SoorglaÜcretsiz Dene

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/568 E. 2023/1211 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/568

Karar No

2023/1211

Karar Tarihi

20 Ekim 2023

T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2020/568 Esas

KARAR NO : 2023/1211

HAKİM : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...

VEKİLLERİ : Av. ... - [16871-78376-....] UETS

Av. ... - [16180-81984-....] UETS

Av. ... - [15403-04881-....] UETS

DAVALI : ... - ... ...

VEKİLİ : Av. ... - [16933-39473-...] UETS

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

DAVA TARİHİ : 16/09/2020

KARAR TARİHİ : 20/10/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Lojistik Dağıtım Depolama Taşımacılık Ve Ticaret A.Ş. ve Davalı ... Ltd. Şti. kurulan hizmet ilişkisi kapsamında 813046 numaralı fatura uyarınca dava dışı ... Tel Yay Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından üretilen ve satılan emtianın İngiltere'de bulunan Airsprung Beds firmasına taşınma faaliyetine aracılık etmiş; taşımaya konu emtianın taşınması amacıyla taraflar arasında 02.12.2016 tarih, GEMFXT3908 no'lu bill of lading düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki hizmet ilişkisi kapsamında müvekkil şirket tarafından üstlenilen hizmet, denizyolu ile emtia taşınması işinin organize edilmesi olup; bu çerçevede müvekkil şirketin üstlendiği iki ana işten söz edilebilecektir: İlki, taşınacak emtianın içine yükleneceği konteynerin konteyner sahibi ve fiili taşımayı üstlenen MSC gemi acenteliği A. Ş. ("MSC") tarafından yüklemenin yapılacağı adrese gönderilmesini organize etmektir. (nitekim müvekkil şirket işbu hususta üzerine düşen her bir yükümlülüğü yerine getirmiştir.). ilgili konşimentoda yer alan kayıtlardan da açıkça görüleceği üzere; MSCU/718078/6 numaralı MSC'ye ait konteyner, taşıtan davalı tarafından taşıma konusu yatak yayları ile doldurularak ve istiflenerek müvekkil şirkete kapalı ve mühürlü olarak teslim edildiğini, Konteyneri MSC'den alıp yükleme adresine götürmek, yüklemeyi yapmak ve yüklü konteyneri denize nakletme işi müvekkil şirketin sorumluluğunda olmadığı gibi işbu husus ihale Şartlarında "yurtiçi kara nakliye dahil edilmemiştir" açıkça ifade edildiğini, İkinci iş ise; uygun gemi seferleri ayarlamak suretiyle konteynerlerin istenilen yerlere denizyolu ile taşınmasının organize etmektir. (ve yine işbu husus da müvekkil şirket tarafından eksiksiz bir şekilde yerine getirilmiş; müvekkil şirket tarafından üstlenilen her bir hizmet, tarafların mutabakat' kapsamında sağlanan hizmet ilişkisi uyarınca hayata geçirilmiştir.) davalı mallarının taşınması hususunda müvekkil şirket ile msc arasında 02.12.2016 tarihli MSCUUX089438 no'lu konşimento düzenlenmiş ve işbu konşimento uyarınca söz konusu davalı emtiası, Bursa Gemlik limanından İugıllere Felixstowe limanına taşındığını, MSC tarafından üstlenilen taşıma faaliyeti ile mallar Felixstowe limanına getirilmiş olmakla birlikte gönderilenin boşaltma esnasında konteyner içindeki bazı malların ıslanmış ve hasar gördüğünü iddia etmiş olması üzerine boşaltma işlemi durdurularak konteyner MSC'nin deposuna gönderildiğini, Anılan durum üzerine davalı ilgili hasardan sorumluluğun Müvekkil şirkete ait olduğunu iddia eder şekilde konteyner hasar bedeli adı altında 29.04.2017 tarih ve YDT2017000000033 numaralı bir fatura tanzim ederek müvekkil Şirkete göndermiş -ve Aisprung beds ile arasındaki ihracata ilişkin tüm bedeli haksız ve mesnetsiz bir şekilde müvekkil şirkete yansıtıldığını, Ancak bu taşımaya ilişkin tanzim edilen hasar ve ekspertiz raporlarının düzenlenmesi akabinde, bir kısım hasarsız ürünlerin olduğu ve Bunların gönderilen tarafından teslim alındığının öğrenilmesi üzerine işbu hasarsız ürünlerin bedeli müvekkil şirkete yansıtılmayacağından; hasarsız ürünlere ilişkin bedeller müvekkil şirkete gönderilen faturadan düşülerek davalıya BLO2018000088564 numaralı kısmi iadeye yönelik bir fatura düzenlenmiş ve ancak yine haksız bir şekilde işbu faturaya da davalı tarafından itiraz edildiğini, Müvekkil Şirket'in alacağını herhangi bir şekilde davalıdan tahsil edememesi üzerine bursa 18. icra müdürlüğü nezdinde 2019/... esas sayılı ilamsız icra takibi başlatılmış olup söz konusu takibe 22.07.2019 tarihinde borçlu tarafından itiraz edilerek takip durdurulduğunu, Davalı tarafın müvekkil şirkete 14.363.20-gbp tutarında borcu bulunmasına ve müvekkil şirketin taşıma konusu emtiaya ilişkin meydana gelen zararda herhangi bir sorumluluğu bulunmamasına rağmen davalının aleyhinde başlatılan icra takibine itiraz etmesi kötü niyet göstergesi olup işbu itirazın Müvekkil şirketin hakkı olan alacağına kavuşmasına engel olmak adına yapıldığını, Hasar tespiti ve hasarın kaynağına ilişkin tanzim edilen raporlarda, hasarın konteynerde bulunan deliklerden içeri giren su kaynaklı olduğu belirtilmiş olup konteyner tedariki ve nakline ilişkin herhangi bir faaliyet göstermeyen müvekkil Şirket'in hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davalı ile davalı mallarının taşınması amacıyla MSC ile taşıma faaliyetine aracılık etmekte ve bu çerçevede denizyolu taşıma işini organize ettiğini, MSC tarafından paylaşılan konteyner bilgileri şirket tarafından davalıya iletilmekte; konteynerin ilgili yerden alınması ve emtianın yükleneceği alana getirilmesi , yüklemenin ve sabitlemenin yapılması, konteynerin mühürlenmesi ve konteynerin gemiye nakline yönelik her türlü işlem ve sair işlemler ise davalının kendisi ya da tedarikçisi / tedarikçileri aracılığıyla yerine getirilmekte, ihale şartlarında yer verildiği üzere müvekkil şirket herhangi bir şekilde yurtiçinde nakliye ve sair herhangi bir görev üstlenmediğini, Gönderilenin emtiayı kabulden imtina etmesi üzerine depoya gönderilen konteynere ilişkin gerçekleştirilen incelemeler ve akabinde tanzim edilen raporlarda; konteynerde çeşitli derecelerde korozyon belirtilerinin görüldüğü, konteynerde gözlemlenen korozyon nedeniyle oluşan deliklerden su girişinin gerçekleştiği, söz konusu deliğin son zamanlarda ortaya çıkmadığı ve yüklemede mevcut olduğu, konteyner içerisinde yer alan rulo halindeki yayların ıslam-mş olduğu, emtia ve ambalajı üzerinde pas lekelerinin bulunduğu, konteynerdeki emtiada kısmi bir hasarın söz konusu olduğu, konteynerde alıcı tarafından kabul edilmeyen sağlam ruloların mevcut olduğu. sağlam rulo sayısının boşaltma yapmadan belirlenemeyeceği ve boşaltma sonrasında yapılan hatalı istif sebebiyle yoğuşma kaynaklı ıslanmış rulolar olabileceği kanaati taraflarla paylaşıldığını, müvekkil Şirket'in ihracat bedelinden doğrudan ve tamamen sorumlu olmasının mümkün olmadığını, raporlarda da ortaya konulduğu üzere, gönderilen şirket konteyner içerisinde yer alan emtianın bir kısmını kabul etmiş, geriye kalan kısmı ise ıslandığını ve kullanılamaz hale geldiğini iddia ederek MSC deposuna göndermiştir. İddia olunduğu üzere müvekkil Şirket'ten kaynaklanan herhangi bir zararın mevcudiyeti halinde dahi bu zararın tam olarak belirlenmesi ve müvekkil şirkete bildirilmesi, hasar tespitine ilişkin tarafsız bir hesaplama yapılması gerektiğini, Bu anlamda söz konusu kısmi hasar sebebiyle uğranılan maddi zararın gerçek miktarının tespite muhtaç olduğunu beyanla davamızın kabulü ile davalının, Bursa icra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli iddiaları karşısında takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... lojistik dağ.dep....ve tic.a.ş ile müvekkil şirket arasında 06.02.2017 tarihli genel taşıma sözleşmesi imzalanmıştır. Genel taşıma sözleşmesinde davacı taraf "nakliyeci" olarak anılmaktadır. Mal ve eşya koruma sorumluluğu sözleşmenin 4.maddesinde "taşıma sözleşmesi uyarınca, nakliyeci malı bütün taşıma süresince korumayı ve bunları devraldığı biçimde teslim etmeyi taahhüt eder" şeklinde düzenlendiğini, malın tüm değerini kaybedecek derecede hasara uğraması ziyan hali olarak tanımlanmış olup taşman malın tamamı ziyana uğrayabileceği gibi sadece bir kısmının alıcısına teslim edilmemesi de teslim edilmeyen kısım için zayi sayılacağı kabul edildiğini , nakliyecinin taşıdığı malın değerinin azalmasına neden olan her türlü maddi kötüleşme hasar olarak tanımlandığını, Anılan sözleşmenin 9.maddesinde, nakliyecinin, taşıma sırasında malın kayba veya hasara uğraması ya da alıcıya geç teslim edilmesinden doğan zararı kusuru oranında tazmin etmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Malın, nakliyeciye teslim edilmesinden sonra ziyana ve hasara uğraması durumunda, mal değeri işbu sözleşme üzerinde belirtilmiş ise bu değer üzerinden, belirtilmemiş ise teslim yerindeki piyasa değeri üzerinden veya ticari faturada belirtilen değer üzerinden dikkate alınarak tazminat ödeneceği kararlaştırıldığını, Davacı tarafın, üstlenmiş olduğu hizmetin sadece deniz yolu ile emtia taşınması işinin organize edilmesi olduğu iddiası kabul edilemeyeceğini, Davacı tarafın bu iddiası gerçek olsa müvekkil şirketin davacıya organizasyon bedeli ödemesi gerekirken müvekkil şirket navlun bedeli ödendiğini, davacı ile müvekkil şirket arasındaki sözleşme organizasyon sözleşmesi değil nakliye sözleşmesi olduğunu, taraflar arasında düzenlenen 02.12.2016 tarihli GEMFXT3908 numaralı (bill of lading) taşıma senedine göre davacı ... lojistik dağ.dep....ve tic. a.ş' nin akti taşıyan sıfatına haiz olduğunu, Bu nedenle TTK kapsamında sorumlu bulunduğu tartışmasızdır. Diğer yandan davacı taraf, müvekkil şirketin basiretli bir tacir olarak konteyneri taşımaya uygun olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğü bulunduğunu aksi takdirde dahi gerekli incelemeyi gerçekleştirdiğinin kabul edileceğini iddia ettiğini, uygulamada müvekkil şirketin sevkiyat personeli tarafından boş konteynerin içine girilerek kontrolleri sağlandığını, Ancak somut olayda meydana gelen hasarın korozyon sebebi ile oluştuğu iddia edildiğini, Korozyon, metal veya metal alaşımlarının oksitlenme veya diğer kimyasal etkilerle aşınma durumu olarak tanımlandığını, Korozyon sebebi ile konteynerde oluşan delikler ancak teknik analiz ile tespit edilebilecek türden olup konteyner üzerinde makul olmayan incelemeler nedeni ile müvekkilin sorumlu bulunmasından söz edilemeyeceğini, müvekkil tarafından talep edilen hasara ilişkin masraflar davacı tarafından karşılanmadığından, hasar bedeline ilişkin olarak davacı tarafa 29.04.2017 tarihli YDT2017000000033 numaralı 15.730,20 gbp bedelli fatura gönderilmiş olup işbu fatura davacı tarafın ticari defterlerine işlendiğini, Ancak davacı taraf aradan 20 ay geçtikten sonra. 24.12.2018 tarihli BLO2018000088564 numaralı 14.363,20 gbp bedelli kısmi iade faturası düzenleyerek müvekkile tebliğ etmiştir. İşbu kısmi iade faturası ve içeriği müvekkil şirket tarafından kabul görmeyerek Bursa 13.noterliği'nin 27.12.2018 tarihli 31727 yevmiye sayılı ihtarı ile reddedildiğini, Müvekkilimiz şirket yıllık yasal zamanaşımı süresi içinde davacı taraftan malların taşınmasından kaynaklanan zarar talep etmiş ve buna ilişkin fatura da karşı tarafa 29.4.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, Davacı taraf bu faturayı iade etmediği gibi ticari defter ve kayıtlarına işlediğinden davacı taraftan fatura bedeli tutarında yani 15.730,20 gbp müvekkilimiz şirketin alacağı bulunduğunu beyanla davanın reddine, haksız yere icra takibine geçen davacı aleyhine İİK'nun 67/2 maddesine göre alacağın %20'si tutarında tazminata hükmedilmesini haksız ve yersiz davanın reddini, yargılama masraflarının davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe; Davanın, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklı, taşıma sırasında yükte oluşan zarardan dolayı başlatılan icra takibine itiraz edilmesi nedeniyle açılan itirazın iptali davası olduğu görülmektedir.

Türkiye Sigorta A.Ş.'den hasara ilişkin hasar dosyası , ekspertiz raporu dosya arasına alınmıştır. Davacı vekilince taşıma ve hasara ilişkin tercüme edilmiş evraklar dosya arasına sunulmuştur.

Davalı defterlerinin incelenmesi amacıyla dosya SMM bilirkişiye tevdi edilmiş , 03/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; 2016-2017-2018-2019 ve 2020 yıllarında davalının e-defter mükellefi olduğu, defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı tarafından kesilen 25/11/2016 tarihli 813046 nolu 15.730,20 GBP bedelli faturanın davalı defterlerinde işlenmiş BA formuyla maliyeye beyan edildiği, davalı tarafın davacı firmadan Bursa 13. Noterliğinden gönderilen 06918 yevmiye nolu 17/03/2017 tarihli ihtarname ile konteynerın delik olması nedeniyle zarar meydana geldiği, bu nedenle depoya geri gönderilen malları istemediklerini, meydana gelen ardiye ücreti , demuraj ve diğer liman ücretlerinin ödenmesi ayırca hasar gören mal bedelinin de karşılanmasını talep etmiş, davacı bu ihtarnameye 23/03/2017 tarihinde Üsküdar 9. Noterliğinden gönderdiği 09697 yevmiye nolu ihtarname ile cevap verdiğini, delik konteynerın MSC Gemi Acenteliğine ait olduğundan kendilerinin sorumluluğunun bulunmadığını bildirmiş , davacı firma 25/09/2017 tarihinde Üsküdar 9. Noterliğinden gönderdiği ihtarname ile cevabını yinelemiş, davalı firma 29/04/2017 tarihinde davacı firmaya 15.730 GBP tutarında diğer açıklamalı bir e-fatura kesmiş ve göndermiş, fatura BS formuyla maliyeye beyan edilmiş, davacı taraf 8 günlük yasal süresi içerisinde faturalara itiraz iade hakkını kullanmamış, BA&BS formlarının incelenmesinde Nisan ayında kesilen faturanın BS formuyla davalı tarafından maliyeye beyan edildiği, 2018 Aralık ayına ait BA&BS formlarında ise beyan edilen herhangi bir faturanın bulunmadığı, davalının defter kayıtlarına göre davacı şirkete herhangi bir borcu ve alacağının bulunmadığı, malın ne kadar hasar gördüğü hususunda dosyada bilginin mevcut olmadığını bildirmiştir.

Dosya SMM bilirkişi , Metalürji Mühendisi bilirkişi ve Deniz Ticaret Hukuk Öğretim Görevlisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine talimat mahkemesince tevdi edilmiş; Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 30/05/2022 tarihli raporda özetle ; Her iki tarafın taşıma hukuku kurallarına göre çözülmesi gereken uyuşmazlık için faturanın ispat kuvveti ve ticari defterler üzerinden sonuca varmak istedikleri, aynı hususa ilişkin mükerrer kayıtlarla uyuşmazlığın karmaşık hale geldiği, Taşıma ilişkisine göre;(a)Davalının 25/11/2016 tarih ve 15.730,20- GBP bedelli fatura ile dava dışı alıcıya (“Airsprung”) yatak yayı sattığı, yapılan CIP satış uyarınca limana kadarki taşıma risklerinin satıcıya, yükleme ve sonraki taşıma risklerinin alıcıya ait olduğu, (b)Olayda kombine taşıma (karayolu * denizyolu) yapıldığı, davacı ...'ın taşıyıcı olduğu ve dava dışı MSC Shipping'in ise denizyolu ayağını gerçekleştirdiği, eksper incelemesinde konteynerin delik olması nedeniyle ıslanma zararı tespit edildiği ve zararın 15.730,20- GBP olarak gösterildiği, (c)Taşıma riskleri Airsprung'a ait olmakla taşıyıcıya dava açması gerektiği halde satış sözleşmesinden döndüğü, davalı ...”a 24/02/2017 tarih ve 15.730,20- GBP bedelli iade faturası kestiği, davalının satış bedelini geri ödeyip ödemediğinin belli olmadığı, sigortacının tazminat ödeyip ödemediğinin de belli olmadığı, (d) Davalının iki ay sonra “konteyner hasar bedeli” açıklamasıyla davacıya 29/04/2017 tarih ve 15.730,20- GBP bedelli faturayı gönderdiği, davacının bu faturaya süresinde itiraz etmediği ve ticari defterlerine de işlediği, (e) Davacının yedi ay sonra “YDT2017000000033 nolu fatura kısmi iadesi” açıklamalı 24/12/2019 tarih ve 14.363,20- GBP bedelli faturayı davalıya gönderdiği, fakat davalının faturayı iade ettiği, (©) Müteakiben aynı hususta mükerrer faturalar ve iade faturaları kesilerek defterlere işlendiği, (3) Yük zararı için 29/04/2017 tarihli faturanın kesilmesinin doğru olmadığı, dava açılması gerektiği, böyle bir davada da yukarıda sayılan hususların tartışılacağı, her ne kadar faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş ise de gerek bu yanlışlık ve gerekse 23/03/2017 ve 25/09/2017 ihtarlarla yük zararından sorumluluğun reddedilmesi karşısında TTK.2 1/2'deki karinenin uygulanamayacağı, (4) 24/12/2019 tarihli iade faturasının bir alacak talebi içermediği, yukarıdaki tartışmalı borcun reddi amacıyla düzenlendiği, dolayısıyla sanki bir alacak talebi içeriyormuş gibi takibe konu edilmesinin doğru olmadığı, (5) Her iki taraf ticari defterlerinin de tasdikleri yapılmış olarak usul ve kanuna uygun tutulduğu ve lehe delil vasıfları bulunduğu, davacı ...'ın defter kayıtlarına göre davalıdan herhangi bir alacağı bulunmayıp tam tersine 142.870,57 TL borçlu olduğu, davalı ...'ın defter kayıtlarına göre ise davacıya herhangi bir borcu ya da ondan bir alacağı bulunmadığı, (6) Davacıya ait 24.12.2018 tarih ve 14.363,20 GBP tutarlı iade faturasının davalı ... tarafından süresi içinde Bursa 13. Noterliğinin 27.12.2018 tarih 31727 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiği, bu faturanın davalı ...'ın ticari defterlerine işlenmediği, (7) Tarafların ticari defterlerindeki uyumsuzluğun dava konusu taşımadan önceki dönemde de mevcut olduğu, 2017 yılı açılış bakiyelerinde de 193.834,87 TL tutarında uyuşmazlık bulunduğu, (8) Davalı ...'ın kayıtlarında dava dışı MSC Gemi Acenteliği AŞ.'ye düzenlenen bir yansıtma faturasının olmadığı, zarar gören mallara istinaden faturalaşmanın yalnızca davacı ile davalı arasında gerçekleştiği, (9) Davacı ile davalının 2017-2018-2019 yıllarına ait ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde taraflar arasında uyuşmazlığa konu yüzlerce kayıt olduğu, uyuşmazlığın sözleşmenin akdedildiği 2017 öncesinde de mevcut olduğu, her yıl TTK 94/2 maddesi kapsamında mutabakat yapmaksızın ticari ilişkiyi devam ettiren tarafların, cari hesap uyuşmazlığının bilirkişi marifetiyle tespitinin beklenilmesi mümkün olmadığı tespitlerini bildirmiştir. Bilirkişi heyeti 02/01/2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda ;davalının yük zararından kaynaklanan alacağı için dava açması gerekirken konteyner hasar bedeli açıklamalı 29/04/2017 tarihli 15.73020 GBP bedelli faturayı kesmesinin doğru olmadığı, her ne kadar bu faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemiş ise de , gerek bu yanlışı ve gerekse 23/03/2017 ve 25/09/2017 tarihli ihtarlarla yük zararından sorumluluğun reddedilmesi karşısında TTK 21/2 deki karinenin uygulanamayacağı, davacının 7 ay sonra düzenlediği fatura kısmi iadesi açıklamalı 24/12/2019 tarih ve 14.363,20 GBP bedelli faturanın alacak talebi içermediği aksine tartışmalı borcun reddi amacıyla düzenlendiği, sanki bir alacak içeriyormuş gibi takip konusu edilmesinin doğru olmadığı, bu nedenle çıkarılacak sonucun takip konusu alacağın kanıtlamadığı, davacının 28/06/2022 tarihli dilekçesi ile, itiraz etmediği, 2904/2017 tarih ve 15.730,20 GBP bedelli faturayı davalıya ödediğini, çünkü o sırada henüz inceleme yapamadığı için konu hakkında yeterli bilgi sahibi olmadığını, sonradan yaptığı incelemede zarardan sorumlu olmadığı sonucuna vardığını, dolayısıyla kendi kestiği 24/12/2019 tarih ve 14.363,20 GBP bedelli faturayı haksız yere ödediği, bu tutarın geri istenmesi niteliğinde olduğunu iddia ettiği, takip konusu faturanın borca itiraz olmayıp sebepsiz zenginleşmeye dayalı bir alacak talebi olduğu ileri sürülmekte, bilirkişi raporuna itiraz aşamasında ileri sürülen bu iddianın değiştirilmesi / genişletilmesi yasağı kapsamına girdiği ayıca bedelin ödendiğinin kanıtlanamadığı, SMM bilirkişi tarafından böyle bir tespitin yapılmadığı, sebepsiz zenginleşme iddiasının yargılama gerektiren bir hususken faturaya konu edilerek faturanın defterlerin ispat kuvveti üzerinden sonuca varılmak istenmesinin doğru bulunmadığı, kök raporda varılan sonuçta herhangi bir değişiklik yapılmadığı bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti 18/07/2023 tarihli ikinci ek raporunda; 30/05/2022 tarihli kök rapora bazı ilaveler yapılacağı , olayda şemaya göre CIP satış yapıldığı, bu satış şeklinde limana kadarki taşıma risklerinin satıcı davalı ...'a , yüklemeden sonraki taşıma risklerinin alıcı / dava dışı Airsprung 'e ait olduğu, dolayısıyla yük zararı için taşıyıcı Airsprung'ın dava edilmesi gerektiği, yahuttta Airsprung kendi lehine yapılan yük sigortası uyarınca Güneş Sigorta'dan tazminat istemesi gerektiği, müteakiben taşıyıcı Airsprung'ın halefi olan Güneş Sigorta tarafından dava edilmesi gerektiği, alıcının mal varlığında gerçekleşen bu zararın Yılmar'ı ilgilendiren bir konu olmadığı, buna rağmen Airsprung'ın kendi risk alanındaki taşıma zararından dolayı yükü reddederek 15.730,20 GBP bedelli iade faturası düzenlediği, satıcı/davalı ...'ın bu haksız fesihi kabul ettiği, bu ihtimalde Airsprung'ın haklarını devralarak ya poliçe uyarınca Güneş Sigorta'dan talepte bulunabileceği ya da taşıma yükümlülükleri uyarınca taşıyıcıları dava edebileceği, Airsprung'ın haklarının devralınıp alınmadığının belli olmadığı gibi Güneş Sigorta'dan talepte bulunup bulunmadığının da belli olmadığı, taşıyıcılara karşı da dava açılmadığı, bunun yerine Yılmar tarafından bir fatura gönderilip düzenlenerek ...'a gönderildiği, 29/04/2017 tarihli 15.730,20 GBP bedeli bu faturanın açılamasının konteyner hasar bedeli şeklinde olduğu, yük zararı için fatura düzenlenemeyeceği , dava açılması gerektiği, tacirin ancak sattığı veya sağladığı mal veya hizmetler için fatura düzenleyeceği, böyle bir dava açılması halinde ise sigortacının tazminat ödeyip ödemediği, satış bedelinin iade edilip edilmediği hususlarının yanı sıra taşıyıcıya süresi içerisinde hasar ihbarı yapılıp yapılmadığı, zaman aşımına uyulup uyulmadığı, zararın sebebi, herhangi bir kurtuluş beyyinesi bulunup bulunmadığı, sınırlı sorumluluk limitlerinin ve benzeri hususların tartışılacağı fakat ...'ın zaman aşımı içerisinde kesilen bu faturaya itiraz etmediği ve ticari defterlerine işlediği, ...'ın faturaya itiraz etmemekle beraber bu sorumluluğa itiraz ettiği, faturadan öncesi ve sonraki ihtarlar ile yük zararı için kendilerine değil MSC şirketinden talepte bulunulmasını Yılmar'a bildirdiği, bu eksiklerin yanı sıra faturanın dayandığı sorumluluğun reddedildiği yerde TKK 21/2 'deki karineden hareketle aleyhe sonuca varılmasının doğru olmadığı, davacının 15.730,20 GBP değerindeki malın tamamen zayi olmadığı ve bir kısmının Airsprung tarafından teslim alındığından bahisle bu kısımdan sorumlu olmadığını, 14.363,20 GBP bedelli faturayı da bu kısım için düzenlediğini ileri sürdüğü, bunun anlamının taşımadığı ziya /hasar için sorumluluğun kabulü olduğu, davacının daha önce yük zararından doğan sorumluluğun tamamen reddetmekteyken bu iddiasından sarfı nazar ettiği, yükün bir kısmının zarar görmediği ve alıcı tarafından teslim alındığından bahisle iddiasının bu kısmını ihzar ettiği, yükün bir kısmının alıcıya teslim edildiği veya zarar gören kısmın 1.367 GBP olduğunun kanıtlanamadığı, bu durumda zarar görmeyen kısım hakkındaki iddianın ispat edilmemiş olmasına göre davacının bütün zarar için sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, davacının 14.363,20 GBP ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği, mali müşavir tarafından yapılan incelemede, dosyaya yeni sunulan dökümler üzerinde yapılan incelemede bu iddianın doğru olduğu sonucuna ulaşıldığı, davalının zaman aşımı savunmasında bulunduğu, taşımanın 15/12/2016 tarihinde tamamlandığı, yük zararı için düzenlenen 15.730,20 GBP bedelli faturanın 29/04/2017 tarihini içermekle 1 yıllık süre içerisinde düzenlendiği, 14.363,20 GBP bedelli faturanın ise 24/12/2018 tarihini taşımakla 1 yıllık süre dışında düzenlendiği, davacı şirketin ticari defter kayıtlarında yapılan incelemede davalı ... şirketine uyuşmazlığa konu olan fatura dahil hiç ödeme gerçekleştirmediği, davalı şirketin 29/04/2017 tarihli 15.730,20 GBP tutarındaki faturanın yıl içi işlemlerde borç alacak ilişkisi içerisinde kapatıldığı, davacı şirketin alacak talebine konu 24/12/2018 tarihli 14.363,20 GBP bedelli faturanın ise davalı şirket tarafından yasal süresinde iade edildiği ve taraflar arasındaki cari hesap uyuşmazlığının da bu faturadan kaynaklandığının tespit edildiği bildirilmiştir.

Tüm dosya kapsamının incelenmesinde; taraflar arasındaki ticari ilişki şu şekilde olup, davalı ...'ın 25/11/2016 tarih ve 15.730,20- GBP bedelli fatura ile dava dışı alıcıya (“Airsprung”) yatak yayı sattığı, yapılan CIP satış uyarınca limana kadarki taşıma risklerinin satıcıya, yükleme ve sonraki taşıma risklerinin alıcıya ait olduğu, olayda kombine taşıma (karayolu * denizyolu) yapıldığı, davacı ...'ın taşıyıcı olduğu ve dava dışı MSC Shipping'in ise denizyolu ayağını gerçekleştirdiği, eksper incelemesinde taşıma sırasında konteynerin delik olması nedeniyle taşınan yüklerde ıslanma zararı tespit edildiği ve zararın 15.730,20- GBP olarak gösterildiği, taşıma risklerinin Airsprung'a ait olmakla satış sözleşmesinden döndüğü, davalı ...'a 24/02/2017 tarih ve 15.730,20- GBP bedelli iade faturası kestiği, davalının satış bedelini geri ödeyip ödemediğinin belli olmadığı, sigortacının tazminat ödeyip ödemediğinin de belli olmadığı, davalının iki ay sonra “konteyner hasar bedeli” açıklamasıyla davacıya 29/04/2017 tarih ve 15.730,20- GBP bedelli faturayı gönderdiği, davacının bu faturaya süresinde itiraz etmediği ve ticari defterlerine işlediği, davacının yedi ay sonra “YDT2017000000033 nolu fatura kısmi iadesi” açıklamalı 24/12/2019 tarih ve 14.363,20- GBP bedelli faturayı davalıya gönderdiği, fakat davalının faturayı iade ettiği, müteakiben aynı hususta mükerrer faturalar ve iade faturaları kesilerek defterlere işlediği, yük zararı için 29/04/2017 tarihli faturanın kesildiği, dava konusu 24/12/2019 tarihli iade faturasının bir alacak talebi içermediği, borcun reddi amacıyla düzenlendiği, dolayısıyla sanki bir alacak talebi içeriyormuş gibi takibe konu edildiği, kök rapordaki SMM tespitlerine göre ; her iki tarafın ticari defterlerinin de tasdikleri yapılmış olarak usul ve kanuna uygun tutulduğu ve lehe delil vasıfları bulunduğu, davacı ...'ın defter kayıtlarına göre davalıdan herhangi bir alacağı bulunmayıp tam tersine 142.870,57 TL borçlu olduğu, davalı ...'ın defter kayıtlarına göre ise davacıya herhangi bir borcu ya da ondan bir alacağı bulunmadığı, davacıya ait 24.12.2018 tarih ve 14.363,20 GBP tutarlı iade faturasının davalı ... tarafından süresi içinde Bursa 13. Noterliğinin 27.12.2018 tarih 31727 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiği, bu faturanın davalı ...'ın ticari defterlerine işlenmediği, tarafların ticari defterlerindeki uyumsuzluğun dava konusu taşımadan önceki dönemde de mevcut olduğu, 2017 yılı açılış bakiyelerinde de 193.834,87 TL tutarında uyuşmazlık bulunduğu, davalı ...'ın kayıtlarında dava dışı MSC Gemi Acenteliği AŞ.'ye düzenlenen bir yansıtma faturasının olmadığı, zarar gören mallara istinaden faturalaşmanın yalnızca davacı ile davalı arasında gerçekleştiği, bilirkişi heyetinin ikinci ek raporundaki SMM bilirkişisinin tespitlerine göre ; rapor aşamasında incelemeye ibraz edilen cari hesap ekstresi ve davalı şirketin dosya kapsamındaki cari hesap ekstrelerinin karşılaştırılması sonucunda davacı şirketin dava tarihi itibariyle davalı şirketten 95.970,43 TL alacaklı olduğu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarında yapılan incelemede davalı ... şirketine uyuşmazlığa konu fatura dahil hiç ödeme gerçekleştirilmediği, davalı şirketin 15.730,20 GBP tutarındaki faturanın yıl içi işlemlerde borç alacak ilişkisi içerisinde kapatıldığı, davacı şirketin alacak talebine konu olan 24/12/2018 tarihli 14.363,20 GBP tutarlı faturanın davalı şirket tarafından yasal süresinde iade edildiği bildirilmiş olup, 30/05/2022 tarihli bilirkişi heyet raporu, 02/01/2023 tarihli ve 18/072023 tarihli bilirkişi heyet ek raporları, taraf iddia ve savunmaları göz önünde tutulduğunda; taşımanın 15/121/2016 tarihinde tamamlandığı, yük zararı için düzenlenen 15.730,20 GBP bedelli faturanın 29/04/2017 tarihinde düzenlendiği, 14.363,20 GBP bedelli faturanın ise 24/12/2018 tarihinde düzenlendiği, bir yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı, davacının 15.730,20 GBP değerindeki malın tamamının zayi olmadığı ve bir kısmının Airsprung tarafından teslim alındığından bahisle bu kısımdan sorumlu olmadığını, 14.363,20 GBP bedelli faturayı da bu kısım için düzenlendiğini iddia ettiği, bu durumda 1.367 GBP tutarındaki yük zararından sorumlu olduğunu iddia ettiği, yükün 15/12/2016 tarihinde Airsprung'ın iş yerine ulaştığı ve kısmı ziya bulunduğundan bahisle reddedilerek limana geri yollandığı, 17/03/2017 tarihli ihtar ile davalı ...'ın yük bedeli için talepte bulunduğu, ayrıca yükün tasfiye edilmesiyle beraber demuraj, ardiye, liman ücreti gibi masrafları ödemeyeceğini bildirdiği, davacının ise 23/03/2017 ve 25/09/2017 tarihli ihtarlar ile yük zararı için MSC firmasından talepte bulunulmasını bildirdiği , masraflar için ise bir cevap vermediği , bu durumda yükün tamamen tasfiye edildiği ve herhangi bir kısmının alıcıya teslim edilmediğinin anlaşıldığı, tasfiyeden dönülerek yükün bir kısmının alıcıya teslim edilmişse bile bunun dosya kapsamında ispatlanamadığı, yükün bir kısmının alıcıya teslim edildiği veya zarar gören kısmın 1.367 GBP olduğunun dosya kapsamında ispatlanamadığı, davacının bütün zarardan sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, incelenen ticari defter kayıtlarına göre davalıya kesilen 14.363,20 GBP tutarlı dava konusu faturanın davalı tarafından süresi içerisinde iade edildiği, davalı defterlerine göre davalının davacıya herhangi bir borcunun olmadığı,davanın ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. İcra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,

  3. Alınması gereken 269,85 . TL harcın 1.896,55 . TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.626,7. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

  4. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  5. Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  6. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 22.304,10. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  7. HMK madde 333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

  8. Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,

Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/10/2023

Katip ...

✍e-imzalı

Hakim ...

✍e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

mscuux"msc"Kaynaklı)vekilleribursaİtirazıngemfxtİptaliSözleşmesiba&bs(Taşımahükümvekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim