK.nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK.nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki davada davalılardan ... ile ilgili kasten yaralamadan hüküm verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Öncelikle ifade edilmesi gereken husus eldeki davada, sigorta şirketine karşı bir husumet yöneltilmemiştir ve bu sebeple davanın mutlak ticari dava olduğunu söyleyebilmeye olanak yoktur.
Davanın nisbi ticari dava olabilmesi için ise her iki tarafın tacir ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekmektedir.
Davacı kazazedenin bulunduğu araca, davalı ...'in kullandığı araç ile çarpması sonucunda, davacının cismani zarara uğradığı ve davalının bu elemini kasten ika ettiği iddia edilmektedir. Davacının vergi kaydına bakıldığında vergi mükellefiyetinin olmadığı ve ticari işletmesinin olmadığı anlaşılmaktadır. Keza davacı bulunduğu araçta yolcu konumundadır ve söz konusu aracın da maliki değildir. Bu bağlamda davacının içerisinde bulunduğu ... plakalı aracın ticari amaçla kullanılması davayı tek başına ticari dava yapmaz. Davacıya çarpan aracı kullanan ...'in vergi kaydına da bakıldığında ...'in de ticari işletmesinin ve vergi mükellefiyetinin olmadığı görülmektedir. Söz konusu bu aracın maliki de yine ... değildir. Bu aracın da ticari amaçla kullanılması davayı tek başına ticari dava yapmaz. Zira, iddianın ileri sürülüş biçiminden davacının kasten yaralamaya maruz kaldığı iddia edildiğinden eldeki davaya konu haksız fiilin KTK anlamında bir trafik kazası olup olmadığı da ayrıca bir tartışmayı gerektirecektir. Tüm bu açıklamalar ışığında; davanın mutlak ticari dava olmadığı, davacının tacir olmadığı ve nisbi ticari davanın şartlarının eldeki davada vücut bulmadığı anlaşılmakla; aşağıdaki şekilde görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
-
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1. c maddesi gereğince, davanın görevli mahkemede açılmadığı ve mahkemelerin görevinin dava şartı olduğu anlaşılmakla; dava şartı noksanlığı nedeniyle, HMK m.115 uyarınca, DAVANIN USULDEN REDDİNE,
-
... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğunun tespitine,
-
HMK m.20 gereğince; taraflardan birinin, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde, mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde; dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde, dava dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin taraflara ihtarına, (ihtar edildi)
-
Harç ve yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi gereğince yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
-
Davanın yazılı yargılama usulüne göre yürütülmesi ihtimali gözetilerek; mahkememizce usul ekonomisi gereğince tensiben görev dava şartı gözetildiğinden dilekçeler teatisinin görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesince tamamlatılmasına,
-
Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01