Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1246 E. 2024/127 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1246
2024/127
6 Şubat 2024
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2024/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -
DAVA : Ticari Ünvanın Korunması
DAVA TARİHİ : 02/11/2022
KARAR TARİHİ : 06/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirketin ..., ... ve ... tarafından, 25/06/2013 tarihinde ... ... Makina İnşaat Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanı ile kurulduğunu, 25/06/2013 tarih, ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi ile müvekkili şirketin ana sözleşmesinin belirlendiğini, işbu sözleşmenin "Şirketin İdaresi" başlıklı ve 8 numaralı maddesi ile şirket kurucularından ...’in 5 yıl süre ile şirket müdürü olarak seçildiğini, müvekkili şirketin her türlü ... yapı, inşaat, makina işleri ve teçhizatlarının alım satım, ithalat ve ihracatı ve bunların toptan ve perakende olarak pazarlanması konularında Türkiye çapında yetkili olduğunu, 02/04/2019 tarih, 9800 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan ve müvekkili şirketin eski müdürü ...'in oğlu ... adına kurulan davalı "..." ticaret unvanından anlaşılacağı üzere, müvekkili şirketin ticaret unvanı ile iltibas yaratacak şekilde benzerlik taşıdığını, 6762 sayılı TTK’nın 50. maddesinin; "Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı sadece sahibine aittir." hükmünü haiz olduğunu, TTK m.52'de ise, ticaret unvanına tecavüz edilen kimselerin haklarından söz edilmiş ve ilgili kanun maddesinin; "Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir." şeklinde düzenlendiğini, davalı ... Metal Makina ... Yapı İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret unvanında olduğu gibi çalışma alanlarının, müvekkili şirketin çalışma alanları ile iltibas yaratacak düzeyde benzerlik taşıdığını, davalı şirketin, müvekkili şirketin Türkiye çapındaki marka değeri haline gelmiş tanınırlığı ve güvenirliğinden yararlanarak yeni çalışma alanlarında da günümüzde faaliyet göstermeye devam ettiğini, ticaret unvanının yarattığı benzerliğin yanı sıra, çalışma alanlarının eş derecede benzerliği de büyük ölçüde iltibasa neden olduğunu, davalı şirkete karşı haricen yapılan araştırmalar neticesinde edinilen adrese gidildiğinde, sunulan fotoğraf ve video da açıkça görüleceği üzere davalı firmanın müvekkili şirkete ait ticaret unvanını aktif olarak kullanmaya devam ettiğini, açıklanan nedenlerle davalının, müvekkili şirketin ticaret unvanına tecavüzü sonucu olarak ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılmasına karşı olan dava haklarının saklı tutmak kaydıyla; ihtiyati tedbir taleplerinin ve davanın kabulü ile, TTK m.52 doğrultusunda, davalı ... Makina ... Yapılar İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde kullanılması sebebiyle, işbu ticaret unvanının hak sahibi olan müvekkili şirket ... ... Makina İnşaat Pazarlama San. Ve Tic. Ltd. Şti. olduğunun tespitini, davalı ... Metal Makina ... Yapı İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'nin işbu ticaret unvanını kullanmasının yasaklanmasını, haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmesi sebebiyle kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, TTK m. 56/c uyarınca müvekkili şirkete karşı haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, müvekkili şirket aleyhine tespit edilen tescili unvanının kullanıldığı ürün, reklam ve malzemelerinin toplatılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; davacının ticaret unvanlarının aynı veya karıştırılma ihtimali oluşturacak kadar benzer olması iddiası ile taleplerini dile getirdiğini, lakin unvanlar arasında karşılaştırma yapıldığında unvanların aynı olmadığının görüleceğini, davacının unvanında geçen "Pazarlama" ibaresinin müvekkili şirketin ticaret unvanında bulunmadığını, davalı unvanında "Metal" ibaresi geçmekte iken davacı şirketi unvanında bulunmadığını, karıştırılma ihtimalini doğuracak herhangi bir unsur da bulunmadığını, nitekim karıştırılma ihtimalinin tespitinin esasen müşteriler gözünden değerlendirmesi gereken bir mefhum olmasına rağmen, davacının dava dilekçesinde işbu iddiayı destekleyecek bir delil sunmadığını, davacı şirket ile müvekkili davalı şirketin müşterileri aynı olmadığı gibi müşteriler arasında da hiçbir ilişki mevcut olmadığını, müvekkili şirket ile davacı şirketin faaliyet alanlarının da farklı olduğunu, davacı şirket ... konstrüksiyon alanında faaliyet göstermekte iken, müvekkili şirketin ise tiny house (prefabrik ev) alanında faaliyet gösterdiğini, davacının, müşterilerin aynı olduğuna dair soyut iddiasının hiçbir anlam ifade etmediğini, müvekkili şirketin 27.03.2019 yılında kurulduğunu, 02.04.2019'da da Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiğini, ilgili kurulum aşamasından davacı şirket yetkililerinin haberi bulunduğunu, zaten ticaret unvanının aynısı veya benzeri sicilde tescil edilmiş ise ticaret sicilinin aleniliği ilkesi gereği tescilin ilan edildiği andan itibaren hakkı ihlal edilen tarafından öğrenilmiş kabul edileceğini, ilgili mesnetsiz haksız rekabet iddiası için zamanaşımının her halde 3 yıl olduğunu, 27.03.2022 tarihinden itibaren davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları ileri sürülemeyeceğini, dava dilekçesi 02.11.2022 tarihinde sunulduğu için zamanaşımı gereği davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin kurulmasından bu yana yaklaşık 4 yıl geçtiğini, gerek davacı şirket yetkililerinin birinin oğlu olan müvekkili şirket yetkilisi ile yakın ilişkileri gereği, gerekse ticaret sicilinin aleniliği gereği, davacı şirketin, davalı şirketin kuruluşundan ve işleyişinden haberdar olduğunu, davacı şirket 4 yıllık süre zarfında sessiz kaldığını, sessizliğine gerekçe olarak herhangi bir mücbir sebebin veya objektif imkansızlığın varlığını ispatlamadığını, yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller;
... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, ... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.
Marka Patent ve SMMM Bilirkişilerinin Raporunun Sonuç Kısmı: "1- Davacı şirket tarafından “...” ticaret unvanının 19.06.2013 tarihinden bu yana, davalı şirket tarafından ise “...” ticaret unvanının 27.03.2019 tarihinden bu yana - davacı ile aynı iş kolunda ve aynı bölgede–davacının ticaret unvanı ile karıştırılma ihtimali yaratacak şekilde kullanıldığı, 2- Davalı şirketin “sessiz kalma yolu ile hak kaybı” savunması bakımından iyi niyetli olup olmadığının ve davalı şirketin eyleminin aynı zamanda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54 vd. hükümleri uyarınca haksız rekabet teşkil edip etmediği yönünden varılacak kanaat açısından – ihtilaf konusu ticaret unvanını ticari dürüstlük kuralına aykırı olarak – kullanılıp kullanmadığının nihai ve vicdani takdirinin dosyada mevcut deliller ve tanık beyanları çerçevesinde Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,3- Sayın Mahkemenizce huzurdaki dava heyetimize tevdi edilirken kurulan ara kararda her ne kadar “davacının zararının olup olmadığı ve zarar varsa ne kadar olduğu, davalının ticaret unvanını kullanması sonrasında elde etmesi mümkün görülen maddi menfaatinin karşılığının ne kadar olduğu” hususlarında da inceleme yapılması talep edilmiş ise de; dava dilekçesinde maddi tazminat talebine ilişkin herhangi bir talebin mevcut olmadığı görüldüğünden, heyetimizce bu hususta bir inceleme yapılmadığı yönündeki görüş ve
kanaatimizdir." şeklindedir.
Davacı Tanığı ...in beyanı: " ... firmasında proje müdürü olarak 2017-2018 yılında proje müdürü olarak çalışıyordum ve bu tarihte davacı firmaya proje kapsamında iş verdik. Biz davacı şirket yetkilisi olarak ... ile muhatap olduk, projenin iki etabı bitirildi, ancak bir etabı yarım kalınca davacı şirkete bu durumu söyledik ve davacı şirketin ticaret unvanına benzer ve ... tarafından kurulan başka bir şirket olduğunu öğrendik. Bu proje kapsamında yapılan ödemeler ... beye yapıldı, benim bildiklerim bunlardan ibarettir. Her iki şirketin logosu aynıydı ve ticaret unvanları ayırt edilemeyecek kadar birbirine benzerdi. Bildiğim kadarıyla çalıştığım şirketin yetkilisi yarım kalan proje ile ilgili davacı şirketi mahkemeye vereceğini söylemişti, ancak ne yaptığını bilmiyorum" şeklindedir.
Davacı Tanığı ...'in beyanı: "Ben 2017 yılının eylül ayından 2018 yılının nisan ayına kadar fiilen davacı şirkette çalıştım. 2018 yılının nisan ayında beni ve bir kısım işçileri davacı şirket ücretsiz izne ayırdı. Bizi ... bey ücretsiz izne ayırdı. Sonra duyduğuma göre başka bir şirket daha açılmış, açılan bu yeni şirketin logosu da davacı şirket ile aynıydı. Yine ... ismini kullanıyordu. Benim bildiklerim bunlardan ibarettir." şeklindedir.
Davacı Tanığı ...'ın beyanı: ""Ben davacı şirkette 2016-2020 yılları arasında yönetici olarak çalışıyordum. ... şirketin idaresinden diğer ortaklar ise işlerin yürütülmesinden sorumluydu. Ben işim gereği ... bey ile ofiste birlikte çalışıyordum. ... bey bir ara bana ikinci bir firma kurulacağını söyledi. Daha sonra bir gün ikinci firmanın irsaliyesini diğer ortaklardan ... bey gördü ve o sırada ben ona ikinci bir firmanın olduğunu söyledim, ... bey hemen ... beye haber verdi. Daha sonra ... ve ... bey ... ile bu konuyu konuştular. Daha sonra ... yöneticilikten el çektirildi. Benim bildiklerim bunlardan ibarettir. Davalı firmanın logosu çok küçük bir fark dışında davacı firmanın logosu ile aynıydı. şeklindedir.
Davalı Tanığı ...'in beyanı: "Ben 2017 yılında bu iki şirkette çalışıyordum. Sonra bu şirketlerden biri kapandı. Ben de diğerine geçtim. Şuan davalı firmada çalışıyorum. Şirketlerden birinin adı ... ... di o kapandı, biz de ... Metal e geçtik, benim bildiklerim bunlardan ibarettir. Ben diğer firmaya geçtiğimde ikinci bir firmanın olduğunu öğrendim. ... bey bize birinci firmanın kapandığını ve diğer firmaya geçeceğimizi söyledi. Ortaklar ... ve ... ün ikinci firmadan haberleri olup olmadığını ya da ne zaman haberleri olduklarını ben bilmiyorum ancak birinci firma kapandığında ... bey bunu bize söylediğinde diğer ortaklar da bizim yanımızdaydı." şeklindedir.
Davalı Tanığı ...'nün beyanı: "Ben davacı firma kurulduktan itibaren 2018 yılına kadar davacı firmada çalıştım, 2018 yılından sonra davalı firmada çalışmaya başladım. Zaten iki firma yan yanaydı. İki firmanın logosu aynıydı. Ben davacı firmada çalışırken ikinci bir firmanın olduğunu biliyordum. Diğer ortaklar da herhalde bunu biliyordur. Benim bildiklerim bunlardan ibarettir." şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava; ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı kullanıldığının tespiti, ticaret unvanının kullanımının yasaklanması ve terkin talebi ile ürünlerin imhası ve toplatılması talebine ilişkindir.
Dava dilekçesinde özetle; davacının ticaret unvanının ... olduğu, davalının ise ticaret unvanının ... olduğu, ilk ticaret unvanının davacı tarafından tescil edildiği, davalının ticaret unvanınındaki ... kelimesinin ticari dürüstlüğe aykırı olarak kullanıldığı iddiası ile davalının ticaret unvanının kullanmaktan yasaklanması, davalının ticaret unvanının kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesi veya silinmesi ile ticaret unvanının bulunduğu araçların ve malların imhası, ticaret unvanının kullanıldığı ürün, reklam ve malzemelerinin toplatılması talep edilmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; ticari dürüstlüğe aykırı bir kullanımın söz konusu olmadığı, davacının davalının ticaret unvanını kullanmasına sessiz kaldığı, davanın zamanaşımına uğradığı, davacı şirketin faal olmadığı ve ticaret unvanını kullanmadığı savunması ile davanın reddi talep edilmiştir.
Davalının sessiz kalma savunması ile ilgili; istikrar bulmuş Yargıtay kararlarında sessiz kalma halinin 5 yıl sürmesi gerektiğinin belirtilmesi ve davacının bu 5 yıllık süre dolmadan davasını ikame etmiş olması dikkate alınarak, davalının işbu savunmasına üstünlük tanınmamıştır.
Mahkememizce tarafların gösterdikleri tanıklar dinlenilmiş, taraf şirketlerin ticaret sicil gazetesi ilanları dosya arasına alınmış ve ticari dürüstlüğe aykırı kullanım olup olmadığı ile ilgili dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin ticaret unvanını 19/06/2013 tarihinden itibaren kullandığı, davalı şirketin ise ticaret unvanını 27/03/2019 tarihinden itibaren kullandığı, davalının ticaret unvanının davacının ticaret unvanı ile aynı iş kolunda ve aynı bölgede kullanılıyor olmasından dolayı ticaret unvanlarının karıştırılma ihtimalinin olduğu belirtilmiştir.Tescilli ticaret unvanının korunması 6102 sayılı Kanunun 52. maddesinde özel olarak düzenlenmiş olup "Unvanına tecavüz edilen kimsenin hakları", bu hükümde;
(1) Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir.
(2) Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir." şeklinde belirtilmiştir.
Taraf şirket unvanlarının asıl unsurları "... Yapı Makina İnşaat Pazarlama" ve "Metal Makina ... Yapı İnşaat" ibareleri olup, "..." ibaresi ektir. "..." ibaresi her iki taraf unvanlarında ortak çekirdek unsurdur. Unvandaki diğer ibarelerin ayırt edicilik unsuru ise bulunmamaktadır. ... ibaresinin davalı tarafından kullanılması görsel ve işitsel olarak iltibasa neden olabilecek niteliktedir. Buna göre davalı tarafından mevcut ticaret unvanının kullanımı ticari dürüstlüğe aykırıdır. Tarafların ticaret unvanında baskın ve göze çarpan unsurun "..." ibaresi olduğu, davacının "..." ibaresini sicile önceden tescil ettirmesi nedeniyle tescilde öncelik ilkesi gereği kullanım hakkının bulunduğu gözetildiğinde; davalının "..." olan ticaret unvanını ticari dürüstlüğe aykırı biçimde kullandığının tespiti ile davalının ticaret unvanında yer alan "..." ibaresini kullanmasının yasaklanmasına ve davalının ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin sicilden terkinine karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde aynı zamanda, davalının "..." olan ticaret unvanını kullandığı iddia olunan ürün, reklam ve malzemelerin toplatılması talebinde bulunduğu görülmektedir. Davalının hangi ürünlerde ticaret unvanını kullandığı adres olarak belirtilmemiş, dava dilekçesinin talep sonucunda infaza elverişli bir talepte bulunulmamıştır. Dava dilekçesinin ekinde sunulan fotoğraflarda ticaret unvanının kullanıldığı iddia olunan ürünlerin de nerede olduğu ayrıca dava dilekçesinde belirtilmemiştir. Bu nedenlerle davanın ürünlerin imhası ve toplatılması talebinin reddine karar verilmiş ve sonuç olarak davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
Davanın Kısmen Kabul ve Kısmen Reddi ile;
1. Davalının "..." olan ticaret unvanını ticari dürüstlüğe aykırı biçimde kullandığının tespiti ile davalının ticaret unvanında yer alan "..." ibaresini kullanmasının yasaklanmasına ve davalının ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin sicilden terkinine,
2. Davalının "..." olan ticaret unvanını kullandığı iddia olunan ürün, reklam ve malzemelerin toplatılması talebinin reddine,
3. Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından; 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
4. Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5. Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 434,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 5.514,70 TL yargılama giderinden davanın kabul oranı olan % 50'ye göre hesaplanan 2.757,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6. Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
8. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
9. HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
10-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/02/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29