Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/302 E. 2024/389 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/302
2024/389
26 Mart 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/ Esas
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1- ... -
2- ... İLETİŞİM ELEKTRİK İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/03/2024
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
-Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 02.12.2023 günü ... plakalı davacıya ait araç ... ili ... ilçesi mevkinde emniyet şeridinde kenarda patlayan lastiği değiştirmek üzere beklemekteyken, davalı ... İletişim Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait ... plakalı araçta şirketin sigortalı çalışanı olan ve mesai saatleri içerisinde hareket eden diğer davalı ...'un kullandığı araçta sürücünün dikkatsizliği, yüksek sürati ve trafik kurallarına uymaması sonucu davacının aracına arkadan çarpmış ve aracın arka kısmından ön kısmına kadar çok büyük hasar vermiş olduğunu, meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü %100 Asli kusurlu olduğunu, davalı sürücü tam kusurlu olduğunu kaza tespit tutanağında kendi el yazısı ile yazıp imzalayarak açıkca belirtmiş olduğunu, yine SBM sigortalar arası mutabakat kusur durumundan davalının tam kusurlu olduğu görülmekte olduğunu, kaza tespit tutanağından, sbm kusur durumundan ve olay yeri fotoğraflarından davalı sürücünün %100 asli kusurlu olduğunun belli olduğunu, davacının aracında davalıya ait aracın haksız fiiline binaen meydana gelen trafik kazası sonucu yapılan tamiratlar neticesinde 120.000,00 TL hasar meydana gelmiş olduğunu, mevcut kaza sebebiyle aracın bir kısım parçaları yenileriyle değiştirilmiş olduğunu, bir kısım parçaları ise tamir görerek onarılmış olduğunu, aracın gördüğü iş bu kapsamlı tamir/onarım/boya/parça değişimi tramer kayıtlarına işlendiğini, yapılan tamiratlar neticesinde davacının aracı büyük oranda değer kaybetmiş olduğunu, değer kaybı tazminatının kusurlu olan ve KTK gereği müteselsil sorumlu olan davalılar tarafından ödenmesi gerektiğini, davacıya ait araç, davacı ve ailesi tarafından kullanılmakta olduğunu, aracın hasar alması nedeniyle kaza tarihinden itibaren, tamir süresince araç onarımda kalmış ve yaklaşık 75gün kadar kullanılamamış olduğunu, davacının aracını kullanamadığı süre içinde, gitmesi gereken yerlere başka araçlarla gitmiş ve bu süre zarfında aracını kullanmaktan mahrum kalmış olduğunu, davalının tam kusurlu olduğu kazada, davacıya ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle, kaza tarihi ile aracın onarımının tamamlanmasına kadar geçen süre için doğmuş olan, araç mahrumiyet bedeli zararını KTK gereği müteselsil sorumlu olan davalılar tarafından karşılanmasının gerektiğini, tüm bu sebeplere dayanarak davalarının usul ve esas bakımından kabulü ile dava konusu trafik kazası sonucu davacının aracında meydana gelen, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla; bilirkişi raporundan sonra artırılmak üzere 100,00 TL Değer Kaybı, 100,00 TL Mahrumiyet Bedeli olmak üzere; toplam 200,00 TL(H.M.K. M.107 belirsiz alacak) maddi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek kanuni faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacının uğradığı zararların tazmini amacıyla açılan tazminat davasıdır.
Davacının alacağın kaynağı, haksız fiil ve kusur sorumluluğu olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 49 ve devamı maddelerine dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;,
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir.
Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir.
Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
O halde somut olayda yukarıdaki açıklamalar ışığında, davaya konu aracın hususi araç olduğu ve yapılan araştırmada davacının tacir olmaması nedeniyle davanın ticari dava olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ve HMK 114 ve 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir.
HÜKÜM:
-
Davada mahkememiz görevsiz olduğundan ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunması nedeniyle; davanın HMK'nun 114/1. c maddesi delaleti ile 115/2. Maddesi gereğince davanın usulden (görev yönünden) REDDİNE,
-
Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki (2) haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderlerinin esas hakkında karar verecek mahkemece değerlendirilmesine, yasal süresi içerisinde müracaat edilmemesi halinde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin hatırlatılmasına,
-
HMK 331/2 Maddesi gereğince yargılama gideri,harç ve vekalet ücreti konusunda karar verilmesine yer olmadığına, bu hususun görevli mahkemece hüküm ve nazara alınmasına,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yargı Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/03/2024
Katip
¸e-imzalıdır.
Hakim
¸e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49