Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1197 E. 2024/385 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1197
2024/385
22 Mart 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/ Esas
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI : ... TEKSTİL TAŞIMACILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ... -
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ : 15/11/2023
KARAR TARİHİ : 22/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı vekili tarafından müvekkili şirket aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas nolu takibi ile ilamsız icra takibi yapıldığını, müvekkilinin süresi içerisinde itiraz etmediği için takibin kesinleştiğini, davalı tarafından başlatılan icra takibinin dayanağı olarak gösterilen fatura içeriğindeki mal (7.960 Litre Süt) müvekkiline teslim edilmiş bir mal olmadığını, davalı tarafından müvekkiline gönderilen 31.08.2023 tarih ve ... fatura nolu fatura içeriği gerçek olmadığından müvekkili tarafından 20.09.2023 tarihinde ... ... nolu iade faturası ile takibe konu fatura bedeline karşılık iade faturası kesildiğini ve davalıya gönderildiğini, davalı tarafça tek taraflı kesilen fatura ile müvekkilinin borçlu olması mümkün olmadığını, davalı tarafın fatura içeriğindeki mal veya hizmetin müvekkiline verdiğini ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin davalıya borcu olmadığını, müvekkili şirketin davalının takibe koyduğu fatura için iade faturası kesmiş olmasına karşın ve de davalı tarafça müvekkili şirkete takibe konu fatura içeriğinde yer alan mal teslim edilmemiş olmasına rağmen icra takibi başlatarak kötü niyetli hareket ettiğini, beyanla müvekkilinin alacaklıya borcunun olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline kötü niyetli alacaklının % 20'den aşağıya olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, dava sonuna kadar icra takibinin durdurulmasına veya icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın esasına girmeden önce, menfi tesbit davası olarak açılan davanın istirdat davasına dönüşebilmesi için zorunlu arabuluculuk kapsamında olması nedeniyle,usuli eksiklik tamamlanmadan açılan davanın reddi gerektiğini , davacı şirket ile müvekkilinin sahibi olduğu şahıs firması arasında yıllardır devam eden bir ticaret ilişkisi mevcut olduğunu, genellikle açık hesap tabir ettiğimiz şekilde çalıştığını, müvekkilinin teslim ettiği sütlerin bedeli için fatura keserek davacı şirkette ödeme yaptığını, müvekkilinin elinde bedeli ödenmemiş birçok süt fişi mevcut olduğunu, dava konusu süt fişleri toplamı için 31.08.2023 tarih ve ... nolu fatura düzenlenerek davacı şirkete gönderilmiş olup,süresi içinde davacı şirket tarafından itiraz edilmediğinden ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas nolu takibi ile ilamsız icra takibi yapılmış,davacı şirket süresi içerisinde takibe de itiraz etmediği için takibin kesinleştiğini, davacı şirket ne faturaya ne de icra takibine süresi içinde itiraz etmediğini, kendilerinden alacaklarının mevcut olduğu için itiraz edilmediği düşünülerek takibe devam edildiğini ve davacı-borçlu şirketin banka hesaplarına haciz konularak dosya borcunun tahsil edildiğini, başlatılan icra takibinin dayanağı olarak gösterilen fatura içeriğindeki mal (7.960 Litre Süt) davacı-borçluya teslim edilmiş ve karşılığında arkası kaşeli süt fişleri alındığını, bunun dışında sütler teslim edilirken tanıklar huzurunda teslim yapıldığını, bedelleri için fatura kesilerek ticari defterlerine işlendiğini, süresi içinde faturaya itiraz edilmediğinden icra takibine geçildiğini, davacı-borçluya tebligat yapıldığını ,itiraz etme şansı varken davacı şirketin buna da itiraz etmediğinden takibin kesinleştiğini, Davacı-borçlu hukuki lazımeyi yerine getirmemiş itiraz etme hakkını kullanmayarak takibin kesinleşmesine ve dosya borcunun tahsiline imkan tanığını, bu imkanlardan hiçbirini kullanmayan davacı-borçlu aradan zaman geçmesinden sonra huzurdaki davayı açtığını, davacı-borçlu kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin yasal hakkını kullanarak alacağını tahsil etmesinden sonra işbu davanın açılmasının hayatın olağan akışına ve ticari ahlaka da aykırı olduğunu beyanla öncelikle davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında olması nedeniyle usuli eksiklik tamamlandığından reddine, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile muhakeme masrafları ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe; Davanın icra takibinden sonra açılan Menfi Tespit davası olduğu görülmüştür.
Menfi Tespit davalarında arabuluculuk dava şartı olup, TTK'nun 5/A maddesinde düzenlenmiştir.
TTK'nun 5/A maddesinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü bulunmaktadır.
Arabuluculuk dava şartı 03/01/2019 tarihinde yasal düzenleme olarak yürürlüğe girmiştir. yürürlüğe girdikten sonra 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle menfi tespit davaları da arabuluculuğa tabi kılınmış olup yürürlük tarihi 01/09/2023 olup eldeki bu dava değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra davaya uygulanması zorunludur.
O halde yukarıdaki yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafından dava açılmadan önce dava şartı olan arabulucuya başvuru zorunludur. Dolayısıyla dava dilekçesi ve cevap dilekçesi kapsamında arabulucuya başvurulmadığı sabit olduğundan davanın arabulucuya başvuru dava şartı noksanlığı sebebiyle HMK' nın 115/2. Maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
- Dava şartı arabuluculuğun bulunmadığı anlaşılmakla noksanlığı nedeniyle, HMK
m.115 uyarınca, davanın usulden REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60 . TL harcın 1.574,25. TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.146,65 . TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 17.900,00. TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
HMK madde 333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/03/2024
Katip
✍e-imzalı
Hakim
✍e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49