Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/973 E. 2023/1478 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/973
2023/1478
22 Aralık 2023
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2023/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/08/2022
KARAR TARİHİ : 22/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Teşekkülü kamu tüzelkişisi olup asıl işi olan elektrik üretimi dışındaki işleri kamu ihale mevzuatı uyarınca dışarıdan temin ettiğini, müvekkili Teşekkül, ... Bakanlığı'nın ilgili kuruluşlarından biri olup, bir İktisadi ... Teşekkülü olduğunu, müvekkili Teşekkülün kuruluş gayesi, elektrik enerjisini üretmek ve satışını yaptığını, bu husus Ana Statünün 1. Maddesinde yer aldığını, İktisadi ... Teşekkülü olması nedeniyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi bulunan müvekkil, asıl işi olan elektrik üretmenin dışında herhangi bir mal ya da hizmet alımına ya da yapım işine ihtiyacı olması halinde, bunları 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu çerçevesinde ihale yoluyla değişik firmalardan temin ettiğini, müvekkili idare ... (Mülga ...-... Linyitleri İşletmesi Müessese Müdürlüğü ) yukarıda unvan ve adresleri belirtilen firma ile arasında hizmet alım sözleşmesi mevcut olduğunu, muhatap bu firma işçilerinden ... adı geçen şirketlerde iş akdiyle çalıştığını, dava dışı işçi ... adı geçen firmaca iş akdinin sonlanması nedeniyle ... Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatı ile) nde açtığı " Alacak Davası - İşçi İşveren İlişkisinden Kaynaklanan" dava, aynı Mahkemenin 30.06.2016 tarih, 2015/... E. 2016/847 K. sayılı kararı ile hükme bağlanmış ve dava konusu edilen işçilik alacakları müvekkil İdareden tahsiline karar verildiğini, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda esas ve karar sayısını belirttiğimiz kararı ... vekili tarafından ... 1. İcra Müdürlüğünün 2017/... E. sayılı icra dosyası ile takibe koymuş; müvekkil İdarece icra dosyasına, 31.12.2018 tarihinde 7.658,00 TL ödeme yapıldığını, teşekkülü tarafından dava dışı işçiye yapılan ödemelerden davalı şirket sorumlu olduğunu, bilindiği üzere İş Kanununda Asıl İşveren-Alt İşveren arasındaki ilişkiyi ve sorumluluğu düzenleyen herhangi bir hüküm bulunmadığını, ancak ... Kararlarıyla konu açıklığa kavuştuğunu, nitekim ...’nun 12.05.2004 tarih ve 2004/- Esas sayılı kararında; “Yasa hükmüyle amaçlanan, asıl işverenle alt işverenin işçileri arasında bir hizmet akdi bulunmamasına karşın, asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı alt işverenle birlikte sorumluluğunun sağlanması, alt işverenin işçilerinin iş akdinden veya iş Yasası'ndan doğan haklarını bu işverenlerden dilediğinden veya birlikte her ikisinden talep edebilmesine olanak sağlayarak güvence altına almaktır.”denildiğini ve asıl işverenin de işçiye karşı ödenmeyen işçilik haklarından sorumlu olmasının tek sebebinin işçinin hukuksal koruma ile alacağının garanti altına alınması olduğunu vurguladığını, teşekkülü ile davalı yükleniciler arasında imzalanan sözleşmelerde ve eklerinde, sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilerin ücreti ve her türlü işçilik alacaklarından firmaların sorumlu olacağına ilişkin hükümler yer aldığını, bu sözleşmeler kapsamında davalılar çalıştırdığı bütün işçilerin ücret ve her türlü alacaklarından sorumlu olduğu halde müvekkil aleyhine yukarıda bahsedilen davaların açılmasına sebep olduğunu, bilindiği üzere, 06.12.2018 tarih ve 7155 sayılı Kanunun 20,21,22 ve 23.maddelerinde yapılan düzenleme ile 01.01.2019 tarihi itibariyle “Ticari davalarda” dava açmadan önce Arabulucuya başvurmak “dava şartı “ haline gelmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na (TTK) eklenen 5/A maddesi uyarınca 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren Türk Ticaret Kanunu’nun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş olduğundan, dava konusu olan uyuşmazlıkla ilgili olarak arabuluculuğa başvurulmuştur ancak anlaşılamadığını, bu nedenlerle ... 1. İcra Müdürlüğünün 2017/... E. sayılı icra dosyasına ödenen 7.658,00-TL'nin Teşekkülümüze ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın dava dışı işçi ... tarafından açılan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/ E. 2016/ K. Sayılı kararı ile verilen hüküm sonrasında davadışı işçiye 31.12.2018 tarihinde 7.658,00 -TL ödeme yaptığını bildirmiştir. Söz konusu işçinin müvekkil şirkette çalıştığını ve söz konusu ödemeden müvekkil şirketin sorumlu olduğunu bildirerek rücuen alacak davası açıldığını, söz konusu işçinin müvekkil şirkette çalıştığını ve söz konusu ödemeden müvekkil şirketin sorumlu olduğunu bildirerek rücuan alacak davası açtığını, davacının iddiaları dayanaksız olup davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın rücuen alacak davası açmış olup bilindiği üzere söz konusu davanın dinlenebilmesi için davanın BK 82 düzenlenen 2 yıllık süre içerisinde açılması gerektiğini, dava dilekçesi ekinde sunulması gereken ek belgeler sunulmadığı ve tarafımıza tebliğ edilmediği için ödemenin hangi tarihte yapıldığı tarafımızdan bilinmediğini, bu nedenle söz konusu ödemenin hangi tarihte yapıldığının Mahkemece resen tespiti ile 2 yıllık süre geçmiş ise davanın esasına girilmeksizin öncelikle zamanaşımından reddine karar verilmesini talep ettiklerini, alt işveren asıl işveren ilişkilerinde dahi Yüksek Mahkeme sorumluluk oranlarını yarı yarıya paylaştırdığını, bu nedenle davacının tüm zararını müvekkil şirketten talep etmesi mümkün olmadığını, son olarak davacı müvekkilin taraf olmadığı bir dava ve icra dosyasında yargılama masrafları, vekalet ücretleri ve icra masraflarından sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, hizmet alım sözleşmeleri, arabuluculuk tutanağı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/... sayılı dosyası, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava, dava dışı işçi ... tarafından ... İş Mahkemesinde işçilik alacaklarına ilişkin açılan davada verilen karar nedeniyle davacı tarafından ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsiline ilişkindir. Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilerek, taraf teşkili sağlanmıştır. Mahkememiz yargılaması sırasında dosya nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek, rapor tanzimi talep edilmiştir.Bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu bilirkişi raporunda özetle: Taraflar arasında, davacı tarafından hizmet alımına ilişkin yapılan ihaleler uyarınca birbirini takip eden sözleşmeler ile dava dışı işçinin davacı Kurum nezdinde ve değişen davalı alt işverenler nezdinde çalışmış olduğu, dava dışı çalışanın en son davalı alt işveren nezdinde çalıştığı ve davalı alt işverenin son alt işveren olduğu, Taraflar arasında imzalanan son dönem sözleşme ile işçiye yapılan tazminat ödemesinden sadece yüklenicinin sorumlu olacağına ve idarenin sorumlu olmayacağına dair düzenleme bulunduğu, TBK.m.167 uyarınca dava dışı işçiye ödenen ihbar tazminatından sorumluluklarının yarı yarıya olduğu (A Seçeneği) kabulü ihtimalinde davacının davalıdan 3.462,52 TL alacaklı olduğu, davalı alt işveren personeline yapılan ödeme nedeni ile davacı Kurumun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının (B Seçeneği) kabulü ihtimalinde davacının davalıdan 6.925,05 TL alacaklı olduğu, yasal kesintiler gözetilmeksizin yapılan fazla ödeme nedeni ile davalının sorumluluğunun bulunamayacağı mütalaa edilmiştir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi,işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.Hizmet alım tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup,bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatı, iş güvencesi tazminatı, boşta geçen süre ve sosyal haklara yönelik tazminatlardan da son işveren sorumludur.4857 Sayılı İş Yasasının 2.mad 6. Fıkrasına göre davacı asıl işveren , davalı yüklenici ise alt işverendir.İşçinin yasal hak ve tazminatlarından işverenler müteselsilen sorumludur.Bu sorumluluk işçi haklarından dolayı sadece işçiye karşıdır.Davalının sorumluluğu yasadan doğmaktadır. Davacı iş sahibi ile yükleniciler arasındaki ilişki iş mevzuatından doğmamakta olup ihale sözleşmesinden doğmaktadır.Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirme yapılması gerekmektedir.Tarafların sorumluluğu ihale sözleşmelerinde belirlenmiştir.Dava dışı işçiye davacının yapmış olduğu ödemeden alt işveren olan davalı sorumludur. Sorumluluk miktarının ne oranda olacağı konusu davamızın çözümlenecek olan sorunlarından birisidir. Davacı ile davalı arasındaki sözleşmede davalının sorumluluğunun çalıştırmış olduğu işçinin çalışma süresi ile sınırlı olduğunun kabulü gerekir.Davalı şirketin kendi nezdinde işçiye çalıştırmadığı dönemler için sorumluluğunun kabul edilmesi hakkaniyete uygun düşmeyecektir. Yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda davaya konu hususlar gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, raporun mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılmakla birlikte 6.925,05 TL rücuen tazminat alacağının ödeme tarihi olan 31/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
-
Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 6.925,05 TL'nin ödeme tarihi olan 31/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 473,05 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 130,78 TL'nin mahsubu ile bakiye 342,27 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
-
Davacı tarafından yapılan; bilirkişi gideri 1.500,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 137,00 TL olmak üzere toplam 1.637,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 1.480,32 TL yargılama gideri ve 130,78 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.611,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 6.925,05 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 732,95 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda dava konusu uyuşmazlığın miktarı dikkate alınarak, HMKnun 341 maddesi gereğince 2023 yılı itibariyle kesinlik sınırının altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi,verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/12/2023
Katip
¸e-imzalıdır.
Hakim
¸e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49