Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1456 E. 2024/618 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1456
2024/618
21 Mayıs 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/12/2022
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "Sahibinden" adlı araç satışlarının yapıldığı internet sitesinde gördüğü ... plakalı 2013 model ... markalı tek katlı otobüsü satın aldığını, aracı alalı 1 gün olmadan satılan araçta motor arızası bulunması nedeniyle aracın arızalandığını ve onarım yapılması gerektiğini, aracı servise götürdüklerinde araçta gizli ayıp olduğunu öğrendiklerini, araç tamiri için yapılan masrafları müvekkilinin davalıdan talep ettiğini ancak davalının karşılamadığını, açıklanan nedenle davanın kabulüne ... 3. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 13/10/2022 tarihli araç satış sözleşmesine konu aracın gizli ayıplı olması nedeniyle satış bedelinden indirim yapılmasını, bedelde indirim yapılması gereken tutar olan belirsiz alacağın tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL bedelin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, araçtan mahrum kalınması nedeniyle kazanç kaybı için şimdilik 1.000,00 TL bedelin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, motor onarım masrafı olan toplamda 216.106,97 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işlemiş faiziyle davalı tarafından müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin müşterilerinin yeni otobüs allmaları sırasında ellerindeki ikinci el otobüsleri değerlendirmek istediklerinde bu otobüsleri nispeten piyasanın rayiç fiyatının altında satın almakta ve çok cüzi bir kar ile de üçüncü şahıslara sattığını, müvekkilinin şirket araç komisyoncusu olmadığından bir yıl sonra gerçek değeri 650.000,00 TL iken otobüsü paraya çevirebilmek için piyasa rayicinden düşük bir bedele 550.000,00 TL'ye davacıya satıldığını, müvekkilinin bu satıştan çok küçük bir kar elde ettiğini, taraflar arasında akdedilmiş sözleşmede müvekkilinin sorumlu olmadığının görüleceğini, davacının iyi niyetli olmadığını, davacının aracı görüp beğenerek çalışır şekilde teslim aldığını, yukarıda açıklanan nedenle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller; ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, ... sitesine, ... Vergi Dairesi'ne, ... İl Emniyet Müdürlüğü'ne, ...'ya, ...'e, yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır. Otomotiv ve Hesap Bilirkişilerinin Raporunun Sonuç Kısmı: "3.1- ... plaka sayılı 2013 model ... marka Aracın rayiç bedelinin 50.000,TL altında düşük bedelle satıldığı, 3.2- ... plaka sayılı 2013 model ... marka Aracın satın alındığı tarihte, aracın kilometresi ile yaşı da dikkate alındığında; araçta motor ve ilgili diğer aksamla ilgili yapılan onarımların aracın yaşı ve kilometresine göre olağan bir onarım olduğu, yapılan bu onarımların ve değişimlerin motor ve ilgili diğer aksamın ömrünün dolmuş veya yıpranmasından kaynaklanabileceği, Taraflar arasında imzalanan sözleşme içeriğinde yer alan maddeler ile davacı tarafın aracı bilerek ve kontrol ederek aldığı, araçların kendisine teslimden itibaren araçlarda meydana gelebilecek arızaların açık ayıp ya da gizli ayıp olarak kabul edilmeyeceğini, araçların tesliminden sonra oluşacak arızalardan sorumlu olmayacaklarının yer aldığı, aracın satın alındığı tarihteki kilometresi ile yaşı dikkate alındığında araçta motor ve ilgili diğer aksamla ilgili yapılan onarımların aracın yaşı ve kilometresine göre olağan bir onarım olduğu, yapılan bu onarımların ve değişimlerin motor ve ilgili diğer aksamın aracın çekme belgeli ve ticari ömrünün dolmuş olmasından kaynaklandığı dikkate alındığında davacının basiretli tacir olarak davranarak hareket edip etmediğinin takdirinin Mahkemenize ait olduğu, 3.3-Davacının araçta yaptığı onarımların piyasa koşullarına uygun olduğu ,3.4-Davacının satın aldığı araçta yaptırdığı onarımın servis onarım süresi 15 işi günüdür. Davacının 15 günlük kazanç kaybı olduğu, zararının SMMM bilirkişisi tarafından hesaplanması uygun olacağı,3.5-Davacı tarafın 14.10.2022 tarihinde meydana gelen araç arızasını davalı tarafa keşide ettiği 14.11.2022 tarihli ihtarnamesi ile bildirdiği görülmekte olup, davacının araçtaki arızayı kendisine aracın teslim edildiği 11.11.2022 tarihinde öğrenmiş olduğu varsayımında ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, aracın arızalandığı tarih itibariyle arızayı öğrendiğinin kabulü halinde 8 günlük ihbar süresinin geçirmiş olacağı, davacının öğrenme tarihi açısından değerlendirme hususunda takdirin mahkemenize ait olduğu kanaatimizdir." şeklindedir.
Davacı Tanığı ... ...'un beyanı: "Yaklaşık 15 yıldır davacı ile aynı iş yerinde çalışırım iş arkadaşım olur, hem davacının hem de benim ... otobüslerimiz var, aynı hatta çalışırız, otobüslerimiz eskiydi ...'de otobüslerimizin yenilenmesi için bize baskı yapıyordu, mecburen biz de otobüslerimizi değiştirmek zorunda kaldık, önce ...'ya gittik ancak oradaki otobüsler bize pahalı geldi ve bunun üzerine ...'ya gittik, davacı zaten ... ile daha önce irtibat kurmuş, ...'da ki ... fabrikasına gittik, ikinci el aynı model ve aynı tip 2 otobüs bulunduğunu söylediler, otobüsleri gördük inceledik kendileri de bize otobüslerde herhangi bir sıkıntı olmadığını söylediler, gittiğimiz yer fabrika olduğu için ve bize de kendi ustalarının baktıklarını söyledikleri için biz de onlara güvendik, hatta biz ...'da başka ustalara da göstermek istedik, bunun üzerine bize araçlarda herhangi bir arıza olmadığına dair garanti verdiler, ikimiz de otobüsleri aldık, yazıhanelerinde bize sözleşme imzalattılar biz bunların ne olduğunu sorduğumuzda prosedür gereği imzalatmak zorunda olduklarını söylediler, açıkçası araçlar piyasaya göre uygundu bizde kaçırmak istemedik, biz bu şekilde fabrikada akşama kadar oyalandık biz çıktığımızda onlarda fabrikayı kapatıyordu hava da kararmıştı, ben önce davacı arkada yola koyulduk bir kaç kilometre sonra ben davacıyı göremeyince telefonla aradım kendisi aracın hararet yaptığını ve gidemediğini söyledi, benim aracımda herhangi bir sıkıntı olmadı hatta geri dönmeyi düşündük fabrika kapandığı için bir anlamı olmayacağını düşündük hatta davacı daha önce görüştüğü kişiyi de aramış fakat ulaşamamış, biz belki aracın suyu eksikti ondan böyle oldu diye düşündük yolda su ekleye ekleye yavaş yavaş ...'a geldik, sabah davacı BMC servisi olan ...'na aracı götürmüş motorunda sıkıntı olduğu ortaya çıktı, ben 2 gün içinde kendi aracımın işlemlerini tamamlayıp işleme soktum ancak davacı 15-20 gün belki de 1 ay kadar uğraşmak zorunda kaldı, davacı aracın motorunu ve şanzımanını yaptırıp aracı o şekilde kullanmaya başladı ve halen de kullanmaktadır, hatta davacı bildiğim kadarı ile aracı aldığımız fiyat kadar motor ve şanzımana para ödedi benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir. " şeklindedir. Davacı Tanığı ...'in beyanı: "Davacı özel halk otobüsü işletir ben de 2019 yılından beri kendisi ile çalışıyorum, şoförlük yapıyorum, halk otobüsü yaşını doldurduğu için yeni bir otobüs bakıyorduk, ... ilanlarından gördüğümüz bir otobüs için davalı şirkete gittik, davalı şirket ...'daydı, davalı şirketteki yetkili bize otobüsün motorunun, şanzımanının, diferansiyelinin yeni olduğunu söyledi, aracın bir sıkıntısı olmadığını söylediler biz yetkili servis oldukları için kendilerine güvendik ve o anda exper incelemesi yaptırmaya vaktimiz olmadığı için aracı aldık, 550.000,00-TL'ye aracı aldık, biz araca bakınırken yetkili bize expere götürmeye gerek yok orada bir sürü para ödersiniz, boşa ödemiş olursunuz diye söyledi, araçla ...'a geldik, aracı biz nakit para ile aldık, yolda araç hararet yapıyordu ama yeni aldığımız için zorlamadık dikkatli bir şekilde ...'a getirdik, aracı çalıştırmaya başlamadan önce bakımını yaptırmak üzere yetkili servise götürdük zira toplu taşımada kullanılacağı için ön hazırlık yapmak istedik daha plakası bile takılmamıştı, araç yetkili serviste teste tabi tutulmuş burada da motor arızası vermiş motoru komple sökmek durumunda kaldılar, bizim gördüğümüzde motora su karışmıştı, biz arızadan sonra davalı tarafı aradık ancak sorumluluğu üstlenmediler biz sattık bizden çıktı dediler benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklindedir.
Davalı Tanığı ...'in beyanı: "Ben davalı firmanın ...'daki satış müdürüyüm, davacıyı ...'de esnaf olmasından dolayı tanırım, davacı ve ... davaya konu arabayı aldıkları zaman birlikte fabrikamıza geldiler. Biz davacıya iki tane araç gösterdik. Bunların değerleri 550 ve 560.000,00 TL'ydi, ancak bu araçların kasko değerleri daha yüksektir. Davacı ucuz olan 550.000,00 TL'lik arabayı almak istedi. Arabayı gördü hatta arabayı fabrikanın içerisinde kısa mesafede kullandı. Davacı ustasını görüntülü arayarak arabanın sesini dinletti. Bu araba trafikten çekmeli 2013 model 850.000 km civarında bir araçtır. ...'da bir aracın otobüs hattına dahil edilebilmesi için aracın 10 yaşından küçük olması gerekir. Davacı da bu aracı 10 yaşını doldurmadan hemen satın alıp hatta dahil etme niyetindeydi. Davacı aracı görüp beğenerek aldı. Benim bildiklerim bunlardan ibarettir. Ben ... satış müdürüyüm ancak davacı firmayı ararken kendisinin ...'den gelecek bir müşteri olarak söyledi. Davacı ve ... ...'da bulunan fabrikamıza geldiler. Ben de o gün ...'dan ...'ya geldim davacı ve ... arabayı gördüklerinde yanlarındaydım. Davacı bu aracı almadan önce aracı fabrika kademesine soktu ve aracın yağ ve ilgili kısımlarını kendisi inceledi. Davaya konu araç fabrikaya sürülerek getirilmiştir. Biz firma olarak bandrol ödememek için araçları trafikten çekeriz. Söz konusu araç bize ...'ın eşi tarafından satıldı bizde davacıya sattık. Bu aracı biz sadece 1 kez ve davacıya sattık. Davacı araca bakım yapması gerektiğini kendisi bilmektedir ve bilebilecek bir düzeydedir çünkü bu araç ...'da halk otobüsü olarak kullanılacak ve bu araçların tekrardan trafiğe çıkması için hem ...'ten geçmesi hem de ... muayenesinden geçmesi gerekir. Biz davacıya söz konusu araca bakım yapması gerektiğini açık açık söyledik. Aracın satın alındığı tarihte motorunun komple değişmesi durumunda orjinal parça kullanılması halinde 100-110.000,00 TL gibi bir masrafı olur. Bir aracın motoru yenilendiğinde değeri artar. Eğer firmamız aracın motorunu yenileseydi aracı davacıya sattığı fiyata satmazdı." şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, satış sözleşmesinde ayıp iddiasına dayalı bedelde indirim, araç mahrumiyet zararı ve onarım masraflarının tahsili istemine ilişkindir. Eldeki davada davacı gerçek kişinin tacir olup olmadığına ilişkin araştırma yapılmış ve bilanço usulüne göre defter tutan davacının tacir olduğu anlaşılmakla; nisbi ticari dava niteliğinde olan eldeki davaya devam olunmuştur. Davaya konu ... plakalı araç 13/10/2022 tarihinde davacıya satılmıştır. Noterde düzenlenen araç devir sözleşmesi ve taraflar arasında akdedilen yazılı sözleşmenin suretleri dosya arasındadır. Davacı taraf; satın aldığı aracın gizli ayıplı olarak satışının yapıldığını, aracın ... adlı internet sitesinde ilanının görüldüğünü ve ilanda aracın arızasız olduğunun belirtildiğini, araç alındıktan sonra aracın motor arızası verdiğini, aracın onarımının yapıldığını, aracın belirtilen vasıflarda olmadığını ve bu sebeple aracın gizli ayıplı olarak satıldığını iddia etmiştir.Davalı taraf ise davacının aracı görerek ve kontrollerini yaparak aldığını, aracın trafikten çekme belgeli olması sebebiyle aracın piyasa rayiçlerinden düşük bedelle satıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmede davacının araçtaki arızalardan kaynaklı ayıp iddiasında bulunamayacağını kabul ettiği ve aracın ayıplı olarak satılmadığını savunmuştur. Mahkememizce tarafların tanıkları aracın satın alınma sürecinin aydınlatılması yönünden dinlenilmiş ve dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık;- Davaya konu ... plakalı aracın satış tarihindeki piyasa rayiç bedelinin ne kadar olduğu, aracın piyasa rayiç bedelinden düşük satılıp satılmadığı, piyasa rayiç bedelinden düşük satılmış ise ne kadar düşüğe satıldığı, - Aracın satın alındığı tarihte, aracın kilometresi ile yaşı da dikkate alındığında; araçta motor ve ilgili diğer aksamla ilgili yapılan onarımların aracın yaşı ve kilometresine göre olağan bir onarım olup olmadığı, yapılan bu onarımların ve değişimlerin motor ve ilgili diğer aksamın ömrünün dolmuş olmasından kaynaklanıp kaynaklanmayacağı,- Araçta yapılan onarımın olağan bir onarım olmaması halinde, davacı tarafın sunduğu faturadaki onarım ve değişen parçalar dikkate alındığında aracın hangi aksamında ayıp olduğunun anlaşılıp anlaşılamadığı, ayıp var ise bu ayıbın açık ya da gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı, davacı alıcının akdedilen sözleşme, belge delilleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak bu ayıpları bilip bilmediği veya bilmesinin kendisinden beklenip beklenemeyeceği, - Davacının araçta yaptığı onarımların piyasa koşullarına uygun olup olmadığı, - Aracın ayıplı olarak satılmış olması ihtimalinde, araçta yapılan onarımlar dikkate alınarak davacının araç mahrumiyetinden kaynaklı zararının olup olmadığı ve varsa ne kadar olduğu, - Davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşme maddeleri dikkate alındığında, davacının aracı ayıplı olarak satmış olması ihtimalinde ağır kusurlu olup olmadığı ve sözleşmenin 6. maddesinin TBK m.221 bağlamında sorumsuzluk anlaşması niteliğinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. Mahkememize sunulan bilirkişi raporunda özetle; ... plaka sayılı 2013 model ... marka aracın rayiç bedelinin 50.000,TL altında düşük bedelle satıldığı, aracın satın alındığı tarihte, kilometresi ile yaşı da dikkate alındığında; araçta motor ve ilgili diğer aksamla ilgili yapılan onarımların aracın yaşı ve kilometresine göre olağan bir onarım olduğu, yapılan bu onarımların ve değişimlerin motor ve ilgili diğer aksamın ömrünün dolmuş veya yıpranmasından kaynaklanabileceği, davacının araçta yaptığı onarımların piyasa koşullarına uygun olduğu, davacının satın aldığı araçta yaptırdığı onarımın servis onarım süresinin 15 iş günü olduğu belirtilmiştir. Davalı satıcının aracın kilometresi ve yaşı ne olursa olsun aracın bu durumunu alıcıya bildirmesi gerekmektedir. Bu bağlamda satılan aracın davacı alıcıya ayıplı olarak satıldığı, söz konusu bu ayıbın tam anlamıyla öğrenilmesinin ise 11.11.2022 onarım faturası tarihi olduğu, davacı alıcının ayıbı öğrenmeden sonra 3 gün içerisinde satıcıya yazılı olarak bildirdiği, araçtaki ayıbın TBK m.223/2 gereğince olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmıştır. Davalı satıcının, davacı alıcı ile aralarında yaptıkları yazılı sözleşmenin 6. Maddesine bakıldığında maddede özetle; alıcının aracı görüp kontrol ederek aldığı, aracın tesliminden itibaren araçta meydana gelebilecek arızaların açık ya da gizli ayıp olarak kabul edilmeyeceği, aracın tesliminden sonra oluşacak arızalardan teslimden önce araçta ayıp olsa dahi satıcının sorumluluğunun bulunmadığı ve alıcının tüm dava ve haklarından feragat ettiği yazılmıştır. Söz konusu sözleşmeden yer alan 6. maddenin, TBK m.221 bağlamında bir sorumsuzluk anlaşması olup olmadığı tartışılmalıdır. TBK m.221'de aynen, "Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür." hükmü öngörülmüştür. Davacının bilanço usulüne göre defter tutması sebebiyle tacir olması dikkate alındığında, basiretli davranma yükümü altında olan davacının sözleşmenin 6. Maddesi ile bağlı olduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, davalı satıcının satılanı devretmede ağır kusurlu olduğuna dair bir tespit yapılmamıştır. Sonuç olarak; satılanın kontrol edilerek alınmış olduğunun ve aracın yaşı ve kilometresi sebebiyle piyasa rayicinden düşük bedele satıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 6. Maddesine göre davalı satıcının arızalardan sorumsuzluğunun kararlaştırılması ve davalı satıcının devirde ağır kusurunun bulunmaması dikkate alındığında 6. Maddede öngörülen düzenlemenin TBK m.221 gereğince sorumsuzluk anlaşması niteliğinde olduğu ve davalının satılan araçtaki açık ya da gizli ayıplardan sorumlu olmayacağı kanaatine varılmakla; aşağıdaki şekilde davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
-
Davanın reddine,
-
Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı; 3.724,73 TL peşin harç ile alınmış olduğundan fazla alınan 3.297,13 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan 505,25 TL posta ve tebligat giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 34.716,05 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
-
6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 1.600,00 TL'nin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
-
HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/05/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27