SoorglaÜcretsiz Dene

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1244 E. 2024/329 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1244

Karar No

2024/329

Karar Tarihi

15 Mart 2024

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

...

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/

KARAR NO : 2024/

HAKİM :

KATİP :

DAVACI : ... -

VEKİLİ : Av.

DAVALI : ... -

DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 27/11/2023

KARAR TARİHİ : 15/03/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin oğlu ... için davalıdan kamyon satın aldığını, kamyonların bedeli olan 220.000 TL'ye karşılık olarak geri ödemeli 240.000 TL kredi (plaka üzerine) çektiğini, ... ve ... plakalı kamyonların satışı bedelini kredi çekme günü olan 30.11.2017 tarihinde gönderdiğini, müvekkiline fiziki olarak ...'da teslim (ifa yeri) edildiğini ancak müvekkilinin kullanamadığını, kamyonların davalının bir başka alacaklıya borcu sebebiyle icradan yakalamalı olarak çekici aracılığıyla ...'da götürüldüğünü, davalının süreç içerisinde defalarca araç üzerinde hacizlerin olduğunu temizleyeceğini vs. gibi sebeplerle müvekkilini oyaladığını nihayetinde müvekkilini davalı tarafa karşı 16.09.2019 tarihinde ... 12. İcra Müdürlüğü 2019/... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, basında çıkan haberlere istinaen davalı hakkında ... C. Başsavcılığı 2019/... Sorş. Sayılı dosyasından nitelikli dolandırıcılık dosyasından suç duyurusunda bulunulmuş ise de hukuki ihtilaf gerekçesi ile KYOK verildiğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, davalının denkleştirici adalet sistemi gereğince ve temerrütle elde edilen bedele rağmen zararın karşılanmadığı gözetildiğinde şimdilik 10.000,00 TL tazminatın/bedelin davalıdan dava tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

Deliller;

... ve ... Vergi Daireleri'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE

Dava, munzam zarar talebine ilişkindir.

Ticari davaların hangi davalar olduğu TTK m.4'te tanımlanmış ve belirlenmiştir. Bu maddeye göre ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK.nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK.nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.

Bir kişinin işlettiği işletmenin esnaf işletmesi mi yoksa ticari işletme mi olduğunun belirlenmesi bu kişinin aynı zamanda tacir olup olmadığını belirlemek için ayrıca önem arz eder.

TTK m.11/2'de aynen,"Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir." hükmü öngörülmüştür. TTK m.15/1'de aynen, "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır. Ancak, tacirlere özgü 20 ve 53 üncü maddeler ile Türk Medenî Kanununun 950 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü bunlara da uygulanır." hükmü öngörülmüştür. 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 10/1 maddesinde aynen, "Türk Ticaret Kanununun 11 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemeler uygulanır." hükmü öngörülmüştür.

Bu düzenlemeler gereğince TTK m.11/2'ye göre esnaf ve tacir ayırımı sınırlarını belirleyen Cumhurbaşkanı Kararı henüz yayımlanmadığından 6103 sayılı Kanunun 10/1 maddesinin atfı ile mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu döneminde çıkarılan ve 21/07/2007 Resmi Gazete tarihli 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararında öngörülen şartlara göre esnaf - tacir ayırımı yapılmalıdır. Bu kararname ilgili Kanun maddeleri gereğince halen yürürlüktedir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; munzam zarar Türk Ticaret Kanununda düzenlenmediğinden mutlak ticari dava niteliğinde değildir.

Tarafların ticari işletme ya da esnaf işletmesi işletip işletmedikleri ile ilgili vergi dairelerine müzekkereler yazılmıştır.

Davanın nisbi ticari dava olabilmesi için her iki tarafın TACİR olmaları gerekir. Davacı ve davalı gerçek kişidir. Davacının yaptığı iş faaliyeti kapsamında işletme hesabına göre defter tuttuğu ve dönem içinde elde ettiği hasılatın VUK m.177/2'de öngörülen hadleri aşmadığı, bu bağlamda davacının tacir olmadığı anlaşılmaktadır.

Davalının ise işlettiği bir işletmesi dahi yoktur. Sadece kira gelirlerinden kaynaklı vergi mükellefiyeti vardır. Davalının bir kısım sermaye şirketlerinin ortağı olması davalıyı tacir yapmaz, zira burada tacir olan o sermaye şirketleridir. Davanın tarafı ise sermaye şirketi değil, gerçek kişi olan ve adına işlettiği bir esnaf ya da ticari işletmesi olmayan davalıdır. Bu bağlamda davalının tacir, hatta esnaf dahi olduğu söylenemez, çünkü işlettiği bir işletmesi ve ticari kazanç mükellefiyeti yoktur. Tüm bu açıklamalar ışığında; davanın mutlak ticari dava olmadığı, davacının ve davalının tacir olmadığı ve davanın nisbi ticari dava da olmadığı anlaşılmakla; davanın usulden reddi ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;

  1. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1. c maddesi gereğince, davanın görevli mahkemede açılmadığı ve mahkemelerin görevinin dava şartı olduğu anlaşılmakla; dava şartı noksanlığı nedeniyle, HMK m.115 uyarınca, DAVANIN USULDEN REDDİNE,

  2. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğunun tespitine,

  3. HMK m.20 gereğince; taraflardan birinin, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde, mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde; dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde, dava dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin taraflara ihtarına, (ihtar edildi)

  4. Harç ve yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi gereğince yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,

  5. Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,

Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/03/2024

Katip

¸e-imzalıdır

Hakim

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

tacir(TicariSatımdanhükümKaynaklanan)Tazminatvekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim