SoorglaÜcretsiz Dene

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1509 E. 2024/203 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2018/1509

Karar No

2024/203

Karar Tarihi

16 Şubat 2024

T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2018/1509 Esas

KARAR NO : 2024/203

HAKİM : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...

VEKİLİ : Av. ... - [16340-43466-...] UETS

DAVALI : ... - ...

VEKİLLERİ : Av. ... -

Av. ... - ...

Av. ... - Atatürk Cad. Petek Apt. No: 49 Kat: 2 Daire:5 Osmangazi/ BURSA

DAVA : Nakde Çevrilen Teminat Mektubu Bedelinin İadesine İlişkin Maddi Tazminat İstemi

DAVA TARİHİ : 09/11/2018

KARAR TARİHİ : 16/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 07/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Nakde Çevrilen Teminat Mektubu Bedelinin İadesine İlişkin Maddi Tazminat İstemi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete sunmuş olduğu güvenlik hizmetine ilişkin taraflar arasında 29/02/2012 tarihli ek protokol yapıldığı, bu protokol uyarınca 01/03/2012 tarihinden itibaren hizmete devam eden güvenlik personelinin oluşacak kıdem tazminatından sorumluluğun davalıya geçmiş olduğu, anılan tarihe kadar oluşan tazminatların davalıya ödendiği ancak davalının haksız bir şekilde teminat mektubunu nakde çevirdiği, haksız olarak tahsil edilen 37.578,93 TL'nin gönderilen ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği 11/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsil edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; taraflar 01.03.2012 tarihinden itibaren kıdem ve ihbar tazminatı yükünün ... A.Ş.'ye ait olduğunu kabul ettiklerini, İş bu protokol ile taraflar kıdem tazminatının 29.02.2012 tarihi öncesi ve sonrasında hangi tarafa ait olacağını tespit etmiş olup protokolde herhangi bir rakam telaffuz edilmediğini, tarafların bu protokolle amaçladıkları hangi personele ne miktar kıdem tazminatının hangi tarafça ödeneceği değil kıdem tazminatı yükünün hangi tarihlerde kime ait olacağının tespiti olduğunu, bu nedenle davacı tarafından kıdem tazminatı sorumluluklarının belirli rakamlarla sınırlanmaya- çalışılması tarafların iradelerine ve hakkaniyete uygun olmadığını, dava dilekçesinin I1- Süreçte Hizmet Akdini Fesih Eden Personel başlığı altında yazılanların davamız ile alakası yoktur. Nitekim müvekkil şirket ile dava dışı ... Temizlik Ltd. Şti. arasında görülmekte olan Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1449 E. sayılı dava dosyası kapsamında söz konusu iddialara ver verilmiş, dava dışı ... Ltd. Şti. çalışanı ... ile ilgili iddiaları bahsi geçen dosya kapsamında taraflarınca cevaplandırıldığını, ... Ltd. Şti. çalışanlarından ... isimli çalışan 1475 sayılı iş kanununun 14/1-5 maddesindeki haklarını kullanarak haklı sebeple 08.06.2018 tarihinde iş akdini feshettiğini, bahsi geçen çalışan ...'ın kıdem tazminatı, taraflar arasındaki protokol uyarınca, 29.02.2012 tarihine kadar olan bölümü dava dışı ... Ltd. Şti., anılan tarihten sonraki bölümü ise müvekkil şirket sorumluluğunda olduğunu, ancak çalışan ...'ın 01.12.2003 'de başlayan çalışması sözleşmesini feshettiği 08.06.2018 tarihine kadar kesintisiz olduğunu, dava dışı ... ile müvekkil şirket arasında imzalanan protokol, çalışanın hizmet süresine yahut alacağı kıdem tazminatı tutarına etki etmediğini, kıdem tazminatının özelliği gereği, kesinti bulunmayan hizmet dönemleri dolayısı ile çalışanın işten çıktığı tarihteki hesaplanması ve tüm çalışma dönemine ilişkin olarak ödenmesi gerekeceğini, bahsi geçen Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1449 E. Sayılı dosyasında karşı tarafın iddiası, çalışanın protokol tarihinden önceki çalışmaları protokol tarihindeki maaşı üzerinden hesaplanarak ödenecek, bakiye kısım ise müvekkilimiz bulunan ... A.Ş. tarafından ödeneceğini, Bu durum açıkça gerek kıdem tazminatının mahiyetine gerekse de hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu , Bursa 6. Noterliğinden 04.09.2018 ve 08116 sayılı ihtarnamesi... ile o tarih için hesaplanan 43.202,60 TL 'nin müvekkili şirkete ödenmesinin istendiğini, teminat mektubu nakde çevrilerek, nakde çevrildiği tarihte alacağımız olan bakiye tutar bu yolla davacı şirketten tahsil edildiğini, önceden işten ayrılan ... isimli çalışanın ihtilafsız bir şekilde kıdem tazminatı hesabının davacı şirketin değil bizim ifade ettiğimiz esaslara göre yapıldığını, Buna göre ...'ın işten ayrıldığı 15.10.2017 tarihinde ayrıldığı tarihteki gelirine göre kıdem tazminatı hesaplanmış dava dışı ... Ltd. ŞTi.'nin 29.02.2012 tarihine kadar olan kıdem tazminatı yükü de işten çıkış tarihi olan 15.10.2017 tarihindeki ücretine göre hesaplanarak dava dışı ... Ltd. Şti.'nden tahsil edilmiş ve ...'a ödendiğini ve dava dışı ... Ltd. Şti. nden talep ettiğini, İhtilafın çözümünde dikkate alınması gereken husus yukarıdaki tabloda ismi geçen çalışanların hizmet sözleşmelerinin 29.02.2012 tarihinde kesintiye uğrayıp uğramadığı hususunun olduğunu, davacının iddiası sanki ismi geçen çalışanların hizmet sözleşmeleri 29.02.2012 tarihinde sonlandırılmış, kadem tazminatları ödenmiş ve daha sonra yeni bir hizmet sözleşmesi başlamış gibi olduğunu, Oysa gerçekte 29.02.2012 tarihinde çalışanların hizmet sözleşmeleri devam ettiğini, bu tarih çalışanların bilgisi dışında ve çalışmalarında hiçbir kesinti olmaksızın kıdem tazminatı karşılıklarının kimde kalacağı ile ilgili sanal bir tarih olduğunu, çalışanların kıdem tazminatı hesabının iki ayrı tarihe göre yapılmasının hiçbir hukuki dayanağı olamayacağını, çalışması kesintisiz süren bir çalışanın kıdem tazminatı en son aldığı maaş ve diğer eklentilerine göre işe ilk başladığı tarihten işten ayrıldığı tarihe kadar devam eden kıdemi ile çarpılarak çıkan rakama göre hesaplanacağını, sadece bir tane kıdem tazminatı hesabı olduğunu, müvekkili şirket tarafından da her bir çalışanın kıdem tazminatı bu esaslara göre hesaplanmış ve davacı şirketin payına düşenin kendilerinden talep edildiğini, davacı şirketin yaptığı ise sanki 29.02.2012 tarihinde çalışanların hizmet sözleşmelerinin sonlandırıldığı varsayımına göre hesaplama yapmaktan demek suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe; Davanın Nakde Çevrilen Teminat Mektubu Bedelinin İadesine İlişkin Maddi Tazminat İstemi davası olduğu görülmektedir.

Dosyanın yapılan yargılamasında Nitelikli Hesaplama konusunda uzman bilirkişiden rapor aldırıldığı, SGK'dan 19/01/2006-29/02/2012 arası çalışan işçilerin hizmet dökümlerinin, işyeri kayıtlarının aldıkları ücret ve en son almış oldukları ücreti gösterir bilgi ve belgelerin celp edildiği, özlük dosyalarının celp edildiği, İş Hukuku alnında uzman bilirkişilerden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor aldırılmak üzere İstanbul Mahkemelerine talimat yazıldığı görülmüştür.

Nitelikli hesap uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen kök ve ek raporlarda özetle; davacı yüklenici ile davalı işveren arasında özel güvenlik hizmeti tesisi konusunda bir anlaşma yapıldığı, Taraflarca imzalanan 29.02.2012 tarihli ek protokol gereğince 19.01.2006 tarihinden itibaren hizmete başlayan personellerin 29.02.2012 tarihine kadar ki doğmuş kıdem tazminatlarından davacının sorumlu olduğu, bu tarihten sonraki kıdem ihbar tazminatından doğacak sorumluluğun ise davalıya ait olduğu, Davacı tarafından davalıya verilen teminat mektubunun 37.578,93 TL”'sinin davalı tarafça 12.09.2018 tarihinde kıdem tazminatı sorumluluğu adıyla tahsil edildiği, davacının sorumlu olacağı döneme ilişkin kıdem tazminatı hesaplamasının 2012 yılındaki ücret üzerinden hesaplanması gerektiğine dair bir hüküm olmadığı, davalının hangi işçiye ne kadar kıdem tazminatı ödendiğine dair dosyaya bir belge sunulmadığını, davacının dilekçesi ile davalının dilekçesindeki işçilerin 3 tanesi hariç örtüştüğünü, davacının iddiasının kabulü halinde 2012 tarihinde asgari ücret üzerinden davacının sorumlu olması gereken rakamlar toplamının 28.122,39 TL olduğu bu bedelden davacı tarafça yapılan havale miktarı 17.084,71 TL düşüldüğünde bakiye miktarın 11.203,68 TL olduğu, davalının ise teminat mektubundan 37.578,93 TL ödeme alarak fazladan 26.541,25 TL almış olduğu, davalı savunmasına itibar edilerek 2018 yılı rakamları ile hesaplama yapılması halinde 64.345,88 TL olduğu, bu bedelden 17.084,71 TL düşüldüğünde bakiye miktarın 42.621,17 TL olduğu, davalının sunduğu hesaplama tablosundaki bilgilere göre 3 işçi için hesaplama yapıldığında 43.129,28 TL rakamına ulaşıldığını, bu bedelden davacının ödediği 17.084,71 TL düşüldüğünde davalının bakiye alacağının 26.044,71 TL olacağı, davalı teminat mektubu ile 37.578,93 TL tahsil ettiğine göre davalının fazladan yaptığı ve davacıya iade etmesi gereken rakamın 11.534,36 TL olarak hesaplandığı, taraflar arasındaki ek protokolde aksine bir hüküm olmadığı için yasal olarak işçilerin en son brüt ücret üzerinden kıdem tazminatı sorumluluklarının hesaplanması gerektiği, davalının işçilere herhangi bir kıdem tazminatı ödemediği, sözleşme gereğince davacının sorumluluğunda bulunan miktarların davacı ile var olan hizmet sözleşme ilişkisi sona erdiğinden davacıdan talep ve tahsil edilmesine herhangi bir hukuki sakınca bulunmadığı, hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir.

Talimat yoluyla bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 14/09/2023 tarihli kök ve 11/01/2024 tarihli ek raporda özetle; Taraflar arasındaki sözleşmede, kıdem tazminatının hemen ödenmesi ve daha sonra hiçbir şekilde kıdem tazminatından sorumlu olunmaması gibi bir ifadeye ver verilmediği, tam aksine “iş kanunundaki yasal şartlar oluştuğunda personele ödenecektir” ifadesine yer verilerek işçinin işten çıkmış olduğu tarih itibariyle kıdem tazminatının hesaplanması gerektiğine işaret edildiği, Kıdem tazminatı hesabı, işçinin işten ayrıldığı tarihteki brüt maaşı esas alınarak hesaplanması gerektiğinden, her bir işçinin brüt maaşı birbirinden farklı olduğundan, davalının 09.07.2019 tarihli dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu maaş dökümüne göre, ek bilirkişi raporunda yer alan hesaplamanın esas alınması gerektiği, Bu miktara göre davacının sorumlu olması gereken rakam genel toplamı 54.526,33 TL olduğu, bu bedelden davacının ödediği 17.084.71 TL düşüldüğünde kalan bakiye bedelin 37.441,62 TL olduğu davacının ise davalıdan davalının ise davacıdan 37.578,93 TL tahsil ettiği bu sebeple de davalının iade etmesi gereken bedelin 137,31 TL olarak hesaplandığı, Teminat mektubu nakde çevrilmeden önce, taraflar kıdem tazminatı konusunda birbirlerine ihtarnameler göndermek suretiyle birbirlerini temerrüde düşürmüş olduklarından, anılan bedele teminat mektubunun nakde çevrilmiş olduğu tarihten itibaren avans faizi uygulanması gerektiği hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir.

Tüm dosya kapsamının incelenmesinde taraflar arasında güvenlik hizmeti alımına ilişkin 29/02/2012 tarihli ek protokol olduğu, bu protokol uyarınca 01/03/2012 tarihinden itibaren hizmete devam eden güvenlik personelinin oluşacak kıdem tazminatından sorumluluğunun davalıya geçmiş olduğu, davacının 01/03/2012 tarihine kadar oluşan tazminatları davalıya ödediğini, bu nedenle kıdem tazminatları nedeniyle davalıya vermiş oldukları teminat mektubunun haksız olarak davalı tarafından tahsil edildiğini, haksız olarak tahsil edilen bedelin davalıdan tazmini için eldeki davanın açıldığı, hükme esas alınan 14/09/2023 tarihli kök rapor ve 11/01/2024 tarihli ek raporun gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli olduğu, taraflar arasındaki ek protokole göre 19/01/2006 tarihinden itibaren hizmete başlayan özel güvenlik personelinin 29/02/2012 tarihine kadar oluşmuş kıdem tazminatının davacı şirkete ait olduğu, 4857 sayılı iş kanunundaki yasal şartlar oluştuğundan personele ödeneceğinin kararlaştırıldığı, kıdem tazminatının hemen ödenmesi ve daha sonra hiçbir şekilde kıdem tazminatından sorumlu olunmaması gibi bir ifadeye ek protokolde yer verilmediği, yasal şartları oluştuğundan personele ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu durumda işçinin işten çıkmış olduğu tarih itibariyle kıdem tazminatının hesaplanması gerekeceği, işçilerin 09/07/2019 tarihinde işten çıktıkları, kıdem tazminatı hesabının bu tarih itibariyle yapılması gerektiği, davacının bu tarih baz alınarak yapılan hesaplamada kıdem tazminatından sorumlu olacağı toplam tutarın 54.526,33 TL olacağı, davacının ödemiş olduğu 17.084,71-TL mahsup edildiğinde, kalan bakiye bedelin 37.441,62 TL olduğu, davalının ise teminat mektubunu nakde çevirmek suretiyle davacıdan 37.578,93 TL tahsil ettiği, bu durumda davalının iade etmesi gereken tutarın 137,71 TL olduğu, teminat mektubu nakde çevrilmeden önce tarafların kıdem tazminatı konusunda birbirlerine ihtarnameler göndermek suretiyle birbirlerini temerrüde düşürdükleri, teminat mektubunun nakde çevrilmiş olduğu tarihten itibaren faizin işletilmesi gerektiği kanaatlerine varılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

  1. Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,

  2. 137,71 TL'nin 12/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,

  3. Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 427,60. TL harçtan başlangıçta alınan 641,76. TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 214,16‬. TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

  4. Davacı tarafça yapılan 641,76. TL Peşin Harç, 35,90. TL Başvurma Harcı, 6.500,00. TL Bilirkişi Ücreti ve 389,7. TL posta ve tebligat yargılama gideri toplam 7.567,36‬. TL'nin davanın kabul ret oranına (%1 kabul. %99 ret) göre 75,68. TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

  5. Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  6. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 137,71 TL (daha fazlasına hükmedilemeyeceğinden) nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

      	8. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 137,71 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
    
  7. Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 280,00. TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

10-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,

Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/02/2024

Katip ...

✍e-imzalı

Hakim ...

✍e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

BedelininMaddiTeminatÇevrilenbursaİstemivekilivekilleriİlişkinNakdeMektubuhükümTazminatİadesine

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim