SoorglaÜcretsiz Dene

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/815 E. 2024/137 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/815

Karar No

2024/137

Karar Tarihi

7 Şubat 2024

T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/815 Esas - 2024/137

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/815 Esas

KARAR NO : 2024/137

BAŞKAN :......

ÜYE : ..

ÜYE : ....

KATİP : .......

DAVACI : ... - ....

VEKİLİ : Av.... - [16917-19968-.....] UETS

DAVALI : ... - . Dosab Mah. Karaer Cad. No/13 Osmangazi/ BURSA

VEKİLİ : Av.... - [16882-88441-....] UETS

FERİ MÜDAHİL : ... BOYA APRE SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

VEKİLİ : Av. ..... - [16745-47960-..] UETS

DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 11/08/2023

KARAR TARİHİ : 07/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 08/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;alacaklı davacı ... ile borçlu ... arasında davacıya olan toplam 536.580,00USD borcun ödenmesine yönelik 05/072018 tarihinde sözleşme akdedildiğini, Sözleşme anında davacı ... borçlu ...'ye toplam 536.580,00 USD nakit para verdiğini, borçlu sözleşmede kayıtsız şartsız borç ikrarında bulunduğunu, sözleşmenin taraflarını birbirine uygun karşılıklı ifade beyanlarının uyuşmasıyla kurulmuş, hüküm ve sonuçlarını doğurduğunu, sözleşmede taraflar borcun 5 yılda 60 ay eşit vadeyle ödeyeceğini kararlaştırdığını, 28 adet senedin vadesinde ödendiğini, kalan 32 adet senet için davacının dava dışı kardeşi ... ile saklama sözleşmesi akdedildiğini, senetler dava dışı ... elinde iken zayi olduğu gerekçesiyle Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesini 2022/513 esas sayılı dosyasında dava konusu edilen senetleri içinde zayi nedeniyle iptal kararı verildiğin, davalının ödenmeyen 18 adet senet için dava konusu senetler de olmak üzere Bursa 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/36 sayılı D.iş sayılı dosyasında tevdi mahalli belirtilerek senet bedellerini buraya yatırdığını, senetlerin iptaline ilişkin mahkeme ilamı ile Sulh Hukuk Mahkemesine müracaat edildiğini, Sulh Hukuk Mahkemesince davalıya ihtarlı bir tebligat çıkartılarak müvekkile ödeme yapılıp yapılmamasını sorduğunu, bu yazıya olumlu yada olumsuz bir yanıt verilmediği gerekçesiyle 06/03/2022 tarihli ara kararla ödeme taleplerinin reddedildiğini, davalının tevdi mahallinin belirlenmesinin istenmesinde kötüniyetli olduğunu senetlerin henüz vadesi gelmeden tevdi mahalli istendiğini ileri sürerek senet bedellerinin davalıdan tahsilini bu mümkün olmadığı takdirde muvazaanın giderilerek Bursa 6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/36 D.İş sayılı dosyasında yatırılan bono bedellerinin kendilerine ödenmesini talep etmişlerdir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bonoların kimin elinde olduklarını bilemediklerini, sıralı senetlere ilişkin olarak sözleşme yapıldığını, vadesi geldiği halde ödenmeyen bono olduğu takdirde tüm senetlerin muacceliyet kazanacağının kararlaştırıldığını, eldeki senetlerden önce bu gerekçeyle bir kısım senetler yönünden ihtiyati haciz kararları alınarak Bursa 12.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/6 D.iş sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı alındığını, diğer senetler ve dava konusu senetler için de haciz tehdidi ile karşı karşıya kalmamak için ve senetlerin kimin elinde olduğu bilinmediğinden tevdi mahalli talebinde bulunduklarını bu gerekçeyle kötüniyetli kabul edilemeyeceklerini, tevdi mahallinin ödemeyi kime yapacağının belirleme yetkisi olduğunu, bu sebeple Bursa 6. Sulh Hukuk Mahkemesince çıkartılan müzekkereye olumlu yada olumsuz cevap verilmediğini, davanın kendilerinin açılmasında taraf sıfatlarının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine talep etmişlerdir.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :

Dava alacak, bu mümkün olmadığı takdirde muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.

Davacı ile davalı arasında 05/02/2018 tarihli protokol düzenlenmiş , protokol içeriğine göre davalı ...'nün ...'den borç olarak aldığı 536.580 USD tutarında 60 ay eşit vadeye bölünerek taksitlendirildiği ve her bir vade içinde 60 ay vade içinde her biri 8.943 USD olan her ayın 5.günü vadeli sıralı senetler verilmiştir. Protokol içeriğine göre senetlerden birinin ödenmemesi halinde diğer senetler muacceliyet kazanacaktır.

Yazılı delillere ilişkin her türlü iddia aynı kuvvetteki delillerle aksi hususlar ispat edilebilir, taraflar arasında borç alımı gerçekleştirildiği hususunun protokol metninden anlaşıldığı görülmektedir. Bu borç için davaya konu edilen senetlerin de verilmiş olduğu uyuşmazlık konusu değildir.

Ancak davacı tarafın iddiasına göre 28 adet senet ödendikten sonra kalan senetlerin ödenmediği bu senetlerin saklama sözleşmesi ile davacının kardeşine teslim edildiği, buna ilişkin de tutanak tutulduğu anlaşılmaktadır.

Davacı taraf daha sonradan senetler kendisine teslim edilmeyince ve bulunamayınca kıymetli evrakın zayi ve iptali davası açmıştır.

Kıymetli evrakın zayi olmasıyla ilgili dosyada bildirilen tartışmalar yargılamamızın konusunu ve özünü teşkil etmemektedir, zira bu zayi olma iddiası Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/513 esas sayılı dosyasıyla kabul edilmiş olup, dava konusu senetlerin zayi nedeniyle iptallerine karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir.

Verilen bu iptal kararı kıymetli evrakın yerine geçerek hak sahibine alacağını talep etme hakkı doğurur. İptal kararını alan kıymetli evrak olmaksızın borçluya müracaat ettiğinde bu kararla birlikte alacak talebinde bulunabilecektir. Tahsil edilemediği durumlarda bu karara dayanak yasal yollara müracaat etme hakkına sahiptir.

Kıymetli evrak elinde bulunduran ortaya çıkıp da söz konusu iptale ilişkin ilamı iptal ettirmediği sürece mahkeme kararı elinde bulunduran kişi gerçek hak sahibi olacaktır ve buna göre işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Mahkememizden geçen benzer bir uyuşmazlığa ilişkin hukuksal nitelendirmede istinaf mahkemesi kararında vurgulanmıştır.

Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/945 Esas-1485 Karar sayılı ilamında, hasımsız olarak açılan çek iptali davasında davacının Teknosan Endüstriyel..Ltd Şti olup, dava konusu çek hakkında çekin iptali kararı verildiği ve kararın 30.01.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Somut olayda, dava konusu çekin lehtarı dava dışı Teknosan Endüstriyel..Ltd Şti çeki kaybettiğini ileri sürerek çek hakkında iptal kararı aldığı, diğer taraftan çekin hamili olan davalının süresi içinde çeki muhatap bankaya ibraz ettiği, banka tarafından çek hakkında verilen iptal kararı nedeniyle ödeme yapılmamış ve anılan davalı tarafından davacı aleyhine çeke dayalı olarak icra takibine giriştiği sabit olup, bu durumda ortada biri çeke dayalı, diğeri ise zayi nedeniyle iptal kararına dayalı iki hamil bulunduğundan ve bir çekten dolayı iki meşru hamil olamayacağından gerçek hak sahibinin tespiti gerekmektedir ( Yargıtay 19 HD, 04.12.2014 tarihli ve 2014/11006 E., 2014/17491 k. sayılı ilamı)O halde, dava konusu çek hakkında verilmiş ve kesinleşmiş çek iptali kararı bulunduğundan bu kararın ortadan kaldırılması sağlanmadan keşideciye ve cirantalara karşı yasal yollara başvurulması mümkün olamayacağından davalı hamilin çek iptal kararı alan dava dışı şirketi hasım göstermek suretiyle anılan dava dışı kişinin aldığı çekin iptaline ilişkin ilamın iptalini talep etmek ve dolayısı ile meşru hamilin kim olduğunu açacağı bu dava ile kanıtlamakla yükümlüdür. İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe doğrultsunda, davalıya çek iptali kararının ortadan kaldırılması davası açması için verilen kesin süreye rağmen davanın açılmadığı ve bu hususun davalının da kabulünde olduğu nazara alındığında ilk derece mahkemesinin kararına ve gerekçesine yönelik davalının yerinde olmayan istinaf sebeplerinin tümünün reddi gerekmiştir. ( Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2020/12 E, 2022/1242 Karar sayılı ilamı )

Eldeki dava dosyasında böyle bir hukuksal olgu ve vaka da bulunmadığına göre iptal kararını elinde bulunduran davacı hak sahibi göründüğünden tahsil istemi yetkisine de sahiptir.

Dosyaya müdahil olmak isteyen ... Boya Apre A.Ş her ne kadar söz konusu borçlandırmanın başka gerekçelerle yapıldığını ve kira alacağının bedeli tahsili amacı taşıdığını ileri sürmüş ise de dosyaya sunulan buna ilişkin 6 maddeden oluşan protokolde davacı alacaklının imzası bulunmamaktadır. Bu protokol ile dava konusu edilen 05/02/2018 tarihli protokol birbirinden farklı içeriklere sahip olup davacının asaleten böyle bir belgeyi imzalamamış olduğu görülmektedir. Bu sebeple dosya kapsamında 05/02/2018 tarihli protokol içeriği ve yukarıda açıklanan gerekçelere hüküm tesis edilmelidir.

Taraflar arasındaki başka bir uyuşmazlık da senet bedellerinin davalı tarafça Sulh Hukuk Mahkemesinde belirlenen tevdii mahalline depo edilmiş olması gerekçesiyle davalı taraf hakkında böyle bir dava açılıp açılmayacağı noktasındadır. Davacı davalının tevdi mahallini isterken iyi niyetli olmadığını savunurken davalı tarafta tevdii mahalline ödeme yaptığı gerekçesiyle dava açılmasına sebebiyet vermediklerini tevdii mahallindeki tutarlar alacağın tahsil edilebileceğini savunmuştur.

Gerek alacak isteminde gerekse davalın tevdii mahalline yatırdığı paranın davacıya ödenip ödenmeyeceğine ilişkin muarazanın giderilmesinde davalıya husumet düşmektedir. Davalının husumet itirazı yerinde görülmemiştir.

Davalı tarfın tevdi mahallinin belirlenmesinin istenmesinde kötüniyetli olup olmadığı tartışılmalıdır, zira davacı emsal içtihat bildirerek tevdi mahallinin kötü niyetli olması durumundan tahsil hükmü kurulması gerektiğini savunmuştur. Bu talep yerinde görülmez ise terditli olan ikinci talebi değerlendirilecektir. Davalı tarafça senetlerden bir kısmının vadesinde ödenmediği uyuşmazlık konusu değildir, nitelik davacı tarafından Bursa 12.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/6 D.iş sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı alınmıştır, protokol metninde sıralı senetlerden bir tanesinin vadesinde ödenmediği takdirde diğer senetlerin de muaccel olacağı kararlaştırılmıştır. Davacı taraf her ne kadar dava konusu senetlerin vadesinden önce davalı tarafça tevdi mahalli isteminde bulunulduğu ileri sürülmüş ise de, sözleşmedeki muaccceliyet şartı karşısında ve üstelik bu şart kapsamında alınan ihtiyati haciz kararı sonrasında senetlerin kime ödeneceğini bilmeyen davalı için tevdi mahalli talebinde bulunması onun kötü niyetli olduğunu göstermemektedir.

Söz konusu senet bedelleri tevdi mahallini belirleyen Bursa 6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/36 D.İş sayılı dosyasında talep edilmiş ise de, mahkemenin 06/03/2023 tarihli ara kararıyla davalı tarafça açık bir muvaffakat beyanı bildirilmediğinden ve kıymetli evrakların teslimi ile ödeme yapılabileceği gerekçesiyle davacının ödeme talebi reddedilmiştir.

Davacı yatırılan bu ödemeyi tevdi mahallinden tahsil edememiştir, ancak davalı tarafta senet bedellerini tevdi mahalline ödemiştir, tevdi mahalli başvuru kötüniyetli olmadığına göre ikinci kez davalıdan tahsil hükmü doğru olmayacaktır, Sulh Hukuk Mahkemesi ara kararında açık muvafakat şartını aradığından tahsil gerçekleşememiştir, öyleyse davacının muarazanın giderilmesine ilişkin terditli talebi dikkate alınmalıdır, mahkeme ilamı yukarıda açıklanan gerekçelerle kıymetli evrak ibrazı yerine bu kesinleşmiş mahkeme ilamının ibrazı çerçevesinde hak sahibi yaptığından davalı tarafça tevdi mahalline ödenen tutardan tahsil edilerek davacıya ödeme yapılması gerekmektedir, tevdi mahallini belirleyen Sulh Hukuk Mahkemesince buna yönelik işlem yapılabilmesi için de aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Davanın açılmasına sebebiyet verme , yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından yapılan değerlendirmede ise dava tarihi itibiryle böyle bir dava açılmasında haklılık durumu tartışılmalıdır, davalı taraf her ne kadar tevdi mahalline ödeme yapmış ise de, bir protokolle söz konusu senetleri davacıya verdiğini bilmektedir, davacının ilgili dosyaya zayi kararını içeren kesinleşmiş mahkeme kararıyla başvuruda bulunduğunu da Sulh Hukuk Mahkemesinin ihtarlı müzekkeresinden öğrenmiş sayılmaktadır, Sulh Hukuk Mahkemesince sessiz kalındığı gerekçesiyle davacının talebi de reddedilmiş olmakla davacı davanın açılmasına sebebiyet vermemiştir, eldeki dava açma hakkı bulunmaktadır, bu dava için yargılama gideri yaparak kendisini vekil ile temsil ettirdiğine göre davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmelidir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KABULÜ ile ;

-05/03/2022 vade tarihli 8.943 USD bedelli keşidecisi davalı olan bono, 05/04/2022 vade tarihli 8.943 USD bedelli keşidecisi davalı olan bono, 05/05/2022 vade tarihli 8.943 USD bedelli keşidecisi davalı olan bono, 05/06/2022 vade tarihli 8.943 USD bedelli keşidecisi davalı olan bono, 05/07/2022 vade tarihli 8.943 USD bedelli keşidecisi davalı olan bono, 05/082022 vade tarihli 8.943 USD bedelli keşidecisi davalı olan bono olmak üzere 53.658,00 USD alacağın davalı tarafça tevdi mahalli olarak belirlenen ve depo edilen Bursa 6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/36 D.iş sayılı dosyasından alınarak davacıya ÖDENMESİNE, muarazanın bu şekilde giderilmesine,

  1. Harçlar yasası gereğince alınması gerekli 100.576,78 TL harçtan başlangıçta alınan 25.144,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 75.432,58‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

  2. Davacı tarafça yapılan 25.144,20 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 147,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 25.561,05‬ TL giderin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

  3. Davacı taraf kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesap ve takdir edilen 189.788,65 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

  4. Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

  5. Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,

Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunu, usulen anlatıldı. 07/02/2024

Başkan ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Üye ...

e-imzalıdır

Katip ....

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyebursaödenmesineticaretmahkemesi(KıymetliKaynaklanan)AlacakEvraktanhükümdavalıvekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim