SoorglaÜcretsiz Dene

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1400 E. 2024/228 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2018/1400

Karar No

2024/228

Karar Tarihi

21 Şubat 2024

T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

BAŞKANLIĞI GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2018/1400 Esas

KARAR NO : 2024/228

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACI :... - ...

VEKİLİ : Av. ...

Sakarya Mah. Yıldız Sk. Demirci İş Hanıno:37/4 Osmangazi/ BURSA

DAVALI : ...

...

VEKİLİ : Av. ...

Uluyol Cad. Han Sk. Tokaç İşhanı. No:11/13 Osmangazi/ BURSA

DAVA : Alacak

DAVA TARİHİ : 07/05/2015

KARAR TARİHİ : 21/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 08/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi gereğince davalı yüklenicinin müvekkiline ait Bursa Hamitler - Balat mevkiinde kayin 267 parsel üzerine yaptığı inşaatın 11 adet daire ve 2 adet dükkanı arsa karşılığı olarak hiçbir eksiği bulunmaksızın anahtar teslimi suretiyle müvekkiline teslim edileceğinin kabul edildiğini, daire ve dükkanların teslimindeki temerrüt nedeniyle Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 2003/764 Esas sayılı davanın Yargıtayca bozulması nedeniyle 2007/533 Esasına kaydı yapılarak verilen kararda davada ıslah yoluyla istenilen 69.229,60 TL'nin işlemiş faizi bu davada talep edilmediğinden; bu nedenle bu bedelin faiz alacağının ayrı bir dava konusu yapılması gerektiğinden, 23.12.2003 tarihi ile 09.06.2010 dava tarihi arasındaki 69.229,60 TL'nin işlemiş faiz alacağının şimdilik 10.000,00 TL'si eksik bırakılan imalatlar yönünden şimdilik fazlaya haklar saklı tutularak 2.000,00 TL'sinin, daire ve dükkan inşaatlarının geç teslimi nedeniyle ifaya eklenen cezai şart sebebiyle 22.12.2003 ilk dava tarihinden sonraya ait kira kaybı sebebiyle fazlaya ait hakları saklı tutularak şimdilik 5.000,00 TL'nin toplam 17.000,00 TL'nin en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen gayrimenkul satış vaadi ve inşaat sözleşmesinin 10.maddesinde "arsa sahiplerine ait daireler ve dükkanların iş bu sözleşmede belirtilen sürede bitirilip teslim edilmemesi halinde mücbir sebepler dışında kooperatifin arsa sahiplerine geciken her ay için ve 1 daire ve dükkan için 200 DEM aylık tazminat ödeyeceği, ancak bu sürenin hiçbir suretle 1 yılı geçemeyeceği, 1 yılı aşkın bir gecikme halinde akit kendiliğinden feshedilmiş sayılacağı, fesihten sonra kooperatifin ancak akdin yapıldığı tarihe göre hesaplanacak inşaat bedelini talep edebileceği" hükmü yer aldığını, 17.08.1999 depreminde Bursa'da inşaatların mücbir sebeplerden dolayı geciktiği, işlemiş faiz istemi yönünden mahkeme kararı kesinleşmiş olduğundan kesinleşmeden sonra faiz talep edilemeyeceği, müvekkilinin arsa sahibine isabet eden bağımsız bölümlerin eksik imalatlarını yıllar önce tamamladığını, dairelerde oturulup dükkanların kullanıldığını, bu nedenle eksik imalat bedeli talep edilemeyeceği, sözleşmenin 10.maddesi gereğince de kira bedeli tazminatı istenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:

Dava kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca geç teslimden kaynaklı kira tazminatı alacağı, imalat bedeli alacağı ve faiz alacağı istemine ilişkindir.

Davacı arsa sahibi ile davalı arasında Bursa Hamitler - Balat mevkiinde kayin 267 parsel sayılı taşınmazda kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme ile davacı uhdesinde kalacak taşınmazlarda belirlenmiştir.

Davacı bu sözleşme uyarınca eserin zamanında meydana getirilerek teslim borcunun süresinde yerine getirilmediğini, bu sebeple kira tazminatı alacağının bulunduğunu, daire ve dükkanların teslimindeki temerrüt nedeniyle Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 2003/764 Esas sayılı davanın Yargıtayca bozulması nedeniyle 2007/533 Esasına kaydı yapılarak verilen kararda davada ıslah yoluyla istenilen 69.229,60 TL'nin işlemiş faizi bu davada talep edilmediğinden; bu nedenle bu bedelin faiz alacağının ayrı bir dava konusu yapılması gerektiğinden eldeki davada bu tutara yönelik faiz alacaklarını talep ettiklerini, eksik bırakılan imalatlar yönünden de alacaklarının bulunduğunu belirtmişlerdir.

Mahkememizce daha önceden 10/10/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş bu karar Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2014/1015 - 2015/244 E.K. Sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma ilamında; ''Arsa sahibi ifayı bekliyor ise, yüklenici sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır. Sözleşme ifa ile sonuçlanmamışsa, zamanaşımı süresi işlemeye başlamaz. O halde, gecikme tazminatı istemleri yönünden zamanaşımının başlangıç tarihi, sözleşmeye göre yüklenicilerin edimlerini yerine getirerek davacıya ait bağımsız bölümleri teslim tarihidir.'' şeklinde bir sonuca varılamaz ve BK'nın 106/2. maddesinden bu yönde bir sonuç çıkartmak mümkün değildir. Dairemizin yerleşik uygulaması da 13.02.2013 tarih ve 2012/6798 E., 2013/787 K. sayılı ilamı ile 20.09.2013 tarih ve 2731 E., 5618 K. sayılı ilamında olduğu üzere bu yöndedir. Somut olayda, davacı tarafça Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/533E, 2008/524 K sayılı dosyasında 03.04.1999 ile 23.12.2003 tarihleri arasındaki dönem için 20.000,00 TL istendiği, 19.08.2004 tarihli ıslah dilekçesiyle talebin 89.229,60 TL'ye artırıldığı, mahkemece Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamı doğrultusunda ıslah dilekçesinde faiz talebi olmadığından ıslah edilen miktara ilişkin faiz talebinin reddine karar verildiği, davacı tarafça iş bu davada unutulan faiz istemi doğrultusunda ıslah edilen miktara ilişkin faiz isteminde bulunulduğu ve ayrıca diğer davanın tarihi olan 23.12.2003 ile iş bu davanın tarihi olan 09.06.2010 arasındaki dönem için gecikme tazminatı istenmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, ıslah tarihi olan 24.01.2012 tarihinden itibaren geriye doğru 5 yılın sona erdiği 24.01.2007 tarihi esas alınarak Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dosyasında istenen işlemiş faiz alacağı yönünden iş bu davada ıslah edilen miktarın zamanaşımına uğradığı, yine iş bu davada konu edilen 24.12.2003 ile 09.06.2010 tarihi arasındaki dönem için 24.01.2007 tarihinden önceki döneme ilişkin ıslah ile arttırılan bölümün zamanaşımına uğradığı gözetilerek bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle davalının sorumlu olduğu gecikme tazminatı miktarının hesaplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Kabule göre de, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dosyasında ıslah dilekçesinde istenmediği için hükmedilmeyen işlemiş faiz alacağının o dosyadaki ıslah tarihi olan 18.01.2004 tarihinden itibaren hesaplanması gerekirken, o davanın dava tarihinden itibaren hesaplanması doğru olmamıştır." gerekçesine yer verilmiştir.

Mahkememizce bozma sonrasında yeniden yargılama yapılarak bilirkişi raporları alınmış, 26/10/2016 tarihli karar ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, bu karar Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2018/1233 - 2018/2610 E.K. Sayılı kararı ile bozulmuştur. Bozma gerekçesinde; "23. Hukuk Dairesi'nin bozma ilâmının 2. bendinin 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. paragraflarında eksik ve ayıplı iş ile bağımsız bölümlerin teslim edildiği savunması karşısında belirtildiği şekilde araştırma yapılması gerekmesine rağmen mahkemesince bu hususlar araştırılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. Gecikme tazminatı kural olarak sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinden, eserin eksik ve ayıpsız olarak sözleşmeye uygun biçimde teslim edildiği tarihe kadar ya da iş sahibinin teslimden önce bağımsız bölümleri fiilen kullanmaya başladığı veya üçüncü kişiye kiraya verdiği ya da sattığı tarihe kadar istenebilir. Davalı vekili tarafından, 20.03.2012 havale tarihli dilekçe ekinde davacıya düşen bağımsız bölümlerin fiilen teslim edildiği, bir kısmının satıldığı, bir kısmının kullanıldığı liste halinde açıklanmış olup, mahkemece bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece, dava konusu bağımsız bölümlerin tapu kaydı getirtilip, davalıdan bu husustaki tanıkları sorulup, ilgili Belediye Başkanlığı'ndan, elektrik idaresinden aboneliklerin kim tarafından hangi tarihte kurulduğu sorularak, davacı arsa sahibinin iddiası doğrultusunda kendisi düşen bağımsız bölümlerdeki eksiklikleri tamamlayarak kullanıma uygun hale getirmesi durumunda bu tarihten sonrası için gecikme tazminatı istenemeyeceği gözetilerek, yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda davacı arsa sahibine düşen bağımsız bölümlerin fiilen kullanılmaya başlandığı ya da satıldığı veya kiraya verildiği tarih araştırılarak yüklenicinin dava tarihinden önce davacıya ait bağımsız bölümleri teslim ettiğini kanıtlaması durumunda teslim tarihi, teslim ettiğini kanıtlayamaz ise dava tarihi esas alınarak gecikme tazminatının hesaplanması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Öte yandan, davalı tarafça inşaatın eksiksiz olarak teslim edildiği savunulmuş olup, bu hususta tanıkların bulunduğu belirtilmiştir. Mahkemece, davalıdan bu husustaki tanıkları sorulup delillerin toplanması gerekirken, davacı iddiaları doğrultusunda inşaatın eksik olarak teslim edildiği kabul edilerek sonuca ulaşılması doğru olmamıştır. Diğer yandan dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 362/3. maddesi ''Yapılan şeydeki kusur, sonradan meydana çıkarsa iş sahibi, vakıf olur olmaz keyfiyeti müteahhide haber vermeye mecburdur. Aksi takdirde iş sahibi kabul etmiş sayılır. '' hükmünü içermektedir. Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda BK'nın 359, gizli ayıplarda ise 362. maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, aynı Kanun'un 360. maddesinde tanınan hakları kullanabilir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede farkedilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile varolan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede (BK m.359); gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir (BK m. 362/III ). Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Eksik işler bedeli ise ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresinde (BK m. 126/son ) talep edilebilir. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir (YHGK'nın 02.02.1979 gün 1977/11-393 Esas 1979/80 Karar sayılı ve Dairemizin 16.01.2013 tarih ve 2012/5835 Esas, 2013/129 Karar sayılı ilamında bu ilke ve esaslar ayrıntıları ile açıklanmıştır.). Mahkemece, yukarıda açıklanan araştırmalara göre, inşaatın davalı yüklenici tarafından eksik ve ayıplı olarak teslim edildiğinin tespiti halinde tazminat konusu yapılan kalemler tek tek değerlendirilerek, bunların ayıplı iş mi, yoksa eksik iş mi, ayıplı işlerin ise gizli ayıp mı yoksa açık ayıp mı olduğu belirlenmelidir. Daha sonra açık ayıplarla ilgili teslimden sonra davalı yükleniciye BK'nın 359. (TBK'nın 474.) maddesinde öngörüldüğü şekilde süresinde ihbarda bulunulup bulunulmadığı, gizli ayıplarla ilgili olarak da ayıbın ortaya ne zaman çıktığı, çıkmasından sonra yüklenicinin BK'nın 362. (TBK'nın 477) maddesine uygun olarak haberdar edilip edilmediği üzerinde durulmalıdır. Bu araştırmalar sonucunda, mahkemenin şimdiki kabulü gibi yüklenicinin inşaatı eksik teslim ettiği, ancak davacı tarafça eksikliklerin tamamlandığının tespitinde ise, eksik imalât bedelinin davacı tarafça yapılmış şekliyle değil, yüklenicinin sözleşmeye göre üstlendiği nitelikleriyle bedeline hükmedilmelidir." gerekçesine yer verilmiştir.

Bozma kararı sonrasında taşınmazların bağlı bulunduğu Belediye Başkanlığından elektrik, doğal gaz ve su aboneliklerine ilişkin ilgili kurumlara müzekkere yazılarak dairelerin teslim tarihleri araştırması yapılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınmıştır.

Hesaplama yapılırken dava tarihinden geçmiş geriye yıllık 5 yıllık süre dikkate alınarak 24/01/2007 tarihinden teslim tarihine kadar hesaplama yapılması istenilmiştir.

Buna göre; kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmazda C Blok 11 Nolu bağımsız bölümün su abonelik tarihinin 30/09/2011 tarihinde, doğal gaz abonelik tarihinin 23/09/2011 tarihinde, elektrik abonelik tarihinin 13/10/2011 tarihinde yapıldığı, kira kaybı alacağının 24/01/2007 tarihinden itibaren dava tarihine kadar hesaplandığı, yine D Blok 8 Nolu bağımsız bölümün su abonelik tarihinin 14/06/2013 tarihinde, doğal gaz abonelik tarihinin 27/05/2013 tarihinde yapıldığı, kira kaybı alacağının 24/01/2007 tarihinden itibaren dava tarihine kadar hesaplandığı, D Blok 14 Nolu bağımsız bölümün su abonelik tarihinin 30/12/2013 tarihinde, doğal gaz abonelik tarihinin 03/06/2013 tarihinde yapıldığı, kira kaybı alacağının 24/01/2007 tarihinden itibaren dava tarihine kadar hesaplandığı, D Blok 15 Nolu bağımsız bölümün su abonelik tarihinin 08/12/2010 tarihinde, doğal gaz abonelik tarihinin 25/10/2010 tarihinde yapıldığı, davacının taşınmazı 23/11/2010 tarihinde sattığı, kira kaybı alacağının 24/01/2007 tarihinden itibaren dava tarihine kadar hesaplandığı, A Blok 1 Nolu bağımsız bölümün su abonelik tarihinin 03/05/2007 tarihinde, doğal gaz abonelik tarihinin 25/12/2006 tarihinde, elektrik abonelik tarihinin 20/06/2007 tarihinde yapıldığı, kira kaybı alacağının 24/01/2007 tarihinden itibaren 20/06/2007 tarihine kadar hesaplandığı, A Blok 16 Nolu bağımsız bölümün su abonelik tarihinin 19/11/2012 tarihinde, doğal gaz abonelik tarihinin 22/08/2007 tarihinde, elektrik abonelik tarihinin 17/07/2007 tarihinde yapıldığı, su abonelik tarihi 19/11/2012 tarihi olduğundan kira kaybı alacağının 24/01/2007 tarihinden itibaren dava tarihine kadar hesaplandığı, B Blok 2 Nolu bağımsız bölümün su abonelik tarihinin 10/01/2011 tarihinde, doğal gaz abonelik tarihinin 18/05/2005 tarihinde yapıldığı, elektrik abonelik kaydının 26/04/2006 tarihinde yapıldığı, kira kaybı alacağının 24/01/2007 tarihinden itibaren dava tarihine kadar hesaplandığı, B Blok 6 Nolu bağımsız bölümün su abonelik tarihinin 08/04/2013 tarihinde, doğal gaz abonelik tarihinin 18/05/2005 tarihinde yapıldığı, elektrik abonelik kaydının 26/04/2006 tarihinde yapıldığı, kira kaybı alacağının 24/01/2007 tarihinden itibaren dava tarihine kadar hesaplandığı, D Blok 22 Nolu bağımsız bölümün su ve doğal gaz aboneliklerinin bulunmadığı, elektrik abonelik kaydının 26/11/2004 tarihinde yapıldığı, bu sebeple kira kaybı hesaplanmadığı, D Blok 23 Nolu bağımsız bölümün su ve doğal gaz aboneliklerinin bulunmadığı, elektrik abonelik kaydının 26/11/2004 tarihinde yapıldığı, bu sebeple kira kaybı hesaplanmadığı ve bu şekilde yapılan hesaplama sonucunda davacının 135.011,64 TL kira kaybı tazminatı alacağının hesaplandığı görülmektedir.

Teslim olgusu fiili bir olgu olup taraflarca teslim yazılı bir tutanak ile yapılabilir. Yazılı bir tutanak düzenlenmeyen hallerde fiili teslim olgusunun diğer delillerle desteklenmesi gerekir. Davalı kooperatif inşaatı zamanında tamamlamadığı için teslim ettiği bağımsız bölümleri basiretli davranarak yazılı bir tutanak ile teslim etme yükümlülüğüne aykırı davranmıştır. Bu takdirde dosya kapsamında toplanan deliller ve yazışma cevaplarına göre bir değerlendirme yapılmalıdır. Bir kısım taşınmazlarda bir aboneliğin yapıldığı, ancak; taşınmazın fiilen kullanılabilmesini sağlayan ve temel ihtiyaç olan barınma, ısınma, su ihtiyacının karşılanması ve elektrik ihtiyacının bütünüyle karşılandığının belirlendiği zaman dilimi taşınmazın teslim tarihi olmalıdır. Buna göre; her ne kadar bir kısım taşınmazlarda ilk elektrik abonelik tarihi daha önce olsa da doğal gaz ve su abonelik tarihlerinin daha sonra olduğu görülmektedir.

Zorunlu bu ihtiyaçlardan bir abonelik tesisi fiili kullanım için yeterli değildir. Bu nedenle bütünsel yaklaşımla tüm abonelikler değerlendirilmek suretiyle bir sonuca varılması daha doğru olacaktır. Bu sebeple bilirkişi raporunda tespit edilen belirlemeler mahkememizce yerinde bulunmuştur.

Davacının tüm dosya kapsamı itibariyle alınan raporlara göre imalat bedeli alacağı hüküm kurmaya elverişli bir şekilde hesaplanmıştır. Bu istem yönünden talep edilen 43.864,20 TL alacağa hükmolunmuştur.

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/764 Esas sayılı davanın Yargıtayca bozulması nedeniyle 2007/533 Esasına kaydı yapılarak verilen kararda davada ıslah yoluyla istenilen 69.229,60 TL'nin işlemiş faize ilişkin eldeki davada talep edilen faiz alacağı yönünden 69.229,60 TL'nin 24/01/2007 tarihiyle 09/06/2010 tarihi arasında yasal faize göre hesaplanan tutarın 21.322,72 TL olduğu görülmüştür. Bilirkişi hesaplamasında yasal faiz ve reeskont faize göre ayrı ayrı hesaplama yapmıştır. Davacı dava dilekçesinde talepleri için avans faiz talep etmiş ise de; dava kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı olup davacı arsa sahibidir. Talep edilebilecek faiz yasal faizdir. Nitekim Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/533 esas sayılı dosyasında Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen ilamında da yasal faiz uygulanmıştır.

Davacının geç teslimden kaynaklı 135.011,64 TL kira tazminatı alacağı, 21.322,72 TL faiz alacağı, 43.864,20 TL imalat bedeli alacağı olmak üzere toplam 200.198,56 TL alacağı bulunmaktadır.

Kira tazminatı alacağı ve eksik imalat bedeli alacaklarına uygulanacak faiz yukarıda açıklandığı üzere yasal faizdir. Alacakların 5.000,00 TL ve 2.000,00 TL'lik kısımlarına dava tarihinden bakiye kısımlarına ise 24/01/2012 ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmıştır.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

  1. Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile 21.322,72 TL faiz alacağı, 135.011,64 TL kira tazminatı alacağı, 43.864,20 TL imalat bedeli alacağı olmak üzere toplam 200.198,56 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,

  2. 135.011,64 TL alacağın 5.000,00 TL'lik kısmına 09//06/2010 tarihinden itibaren bakiyesine 24/01/2012 ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,

  3. 43.864,20 TL alacağın 2.000,00 TL'lik kısmına 09//06/2010 tarihinden itibaren bakiyesine 24/01/2012 ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,

  4. Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

  5. Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 13.675,56 TL harçtan başlangıçta alınan 252,45 TL peşin harç ile 621,45 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 12.801,66‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

  6. Davacı tarafından yapılan; 252,45 TL peşin harç, 621,45 TL ıslah harcı ve 17,15 TL başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

  7. Davacı tarafça yapılan 9.913,15 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 3.939,46 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,

  8. Davalı tarafça yapılan 200,00 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 120,52 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiye miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,

  9. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 32.029,78 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 47.536,28 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay Yargı yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunu, usulen anlatıldı.21/02/2024

Başkan ...

e-imza

Üye ...

e-imza

Üye ...

e-imza

Katip ...

e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bursaAlacakhükümvekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim