Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1026 E. 2024/797 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1026
2024/797
11 Temmuz 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/10/2023
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 03/10/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya ait ... plaka sayılı araçta meydana gelen maddi hasar sonucu oluşan 100,00 TL hasar farkı bedeli, 100 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; görev ve yetki itirazlarının olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, dava konusu talebin muaccel olmadığını, dava konusu taleplerin zaman aşımına uğradığını, açıklanan nedenlerle davanın öncelikle görevsizlik itirazlarının kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazları kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevapları dikkate alınarak usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevapları dikkate alınarak esastan reddine yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller; ... Merkezi Müdürlüğü'ne, ... Sigorta Anonim Şirketi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır. Makine Mühendisi ve Adli Trafik Bilirkişilerinin Müşterek Raporlarının Sonuç Kısmı: "1–) ... Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü ...'ın: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda; Karayolları Trafik Kanunu’nun (46/b, c), Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin (94/A–b, c) ve (157/a–7) maddeleri ile, aynı kanunun '' Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti Ve Asli Kusur Sayılan Haller '' başlıklı (84/g) '' Şeride Tecavüz Etme '' maddesini ihlal ettiğinden % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, 2–) ... Plaka Sayılı Kamyonet Sürücüsü ...'ın: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda; Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin herhangi bir maddesini ihlal etmediğinden atfı kabil kusuru olmadığı, 3–) Detayları yukarıda belirtildiği üzere, dava konusu ... plaka sayılı kamyonetin, 03.10.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle, hasarlarından dolayı, hasar tarihi itibariyle, - Davacının aracı ile ilgili ödenmiş hasar bedeli düşüldükten sonra ödenmemiş hasar bedeli olmadığı, - Değer kaybı ödemesi düşülerek davacının aracı için ödenmemiş bakiye ise: 10.000,00 TL değer kaybı – 2.130,35 TL. ödenen değer kaybı bedeli: 7.869,65 TL olduğu kanaatimizdir şeklindedir." şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı talebine ilişkindir.Davaya konu trafik kazası, 03.10.2021 tarihinde gerçekleşmekle birlikte, somut olaya uygulanacak hükümler ve davalının sorumluluğunun hukuki temeli hakkında bazı açıklamalar yapmak gerekmektedir.Trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararlar bakımından sürücü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi ve devamında yer alan haksız fiil hükümlerine göre; aracın işleteni 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesine göre; sigorta şirketi ise anılan Kanun'un 91. maddesi çerçevesinde sözleşme hükümleri gereğince sürücünün kusuru oranında ve müteselsilen sorumlulardır. Dolayısıyla işleten ve onun sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketi, sürücünün kusuru oranında sorumlu olmakla birlikte; araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı durumda sürücünün haksız fiil hükümleri çerçevesinde meydana gelen zarardan sorumluluğu doğmayacağından işleten ve sigorta şirketinin de meydana gelen zarar bakımından sorumluluğu söz konusu olmayacaktır. Bu hususlar muvacehesinde davaya konu trafik kazası bakımından kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının belirlenmesi sürücü, işleten ve sigorta şirketinin sorumluluğunun tespiti bakımından önem arz etmektedir.Yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde davaya konu trafik kazası bakımından kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının tespiti ile araçta oluşan değer kaybı miktarının tespiti için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'ın davaya konu trafik kazasının oluşumunda Karayolları Trafik Kanunu'nun Şeride Tecavüz Etme maddesini ihlal ettiğinden %100 oranda kusurlu olduğu, davacı ...'ın ise atfı kabil kusurunun olmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda yer alan kusur tespiti, kazanın oluş şekline ve kazaya dair tutulan belgelere uygun olduğundan kusur belirlemesi hükme esas alınmıştır. Davacının aracında oluşan hasarlar dikkate alındığında ödenen hasar bedelinin eksik olup olmadığı bilirkişi raporunda tartışılmış ve davacıya ödenen hasar bedeline göre ödenmemiş hasar bedeli olmadığından davacının hasar talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. ... yerleşik uygulamasına göre değer kaybının belirlenmesi, aracın kaza tarihinde hasar görmemiş ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılması halinde meydana gelecek olan ikinci el piyasa değeri arasındaki fark kriterine göredir. Davaya konu ... plakalı aracın kilometresi, kaza tarihinden önce tramer hasar kayıtları ve davaya konu kaza sonrasında araçta parça değişimlerinin olması araçta değer kaybı olacağını göstermektedir. Bilirkişi raporunda; davacının aracında 10.000,00 TL değer kaybı oluşacağı hesaplanmış ve davalı sigorta şirketinin yaptığı ödemenin mahsubu sonrasında davacının aracında ödenememiş bakiye 7.869,65 TL değer kaybı olduğu hesaplanmıştır. Davacı vekili, talebini bedel artırım dilekçesi sunarak dava değerini toplamda 7.869,65 TL tutarına çıkartmış; işbu dilekçe davalıya tebliğ edilerek savunma imkanı tanınmıştır.
Sonuç olarak; davalı sigorta şirketinin sigortaladığı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacını aracında ödenmemiş hasar bedeli olmadığı, ancak davacının aracında ödenmemiş değer kaybı olduğu kanaatiyle aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının, KTK m.97 gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerekir. Trafik kazasından kaynaklı; sigorta şirketlerine karşı açılan davaların KTK m.97 gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığına dair; BAM 20. HD. 2024/ Esas ve 2024/ Kararında aynen, "6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. ( 4. Hukuk Dairesinin 2021/ Esas, 2022/ Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur." şeklinde, KTK m.97 sebebiyle sigorta şirketine karşı açılan davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı ve zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle eldeki davada zorunlu arabulucuya ödenen ücretin davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
-
Davacının hasar bedeli talebinin reddine,
-
Değer kaybı yönünden; 7.869,65 TL değer kaybının, temerrüt tarihi olan 07/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
-
Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 537,57 TL karar ve ilam harcından; 269,85 TL peşin harç ve 132,70 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 135,02 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 132,70 TL tamamlama harcı toplamı olan 402,55 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 3.600,00 TL bilirkişi ücreti ve 356,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 4.225,85 TL yargılama giderinden; davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.172,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı kabul olunan değer kaybı yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 ve m.13/2 hükümlerine göre hesaplanan 7.869,65 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
-
Davalı reddolunan hasar bedeli yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 ve m.13/2 hükümlerine göre hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
-
Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı anlaşılmakla; 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
-
HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
10-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; kabul edilen ve reddedilen miktarların istinaf sınırının altında kalması sebebiyle HMK m.341 gereğince kesin olmak üzere karar verildi. 11/07/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01