SoorglaÜcretsiz Dene

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1152 E. 2024/278 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1152

Karar No

2024/278

Karar Tarihi

29 Şubat 2024

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

...

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/ Esas

KARAR NO : 2024/

HAKİM : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACILAR : 1- ... - ...

  2.  ... .  ... 

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : 1- ...

VEKİLLERİ : Av. ...

DAVALI : 2- ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : 3- ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 19/07/2016

KARAR TARİHİ : 29/02/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 05/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA VE SAVUNMA:

Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalılardan ...'in kullandığı ...plakalı araç ile 29/05/2016 kaza tarihinde ...-... yolunda seyir halinde iken kayalıklara çarparak yaklaşık 20 mt sürüklendikten sonra durabildiği kazada iki kişinin hayatını kaybettiği, davacıların içinde yer aldığı 10 kişinin de yaralandığını, davacıların balayını geçirmek üzere ...'da ki ... Oteline gitmek üzere yola çıktıklarını, davacılardan ...'in sağ kaşında yarılma olduğunu altı dikiş altıldığını ve kalıcı iz oluştuğunu, kazadan dolayı da yaşadığı stres ve buna bağlı depresif bozukluk teşhisi konularak geçici iş göremezlik raporu verildiğini, davacı ...'in ise sol göz kapağında yarılma olup iki dikiş atıldığını, davacılara ilk müdehalenin ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapıldığını , davacıların davalı ... şirketine ... 10.Noterliğinin 20/06/2016 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile başvurarak zararlarının tazminini talep ettiklerini , ihtarnamenin 28/06/2016 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiğini , sigorta şirketi tarafından zarar ödenmediği gibi ihtara da cevap verilmediğini bu nedenle davacıların yaşadığı mağduriyet ve üzüntü sebebiyle 15.000,00 TL'den toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 250,00'şer TL 'den toplam 500,00 TL maddi tazminatın da yine davalılardan ... Turizm ... Ltd Şti , ... Sigorta Kooperatifi ve ...'den kaza tarihi olan 29/05/2016 tarihinden itibaren, davalı ... şirketinden ise poliçe limiti ile sınırlı olarak ve ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 28/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ederiz , davalı tarafın cevap dilekçesindeki yetki itirazının reddini ayrıca ... 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/... esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına ilişkin talebinde reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Trafik kazalarında yetkili mahkeme haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemesi olup yetki itirazında bulunduklarını, ayrıca ... 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/... esas sayılı dosyasının da bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, kazanın oluşuna ilişikin ise de davada sürücünün herhangi bir kusurunun olmadığını, davacının çalıştığı ... Turizm Şirketinin tek şoförle yola devam ettirmesi ve araçtaki bakımın eksik olması, başka bir aracın sıkıştırması gibi etkenlerin kazaya sebebiyet vermesi ve davacıların da emniyet kemeri takmamaları sebebiyle zarar oluştuğunu, davayı kabul etmediklerini, Ağır Ceza Mahkemesinde de kusur tespiti yapılma aşamasında olduğunu bu dosyadaki raporun celbini talep ettiklerini beyan etmiştir.

Davalılardan ... Sigorta Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ...; Sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, poliçe teminatları dâhilinde ve poliçe teminat limitiyle sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, bu poliçeden dolayı müvekkil kooperatifin sorumluluğu, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda kişi başına azami KAZA TARİHİ İTİBARİYLE 290.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin davayı kabul anlamına gelmediği gibi Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası bir meblağ sigortası değil, zarar sigortası olduğunu, bu sebeple teminat altına alınan rizikonun gerçekleşmiş olması nedeniyle, teminat limiti olan 290.000,00 TLnin tamamen ödenmesi söz konusu olmadığını, mağdurun gerçek zararının alanında uzman bilirkişilerce tespit edilmesi ve tespit edilen tazminat bedelinin sigortacıdan alınarak sigortalıya verilmesi gerektiğini, davacıya ödenecek olan tazminat tutarı hesaplanırken, davacının geliri, yaşı, sakatlık oranı, sigortalının kusuru gibi bilgilerin toplanması, sonrasında da davacının hak etmiş olduğu bir tazminat varsa bu tutarın hesaplanması gerektiğini, davacı gelirini de yazılı delillerle ispatlamalı ve davacı gelirini ispatlayamıyorsa tazminat hesabı yapılırken asgari ücret esas alınması gerektiğini, ayrıca davacının davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının da Yargıtay içtihatları gereğince Adli Tıp Kurumunun ilgili dairelerinden öğrenilmesi gerektiğinin, Trafik Sigortası Genel Şartları Teminat Dışı Kalan Haller içerisinde belirtildiği üzere manevi tazminat talepleri müvekkil kooperatifin sorumluluğunda olmadığını, davacılar tarafından toplamda 30.000,00 TL manevi tazminat talep edilmiş olduğunu, bu tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsili istendiğini, işbu talebin davalı kooperatif bakımından reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerden dolayı davanın reddini, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, beyan dilekçeleri, ATK raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:

Eldeki dava taşıma sözleşmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasıdır.

Mahkememizden verilen 07/11/2019 tarih ve 2016/... Esas 2019/ sayılı kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 21/09/2023 tarih ve 2020/ Esas 2023/ Karar sayılı ilamında; "... Davacılar vekili, davacıların yolcu olarak bulunduğu otobüsün davalı sürücü Mithat Karanfilin kayalıklara çarpması sonucu meydana gelen kazada davacıların yaralandığını belirterek, otobüsünün işleteni ve sürücüsü ve sigorta şirketi olan davalılardan manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Bu hali ile davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.

Taşıma sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de, 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici; "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi", 3/ı maddesinde tüketici işlemi ise; "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.

HMK'nın 1. maddesinde, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır.

Bu durumda davanın, davacı yolcuların , davalıların sürücü ve işleteni ve sigorta edeni olduğu otobüsün tek taraflı trafik kazası yapması sonucunda yaralanmasından doğan manevi tazminat istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacının da tüketici vasfına sahip olması, davacı yolcu ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle, davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek karar verilmesi isabetsiz olmuştur ..." şeklindeki gerekçe ile Kaldırılmasına karar verip, kaldırma sonrasında dava mahkememizin 2023/1152 esasına kaydı yapılarak bu esas üzerinden yargılama devam etmiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 21/09/2023 tarih ve 2020/ Esas 2023/ Karar sayıllı kaldırma ilamı ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 1.2.3.4. maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 2.maddesinde;"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 S.Y. ile değişik 6102 sayılı TTK. nun 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, Bu düzenlemeler ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK.nun 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 3/1-(k-l) maddesinde; " Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 73/1. maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 83/2.maddesinde; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, davalının tacir olmadığı, dava tarihi itibariyle TTK.4.5. maddeleri gereğince mahkememizin görevli olmadığı, 6502 sayılı TKHK) 3/1-(k-l), 73/1., 83/2.maddeleri gereğince görevli mahkemenin ... Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğu, 17.Hukuk Dairesi'nin 22.6.2015 tarih ve 2015/ Es., 2015/ Kar. sayılı ilamı ve 20.Hukuk Dairesinin 19/01/2016 tarih ve 2015/ Es. 2016/ Kar. Sayılı ilamları ile de benzer şekilde kabul edildiği anlaşılmış olup davanın Görev bakımından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,

  1. Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna,

  2. HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,

  3. HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... Tüketici Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/02/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır.

Hakim ...

¸e-imzalıdır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

SebebiyleVeTazminat)vekilleritarihidelillerCismani(ÖlümZararitibariyleAçılanTazminatvekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim