Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/939 E. 2024/202 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/939
2024/202
16 Şubat 2024
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/939 Esas - 2024/202
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/939 Esas
KARAR NO : 2024/202
HAKİM :....
KATİP : .......
DAVACI : POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ -
VEKİLLERİ : Av. ... [35746-46473-......] UETS
Av. ....... - [35746-46473-...] UETS
DAVALILAR : 1- ... - .. Atalar Mah. Dolunay Sk. No:14 İç Kapı No:8 Kartal/ İSTANBUL
2. ... YÖNETİM ORGANİZASYONU LİMİTED ŞİRKETİ . .... Şirinevler Mah.Fetih Cad. Yıldırım Sok.No.4/2 Bahçelievler/İstanbul Bahçelievler/ İSTANBUL
3. ... İNŞAAT TAAHHÜT HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ . .... Yaylacık Mah. Atatürk Bulvarı Blv. No:50/1 Kırıkkale Merkez/ KIRIKKALE
4. TASFİYE HALİNDE ... İNŞAAT TAAHHÜT İNŞAAT MALZEMELERİ HİZMET İŞLERİ GIDA VE TEKSTİL TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ . ..... Murat Paşa Kamil Ağa Nbo Apartmanı Kat 4 No:/9 Yakutiye/Erzurum Yakutiye/ ERZURUM
5. ... LOJİSTİK ORGANİZASYON DAĞITIM NAKLİYAT TİCARET ANONİM ŞİRKETİ . Beşyol Mah. Akasya Sok. No:27/5. 6 Florya Bakırköy/ İSTANBUL
6. ... İNŞAAT EMLAK SEYAHAT RANT A CAR OTO GALERİ TURİZM NAKLİYE GIDA TEMİZLİK POSTA KARGO HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ . .... Meclis Mah. Atatürk Cad. D. Centro Futura Sit. N:109 B. 2 Blk: 4/27 Sancaktepe / İSTANBUL
DAVA : İşçiye Ödenen Tazminatların Rücuen Tazmini İstemli (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 13/10/2021
KARAR TARİHİ : 16/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İşçiye Ödenen Tazminatların Rücuen Tazmini İstemli (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalılar arasında sözleşmeler yapıldığını, iş bu sözleşmelerin ayrılmaz parçası niteliğindeki teknik şartnamelerin örneklerinin ekte sunulduğunu, dava dışı ... adlı işçi tarafından kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret ve fazla çalışma ücreti talepli olarak Bursa 2. İş Mahkemesi'nin 2015/18 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2017/316E.-2019/1478 K. Sayılı kararı ile kesinleştiğini, Bursa 18. İcra Müdürlüğü'nün 2017/82236. sayılı dosyasına 10.07.2017 tarihinde 33.993,91-TL., 30.07.2019 tarihinde 8.195,09-TL olmak üzere toplam 42.189,00-TL ödendiğini, davalı şirketlerle yapılan sözleşmelerin ilgili maddeleri uyarınca toplam 42.189,00-TL'nin davalılardan belirlenecek sorumlulukları ile sınırlı olmak üzere ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafların davaya cevap vermediği anlaşıldı.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe; Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının alt işverenlerden tahsili talebine ilişkindir.
İşçilik alacakları konusunda uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen 08/02/2023 20/09/2023 tarihli kök ve ek raporda özetle; Dava dışı işçinin, kıdem tazminatı,fazla çalışma ücreti ve ücret alacaklarından davalıların sorumlu oldukları miktarın tespiti açısından 04.05.2009-24.10.2014 tarihleri arasında hangi işverenlerden sigortalılığının bildirildiğine dair SGK Hizmet Dökümünün işveren İistesi ile birlikte celbinin gerektiğini, dosyaya celpedilen SGK kayıtlarından sonra davalıların sorumlu oldukları miktarların tespit edilebileceğini, yıllık izin ücretinden dava dışı işçinin son işvereni olan ... Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'nin sorumlu olduğu; davacı Bursa 2. İş Mahkemesi'nin 2015/18 E. ve 2017/400 K. sayılı Dosyasında davalı ... İnş. Ve ... Lojistik Ltd. Şti. ve ... İnş. Tic.A.Ş. dışındaki davalılara ihbar 'den dahil edilmediğinden ... Yönetim Org. Ltd. Şti., ... İnş.Hizm.Tic. Ltd. Şti., Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti., ... İnş. Ltd. Şti. yargılama gideri, icra harç ve masraflarından sorumlu olmadığı, Yıllık izin ücretinden dava dışı işçinin son işvereni olan ... Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'nin sorumlu olduğu; davacı Bursa 2. İş Mahkemesi'nin 2015/18 E. ve 2017/400 K. sayılı Dosyasında davalı ... İnş. Ve ... Lojistik Ltd. Şti. ve ... İnş. Tic.A.Ş. dışındaki davalılara ihbar edilmediğinden dahil edilmediğinden ... Yönetim Org. Ltd. Şti., ... İnş.Hizm.Tic. Ltd. Şti., Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti., ... İnş. Ltd. Şti. yargılama gideri, icra harç ve masraflarından sorumlu olmadığı ; Davalı ...'ın işçilik alacaklarına ilişkin olarak toplam sorumluluğunun 2.427,10-TL olduğu, Davalı ... Yön. Org. Ltd. Şti.'nin işçilik alacaklarına ilişkin olarak toplam sorumluluğunun 197,32-TL. Olduğu, Davalı ... Turz. Sey. San. Tic. Ltd. Şti.'nin işçilik alacaklarına ilişkin olarak toplam sorumluluğunun 7.872,52-TL olduğu, Davalı ... İnş. Hizm. Tic, Ltd. Şti.'nin işçilik alacaklarına ilişkin olarak toplam sorumluluğunun 2.061,71-TL olduğu, Davalı Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti.'nin işçilik alacaklarına ilişkin olarak toplam sorumluluğunun 1.108,72-TL olduğu, Davalı ... Lojistik Tic. A.Ş.'nin işçilik alacaklarına ilişkin olarak toplam sorumluluğunun 3.246,58-TL. olduğu, Davalı ... İnş. Ltd. Şti.'nin işçilik alacaklarına ilişkin olarak toplam sorumluluğunun 7.477,00-TL olduğu hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir.
Dosya içerisinde yer alan davacı tarafından sunulan taraflar arasında akdedilen sözleşmeler incelendiğinde; davacı ile davalılar arasında hizmet alım sözleşmesine dair sözleşmeleri yapıldığı görülmektedir.
Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet alım akdine dayalı olarak dava dışı işçilere
ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili istemine ilişkindir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6
maddesinde "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı
işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık
gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte
çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi
denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş
sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden
alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmüne yer verilmiştir. Özetle; asıl işveren kimliğine sahip
Davacı İdarenin taleplerinin, anılan Yasa Maddesinden kaynaklı olduğu anlaşılmış olup talepleri
cari mevzuata dayalı olarak irdelenecektir.
6098 s. T. Borçlar Kanunu’nun 167. maddesinde “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” denilmiş, “Alacaklıya halef olma” başlıklı 168. maddesinde ise “Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur.” hükmüne yer verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 05.05.2008 tarih ve 2008/13627 E., 2008/11315 K. Sayılı ilamında da vurgulandığı üzere; "İşçinin, asıl işverenden alman iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışması halinde işyeri devri kurallarına göre çözüme gidilmesi yerinde olur. Bu durumda değişen alt işverenler, işçinin iş sözleşmesini ve doğmuş bulunan işçilik haklarını devralmış sayılır."
Alt işveren için sözleşmeden doğan sorumluluk sözkonusu iken, asıl işveren için kanundan doğan bir sorumluluk bulunmaktadır. Alt işverenin işçilerine karşı asıl İşverenin sorumluluğu, müteselsil sorumluluk olarak Borçlar Kanununda düzenlenmiştir. Müteselsil ilişkilerinde, alacaklı karşısında birden fazla borçlu bulunur ve borçlulardan her biri borcun tümünden sorumlu sayılır. Müteselsil borç, özelliğinin gereği olarak, borçlulardan birinin ifası halinde sona erer. Esasen asıl borcun ifa edilmesi, teknik anlamda alacaklıyı tatmin etse de borcu ona ermesi olarak görülmez. Buna göre müteselsil borçta ifa, asıl alacağın ortadan kalkması değil, rûcu hakkına sahip borçluya geçmesi sonucunu doğurur. O sebeple asıl borcu ödeyen müteselsil borçlu, alacaklının halefi olarak diğer borçlulara müracaat (rûcu) edebilir.
Asıl işverenle işçi arasında herhangi bir hizmet akdi bulunmadığına göre onun sorumluluğu akde dayanmayıp, sırf kanundan ötürüdür (İş K. md. 2 ). Alt işveren ise iş sözleşmesinin işveren tarafı ‘ işveren olmakla, aralarındaki hukuki ilişki akde dayanmaktadır ve işçiye karşı akit nedeniyle sorumludur." Diğerlerine rûcu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur." (TBK. Md.,168)
Taraflar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi mevcut olup davacı asıl işveren davalı alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Yasasından kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt İşverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Yasadan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup asıl işveren ve alt işveren dış İlişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlenmiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlu, ödediği miktarı iç ilişkide borcun nihai sorumlusu olan borçludan rücuen tahsilini talep edebilecektir.
Yargıtay 13 üncü HD. nin 22/01/2013 tarih ve 2012/27220 E. ve 2013/953 K. sayılı ilamında; "... taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçiye ödenen bu tazminattan hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduklarına ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Yüklenicilerin, işçiyi çalıştırdıkları kendi dönemleri ile sınırlı olarak sorumlu olduklarının kabulü gerekmektedir. Yani dava konusu tazminatlar için her bir yüklenici kendi dönemleri ile sorumludur. Bu durumda tacir olan davalıların çalıştırdığı işçilerin fiili işçilik dışında, sair tazminat haklarından sorumlu olacaklarını bilebilecek durumda olduğunun kabulü ile dava işçiyi çalıştırdıkları dönem itibariyle gerekirse yeniden denetime elverişli bilirkişi alınmak suretiyle sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle davalıların müteselsil sorumluluklarına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir" şeklinde karar vermiştir.
Yargıtay HGK'nin 12/05/2004 tarih ve 2004/11-254 ve 2004/295 K. sayılı İlamında; "Davacı, sözleşme gereği çalıştırılan ve işçiler tarafından müvekkil aleyhine açılan dava sonucunda müvekkiline işçilere ödediği ihbar, kıdem ve deprem tazminatını, işveren olan davalı taşerondan tahsilini istemiştir. 1475 sayılı İş Kanunu'nun 1/son maddesine göre, "Bir İşverenden belirli bir işin bir bölümünde veya eklentilerinde iş alan ve işçilerini münhasıran o işyerinde ve eklentilerinde çalıştıran diğer bir işverenin kendi işçilerine karşı, o işyeri ile ilgili ve bu kanundan veya hizmet akdinden doğan yükümlülüklerinden asıl işveren de birlikte sorumludur."
Her ne kadar kural olarak son alt işverenin işyeri devri kuralları gereği işçinin tüm çalıştığı dönemden sorumluluğu söz konusu ise de bu sorumluluk işçiye karşı olup kıdem tazminatı açısından rücuan alacak davalarında bu ilke geçerli değildir. Her işverenin işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olarak sorumlu olduğu İlkesi geçerli olduğundan davalı alt işverenler, dava dışı işçinin kendi bünyesinde çalıştığı dönemle sınırlı olarak sorumludur.
Yargıtay 13. HD. nin 21.04.2016 tarih ve 2016/7178 E., 2016/11227 K. Sayılı kararında da "6552 sayılı Yasanın 8 inci maddesi ile 4857 sayılı İş Yasasının 112 inci maddesinde yapılan değişikliğin işçiyi güvence altına almak amacıyla konulmuş bir hüküm olduğu, bu hükmün aksi yönünde tarafların her zaman sözleşme düzenleyebileceği, sözleşmede işçilik alacaklarının yükleniciye ait olacağı yönünde düzenleme bulunması halinde bu düzenlemenin tarafları bağlayıcı olduğu ve bu düzenleme uyarınca yüklenici davalıların çalıştırdıkları işçiler dönemleri itibariyle asıl işveren olan davacıya karşı sorumlu oldukları belirtilmiştir.
Yerleşik Yargıtay kararlan uyarınca sözleşmede yüklenicinin sorumluluğuna ilişkin düzenleme olması halinde bu düzenlemeye göre sorumluluğun belirleneceği kabul edilmiştir. Anılan Yasa maddesinde yazılı asıl işveren sorumluluğu işçilere karşı bir sorumluluktur. Feshe bağlı haklar olan ihbar, kıdem tazminatı ile izin ücretleri bakımından son alt işveren önceki alt işverenlerde geçen hizmetler yönünden asıl işverenle birlikte sorumludur. Ancak davada önceki alt işverenler de davalı olarak gösterilmişse, bu alt işverenlerin sorumluluğu, kıdem tazminatı yönünden kendi dönemleri ve son ücret seviyesi ile sınırlı olmalıdır. Önceki alt işverenlerin bir kısmının davalı gösterilmesinde de sorumluluk aynı şekilde belirlenmelidir. Zira 1475 sayılı kanunun 14. Maddesinde, her bir alt işverenin kendinden önceki alt işveren döneminden sorumlu olması değil, sadece fesihte son işverenin tüm süreden sorumlu olması hali düzenlenmiştir. Bu durumda sondan bir önceki alt işverenin sorumluluğu da kendi çalıştırdığı süre ve son ücret sınırlamasına tabi olmalıdır Uyuşmazlığın, davacı ile davalılar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirlenen sözleşme ve mevzuat hükümleri kapsamında yapılan incelemede; davacının bahse konu arabulculuk anlaşma tutanağı ile belirlenen dava dışı işçinin alacaklarından kaynaklanan ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, arabuluculuk ücretinin davalı şirketlerden dava dışı işçinin davalı şirketlerde çalışma süreleri göz önüne alınarak yapılan oranlama kapsamında hangi tutarlarda sorumlu olacakları bilirkişi tarafından mahkememizce istenilen şekilde kalem kalem tespit edilerek belirlenmiş olup; alınan bilirkişi ...'a ait 20/09/2023 tarihli bilirkişi ek raporunun bilimsel, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla rapor gibi belirlenen alacakların adı geçen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalıların yukarıda yazılı miktarlarla sınırlı sorumlu tutulmasına, dair hüküm aşağıdaki şekilde tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
-
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
-
Davalı ...'dan 2.427,10. TL işçilik alacağı, Davalı ... yönetim Organizasyonu Limited Şirketi'nden 197,32. TL işçilik alacağı, Davalı ... İnşaat Taahhüt Hizmetleri Limited Şirketi'nden 2.061,71. TL işçilik alacağı, Davalı Tasfiye Halinde ... İnşaat Taahhüt İnşaat Malzemeleri Hizmet İşleri Gıda ve Tekstil Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nden 1.108,72 TL işçilik alacağı, Davalı ... Lojistik Organiasyon Dağıtım Nakliyat Ticaret A.Ş.'nden 3.246,58. TL işçilik alacağı, Davalı ... İnşaat Emlak Seyehat Rant a Car Oto Galeri Turizm Nakliye Gıda Temizlik Posta Kargo Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nden 7.477,00. TL işçilik alacağı olmak üzere toplam 16.518,43. TL nin adı geçen davalılardan ayrı ayrı belirlenen sorumlulukları oranında her bir ödeme kalemi yönünden 30/07/2019 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte adı geçen davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
-
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 1.128,37. TL harçtan başlangıçta alınan 720,49. TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 407,88. TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafça yapılan 720,49. TL Peşin Harç, 59,30. TL Başvurma Harcı, 700,00. TL Bilirkişi Ücreti ve 2.561,75. TL posta ve tebligat masrafından oluşan yargılama gideri toplam 4.041,54. TL'nin davanın (%40 Kabul, %60 Ret) kabul ret oranına göre 1.616,61. TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 16.518,43. TL (daha fazlasına hükmedilemeyeceğinden) nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
-
Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 1.400,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/02/2024
Katip ....
✍e-imzalı
Hakim ...
✍e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12