SoorglaÜcretsiz Dene

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/806 E. 2023/1292 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/806

Karar No

2023/1292

Karar Tarihi

31 Ekim 2023

T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/806 Esas - 2023/1292

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/806

KARAR NO : 2023/1292

HAKİM : ....

KATİP : ....

DAVACI : (....) ..... SERVİS NAKLİYE TAŞIMACILIĞI PETROL TARIM ÜRÜNLERİ TURİZM OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ....

VEKİLİ : Av. ...... - [16071-70932-..] UETS

DAVALI : ... DERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - .... BADIRGA MAH. 1 SK. ATILIM DERI Kapı No: 18 Daire No: NİLÜFER/BURSA

VEKİLİ : Av..... - [16398-93981-...] UETS

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 05/07/2022

KARAR TARİHİ : 31/10/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 30/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava dilekçesinde özetle; davanın 30 Kasım 2021 tanzim tarihli ve 3.836 TL meblağlı 1 adet fatura , 31 Aralık 2021 tanzim tarihli ve 8,022 TL meblağlı 1 adet fatura,31 Ocak 2022 tanzim tarihli ve 7.324 TL meblağlı 1 adet fatura ve 16 Şubat 2022 tanzim tarihli ve 1.888 TL olmak üzere 4 adet ticari fatura nedeniyle ile oluşan ticari alacağın tahsili için Bursa 2. İcra Dairesi 2022/... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının haksız olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu,davanın kabulünü, icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iddia edildiği şekilde bir borcu bulunmadığını, davacı şirket, farklı zaman dilimlerinde tanzim ettiği 4 adet ticari fatura nedeniyle icra takibine giriştiğini, yasal süresi içerisinde icra takibine itiraz edildiğini ve icra takibi durdurulduğunu, davacı şirket ile davalı müvekkili şirket arasında fatura alacağına konu uyuşmazlık ile ilgili yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davacı şirketin hangi hizmete ya da mala karşılık söz konusu faturaları kestiği taraflarınca bilinmediğini, bahse konu rakamların, tanıkla ispat edilecek bir rakam olmadığını, huzurdaki uyuşmazlık, tanıkla ispatlanacak bir uyuşmazlık da olmadığını, davacı şirketin tek tarafla bir şekilde tanzim ettiği faturaları ve faturalardaki alacakları kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, konuya dair yazılı bir delil ya da belge de bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise itirazın iptali davasının esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Deliller;

Bursa 2. İcra Dairesi'ne, Bursa Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.

SMMM bilirkişisinin raporunun sonuç kısmı:"1- Davacı şirketin 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği gereği 2021-2022 Yılı Ticari Defterlerini E-Defter olarak kayıt altına alındığı. 2 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel tebliği 3. Maddesi gereği ise Yevmiye ve Kebir defteri beratlarını süresi içerisinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine yüklediği, 2- Davalı şirketin Ticari Defterler, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 224 ve 225. maddeleri ile 6762 Sayılı eski T.T. Kanunun 66. Maddesi ve 6102 Sayılı - Yeni T.T. Kanunun 64. Maddelerine göre açılış ve kapanış tasdiki zorunlu Yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin süresi içinde yaptırıldığı, 2022 yılı kapanış tasdiki zorunlu Yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin süresinin 30.06.2023 tarihine kadar yasal süresinin devam ettiği, 3- Davacının incelen defter kayıtlarına göre: Davacının davalıya 21.072,00TL tutarında fatura düzenlediği, davalıdan 3.836,80TL tutarında tahsilat kaydının olduğu, davacının davalıdan 17.235,20TL alacaklı göründüğü 4- Davalının incelenen 2021-2022 yılı defter kayıtlarında davacı ile ilgili bir kayıt tespit edilememiştir. Davacının davalıya düzenlediği E-Arşiv Faturalar davalının kayıtlarında mevcut değildir. Davalının kayıtlarında davacı ile ilgili bir ticari alış veriş tespit edilememiştir. 5- Taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşme dava dosyasında tespit edilememiştir. 6- Tarafların BA BS formlarında mutabık oldukları fakat 25.01.2021 tarihinde Resmi Gazete 'de yayımlanan 523 No.lu VUK Tebliği kapsamında, elektronik olarak düzenlenen belgeler 2021 Temmuz ayından itibaren BA-BS form bildirimlerine dahil edilmeyecektir. Tebliğin yürürlük tarihi 01.07.2021'dir. Bu sebeple BA ve BS formlarında tarafların beyanı olmadığı, düzenlenen faturalar E- Arşiv Fatura olduğundan E Belge olarak görüntülenmektedir. 7- Davacının davalıya düzenlediği 4 adet toplam KDV dahil 21.072,00TL tutarındaki E-Arşiv Faturalar ile ilgili davalıyı bilgilendirip bilgilendirmediği, davalının faturada belirtilen hizmeti alıp almadığı tespit edilememiştir. Dava dosyasında davacının davalıya faturaları teslim ettiğine dair bir evrak tespit edilememiştir. Faturalar E-Arşiv Fatura niteliğinde olduğu, Oluşturulan her e-Arşiv Fatura alıcısına kağıt bir kopyası ile ya da e-posta gibi elektronik bir yola doğrudan iletilir. 8- Evraklar ve kayıtlar üzerinde davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı tespit edilememiştir. Sayın Mahkemenizin Takdirinde olduğu, 9- Davacının 08.06.2022 tarihinde Bursa 2.İcra Müdürlüğü 2022/... E Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde 21.070,00-TL asıl alacak, 1.349,00 -TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.419,00TL alacak talep ettiği, Bu itibarla TBK.m.117 uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ihtar ile temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Dosya içerisinde davacı tarafından davalının temerrüde düşürülmesine dair herhangi bir ihtar tespit edilememiştir. Davacının takip öncesi faiz talebi Sayın Mahkemenizin takdirindedir." şeklindedir.

SMMM bilirkişisinin ek raporunun sonuç kısmı: "Mükellefler tarafından düzenlenen E- Arşiv Fatura ve E- Fatura nitelindeki elektronik ortamda düzenlenen faturalar otomatik olarak tarafların BS ve BA formlarına yansımaktadır. BA ve BS formlarına yansıyan elektronik faturalardan kaynaklı BA ve BS formları mükellef tarafından görüntülenememektedir. Özel olarak vergi dairesinden talep etmediği sürece bu BA ve BS formuna otomatik sistem üzerinden yansıyan faturalardan kaynaklı bildirimlerden mükellefin haberi olmaz. Vergi daireleri tarafından görüntülenebilen BA ve BS formlarında otomatik olarak forma yansıyan E- Arşiv Fatura ve E- Fatura nitelindeki elektronik ortamda düzenlenen faturalar formlarda E- Belge ibaresi yer alırken, mükellef tarafından beyan edilen BA ve BS formlarında E- Beyanname ibaresi yer almaktadır. Bu durumda davalının BA formunda görünen, 31.12.2021 tarihli FA72022000000009 seri numaralı kdv hariç 7.360,00TL kdv dahil 8.022,40TL ve 31.01.2022 tarihli FA52022000000003 seri numaralı kdv hariç 6.720,00TL kdv dahil 7.324,80TL tutarlı E- Arşiv Faturalar davalının beyanı değildir. BA formunda görünüyor olması davalının faturalardan haberdar olması anlamına gelmemektedir. Davalı tarafından yapılan bir bildirim yoktur." şeklindedir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE

Dava, ticari satımdan kaynaklı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı satıcı, davalı ise alıcı konumundadır.

Davacı satıcı, davalı alıcıya sattığını iddia ettiği ve açık hesap ilişkisinde kaydettiği her bir faturadaki malların alıcıya teslim edildiğini yazılı olarak ispatlamalıdır. Davalı alıcı da ödeme iddiasında bulunuyor ise ödeme iddiasını yazılı olarak ispatlamalıdır. Davacı, açık hesaba kaydettiği her bir faturaya ilişkin faturadaki malların teslim edildiğine dair davalıdan sadır yazılı teslim belgesi sunmamış, ancak ticari defter kayıtlarına dayanmıştır. Ticari defter kayıtlarına dayanılmış olduğundan ticari defterlerin delil olma durumu ile ilgili yasa maddesine de değinmekte fayda vardır. Şöyle ki; HMK m.222'de aynen,

"Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması

MADDE 222 - (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükümleri öngörülmüştür.

Bu açıklamalar ışığında; tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için inceleme günü tayin edildiği, tarafların ticari defterlerinin; kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı ve defter kayıtlarının kendi içerisinde birbirini doğruladığı görülmektedir. Bu durumda davacının defterine kaydettiği 4 faturanın davalının defterine kayıtlı olup olmadığı önem arz etmektedir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda; davacının defterinde kayıtlı olan faturaların davalının defterinde kayıtlı olmadığı ve ayrıca davacı ile davalı arasında bir ticari ilişkiye dair her hangi bir kaydın olmadığı raporda belirtilmiştir. Davacının ticari defterleri, davalının ticari defter kayıtları ile uyuşmadığından HMK m.222/3 gereğince davacının defterlerinin lehine delil olarak kabul edilebilmesine olanak yoktur. Davacı, faturalarda yazılı olan malları davalıya teslim ettiğini ticari defter kayıtları ile ispatlayamamıştır. Yukarıda değinildiği üzere davacı ayrıca, davalıdan sadır bir yazılı teslim belgesi de sunmamış ve dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmamıştır. Tarafların BA/BS formları ile ilgili alınan bilirkişi raporunda da davalının herhangi bir beyanname vermediği başka bir deyişle kendi beyanı ile faturaları vergi dairesine bildirmediği tespit edilmiştir.

Kural olarak salt faturanın düzenlenmesi alacağın varlığına delalet teşkil etmez. İspat yükü üzerinde olan davacı, alacaklının fatura içeriği emtianın davalıya teslimini yazılı delillerle kanıtlamakla yükümlüdür.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar sayılı kararında aynen,

"Eldeki davada, davalı sözleşmesel ilişkiyi, malın kendisine teslim edildiğini ve borcu inkâr etmektedir. Hâl böyle olunca, sözleşmesel ilişkiyi, malların alıcı olan davalıya teslim edildiğini ve faturanın da bu akdi ilişki nedeni ile düzenlendiğini ispat yükü davacı tarafa aittir. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre, 6100 sayılı HMK’nın 200. maddesi (HUMK 288) uyarınca yazılı delille kanıtlamalıdır.

Yukarıdaki bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafça sunulan irsaliyeli faturada teslim eden ve teslim alan bölümlerinde isim ve imza bulunmamaktadır. Diğer yandan, kargo teslim belgesinde ve kargo şirketince gönderilen kayıtlarda bir teslimatın yapıldığı belirtilmiş ise de teslimatın içeriğine ilişkin bir açıklama yapılmamıştır. Bir başka anlatımla, teslim belgelerinde, teslimatın dava konusu mallara ilişkin olduğu hususu da tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya konamamıştır. Öte yandan ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmuş olması yanında defterlerde yer alan kayıtların dayanağının da usulüne uygun olması gerekmektedir. Davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde kayıtlı olan faturanın dayanağının da usulüne uygun olduğunu ispatlanmalıdır. Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. Bu durumda mahkemece açıklanan yönler gözetilmeksizin, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir." şeklinde faturadan kaynaklı malın tesliminin davacı tarafından yazılı delille ispatlanması gerektiği hususunu açık bir şekilde ifade etmiştir.

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2018/1422 Esas ve 2020/587 Karar sayılı kararında aynen,

"Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ispat yükü kendisinde olan davacı tarafın, faturaya konu malların davalıya teslim edildiğini ispatlamamış olmasına, faturanın tek başına alacağın varlığı konusunda delil teşkil etmemesine, ticari defterdeki kayıtların dayanak belgelerle doğrulanmasının gerekmesine göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1. maddesine göre esastan reddine karar verilmiştir." şeklinde malın tesliminin ispatının davacı üzerinde olduğunu ifade etmiştir.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/20147 Esas ve 2018/6531 Karar sayılı kararında aynen,

"Dava ticari alım satım akdine dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça icra takibine konu faturadaki malların davalıya teslim edildiğinin usule uygun delillerle ispatlaması gereklidir. Teslimin yazılı belge ile ispatı mümkündür. Teslim hususu tanık beyanı ile ispatlanamaz. Malın teslimine ilişkin sevk irsaliyesinde davalı veya çalışanının imzasının bulunmaması nedeniyle söz konusu malların davalıya teslim edildiğinin ispatı gerekir. Mahkemece tanık beyanı dikkate alınarak malın teslim edildiğinin kabulü doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle kabulü bozulması gerekmiştir." şeklinde malın tesliminin tanık delili ile ispatlanamayacağını açık bir şekilde ifade etmiştir.

Sonuç olarak; davacının ticari defter kayıtlarının davalının ticari defter kayıtları ile uyumlu olmadığı ve ticari defter kayıtları ile davalıya malların teslim edildiğinin ispatlanamadığı, davalıdan sadır yazılı teslim belgesi sunulmadığı, davalının BA formunda faturaları vergi dairesine beyan etmediği ve davacının da yemin deliline dayanmadığı, bu bağlamda davacının faturada yazılı emtiayı davalıya teslim ettiğini ispatlayamadığı kanaatine varılmakla; davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacının salt teslim olgusunu ispatlayamamış olması, takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu göstermediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;

  1. Davanın reddine,

  2. Davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu sübut bulmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

  3. Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcı, 270,77 TL peşin harç ile alınmış olduğundan fazla alınan 0,92 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

  4. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

  6. 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına,

  7. HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

  8. Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,

Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 31/10/2023

Katip .....

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

maddeticaretbadırganilüferbursasanayibursa(TicarişirketilimitedhükümdavalıvekiliasliyeİtirazınİptaliSatımdanmahkemesiatılımKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim