Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/395 E. 2024/523 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/395
2024/523
24 Nisan 2024
T.C. ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/ Esas
KARAR NO: 2024/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : 1- ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -
DAVACI : 2- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Sözleşmenin İptali
DAVA TARİHİ : 30/07/2019
KARAR TARİHİ : 24/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; Müvekkili ... 'in oğlu ,diğer müvekkilinin kayınbiraderi olan ..., ortağı olduğu davalı Kooperatif kanalı ile 100.000,00.-TL tutarında esnaf kredisi kullandığını, ... ' un kullandığı bu krediye müvekkillerinin kefil yapıldığını ve düzenlenen 16/10/2018 tarihli kefalet sözleşmesinde müşterek ve müteselsil kefil oldukları belirtilmek suretiyle imzalarının alındığını, müvekkillerinin her ikisinin de evli olduklarını, müvekkillere müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalatılan kefalet sözleşmesi, TBK'nun 583 ve 584 hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediğinden geçersiz olduğunu ve kefalet sözleşmesinden dolayı müvekkillerin hukuken sorumlu tutulamayacağını, zira, TBK ' nun madde 583/1 " Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağını, kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır " hükmünü içerdiği, yine TBK ' nun 584/1 maddesine göre "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça ancak, diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir, bu rızanın sözleşmesinin kurulmasından önce yada en geç kurulması anında verilmesi olması şarttır " hükmünü içerdiğini, bu açık yasa hükümlerine uygun şekilde evli olan müvekkili eşlerinin kefalete rızaları yazılı ve açık bir şekilde alınmadığı gibi kefil olarak sorumlu olacakları azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefaletleri nedeniyle bu şekilde kefil oldukları hususu kendi el yazıları ile kefalet sözleşmesine yazılıp imzalanmadığını, bu şekil şartları yasaya göre sözleşmenin geçerlilik şartı olduğunu, bu şekil şartlarına uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu ve kefalet sözleşmesinden doğan borçtan sorumlu olmalarının söz konusu olmadığını, bu nedenlerle Kooperatif Başkanlığından dava dışı ...'un aldığı krediye karşılık düzenlenen 16/10/2018 tarihli Kefalet Sözleşmesinin kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzalamış olan davacı müvekkilleri açısından iptaline , müvekkillerinin bu sözleşmeden dolayı kefil sıfatıyla sorumlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kooperatif cevap dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanlarından özetle ; bahsi geçen davanın konusu hak arama hürriyetini kötü niyetle kullanmak olduğu düşüncesinde olduklarını, söz konusu davada davacı sıfatıyla yer alan ... ' un eşi ... ' un ... 3. Aile Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyası ile aile konutu üzerine eş muvafakati olmaksızın tesis edilen ipoteğin kaldırılma talebi ile dava açtığını, dava konusu taşınmaz üzerine 17/10/2018 tarih ve ... yevmiye numarası ile 1. Derece ipotek tesis edildiğini, bahsi geçen ipoteğin tesisi esnasında tapuda aile konutu şerhi bulunmadığını, zira ortada bir konut da bulunmadığını, lehe ipotek tesis edilen taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, dava konusu kefalet sözleşmesinde , sözleşmenin esaslı noktalarının şekil şartına tabi olmasını zorunlu kılınmasının amacı, kefili düşünmeden hareket etmekten sonunu hesaplamadığı hareketlerden korumak olduğunu, müvekkili borca karşılık kefillerle sözleşme yaptığını ve borca karşılık müvekkili lehine taşınmaza ipotek konulduğunu, ... ' un borcuna karşılık kefil olan, taşınmazı için ipotek veren, kefil beyanı ve tapuya güven ilkesi gereğince arsa niteliğindeki taşınmaza ipotek konulan işbu durumda alacağını tahsil edemeyen müvekkilini müşkil durumda bıraktığını, lehe ipotek tesis ederken üzerine kayıtlı taşınmazın niteliği bilebilecek olan da , kefalet taahhütnamesini okuyup anlayarak, kendi iradesi ile imzalayan da kefilin kendisi olduğunu, borca karşı kefalet sözleşmesi imzalayan ve lehe verdiği ipoteğin niteliğini saklayan kefilin, kefalet sözleşmesinin içeriğini bilmeden imzaladığının düşünülemeyeceğini, başka bir deyişle , kefalet sözleşmesi ve ipotek tesisinden bu kadar kısa bir süre sonra bu iddiaların olması müvekkilinin alacağının tahsil edilmemesini sağlamaya yönelik kötü niyetli bir girim olduğundan bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
... ve ... Kurulu 1. Dairesinin finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemelerin belirlenmesine ilişkin 25/11/2021 tarih ve ... sayılı ihtisas kararında özetle;
-
13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
-
22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
-
19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç),
-
23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
-
21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
-
06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
-
20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan,
Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; iki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı kararlaştırıldığından ve eldeki davanın davacı ile davalının aralarında akdettikleri bankacılık sözleşmesinden kaynaklandığı kanaatine varılmakla; aşağıdaki şekilde gönderme kararı vermek gerekmiştir.
Eldeki davada, istinaf mahkemesince davanın Kredi Çerçeve Sözleşmesinden kaynaklandığının belirtildiği, dosyanın mahkememize tevzi edildiği tarih itibariyle iş bölümü kararı gereğince davanın ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
-
... ve ... Kurulu 1. Dairesinin finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemelerin belirlenmesine ilişkin 25/11/2021 tarih ve ... sayılı ihtisas kararı gereğince dava dosyasının ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
-
İstinaf ilamı gereğince yapılacak işlemlerinin görevli ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesince yürütülmesine,
-
Gerekçeli kararın hukuki dinlenilme hakkı kapsamında resen taraflara tebliğine,
Dair; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39