Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1315 E. 2024/659 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1315
2024/659
4 Haziran 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 22/11/2022
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin metal işleme ve mühendislik alanlarında faaliyet göstermekte olduğunu, ...'da bulunan dava dışı ... unvanlı müşterisine ulaştırılmak üzere ... konşimento numaralı, 470,860 kg ağırlıklı ve 11.076,31 ... bedelli gönderisini davalı taşıyıcı firma (eski unvanı ile) ... Taşımacılık Tic. Ltd. Şti'ne 01.03.2022 tarihinde üstüne düşen bütün sorumlulukları yerine getirerek teslim ettiğini, devam eden süreçte gönderisini kargo takip ekranı üzerinden takip eden müvekkili şirket yetkilisinin gecikme üzerine firma ile iletişime geçtiğini, davacının kayıp sevkiyattan dolayı müşterisinin çok zor durumda kaldığını, 11.076,31 ... bedelli gönderisinin kaybedildiği, davacının bu kayıp dolayısıyla pek çok maddi ve manevi zararı doğduğunu, davacının müşterisine zamanında teslimat yapamadığından müşterisinin de mağdur olduğunu,11.076,00 ... kayıp gönderi bedeli olmak üzere, acil üretim nedeniyle hammadde temini, tezgah aparatları, üretim, dış fason işlemleri, nakliye ve benzeri ilave masrafları doğduğunu, davacının zaten dolu olan tezgahında acil üretim nedeniyle diğer müşterilerinin parçalarını durdurmak zorunda kaldığını, dolayısıyla diğer müşterilerinde de hat duruşu ve memnuniyetsizlikler doğduğunu ileri sürerek davanın kabulünü talep etmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu gönderinin varış adresinin ... olması nedeniyle söz konusu ilişkinin uluslararası bir taşıma ilişkisi olduğunu, davalı şirketin söz konusu ilişkide uluslararası taşıyıcı olduğunu, gönderinin geliş-varış yeri devletlerinin uluslararası sözleşmelere tabi olması ile uyuşmazlığın çözümünde ... (“CMR”) uygulanacağını, ...’nun 1. maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu ... konşimento numaralı gönderinin ... çıkışlı ... varış adresli olması nedeniyle uluslararası taşımacılık ilişkisi söz konusu olduğunu, uyuşmazlığın çözümünde CMR Konvansiyonun uygulanacağını, davalı şirket’in ağır kusuruna ilişkin iddia ve beyanları gerçeği yansıtmadığını, taşıyıcının kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiğini ispat yükünün davacıda olduğunu, bu nedenle davalının ağır kusurdan söz edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Deliller; Karayolu Taşımacılığı Uzmanı Bilirkişi, Makine Mühendisi Bilirkişi ve Ticaret Hukukunda Uzman Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişilerin Müşterek Raporlarının Sonuç Kısmı: "2.1. 4.1. ... 1. Maddesi uyarınca dava konusu uyuşmazlığıa CMR knvansiyonu hükümleri uygulanacağı, 4.2. Dava konusu eşyaların davalı taşıyıcıya 01/03/2022 tarihinde teslim edildiği ancak konişmentoda teslimat süresinin ya da tarihinin belirlenmediği buna göre 60 günlük sürenin sonunda 01/05/2022 tarihinde sözleşmenin 20. Madesi uyarınca ziya karinesi doğduğu, dava konusu eşyanın davalı taşıyıcı nezdinde kaybolduğu ve tam ziyaya uğradığı, 4.3. CMR konvansiyonun 17. Maddesi uıyarınca taşınan aşyanın ziyaya uğraması halinde eşyanın ziyaya uğramasında sorumluluğunun bulunmadığını ispat külfeti taşıyana ait olduğu, dava dosyasında davalı taşıyıcı şirket tarafından kusursuzluğu yönünde herhangi bir somut olgu ya da delil ileri sürülmediğinden davalı taşıyanın dava konusu aşyanın ziyaya uğramasından sorumlu olduğu, 4.4. Yerleşik ... kararları uyarınca taşıyıcının gönderilen eşyanın ziyaya uğraması ve/veya kaybolması hakkında hiç bir açıklama getirememesi taşıyıcının konvansiyonun 29. Maddesi anlamında ağır kusurlu olduğunun kabulünü gerektirdiği, davalı taşyıcının eşyayı ...’da teslim aldığı ancak hiç bir sebep gösterilmeden eşyanın gönderilene teslim edilmediği, söz konusu kayıp malzemelerin davalı şirketin “Pervasızca hareket “ kapsamında kayıp edildiği ve davalının ağır kusurlu, davacı şirketin zararını tam olarak kaşılamakla yükümlü olduğu, 4.5. Bu kapsamda davacı şirketin zararının 11.076,31 ... olarak hesaplandığı, davalı taşıyan şirketin 08/09/2022 tarihinden itibaren CMR'nin 27. maddesinde belirtilen % 5 faiz oranını geçmemek üzere 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince ... üzerinden açılan bir yıllık mevduata uygulanan faiz oranı ile sorumlu olduğu, 4.6. Davacı şirketin ticari itibarı ve müşterisine karşı oluşturduğu güveni kaybı, hammadde temini, tezgah aparatları, üretim, dış fason işlemleri, nakliye gibi ilave masrafları gibi zarar iddialarını somutlaştırmadığı, bu hususlarda somut olgu ya da delil sunmadığı, bu nedenle heyetimizce ilave zarar hesaplaması yapılamadığı, 4.7. Sayın Mahkemenize seçenekli bir hesaplama sunmak üzere davalı taşıyıcının ağır kusurlu olmadığının kabulü halinde CMR Md.23 ile düzenlenmiş genel sorumluluk esaslarına göre 5.150,75 dolar bedelden 08/09/2022 tarihinden itibaren CMR'nin 27. maddesinde belirtilen % 5 faiz oranını geçmemek üzere 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince ... üzerinden açılan bir yıllık mevduata uygulanan faiz oranı ile sorumlu olacağı kanaatimizdir." şeklindedir.Karayolu Taşımacılığı Uzmanı Bilirkişi, Makine Mühendisi Bilirkişi ve Ticaret Hukukunda Uzman Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişilerin Müşterek Ek Raporlarının Sonuç Kısmı:"4.1. Kök raporda değişiklik yapılmasına yer olmadığı; 4.2. Dava konusu mallarla ilgili fatura bedelinin 11.076,31 ... olduğu, parça birim fiyatları incelendiğinde parçaların özel olduğu, fiyatların serbest piyasa koşullarına uygun olduğu , 4.3. Bu kapsamda davacı şirkeEn zararının 11.076,31 ... olarak hesaplandığı, davalı taşıyan şirkeEn 08/09/2022 tarihinden iEbaren CMR'nin 27. maddesinde belirElen % 5 faiz oranını
geçmemek üzere 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince ... üzerinden açılan bir yıllık mevduata uygulanan faiz oranı ile sorumlu olduğu, 4.4. Davacı taraindan temerrüt talebine dayanak gösterilen ilgili e-posta ile davalının temerrüte düştüğü kabul edilirse davalı şirket 11.076,31 ... zararın 11.000,00 ... kısmından 24/03/2022 tarihinde itibaren, 76,31 ... kısmında 08/09/2022 tarihinden itibaren CMR'nin 27. maddesinde belirElen % 5 faiz oranını geçmemek üzere 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince ... üzerinden açılan bir yıllık mevduata uygulanan faiz oranı ile sorumlu olacağı kanaatimizdir." şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, uluslararası kara yolu taşıması esnasında eşyanın zayi olduğu iddiasına dayalı tazminat talebine ilişkindir. Davacı taraf, taşıyıcı davalıya teslim edilen eşyanın taşıma esnasında zayi olduğunu iddia etmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının gönderdiği eşyanın taşıma esnasında kaybolup kaybolmadığının dosya kapsamından anlaşılıp anlaşılamadığı, eşyanın taşıma esnasında zıyaa uğraması söz konusu ise olaya ... hükümlerinin mi Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin mi uygulanacağı, uygulanacak mevzuat yönünden eşyanın zıyaa uğramasında davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davalının sorumluluğu söz konusu ise sorumluluğunun sınırsız olup olmadığı ya da üst sınırının ne olduğu, davalının sorumluluğunun bulunması halinde davacının davalıdan ne kadar alacağı olduğu, davacının sunduğu faturada gösterilen bedelin zayii olduğu iddia olunan eşyanın piyasa rayiçlerine göre olan bedeline uygun olup olmadığı, sunulan belgelerden temerrüt tarihinin anlaşılıp anlaşılmadığı noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizce dosya 1 kara yolu taşımasında uzman bilirkişi, 1 makine mühendisi ve 1 hesap uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor alınmıştır. Bilirkişi kök raporunda özetle; taşımanın uluslararası kara yolu taşıması olduğu ve ... hükümlerinin olaya uygulanması gerektiği, dava konusu eşyaların davalı taşıyana 01/03/2022 tarihinde teslim edildiği ve teslim tarihinden itibaren 60 ün içerisinde Konvansiyonun 20. Maddesine göre zıya karinesinin şartlarının oluştuğu, taşıyanın eşyanın zıyaa uğramadığını ispat külfeti altında olduğu, ancak bu yönde bir ispat faaliyetine girişilmediği, taşıyanın eşyanın nasıl zıyaa uğradığına dair bir açıklama getirmemesi sebebiyle Konvansiyonun 29. Maddesine göre pervasızca hareket ettiği ve sınırlı sorumluluğunun söz konusu olmadığı, faizin Konvansiyonun 27. Maddesi hükümlerine göre % 5'i geçmemek üzere 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre işletilmesi gerektiği, davacının zararının 11.076,31 ... olduğu belirtilmiştir. Kök raporda davacının zayi olduğunu iddia ettiği eşyayla ilgili tanzim edilen faturada yer alan bedelin piyasa koşullarına uygun olup olmadığı değerlendirilmediğinden ve temerrüt tarihine ilişkin bir belirleme yapılmadığından aynı heyetten ek rapor alınmıştır. Ek raporda özetle; davacının sunduğu faturadaki bedelin piyasa koşullarına uygun olduğu ve temerrüte ilişkin gönderilen e-mailin değerlendirmesinin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Davaya konu zayi olduğu iddia olunan eşyanın davalı taşıyana teslim edildiğine dair bir ihtilaf bulunmamaktadır. Keza sunulan belgelerden davalı taşıyana eşyanın teslim edildiği de raporda belirtildiği üzere açıkça anlaşılmaktadır. Taşımanın uluslararası kara yolu taşıması ile yapılması sebebiyle CMR Konvansiyonun uygulanması gerektiğine dair bilirkişi görüşüne mahkememizce de iştirak edilmiştir. CMR Konvansiyonun 20. Maddesine göre eşyanın gönderen tarafından taşıyana tesliminden itibaren 60. Gün içerisinde gönderilene teslim edilmemesi halinde eşyanın zıyaa uğradığı kabul edilmiş sayılır. Davalı taşıyan, eşyayı gönderilene teslim ettiğini ispat edemediğinden eşyanın zıyaa uğradığı kanaatine varılmıştır. Davalı taşıyan eşyanın nasıl ve ne şekilde zıyaa uğradığına dair bir açıklama yapamamıştır. İstikrar bulmuş ... kararlarına göre taşıyanın eşyanın nasıl ve ne şekilde zıyaa uğradığına dair bir açıklama getirmemesi halinde pervasızca davrandığı kabul edilmektedir. ... 11. HD. 2011/... Esas ve 2012/... Karar sayılı ilamında aynen, "Dava, davacı sigorta şirketince sigortalısına ödenen CMR Sözleşmesine tabi taşımadan kaynaklanan tazminatın TTK.’nun 1301. maddesi uyarınca rücuan tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece hükme esas bilirkişi raporunda CMR hükümleri yeterince değerlendirilmemiş olup, sorumluluk miktarının tespiti için ...’nun buna ilişkin sınırlı ve sınırsız sorumluluk hallerinin somut olay bakımından tartışılması gerekmektedir. ...’nun 29. maddesinde taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun hangi hallerde uygulanmayacağı gösterilmiş olup, buna göre taşıyıcı kastı veya kasta eşdeğer kusuru ile zarara sebebiyet vermesi halinde CMR'de yer alan sorumluluğunu ortadan kaldıran, sınırlandıran veya ispat yükünü tersine çeviren hükümlerden yararlanamayacaktır. Bu kusur ve kastını, TTK.nun 786. maddesinde geçen ağır kusur ve hile kavramlarını en yakın olarak karşılamakta olduğunun kabulü ile taşıyıcının bu hallerde sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı sonucuna varılmalıdır. Taşıyıcının zarara hiçbir açıklama ve neden getirememiş olması, kendisinin karine olarak hasarın oluşumunda ağır kusurlu olduğu dolayısı ile sorumluluğunu sınırlama hakkını kaybetmiş sayılmasına yol açacağı ve davacının gerçek zararını karşılaması gerektiği kabul edilmelidir. (.11.HD, T.04.04.2005, E. 2004/, K. 2005/). Konvansiyonun 29. madde hükmü koşullarının varlığı halinde taşıyıcının sorumluluğu sınırlı olmayıp, zararın tamamından sorumluluğu söz konusudur. Davalının sorumluluğu buna göre belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir." şeklinde, taşıyıcının zarara hiçbir açıklama ve neden getirememiş olması, kendisinin karine olarak hasarın oluşumunda ağır kusurlu olduğu dolayısı ile sorumluluğunu sınırlama hakkını kaybetmiş sayılmasına yol açacağını belirtmiştir. Davalı taşıyanın, zıya ile ilgili bir açıklamada bulunamaması sebebiyle pervasızca hareket ettiği, ağır kusurlu olduğu ve sorumluluğunu sınırlayan CMR 23/3 hükmünden yararlanamayacağı kanaatine varılmıştır. Ek raporda davacının zararının faturanın piyasa koşullarına uygun olması sebebiyle fatura bedeli kadar olduğu belirtilmiştir. Bu tespit piyasa koşulları irdelenerek yapıldığından mahkememizce hükme esas alınmıştır. Davacı talebini ıslah etmiş, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilerek savunma imkanı tanınmıştır. Davalının temerrüde düşürülüp düşürülmediği ile ilgili davacının dayandığı e-maile bakıldığında, e-mailde alacağın tahsilinin talep edilmemiş olması sebebiyle bu e-mail temerrüt ihtarı olarak kabul edilmemiştir. Mahkememizce davalının arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih olan 08/09/2022 tarihinde dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 ... yönünden temerrüde düştüğü, ıslah edilen 10.076,31 ... yönünden ise ıslah tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. CMR Konvansiyonun 27. Maddesinde faiz oranı % 5 ile sınırlandığından temerrüt tarihinden itibaren CMR m.27 gereğince yıllık % 5 faiz oranını geçmemek üzere, ... Bankalarının ... ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilerek faiz işletilmiş ve aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
-
Davanın Kabulü ile; 1.000,00 ...'nun, temerrüt tarihi olan 08/09/2022 tarihinden, 10.076,31 ...'nun, ıslah tarihi olan 22/04/2022 tarihinden itibaren, CMR m.27 gereğince yıllık % 5 faiz oranını geçmemek üzere, ... Bankalarının ... ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilmek üzere davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
-
Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 14.499,31 TL karar ve ilam harcından; 327,26 TL peşin harç ve 5.977,97 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 8.194,08 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan 327,26 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 5.977,97 TL ıslah harcı, 6.553,00 TL bilirkişi ücreti ve 153,00 TL posta tebligat gideri olmak üzere toplam 13.091,93 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafından yapılan ve bilirkişi ücretinde kullanılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 33.838,63 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
-
6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 1.560,00 TL'nin davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
-
HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/06/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19