SoorglaÜcretsiz Dene

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1160 E. 2024/525 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1160

Karar No

2024/525

Karar Tarihi

25 Nisan 2024

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/

KARAR NO : 2024/

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLİ : Av.

DAVALI :

VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 12/10/2022

KARAR TARİHİ : 25/04/2024

G. KARAR YAZIM TARİHİ : 03/08/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ... Sigorta Poliçesi ile sigorta güvencesine alınan ... firmasına ait cam emtiasının davalı ... şirketinin sorumluluk sahasında 27.09.2021 tarihinde MV MY Efekan 1 adlı gemiden tahliyesi esnasında hasarlandığını; davalı şirketin, mevzuat gereği taşınan emtianın taşıyıcıya teslimi tarihinden gönderilene teslimi tarihine kadar taşıma konusu emtiada meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, kusurun ve sorumluluğun davalı ... Şirketine ait olduğunu; hasar nedeniyle yapılan eksper raporuna göre tespit edilen zarar miktarının 96.780,23 TL hasar bedeli müvekkili şirket tarafından poliçe kapsamında 11.04.2022 tarihinden sigortalı firmaya ödendiğini ve TTK m.1472 gereği halef olarak işbu davayı açtıklarını; İleri sürerek davanın kabulünü, 96.780,23 TL’nin fiili ödeme tarihinden itibaren işleyecek Avans faizi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretiyle birlikte davalı şirkette yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı cevap dilekçesinde özetle;Dava konusu hasarın müvekkili şirket tarafından işletilen liman operasyonları esnasında hasar gördüğüne ilişkin herhangi bir delil bulunmadığını, emtianın denizyolu taşıması sırasında hasar görmüş olma ihtimalinin bulunduğunu;” Sigortacının müvekkili şirkete usulünce ihbarda bulunmadan işbu davayı açtığını (TTK m.185), bu bildirimin açıkça belli olan hasarlarda teslimat anında açıkça belli olmayan emtialarda üç gün içinde yapılması gerektiğini;“Dava dosyasındaki belgelerden açıkça anlaşılacağı üzere dava dışı alıcı/gönderilen Şişe Cam firmasının emtiayı teslim aldığı tarihten iki hafta sonra kendi tesislerinde ve tek taralı olarak hasarı tespit ettiğini, herhangi bir ihbarda bulunmaksızın malı teslim alan gönderilenin zımmi olarak malı hasarsız olarak teslim aldığını kabul etmiş olduğunu Müvekili şirketin dava konusu taşımada taşıyan veya fiili taşıyan konumu bulunmadığını, eksper raporunun tek taraflı hazırlandığını, hatalı olduğunu ve eksik incelemeye dayandığını;“İddia edilen hasarın denizyolu taşıması sırasında meydana geldiğinin dahi tespit edilmeden hasarın tamamının müvekkili şirketten tazmin edilmeye çalışıldığını;emtianıı ...'ın ... Limanındaki yüklemesi esnasında veya deniz taşıması esnasında hasar görmediğine ilişkin dosyada hiçbir delil bulunmadığını;İleri sürerek reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

Deliller;... ... Anonim Şirketine yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.

Bilirkişi raporunun sonuç kısmı :1) Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; dava konusu hasarın taşıma sürecinin hangi aşamasında meydana geldiği (deniz, kara, aktarma), davalının sorumlu olup olmadığı, deniz veya kara taşıyıcısının sorumluluklarının söz konusu olup olmadığı, davalının sorumluluğu söz konusu ise miktarının ne olduğu hususlarında toplandığının anlaşıldığı; 2)Davacı sigorta şirketinin; poliçe ile güvence altına alınan ve nakliye riskinden doğan sigortalısının hasarını, yürürlükte ve geçerli bir poliçe hükümleri kapsamında 9.646,96 Euro EURO karşılığı 96.780,23 TL ödeyerek tazmin ettiği ve TTK m.1472 gereği halef olarak işbu davayı açmaya hak kazandığının değerlendirildiği;

3)Davalı ... Şirketi, deniz taşıyıcısına itirazı kayıt ileri sürmeksizin tahliye işlemine başlamış ve hasar tutanağında emtianın tahliyesi esnasında hasar gördüğü tespitine personeli vasıtasıyla katılmış olmasından dolayı hasarın davalının tahliyesi ve/veya liman içindeki elleçlemeleri sırasında oluştuğu, aynı zamanda deniz taşıyıcısıyla ve gemiye yapılan yüklemeyle bir ilgisinin bulunmadığı, dolayısıyla işbu davanın davalı ... şirketine yöneltilebileceğinin değerlendirildiği;

4)Davalı şirketin liman işletmesi olması, taşıyan olmaması ve emtianın gönderilen ... Firmasının temsilcisi tarafından deniz taşıyanından teslim alınmasından sonra hasarın oluştuğu kanaati hasıl olduğundan dolayı, mevzuatta taşıyana ihbar yükümlülüğü gibi Liman işletmelerine belirli süreli (TBK m.474) ihbar yükümlülüğü olmadığı gibi, davalının kendi personelinin katılımı ile hazırladığı tutanaktan hasardan haberdar olmasına göre taşıyana ihbar yapılmadığı şeklindeki savunmaya dayanmasının mümkün olmadığı, zira bu savunmaya ancak taşıyanın dayanabileceği; hem davalının hem de gönderilenin personelinin hasar tutanağında imzası bulunmasına göre her iki tarafın da hasar anında hazır bulunduğunun değerlendirildiği; 5)Dava dosyasında olay anında tutulmuş bir hasar tutağı olduğu, bu tutanağın emtianın palet ve paketlerinden çıkarılarak ayrıntılı bir tespiti içermediği, bu nedenle varma yerindeki ayrıntılı incelemelerde, hasarın tüm boyutları ortaya çıktığından dolayı daha fazla hasar tespit edilmesinin mümkün olduğu, emtianın dış görünüşüne göre yapılan tespitin bu bakımından bağlayıcı olmayacağı; davalının ambalaj hatası savunmasının da soyut kaldığının değerlendirildiği; 6)Dava konusu talebin, davalı şirketin liman içi operasyonlarında emtiaya gereken özeni göstermemesine dayandığı (TBK m.471), hasar oluştuğuna ve sözleşmeye dayanan bir hasar olduğundan dolayı davalı şirketin kusursuzluğunu ispat etmesi gerektiği ve davalı şirketin çalıştırdığı personelinin kusurunda da sorumlu olduğunun (TBK m.66) değerlendirildiği;7-)Dava dosyasındaki İhbar Mektubu (No) 29.06.2022 tarihli olmasına göre sigortacıya sigortalının bu tarihte bildirim yaptığı; ancak bildirim yükümlülüğünün ihlaline rağmen ödeme yapan sigortacının halefiyet iddiasında bulunabileceği, zira önemli olan hususun yürürlükteki bir poliçe kapsamında güvence altına alınan zararın doğru kişiye ödenmesi olduğu, ihbar yükümlülüğünün ise sigorta sözleşmesinin tarafları bakımından bir hükmü bulunduğu ve işbu davanın konusu olmadığının değerlendirildiği;8-)Eksper raporunda hasara konu emtianın fatura birim fiyatlarına uygun olarak belirlenen hasar miktarının (9.646,96 Euro) poliçe zararı olarak kadri maruf olduğu, sovtaj indiriminin de yapıldığı; ancak %10 ilave değerin gerçek zarar ilkesine uygun olmaması nedeniyle davalı şirketin bundan sorumlu olmadığı, buna karşılık davacının ödemesi kapsamında kalması koşuluyla muafiyet indiriminden davalının yararlanamayacağı ve bu esaslara gözetilerek yapılan hesaplamaya göre gerçek zararın 8.856,97 Euro veya ödeme tarihindeki karşılığının ise 88.855,78 TL olduğu ve davalı şirketin bu bedelin tamamından sorumlu olduğunun değerlendirildiği, 9-)Davacı vekilinin avans faizi oranında faiz talebinin tarafların ticaret şirketi olmasına göre 3095 sayılı kanuna uygun olduğu; ancak dava tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair (arabuluculuk süreci hariç) herhangi bir veri bulunmadığı, bu durumda sigortacının rücu davasında üçüncü kişi zarar görene yaptığı tazminat ödemesi tarihinden itibaren temerrüt faizi istenip istenemeyeceğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Sayın Mahkemenin yerinde bulması halinde dava tarihine kadar faiz miktarının 7.054,91 TL olarak hesaplandığı; Sonuç ve kanaatine varılmıştır."şeklindedir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE

Dava, hasar gören cam emtiasından kaynaklı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği sigorta bedelinin TTK m.1472 maddesi gereğince davalıdan rücuen tazmini talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; hasara konu olan can emtiasının deniz taşıması esnasında mı, deniz aracından indirildiği veya kara aracına yüklendiği esnada mı ya da kara taşıması esnasında mı hasara uğradığı, hasara konu can emtiasının hasarlanmasında davalı şirkete yüklenebilecek kusurlu bir hareket olup olmadığı, var ise davalı şirketin ya da çalışanlarının kusurunun ve kusur oranlarının ne olduğu, eşyanın hasarlandığının teslim alan tarafından sigortalıya ne zaman bildirildiği, eşyanın nasıl ambalajlandığı, ambalajlanma ve istiflemenin deniz ve kara taşımasına uygun olup olmadığı, eksper raporunda tahakkuk ettirilen %10 ilave maliyetin sebebinin ne olduğu ve poliçeye göre bu miktarın talep edilip edilemeyeceği, davalının hasardan sorumluluğu var ise davalının kusuruna göre hasarın ne kadarından sorumlu olduğu noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizce uyuşmazlık konuları belirtilerek bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporu belge delilleri dikkate alınarak hazırlanmış olduğundan ayrıntılı ve denetime elverişli bulunmuştur.Davacı sigorta şirketinin sigortalısına 9.646,96 Euro karşılığı olarak 96.780,23 TL ödediği, sigorta şirketinin bu bedeli halefiyet ilkesine davalıdan talep ettiği anlaşılmaktadır. Hasar tutanağına bakıldığında davalının çalışanının hasar tutanağına imza attığı ve hasarın tahliye işlemi sırasında oluştuğu, ayrıca davalının bu şekilde tutanağa imza atmakla hasardan haberdar olduğu anlaşılmaktadır.

Davalının ambalajlamanın yetersiz yapıldığı savunmasına, tutulan tutanak ve bu savunmanın somut delillerle desteklenmemesi sebebiyle itibar edilmemiştir.Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere hasarın davalının sorumluluğunda olan zaman dilimi içerisinde tahliye işlemi sırasında gerçekleştiği, davalının kendi çalışanının kusurundan da sorumlu olduğu, her ne kadar hasar tutanağından sonra yapılan incelemede tutanaktan daha fazla hasarın olduğu tespit edilmiş ise de tutanağın tutulduğu esnada ayrıntılı bir inceleme yapılamayacağı, ancak varma yerinde ayrıntılı incelemenin yapılabileceği, bu bağlamda davacı şirketin ödediği hasar miktarına itibar edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Eksper raporunda yapılan zarar hesabının piyasa koşullarına uygun olduğu raporda belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda davalı şirketin % 10 ilave değerden sorumlu tutulmasının gerçek zarar ilkesine aykırı olacağı belirtilerek davalı şirketin bu miktardan sorumlu tutulmaması gerektiği yönündeki tespite itibar edilmiştir. Zira, asıl olan gerçek zarar miktarının ödenmesidir. Davalı şirketin tahliye esnasında hasarlanan emtiadan kaynaklı sonuç olarak; ödenen birim fiyat üzerinden hesaplanan 9.050,90 Eurodan 193,93 Euro sovtaj bedelinin düşümü sonrasında 8.856,97 Euro olduğu, ödeme tarihinde davacı şirketin 1 Euroyu 10,0323 TL olarak dikkate aldığı, bu bağlamda davalı şirketin 8.856,97 Euro karşılığı olarak 88.855,78 TL'den sorumlu olduğu kanaati ile ödeme tarihi olan 11/04/2022 tarihinden itibaren avans faizine hükmolunarak aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;

  1. Davanın Kısmen Kabulü ile; 88.855,78 TL'nin, ödeme tarihi olan 11/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

  2. Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 6.069,74 TL karar ve ilam harcından; 1.652,77 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.417,74 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına,

  3. Davacı tarafından yatırılan 1.652,77 TL peşin harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 6.800,00 TL bilirkişi ücreti ve 427,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 7.307,70 TL yargılama giderinden; davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 6.709,19 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

  5. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

  6. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 ve m.13/2 hükümlerine göre hesaplanan 7.924,45 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

  7. 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 3.120,00 TL'den; davanın kabul ve ret oranına göre 2.864,47 TL'sinin davalıdan, 255,53 TL'sinin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına,

  8. HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

  9. Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,

Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/04/2024

Katip Hakim

¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bursa(AcentelikSözleşmesindenhükümKaynaklanan)Tazminatvekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim