Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1089 E. 2023/1407 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1089
2023/1407
29 Kasım 2023
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1089 Esas - 2023/1407
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/1089 Esas
KARAR NO : 2023/1407
BAŞKAN : ....
ÜYE : ....
ÜYE :..
KATİP : ....
DAVACILAR : 1- ... - .... Arapzade Mah. Mustafa Kemal Paşa Cad. No:149 İç Kapı No:12 Orhangazi/ BURSA
2. ... . ... Akharem Mah. Akharem Cad. No:5 Orhangazi/ BURSA
VEKİLLERİ : Av. ...... - [16411-14884-....] UETS
Av... - [16171-71783-..] UETS
DAVACILAR : 3- ... - .... Akharem Mah. Akharem Cad. No:5 Orhangazi/ BURSA
4. ... . ..... Arapzade Mah. Mustafa Kemal Paşa Cad. No:149 İç Kapı No:12 Orhangazi/ BURSA
5. ... . ... Akharem Mah. Akharem Sk. No:5 Orhangazi/ BURSA
VEKİLLERİ : Av. ... ..... - [16171-71783-40950] UETS
Av. ... - [16411-14884-......] UETS
DAVALI : 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ...... [25999-92504-....] UETS
VEKİLİ : Av. ...... - [16749-47246-....] UETS
DAVALI : 2- ... TURİZM ELEKTRİK-GIDA TEKSTİL KONFEKSİYON TİCARET SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ - ..... [...-75865-13247] UETS
VEKİLİ : Av.......
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 21/12/2021
KARAR TARİHİ : 29/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle ; 15/10/2020 Tarihinde müteveffa ...'in sevk ve idaresindeki ... Plaka sayılı araç ile davalı şirkete ait ... Plakalı araç arasında trafik kazası meydana geldiğini bu kazada ...'in vefat ettiğini müteveffanın davacı ...nun eşi ...ın babası ... ve Zehranın oğlu ...in de kardeşi olduğunu müteveffanın vefatı nedeniyle de davacının manevi olarak zarara uğradığını bu kazanın oluşumunun da davalı şirket araç sürücüsünün şerit ihlali yaptığı için kusurlu olduğunu davalı sigorta şirketinin davalı şirketin kasko sigortacısı olduğunu manevi zararlarda müteselsilen sorumlu olduklarını bu sebeple davacı ... için 250.000,00 TL davacı ... için 150.000,00 TL davacı ... için 100.000,00 TL davacı ... için 100.000,00 TL davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatı faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmişlerdir .
Davalı ... turizm Ltd. Şti. cevap dilekçesinde özetle ; Kazaya karışan ... Plakalı aracın davalı şirkete ait olduğunu ancak bu aracın Sağlık Bakanlığı adına 20/05/2020-31/03/2021 Tarihleri arasında uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile kiralandığını uzun süre kiralama ariyet ve rehin gibi hallerde kiracının işleten sayılmasını gerektiğini bu sebeple davalının sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir .
Davalı ... sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle ; Kazaya karışan ... Plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesiyle sigortada olduğunu sigorta araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesini gerektiğini , talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu kasko poliçesine göre teminatın 250.000,00 TL ile sınırlı olduğunu davacılara tazminat ödemesi için poliçe kapsamında 629.329,42 TL ödeme yapıldığını bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
Dava 15/10/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar murisi ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı şirkete ait ... plaka sayılı araç arasında meydana gelmiştir. Bu kazada davacılar murisi ... vefat etmiştir. Davacılar eldeki davada bu vefat dolayısıyla manevi tazminat istemektedirler.
Davalı şirkete ait araç davalı sigorta şirketi tarafından 05/05/2020 tarihli kasko poliçesiyle sigorta altına alınmış, ihtiyari mesuliyetin bedeni ve maddi ayrım yapılmaksızın 1.000.000,00 TL ile sınırlı tutulduğu manevi tazminatın ise özel kloz ile bu tutarın %25'i ile sınırlı tutulmuştur.
Trafik kazası sonucu davacıların murisinin vefat etmesi TBK anlamında haksız fiildir. Haksız fiilin neticesinde tazminat istenebilmesi için bir kısım unsurlar aranır. Bu unsurlar haksız eylem, kusur, zarar ve zararla eylem arasında nedensellik bağıdır.
Dolayısıyla müteveffanın ölümünde davalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı irdelenmelidir.
Kusurun tayini mahkeme hakiminin takdirindedir. Özel uzmanlık gerektiren teknik durumlarda bilirkişi görüşünden yararlanılabilirse de tarafların kural ihlallerinin bulunduğu bir kazada kural ihlallerine göre kusur durumunun belirlenmesi mahkeme hakiminin görev ve yetkisindedir.
Kazanın oluş şekli irdelendiğinde kusur durumunun tayini için özel ve mühendislik gerektiren teknik bilgiye ihtiyaç bulunmamaktadır. Kazanın oluşuna bakıldığında gidiş gelişli yolda her iki araçta seyir halinde iken davalı ... plakalı araç sürücüsü kendi şeridini ihlal ederek karşı şeritten gelen müteveffanın kullanımında bulunan ... plakalı araca çarpmıştır. Kazanın oluşumuna neden olan asli ve tek kusur davalı araç sürücüsünün kendi şeridinden çıkıp karşı şeride geçerek karşı şeritten gelen araçla çarpışmasıdır. KTK uyarınca davalı araç sürücüsünün yapmış olduğu şerit ihlali tam kusurdur. Davalı araç sürücüsü %100 kusurlu olduğu takdir edildiğinden manevi tazminatın belirlenmesi gerekmektedir.
Mahkememizce daha önceden verilen karar Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi tarafından kaldırılmıştır. Kaldırma gerekçesinde; "Somut olayda, davalı ... Turizm Elektrik Gıda Tekstil Konfeksiyon Tic. San. Ltd. Şti. vekilince, ... plakalı aracın uzun süre ile (10 ay+11 gün) dava dışı Sağlık Bakanlığı'na kiralandığının ileri sürüldüğü, bu hususta kira sözleşmesi örneği ibraz edildiği, soruşturma aşamasındaki beyanlardan da kaza sırasında aracı Sağlık Bakanlığı çalışanlarının kullandığının anlaşıldığı halde davalının bu savunmasına ilişkin olumlu ya da olumsuz karar verilmediği gibi gerekçeli kararda da, davalı şirketin işletenlik sıfatının bulunup bulunmadığı tartışılmamıştır. Davacı tarafa ibraz edilen sözleşme ve soruşturma aşamasındaki beyanlar gözetilerek davalı ... Turizm Elektrik Gıda Tekstil Konfeksiyon Tic. San. Ltd. Şti.'nin işleten sıfatı bulunmadığından bu davalı yönünden husumet yokluğundan ret kararı verilmesi gerekirken ... Turizm Elektrik Gıda Tekstil Konfeksiyon Tic. San. Ltd. Şti. yönünden de kabul kararı verilmesi hatalı olup, davalı ... Turizm Elektrik Gıda Tekstil Konfeksiyon Tic. San. Ltd. Şti. vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerindedir. Kabule göre de; davacıların kazaya karışan aracın trafik kaydını esas alarak dava açtıkları, ancak işleten farklılığı nedeniyle araç maliki hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğinden davacının trafik kaydına güvenmiş olması nedeniyle hatalı olarak dava açmasında kusuru olmadığından araç maliki lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekmektedir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 96. maddesi hükmüne göre garameten ödeme ilkesi gereğince, bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını öngörülmektedir. Zarar görenlerin birden fazla olması hâlinde, bunlar arasında eşitlik esasını dikkate alan bu ilke uyarınca birden fazla kişi zarar görmüşse sigortacı, poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağından zarar gören her bir davacı bakımından limit aşılmadan oranlama yoluyla (garameten-oranlı eşit paylaştırma esasına göre) tazminat isteyebilecekleri gözetilerek karar verilmelidir. 6100 sayılı HMK 57. maddesi uyarınca davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olup, HMK 58. maddesi uyarınca ihtiyari dava arkadaşlığında, davaların birbirinden bağımsız olduğu ve dava arkadaşlığında her birinin diğerinden bağımsız hareket edeceği, bu durumda mahkemece, davacılar lehine kabul edilen kısım yönünden davacıların ihtiyari dava arkadaşı olmaları nedeniyle lehlerine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi, reddedilen kısım yönünden de her bir davacı için davalılar lehine ve davacılara hükmedilen ücreti vekalet miktarının geçmemek üzere vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği halde talebin kabul ve reddedilen kısımları gözetilerek tek vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf talebi kabul edilmiştir." gerekçesine yer verilmiştir.
Husumete ilişkin durum yönünden HMK'nun 353/1-a maddesine göre; 6 bend halinde sayılan kaldırma nedenlerine ilişkin istinaf mahkemesi kararlarının kesin olacağı öngörülmüş olup aynı maddenin (b) bendindeki hususlarda ise kararın içerik yönünden denetlenmesi ele alınmıştır.
Husumete ilişkin kaldırma kararı 353/1-a maddesinde sayılan hallerden olmadığından kesin karar niteliğini taşımayacaktır. Bu sebeple davalı ... Turizm ... Ltd. Şti.'ne yönelik dava yönünden husumet değerlendirilmesinin yeniden yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Yargıtay 4. HD nin 02/06/2020 tarih 2020/232 E, 2020/1468 K sayılı ilamında; Somut olayda, aracın kayden maliki davalı ... olup, araç davadışı ... Turizm Taşımacılık Gıda İnşaat Temizlik Hizmetleri San. Tic. A.Ş. tarafından 09/06/2010 tarihinde bir (1) yıl süreli olmak üzere sürücülü araç kiralama sözleşmesi kapsamında davalı İGDAŞ’a kiralanmış ise de kiracı İGDAŞ kendi nam ve hesabına aracı işletmektedir. Şu durumda; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler göz önünde bulundurulduğunda davalı İGDAŞ'ın araç işleten konumunda olup zarardan sorumlu tutulması gerekir. Anılan yön gözetilmeden davalı İGDAŞ yönünden davanın husumetten reddi doğru olmayıp, kararın bozulması gerekti"ği yönünde karar verilmişse de her somut olay kendi içinde değerlendirilmelidir.
Yine Yargıtay 4. HD nin 11.10.2023 tarih 2023/411 E, 2023/10575 K) şeklindeki kararında belirttiği kazaya karışan araç üzerinde davalı şirketin hakimiyetinin devam ettiğine dair somut bir delil sunulamadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde şeklindeki gerekçede de işleten olarak görülen malikin fiili hakimiyetinin bulunup bulunmadığının dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatını belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçütten yararlanılmıştır. Şekli ölçüte göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüte göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüttür.
Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. (Yargıtay 4. HD nin 29/11/2022 tarih 2022/5468 E, 2022/15704 K sayılı ilamı)
Yargıtayın yeknesak uygulaması da maddi ölçüte göre işleten sıfatının belirlenmesi olduğundan burada araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlere göre değerlendirme yapmak gerekmektedir. Bunun belirlenmesinde de taraflar arasındaki ihale sözleşmesi içeriği dikkate alınmalıdır.
Taraflar arasında ihale ile hizmet alım sözleşmesi yapılmıştır. Bu sözleşmenin içeriği değerlendirildiğinde sözleşmenin 7. maddesine göre; her türlü ulaşım, sigorta, vergi, resim, harç giderleri, sürücü ücreti ve teknik şartnamede belirtilen sigorta giderleri teklif fiyata dahildir. Sözleşmenin uygulanması sırasında araç tamir bakım giderleri, egzoz gazı emisyon giderleri, yangın söndürme tüpü, stepne, bijon anahtarı trafik seti, takoz, zincir, yazlık ve kışlık araç lastikleri, çekme halatı, yedek ampul seti, aracın iç-dış temizliği, yedek sigorta ve gerekli diğer alanlarlıklar zorunlu mali mesuliyet sigortası, kasko sigortası, ferdi kaza koltuk sigortası ve zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası, teknik şartnamede belirtilen tüm malzemeler, araç ve sürücünün ücreti, personele ilişkin tüm vergiler ve giderler ve teknik şartnamede belirtilen diğer giderlerin davalı ... Turizm Ltd. Şti.'ne ait olduğu kararlaştırılmıştır.
- maddede de dikkate alındığı üzere araçların tüm onarım ve bakım giderleri, yapılması gereken tüm sigortalar, aracın sürücü ücretleri, hatta aracın iç-dış temizliği dahi davalı şirket sorumluluğundadır. Davacı sağlık bakanlığı ile davalı ... Turizm arasında sürücülü araç hizmeti alım sözleşmesi akdedilmiştir. Sözleşme içeriğinden ve sözleşmenin uygulanma biçiminden davalı ... Turizmin araç üzerinde fiili hakimiyetinin tamamen kalktığından söz etmek mümkün değildir. Yargıtay'ın yeknesak uygulaması olan maddi ölçüt belirlemesinin kıstaslarından olan masraf ve rizikolara katlanma ölçütü söz konusu ihale sözleşmesi ile davalı şirket üzerindedir.
Taraflar arasında yapılan sözleşme bir aracın belirli bir süre kiralanmak suretiyle kiracıya teslim edilip fiili hakimiyetin tamamen kiracıya bırakıldığı sözleşme tipi değildir. Davalı ... Turizm dava dışı sağlık bakanlığına hem sürücülü araç hizmeti vermekte hem sürücülerin ücretlerine katlanmakta fiili hakimiyetini araç üzerinde devam ettirmekte hem de ortaya çıkan araç tamir, bakım giderleri, sigortaların yapılması gibi masraflara dahi katlanmaya devam etmektedir. Bu kiralayanın işleten sıfatını ortadan kaldıran ve Yargıtay'ın bir kısım kararlarında belirttiği uzun süreli araç kiralama sözleşmesi biçiminde bir sözleşme uygulaması değildir. Davalı ... Turizm Ltd. Şti.'nin işleten sıfatının ve araç üzerindeki fiili hakimiyetinin bulunduğu kabul edilmiştir.
Davalı araç sürücüsünün tam kusurlu eylemi ile davacılar murisi vefat etmiştir. Ölüm sonucu davacıların manevi zarara uğramalarına neden olabilecek bir sonuç olup bu konuda bir delil toplanmasına yahut tanık dinlenmesine ihtiyaç bulunmamaktadır.
Manevi tazminatın belirlenmesinde hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözönünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Kazada davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olması, kaza sonucu davacılar murisinin vefat etmesi sigorta teminat limiti diğer davalı şirketin durumu dikkate alındığında davacıların talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarlarının makul sınırlar içerisinde olduğu kabul edilmiştir. Zira kazada ...'in eşi, ...'in babası, ... ve ...'in oğlu, ...'in de kardeşi olan ... vefat etmiştir. Bu sebeple davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkememizin ilk kararında davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 250.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına karar verilmiştir. Davaya konu ihtiyari mesuliyet sigortasında bedeni ve maddi zarar ayrımı yapılmaksızın 1.000.000,00 TL ile sınırlı tutulduğu manevi tazminatın ise özel kloz ile bu tutarın %25'i ile sınırlı tutulduğu görülmektedir. Kaldırma kararında manevi tazminata ilişkin sigorta teminatının davacıların zararının tamamını karşılamadığı ve garame paylaşımı yapılması gerektiği belirtilmiş olmakla 250.000,00 TL davacıların tamamının manevi zararını karşılamadığından davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun garame paylaşıma göre belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre davacı ... için manevi tazminat alacağı yönünden sigorta teminatının 96.153,84 TL'lik kısmı karşılanmaktadır, davacı ... için manevi tazminat alacağı yönünden sigorta teminatının 57.692,30 TL'lik kısmı karşılamaktadır, davacı ... için manevi tazminat alacağı yönünden sigorta teminatının 38.461,53 TL'lik kısmı karşılamaktadır, davacı ... için manevi tazminat alacağı yönünden sigorta teminatının 38.461,53 TL'lik kısmı karşılamaktadır, davacı ... için manevi tazminat alacağı yönünden sigorta teminatının 19.230,80 TL'lik kısmı karşılamaktadır, sigorta şirketinin sorumluluğunun her bir davalı yönünden bu miktarlarla sınırlı tutulmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararında da belirtildiği üzere her bir davacının davası yönünden kabul edilen miktarlara göre vekalet ücretine hükmedilmiş, sigorta şirketinin sınırlanan sorumluluk miktarına göre vekalet ücreti hesaplanarak vekalet ücretinden sorumlulukta sınırlandırılmıştır.
Yine sigorta şirketinin sorumluluğu 250.000,00 TL ile sınırlı olduğundan harçlardan sorumluluğu da bu miktarla sınırlı tutulmuştur.
Açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
-250.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ... ' e ödenmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 96.153,84 TL ile sınırlı tutulmasına,)
-150.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ... ' e ödenmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 57.692,30 TL ile sınırlı tutulmasına,)
-100.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ... ' e ödenmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 38.461,53 TL ile sınırlı tutulmasına,)
-100.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ... ' e ödenmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 38.461,53 TL ile sınırlı tutulmasına,)
-50.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ... ' e ödenmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 19.230,80 TL ile sınırlı tutulmasına,)
-Tazminat alacaklarına sigorta şirketi yönünden dava tarihinden diğer davalı yönünden kaza tarihi olan 15/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
-
Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 44.401,50 TL harçtan başlangıçta alınan 2.220,08 TL peşin harcın harcın mahsubu ile bakiye 42.181,42 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına. (davalı sigorta şirketinin müteselsil sorumluluğunun 14.857,42 TL ile sınırlı tutulmasına)
-
Davacı tarafça yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 2.220,08 TL peşin harç ve 104,60 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.383,98 TL ' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,
-
Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 39.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı sigorta şirketinin müteselsil sorumluluğunun 17.900,00 TL ile sınırlı tutulmasına)
-
Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 24.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı sigorta şirketinin müteselsil sorumluluğunun 17.900,00 TL ile sınırlı tutulmasına)
-
Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
-
Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
-
Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
-
Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların davacı tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı ... Turizm vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yargı Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/11/2023
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ....
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20