Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1201 E. 2023/1065 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1201
2023/1065
13 Eylül 2023
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/1201 Esas - 2023/1065
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/1201 Esas
KARAR NO : 2023/1065
BAŞKAN : ..
ÜYE :..
ÜYE : ...
KATİP :...
DAVACI : ... Değirmenlikızık Mah. 2.Keskin Sk. No:16 İç Kapı No:1 Yıldırım/ BURSA
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... POLİMER PLASTİK ELYAF TEKSTİL TARIM HAYVANCILIK GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/10/2022
KARAR TARİHİ : 13/09/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Bursa 20. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... sayılı dosyasıyla borçlu şirket aleyhine 12.03.2018 tarihinde faturalardan kaynaklı alacaklarının tahsili için ilamsız icra takibine geçildiğini, borçlu şirket tarafından 15.03.2018 tarihinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın kaldırılması davası sonucunda Bursa 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 26.09.2019 tarih, 2019/544 Esas - 2019/832 Karar sayılı ilamıyla davanın reddine karar verildiğini dosyanın istinaf ve yargıtay kararı sonrası onanarak kesinleştiğini ileri sürerek 3.169.412,41 TL alacaklarının 12.03.2018 tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı tarafa usulüne uygun davetiye çıkarıldığı, davalı tarafın cevap süresi geçtikten sonra davaya cevap dilekçesi sundukları görülmüştür.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava alacak istemine ilişkindir.
Bursa 20. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... sayılı dosyasıyla borçlu şirket aleyhine 12.03.2018 tarihinde faturalardan kaynaklı alacaklarının tahsili için ilamsız icra takibine geçildiğini, borçlu şirket tarafından 15.03.2018 tarihinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın kaldırılması davası sonucunda Bursa 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 26.09.2019 tarih, 2019/544 Esas - 2019/832 Karar sayılı ilamıyla davanın reddine karar verildiğini dosyanın istinaf ve yargıtay kararı sonrası onanarak kesinleştiğini ileri sürerek 3.169.412,41 TL alacakları olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
İlgili Vergi Dairesi Müdürlüklerinden davacının 2015 yılına ait BS, davalının 2015 yılına ait BA formlarının gönderilmesi istenilmiştir.
Yıldırım Vergi Dairesi Müdürlüğünün 26/10/2022 tarihli yazı cevabında davacının işletme hesabı esasına tabi olduğu bu nedenle davacıya ilişkin BS formlarının bulunmadığı, Uludağ Vergi Dairesi Müdürlüğünün 31/10/2022 tarihli yazı cevabında ise davalının BA formlarının gönderildiği görülmüştür.
Tarafların 2015 yılına ait ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılmış, Yıldırım Vergi Dairesi Müdürlüğünün 26/10/2022 tarihli yazı cevabında davacının işletme hesabı esasına tabi olduğu da görüldüğünden bilirkişiden alacak borç ilişkisi belirlenmesi istenen raporda davacının isletmesinin ticari işletme düzeyinde mi olduğu yoksa esnaf işletmesi düzeyinde mi kaldığının da belirlenmesi istenilmiştir. Düzenlenen bilirkişi raporuna göre davacı ...'ın işletmesinin durumu itibariyle davacıının tacir statüsünde olmadığı, bilanço esasına göre defter tutmadığı, esnaf statüsünde olduğundan işletme hesabı esasına göre kayıt tuttuğu için işletme defterinde alış faturaları ve satış faturaları mevcut olup herhangi bir banka ve çek hareketine tahsil veya ödeme olarak rastlanılmadığını, firmaya ait belgeler içinde söz konusu banka-nakit-çek tahsilat/tediye makbuzlarının olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla firmanın müşteri ve tedarikçilerine ait bir cari hesabının bulunmadığı, yönünden rapor düzenlendiği görülmüştür.
Davada, mahkemenin görevli olup olmadığının incelenmesi HMK.nun 114/c bendi gereğince dava şartlarından olup; mahkemece re'sen incelenmesi gerekir.
Ticaret Mahkemelerinin görevi TTK.nun 4. ve 5.maddelerinde gösterilmiş olup, bu maddelerde belirtilen dava ve işlere bakmaya görevlidir. Eldeki dava mutlak ticari dava değildir. Zira davacı sözleşmeye aykırılık nedeniyle oluşan zararın tahsilini talep etmektedir. Türk Borçlar Kanunun da düzenlenen hukuki işlemlerden kaynaklı alacak talep edilmektedir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile de nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, uyuşmazlığın nisbi ticari dava niteliğini kazanabilmesi için tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Dosya kapsamından, davacının hem düzenlenen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere hem de Yıldırım Vergi Dairesi Müdürlüğünün 26/10/2022 tarihli yazı cevabından da anlaşılacağı üzere tacir statüsünde bulunmadığı görülmektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya her iki tarafın da tacir olması ( nispi ticari dava) ya da her iki taraf tacir olmasa dahi dava konusu hukuki ilişkinin TTK'da düzenlenen işlerden olması (mutlak ticari dava) gerekmektedir. Dava nisbi ticari dava olmadığı gibi mutlak ticari dava da değildir. Alacak talebinin dayanağı olan hukuki işlem TBK da düzenlenen satım sözleşmesidir. Satım sözleşmesine konu bir alacak isteminde ticaret mahkemesinin görevli olabilmesi için her iki tarafın da tacir olması ve işin ticari işletmeyi ilgilendiriyor olması gerekir. Nisbi ticari dava söz konusu olmadığı gibi davalının ödeme olarak çek verdiğini iddia etmesi de davayı mutlak ticari dava yapmaz zira talebe konu alacak satım sözleşmesi uyarınca satılan malların bedelidir. Davacı esnaf işletmesi düzeyinde olup talebe konu alacak miktarı da davacıyı tacir saymak için yeterli değildir. İşletmenin tüm durumuna göre değerlendirme yapılmalıdır ki bu hususta bilirkişi eliyle de araştırma ve inceleme yapılmıştır. Bu sebeple mahkememiz görevsizdir.
Davanın genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. (Bu konuda bknz Yargıtay 13.Hukuk 11/04/2018 tarih 2015/42623 esas 2018/4454 karar sayılı ilamı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 13/06/2016 tarih Esas No: 2015/6390 Karar No: 2016/3589 sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/03/2018 tarih Esas No: 2016/9172 Karar No: 2018/2167 sayılı ilamı ) Bu halde eldeki dava nisbi ticari dava da değildir. Davanın genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. (Bu konuda bknz Yargıtay 13.Hukuk 11/04/2018 tarih 2015/42623 esas 2018/4454 karar sayılı ilamı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 13/06/2016 tarih Esas No: 2015/6390 Karar No: 2016/3589 sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/03/2018 tarih Esas No: 2016/9172 Karar No: 2018/2167 sayılı ilamı )
Bu nedenle yargılamada mahkememiz görevli olmadığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
-
Davada mahkememizin görevsiz olması ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunması nedeniyle; davanın HMK'nun 114/1. c maddesi delaleti ile 115/2.maddesi gereğince usulden (görev yönünden) REDDİNE,
-
Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
-
Yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığında dosya üzerinden davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin hatırlatılmasına,
-
Yargılama harç ve giderlerinin esas hakkında karar verecek mahkemece hüküm ve nazara alınmasına,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Yargı Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/09/2023
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:49