Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1236 E. 2024/55 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1236
2024/55
18 Ocak 2024
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/1236
KARAR NO : 2024/55
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - HACI İLYAS MAH. GÜL SK. NO:6 TOKAÇSARAY İŞH. K.4 D.20- BURSA
Av. ... - Hacı İlyas Mah. Kıbrıs Şehitleri Cad. Ar-Kur Doğu Han No:2 Kat:9 D:904 Osmangazi/ BURSA
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - [16787-87949-....] UETS
Av. ... - Kağıthane Cad. No:38/6 Kağıthane/ İSTANBUL
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/09/2014
KARAR TARİHİ : 18/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kumaş dokuma işi ile uğraşmakta olup davalı şirketten ürettiği kumaşların yapımında kullanılmak üzere yağ sökücü ürün satın aldığını, bu ürünlerin davalı şirket tarafından 28.12.2012 tarihinde davalı tarafça kesilen 27.12.2012 tarih A-405233 seri no lu fatura ile müvekkiline teslim edildiğini, müvekkili tarafından satın alınan bu ürünlerin kumaş üretim sürecinde kullanılmış olup bu kullanım sonucunda ürüne bağlı olaak müvekkili tarafından üretilen kumaşlarda davalının satmış olduğu ayıplı ürünler nedeniyle üretilen kumaşlarada zarar meydana gelip kumaşların tekrar kullanılamaz hale geldiğini,müvekkili şirket tarafından bu ayıbın derhal davalı şirkete bildirildiğini,davalı şirket tarafından önderilen personel tarafından da ayıbın hasar yerinde tespit edilerek gönderilen yağ sökücü ürünlerin ayıplı olduğu kabul edilereke gereğinin yapılacağı bildirilmiş olmasına rağmen davalı şirket tarafından daha sonrasında müvekkiline bir geri bildirim yapılmadığından uğranılan zararın satına alınan ürünlerin bedeli ve hasar gören ürünler bedeli 07.01.2013 tarih 675093 yevmiy no.lu reklamasyon faturası ile davalı taraf adına faturalandırıldırılarak davalı taraf gönderildiğini, davalı şirketin reklamasyon faturasını kabul etmeyerek Bursa 3. Noterliği'nin 24.01.2013 tarih 01899 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile itiraz ederek Bursa 3. Noterliği'nin 28.01.2013 tarih ve 02050 yevmiye no.lu ihtarnamesiyle iade ettiğini, diğer taraftan konu ile ilgili olarak müvekkili şirket tarafından Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/14 D.İş sayılı dosyası ile müvekkili şirket tarafından delil tespiti yaptırılarak davaya konu yağ çözücü ürünlerde gizli ayıp bulunduğunun bilirkişi incelemesi ile tespit edildiğini, sonç olarak müvekkili şirketin gizli ayıp nedeniyle topalm 9.658,44 TL zararı bulunmakta olup bu zararın tazmini gerektiğinden anılan miktarın ihtarnamenin davalıya ebliği tarihi olan 15.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davacı şirkete satılıp teslim edilen ürünlerde ayıp olduğu iddiasını kesinlikle kabul etmemekle bilikte ayıp ihabrının tacirler arasında belli şekil şartlarına haiz olup TTK.nun 23. maddesi uyarınca açık ayıbı sözkonusu lduğu hallerde tacirin iki gün içinde ve ayıbın açıkça belli olmadığı hallerde ise en geç sekiz gün içinde malın ayıbını satıcaıya ihbar ile yükümlü bulunduğunu, davalıya malı teslim tarihi 28.12.2013 olmasına rağmen davalının ayıp ihbarını 21.01.2013 tarihinde kargo ile gönderdikleri reklamasyon faturası ile yaptığını, müvekkili şirket tarafından da faturaya ve ayıp iddialarına derhal Bursa 3. Noterliği'nin 24.01.2013 tarih ve 1899 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile itiraz edilerek, Bursa 3. Noterliği'nin 28.01.2013 tarih ve 2050 yevmiye no.lu ihtarnamesiyle de davacı firmaya iade edildiğini,davacı tarafça her ne kadar Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/14 D.iş sayılı dosyası ile ayıbın varlığı konusunda delil tespiti yaptırmış ise de sözkonusu tespit sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuna müvekkili şirket taafından itiraz edildiğini, öte yandan ürünün davacı şirkete satışı snrasında ne şekilde kullanılarak kumaşa tatbik edileceği konusunda kullanma talimatnamesi olup ürünün ne şekilde kullanılacağı konusunda ürünün teslimi sırasında davacı şirket yetkili personeline kumaş üzerinde ürünün kullanılması ile tatbik işlemi yaptırılarark sorun olmadığının tespit edilmesi sonrasında ürünün teslim edildiğini bu nedenle davacı yanın kumaşlarında meydene gelen zararın müvekkilleri tarafından satılan ürünün imalatından kaynaklı olduğuna dair iddiaları kesinlikle kabul etmediklerini öte yandan davacı yanın iddia ettiği ayıp gerçekleşmiş olsa dahi tacir olan davacı tarafça bunun yazasl süre içerisinde ileri sürülmediğinden bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Deliller;
Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce 13/06/2014 tarihinde Keşfe çıkıldığı anlaşılmaktadır.
Öğretim üyesi bilirkişi, tekstil mühendisi bilirkişisi, SMMM bilirkişisi, kimya yüksek mühendisi bilirkişilerin müşterek raporlarının sonuç kısmı: "1-Davacının ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin kanunun belirlemiş olduğu yasal süreler içerisinde yaptırılmış olduğu, Z Davalı şirket ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanunun belirlemiş olduğu yasal süreler içerisinde yaptırılmış olduğu,3. Davacı ile davalı arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğu,- Davacı kayıtlarında davacının davalıdan olan alacağının; Ayıplı ürünlerin bedeli; ... A.Ş. tarafından İlmer Ltd. Şti.'ne kesilen 27/12/2012 tarik A-405233 nolu faturadan görüldüğü üzere KDV dahil 2.134,30 TL- Üçüncü kişilerce iade edilen kumaşların fatura bedeli; dosyaya sunulmuş olan İlmer Ltd. Şti.'nin müşterisi ÖZ-AY Ltd. Şti. tarafından keşilen 18/01/2013 tarih A-729421 nolu faturadan görüldüğü üzere KDV dahil 6.218,33 TL- Ayıplı ürünün kumaşlara uygulanması, kumaşların alıcı firmaya ulaştırılması ve iadesi işlemlerinde sarf edilen işçilik-nakliye bedelleri olarak davacı tarafından; (9.658,44 TL) -(2.134,30TL 4 6.218,33 TL) - 1.305,81 TL'lik bir bedel hesaplanmıştır.4. Davaya konu ürünlere istinaden davalı ... A.Ş. tarafından İlmer Ltd. Şti.'ne kesilen 27/12/2012 tarih A-405233 nolu 2.134,30 TL tutarlı faturanın davalı kayıtlarında 27.12.20121 Tarih ve 7304 Yevmiye numarası ile kayıt altına alındığı 5. Davacının düzenlediği 07.01.2013 Tarihli 675093 Nolu 9.658.44 TL bedelli *Reklamasyon”' faturasının davalı kayıtlarında bulunmadağı,6. Taraf kayıtlarının genel olarak bir birini doğrular nitelikte olduğu ve bu talebin satım konusu maldaki gizli ayıptan kaynaklardığı , bedelle birlikte diğer masrafların da talebinin hukuka uygun olduğu yolundaki kanaatimizdir." şeklindedir.
Davacı Tanığı ...'nın beyanı: "Ben 6 ay öncesine kadar davacı şirkette çalışıyordum, ben kumaş depo sorumlusu olarak çalışıyordum, davalı şirketten alınan solvent isimli kimyasal ilaçları kumaşlar üzerinde kullanan kişilerden biriyim, önce numune geldi numuneyi davalı şirketten gelen çalışan kişiler ile birlikte denedik, yani nasıl kullanılacağını bize gösterdiler, önce kumaşı makineye takıp lekeli bölgeye solvent ürününü püskürterek uyguladıktan sonra hava vererek kurutmak suretiyle uygulamayı bize gösterildiği şekilde yapıyorduk, ilk numunede bu şekilde uygulama yaptık, sıkıntı çıkmadı, uygulama için onay verildi, gelen numune bu şekilde kullanılıp tükendikten sonra ürün alımı yapıldı, davalı şirketten gönderilen ürün aynı şekilde lekeli bölgeler üzerine tatbik edilip, üzerine hava püskürtüldükten sonra, lekeler çıktıktan sonra kumaşın üzerinde solventten dolayı lekeler yani harelenmeler olduğunu gördük, dolayısı ile hata bizim uygulamamamızda değil gelen kimyasal malzemeden kaynaklanıyordu, biz o tarihte uygulama şu şekilde olduktan sonra kendilerine haber verdik, davalı şirketten gelip baktılar, kumaştan, lekeli bölgelerden parça alıp gittiler, o lekeli kumaşların bir kısmı halen durmaktadır, dedi, beyanı okundu, doğrudur dedi imzası alındı. " şeklindedir.
Davacı Tanığı ...'ın beyanı: "Ben davacı şirkette üretim sorumlusu olarak çalışırım, davalı şirketten leke çıkarıcı olarak alınan solvent ürünü müvekkil şirkette bulunan lekeli kumaşlar üzerine tabanca diye tabir ettiğimiz alet ile sıkıldıktan sonra üzerine hava püskürtülerek kurutulur, biz uygulamayı bu şekilde yapmamıza rağmen kumaşlar üzerinde beklenmeyen ve istenmeyen şekilde, kullanılan üründen kaynaklı lekelenmeler oluştuğunu gördük ve bu şekilde davalı tarafa bildirimde bulunduk, gelip baktılar lekeli bölgeleri alıp götürdüler, sonraki aşamada ise bir anlaşma gerçekleşmedi, alınan bu ürünler leke çıkarma amacı ile kullanılır, ben bu konularda sorumlu kişi olduğum için biliyorum, hali hazırda başka bir şirketten aldığımız muadili olan leke çıkarıcı başka bir ürünü sorunsuz bir şekilde kullanıyoruz." şeklindedir.
Davalı Tanığı ...'nin beyanı: "Ben davalı ... İlaç Kozmetik şirketinde pazarlama ve satış departmanında çalışıyorum, davacı şirketten Mustafa bey ve Gökhan bey ile görüştüğümüzde davacı şirketin elindeki kumaşlar üzerinde yağ lekeleri bulunduğundan bahisle bunların giderilmesi için çalıştığım şirketten leke giderici türünde solvent içeren malzemelerin satışını istediler ve bu ürünler kendilerine teslim edildi, ayrıca ben bu ürünlerin denemesinin yapılması ve kullanımının ne şekilde olacağı hususunu göstermek üzere bizzat davacı şirkete gittim, solvent türevi ürünler kumaş üzerine havalı tabanca ile püskürtülür, sonrasında da üzerine hava tutularak lekenin giderilmesi sağlandıktan sonra kumaş rulo halinde sarılır, biz de denemesini bu şekilde yaptık, kullanımını kendilerine gösterdim, sonrasında da ürünleri alan davacı taraf satın aldıkları ürünleri kumaş üzerine tatbik etmişler ancak hava püskürtmesi işlemini yapmadan rulo halinde getirip sardıkları için, solventle açığa çıkan lekeler kumaş üzerinde kalmış, ben bu durumu beni çağırmaları üzerine, davacı şirkete gittiğimde öğrendim, yine Gökhan bey ve çalışan diğer kişilerle görüştüğümde bana kumaş üzerine solvent püskürtme işlemini yaptıklarını ancak sonrasında hava vererek kurutma işlemini yapmadıklarını, kendi beyanları ile öğrendim, hata bundan kaynaklanmaktadır, davacı taraf kullanımı yanlış yaptığı için lekeler giderilmemiştir, daha doğrusu lekeler giderilmiş, yağla birleşen solventi kurutmadıkları için bunun lekelenmesi kalmıştır, bir kumaş üzerine su dahi dökseniz kurutmadan bıraktığınızda lekesi kalır, davacı tarafın bahsettiği lekelenmeler bu nedenle oluşmuştur, satılan ürün ile ilgili bir sıkıntı yoktur, tekstil sektöründe de bu şekilde bilinmektedir, o gün hava sıkmadıklarını kendileri söylemişlerdi" şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, ayıplı olduğu iddia edilen mallar nedeni ile ayıplı malların bedelinin ve ayıplı malların kullanılmasından kaynaklanan zararın tahsili isteminden ibarettir.
Uyuşmazlık, satışa konu malların ayıplı olup olmadığı, ayıbın niteliği ve süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirketten ürettiği kumaşların yapımında kullanılmak üzere yağ sökücü ürün satın aldığını, müvekkili tarafından üretilen kumaşlarda davalının satmış olduğu ayıplı ürünler nedeniyle zarar meydana geldiğini, ayıbın derhal davalı şirkete bildirildiğini, ayıplı mal nedeniyle uğranılan zarara ilişkin olarak düzenlenen faturaya davalı yanca itiraz edildiğini ileri sürerek 9.658,44 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu ürünlerin ayıplı olmadığını, süresi içinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, davacının kullanma talimatnamesine aykırı davranmasından dolayı zararın meydana geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkememizin 23/12/2014 tarihli ilk kararında, yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu sonucunda; dava konusu yağ çözücü kimyasal solvent ürününün ayıplı olduğu, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, davacının talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 9.658,44 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, mahkememiz kararı Yargıtay 19. HD. 2015/10126 Esas ve 2016/2282 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma gerekçesinde özetle; hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, dava konusu üründen numune temin edilerek uzman bilirkişi eliyle numuneler üzerinde inceleme yaptırılarak ayıplı olup olmadıkları ve ayıplı ise ayıbın niteliği konusunda ayrıntılı ve davalının itirazlarını karşılayacak nitelikte rapor aldırılması gerektiği belirtilerek mahkememiz kararı bozulmuştur.
Mahkememizce bozma ilamına uyulmuş, ancak aynı şekilde 08/02/2018 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu hükmün de temyizi üzerine Yargıtay 19. HD 2018/3577 Esas ve 2019/5489 Karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararı bozulmuştur.
Bozma gerekçesinde aynen, "Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gereğinin yerine getirilemeyeceğinin anlaşılması üzerine bozmadan önceki karar aynı şekilde yeniden verilmiş ve bu kararda mahkemece “mahkememizin keşfen yapmış olduğu gözlemler konusunda uzman tekstil mühendisi Aysel Korkmaz ve kimya mühendisi Sevda Dülger aracılığı ile mahallinde yapılan inceleme sonuçları göz önüne alınarak ayıbın varlığı mahkememizce de daha önce yapılan yargılama ile tespit edilmiş bulunduğundan...” gerekçesine başvurulmuştur. Daire bozma kararına uyulmakla davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşmuş olup bozma kararı gereğince araştırma yapılmadan, bozulan önceki kararın dayandığı delillere dayanılarak ve yukarıda açıklanan gerekçelerle aynı kararın verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir." şeklinde, ifadelere yer verilmiştir.
Mahkememizce 2. Bozma ilamı sonrasında, 08/06/2021 tarihinde aynı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu hükmün de temyizi üzerine Yargıtay 11. HD 2021/8169 Esas ve 2022/9016 Karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararı 3. Kez bozulmuştur.
Bozma gerekçesinde aynen, "Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gereğinin yerine getirilemeyeceğinin anlaşılması üzerine bozmadan önceki karar aynı şekilde yeniden verilmiştir. Mahkemece bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda, dava konusu yağ sökücü solvent ürün ve zarara uğramış kumaş numunelerinin temini mümkün olmadığı için gerekli incelemelerin yapılamadığı belirtilmiş, daha sonra alınan ek bilirkişi raporunda ise dava açılmadan önce değişik iş dosyasında alınan rapora atıfta bulunularak dava konusu ürünün gizli ayıplı olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, Dairemiz bozma kararı kapsamında usulüne uygun bilirkişi incelemesi yapılamadığı ve davacının davasını ispatlayamadığı, bozma kararına uyulmakla davalı yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu da nazara alındığında davanın reddine karar verilmesi gerekirken özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir." şeklinde, bozmaya uyulması sonrasında davalı lehine usuli kazanılmış oluştuğu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkememizce 18/01/2024 tarihli celsede bozma ilamına karşı taraflara diyecekleri sorulmuş ve bozmaya uyulmuştur. Bozma ilamına uyulması sonrasında tahkikat bitirilmiş ve bozma ilamı doğrultusunda davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu da nazara alınarak dava konusu yağ sökücü solvent ürün ve zarara uğramış kumaş numunelerinin temininin mümkün olmaması ve gerekli incelemelerin yapılamaması sebebiyle ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
-
Davanın reddine,
-
Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından 164,95 TL'nin mahsubu ile bakiye 262,65 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan 409,50 TL posta ve tebligat gideri ve üç ayrı temyiz kanun yoluna başvurma harçları toplamı 604,70 TL olmak üzere toplam 1.014,20 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 ve m.13/2 hükümlerine göre hesaplanan 9.658,44 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
-
HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/01/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29